{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/989 - 2026/389<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/989 <br>KARAR NO\t: 2026/389<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R  <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06.06.2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/404 Esas 2024/616 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 04.03.2026<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 31.03.2026<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 26.06.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 16.01.2022 tarihli raporda, davacının 26.06.2021 tarihli kaza nedeniyle çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %35,2 olduğu, sürekli olduğu ve sekel hâlini aldığının tespit edildiğini, kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağına göre, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücü ...'in tam kusurlu olduğunu, davacının şirket sahibi bir iş insanı olduğunu, aylık gelirinin en az 50.000,00 TL olduğunu, davalı sigorta şirketine yaptıkları yazılı başvurunun 15.02.2023 tarihinde tebliğ edilmesine ve zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunmalarına rağmen anlaşma sağlanamadığını belirterek HMK'nın 107. maddesi gereğince 25,00 TL geçici iş göremezlik, 25,00 TL sürekli iş göremezlik, 25,00 TL bakıcı gideri ve 25,00 TL ulaşım gideri olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında geçici iş göremezlik tazminatı talebini 100,00TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 429.900,00TL, bakıcı gideri talebini 3.557,70 TL, ulaşım gideri talebini 5.178,04 TL olarak artırmıştır.<br>\tDavalı vekili, davacı tarafından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesi gereğince usûlüne uygun olarak başvuru yapılmadığından dava şartının gerçekleşmediğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin davalı şirketin merkezinin bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı temerrüde düşmediği, talep edilebilecek faiz türünün de yasal olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, yapılan yargılama sonunda; makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 11.08.2023 tarihli rapora göre, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/a ve 84/h maddelerini ihlâl ettiğinden %85, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ...'ın ise, anılan Kanunun 52/a-b maddesini ihlâl ettiğinden %15 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 08.12.2023 tarihli rapora göre, davacının engel oranının %20 olduğu,, 12 süre ile iş göremezlik hâlinde kaldığı, 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun tespit edildiği, davacının kaza tarihinde iş adamı olduğunu ve gelirini dosya kapsamında kesin süreye rağmen ispat edemediğinden asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, alınan aktüer bilirkişi raporuna göre, davalının kusuru oranında 42.285,46TL geçici iş göremezlik, 1.523.064,85TL sürekli iş göremezlik tazminatı, brüt asgari ücret üzerinden hesaplanan bakıcı gideri tazminatının 3.577,50 TL olduğu, yapılan tedavilerin SGK tarafından karşılandığı, ulaşım giderinin ise 5.178,04 TL olarak hesaplandığı, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının sakatlık teminatı, bakıcı gideri ve ulaşım giderinin sağlık gideri teminatı kapsamında olduğu belirtilerek davanın kabulüne, 429.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.577,50 TL bakıcı gideri, 5.178,04 TL ulaşım gideri olmak üzere toplam 438.755,54 TL maddi tazminatın 28.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle (430.000 TL sakatlanma, 430.000 TL sağlık gideri) sınırlı tutulmasına, faiz türü ve başlangıç tarihine ilişkin fazla talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece, müterafik kusur nedeni ile indirim yapılması için talebe gerek olmamasına rağmen, bu hususa ilişkin olarak herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, hükme esas alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında geçici iş göremezlik, bakıcı ve ulaşım giderlerinden sorumluğunun bulunmadığını, faiz başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu, eksik evraklar ile başvuru nedeniyle davalı sigorta şirketinin temerrüdünün söz konusu olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve ulaşım gideri istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücü ...'in tam kusurlu olduğunu belirterek geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve ulaşım gideri isteminde bulunmuş, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'in %85, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ...'ın ise %15 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 08.12.2023 tarihli rapora göre, davacının engel oranının %20 olduğu, 12 süre ile iş göremezlik hâlinde kaldığı, 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun tespit edildiği belirtilerek davacının talebi de gözetilerek  davanın kabulüne, 429.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.577,50 TL bakıcı gideri, 5.178,04 TL ulaşım gideri olmak üzere toplam 438.755,54 TL maddi tazminatın 28.