{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/901 - 2026/401<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/901 <br>KARAR NO\t: 2026/401<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R  <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24.05.2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/390 Esas 2024/372 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 04.03.2026<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 05.03.2026<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 24.05.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla , ... plakalı aracı bozulan ve bu amaçla aracı emniyet şeridine çekmeye çalışan davacıların oğlu ...’e asli kusurlu şekilde çarparak ölümüne neden olduğunu, destek Meslek Lisesi kaynakçılık bölümünden mezun olup kaza tarihinde işsizlik maaşı aldığını, bununla birlikte ek iş olarak oto yıkamada çalıştığını, gelirinin 3.000,00-TL’nin üzerinde olduğunu, davalıya 24.09.2019 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı anne için 10.000,00-TL, baba için 10.000,00-TL olmak üzere toplam 20.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının 10.10.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacıların müracaatı üzerine kendilerine 30.06.2020 tarihinde 77.118,49-TL ödeme yapıldığından sorumluluklarının kalmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, aksi halde kusur yönünden ATK’dan rapor alınmasını, tazminat hesaplamasının ZMMS genel şartları uyarınca yapılması gerektiğini, ödeme nedeniyle temerrüde düşmediklerini, yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ<br>\tMahkemece verilen ilk karara karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 05.05.2023 tarih ve 2023/513 E. - 2023/309 K. sayılı kararı ile desteğin gelirinin belirlenmesine ilişkin yeterli araştırma yapılmadığı belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda, dava konusu olayın meydana gelmesinde, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın % 25, müteveffa ...'in % 75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından, 30.06.2020 tarihinde davacılara toplam 77.118,49-TL maddi tazminat ödemesi yapıldığı, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limiti 360.000,00-TL olup, poliçede 282.881,51-TL bakiye limit kaldığı, davacıların zararları toplamının bakiye poliçe limitini aşması sonucunda garameten dağıtma yapıldığında, davacı anne ...’in 160.387,76-TL ve davacı baba ...’in 122.493,75-TL olmak üzere toplamda 282.881,51-TL bakiye tazminat talep edebileceklerinin hesaplandığı, belirtilerek, \"davanın kabulü ile davacı anne ... için 160.387,76-TL, davacı baba ... için 122.493,75-TL destekten yoksun kalma tazminatın 30.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,\" karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamında yeterli kusur incelemesi yapılmadığını, davalıların alacağına işletilen faiz türünün de hatalı olduğunu, davalılar lehine hükmedilen tazminat miktarının çok düşük olduğunu, müteveffaya yüklenen kusuru kabul etmediklerini, dava konusu olaya ilişkin ceza dosyası kapsamında alınan kusur raporu ile müteveffaya yüklenen kusurun % 50 oranında olduğunun tespit edildiğini, çelişkinin giderilmesi için düzenlenen raporun da müteveffaya %75 oranında kusur yüklediği ifade edildiğini, kazanın meydana geldiği yoldaki hız sınırları incelenmeden, yanlış tespitler ile kusur dağılımı yapıldığını, aleyhe hususları kabul anlamına gelmemekle beraber, müteveffanın bir kusuru varsa bile bu durum, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı hesabında bir indirim haline getirilemeyeceğini, tazminatın davalı şirketin ticari işleri kapsamında bir ticari faaliyet olarak ödemekle yükümlü olduğu bir tazminat olduğundan avans faizi işletilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yargılama aşamasındaki savunmaların yok sayıldığını, gerekçeli kararda bunlara değinilmediğini, davadan önce sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine ... için 41.332,03-TL ve ... için 35.786,46-TL olmak üzere toplam 77.118,49-TL destek yoksun kalma tazminatının 30.06.2020 tarihinde ödendiğini, davacı taraf eğitimi aldığı iddia edilen kalfalık mesleğini icra etmediğini, oto yıkama işinde çalışmakta iken davaya konu kazanın yaşandığını, emsal gelir üzerinden yapılan hatalı hesaplamanın hatalı olduğunu, davacıların talebine konu destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin tazminat hesabının ZMMS Genel Şartları A.5/Ç maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın tamamen eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda kişinin 20 yaşında askere gideceği ve 1 yıl askerlik yapacağı hususları dikkate alınmaksızın hesaplama yapıldığını, her halükarda tazminat tutarının TRH-2010 tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tHMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava ölümlü trafik kazası nedeniyle çocuklarını kaybeden davacıların ZMMS poliçesi kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davacıların davasının kabulüne karar verilmiştir.<br>\t6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.<br>\tDavalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısı tarafından ödemede bulunulmasına rağmen davacı tarafın tazminat talep etmesi nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Zarar sorumlusu Sigorta Şirketi tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri düşülerek sonuç tazminatın belirlenmelidir. (Yargıtyay 17. HD'nın 25.11.2020 tarih ve 2019/3548 E. - 2020/7605 K.) <br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde \"zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur\" düzenlemesine yer verilmiş olup bu hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir.<br>\tSomut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 24.05.2019 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın yaya sürücü ...' e çarpması sonucu meydana gelen ölümlü kazada, kusur bilirkişi raporu ile dava dışı sürücü ...'ın, aracının hızını aracının teknik özellikleri, yol durumu, gece görüş şartları ve farlarının aydınlatma mesafesinde görülen tehlike karşısında emniyetle durabilecek bir hızda ayarlayarak dikkatli ve tedbirli şekilde seyretmesi gerekirken, aksine özensiz ve dikkatsiz seyri ile kazanın oluşumunda % 25 oranında tali, davacılar desteği müteveffa ...'in ise gece vakti üç şeritli ve olay esnasında aydınlatması da olmayan bölünmüş yol üzerinde