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle (430.000 TL sakatlanma, 430.000 TL sağlık gideri) sınırlı tutulmasına, faiz türü ve başlangıç tarihine ilişkin fazla talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>1-Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağına göre, ... plakalı sigortalı araç sürücüsü ...'in idaresindeki araçla 2076. Caddeyi takiben kontrolsüz bölünmüş 2071. Cadde kavşağına geldiğinde kendisine hitap eden \"yol ver\" trafik levhası da olduğu hâlde kontrolsüz olarak 2071. Caddeye sağa dönüş yapmak istediği sırada solundan 1773. Caddeyi takiben 207.1 Cadde istikametine doğru seyirle giriş yapmış olan ... plakalı aracın sağ yan kısımlarına kendi ön kısımları ile çarpmasıyla savrulduğu, ... plakalı aracın ise sol yan kısmı üzerine devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun kavşaklarda geçiş hakkı olan araçlara geçiş önceliğini düzenleyen 57/a maddesini ihlâl ettiğinin, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün ise kural ihlâlinin bulunmadığı belirtilmiştir.<br>Mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan 09.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda, sigortalı araç sürücüsü ...'in, 2076. Cadde istikametinden olay yeri 2071. Cadde kesişimi kavşağa yaklaşımda geliş yönünde bulunan yol ver trafik işaret levhasına uyarak yavaşlaması ve kavşak başında durup, öncelikle solundan doğru seyirle geçiş öncelikli bölünmüş yoldan gelen ve de duramayacak kadar da kavşağa yaklaşmış olduğu anlaşılan davacının yolcu olarak bulunduğu sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca geçiş önceliği tanıması ve kavşağa da dikkatli ve tedbirli şekilde girmesi gerekirken sürücü ...'in aksine hareketle geliş seyir hızı ile kavşağa girerek kavşaktan karşıya geçişi esnasında, solundan 1773. Cadde üzerinden düz seyirle girerek kavşaktan karşıya geçişi esnasında, solundan 1773. Cadde üzerinden düz seyirle gelmekte olan ve kavşağa da iyice girmiş olan ... plakalı araca geçiş önceliği tanımayarak o araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57.maddesini ihlâl etmesi nedeniyle %85, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'ın, her ne kadar bölünmüş yolda seyir hâlinde olsa da, olay yeri kavşağa yaklaşımında aracının hızını azaltması ve gece görüş şartlarına ve de yol durumuna göre dikkatli ve tedbirli şekilde seyretmesi gerekirken, aksine hareketle kontrolsüzce olay yeri kavşağa girerek sağından gelen sürücü ...'in idaresindeki aracın darbesine maruz kalması sonucu 30 metre kontrolsüzce ileriye doğru gidip devrilerek durabildiği kazanın oluşumunda, anılan Kanunun kavşaklara yaklaşırken hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurma kuralının düzenlendiği 52/b maddesini ihlâl ederek %15 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, raporun kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ve kazanın oluş şekline uygun olduğu ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>2-Davalı vekili, bakıcı gideri ile geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığı yönünde istinaf itirazında bulunmuştur. Olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat gereğince davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel Zarar başlıklı 54.maddesinde \"Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği\" belirtilmiştir.<br>Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık ya da maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. <br>Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere, geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zarar olup TBK'nın 54. maddesinde sayılan bu zararlardan, zarar sorumluları KTK'nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı bulunmadığından ve Kanun ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi kanun maddesine aykırı Genel Şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından sorumlu olmayacağı yönündeki istinaf gerekçesi yerinde değildir.<br>3- Dosya kapsamına göre dava açılmadan önce, davalının da kabulünde olduğu gibi davacı tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığı, 26.04.2016 tarihinde 2918 sayılı Yasanın 99.maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen \"Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.\" düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için Genel Şartlarda belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaat edildiğinden davalı sigorta şirketinin temerrüde uğradığı anlaşıldığından temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.<br>4-Davalı vekili müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiği yönünde istinaf başvurusunun incelenmesinde, Türk Borçlar Kanunu'nun \"Tazminatın belirlenmesi\" üst başlıklı 51/1 maddesi ile, Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. \"Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı\" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.<br>Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir.Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. <br>Somut olayda, hesaplanan tazminattan TBK’nın 52. maddesi gereğince sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; kazanın meydana geliş şekli, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacının kaza sırasında emniyet kemeri takıp takmadığının ve kaza  sonucu sol kolundan yaralandığı da gözetildiğinde maluliyeti ile kaza  arasında illiyet bağı bulunduğunun davalı tarafca ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tDosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usûl ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 29.971,39 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 7.493,00 TL'nin mahsubu ile kalan 22.478,39 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, <br>5-Kararın taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 04.03.2026 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.<br><br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1de89854725a21fc","SID":"319ae8c1183985e9"}}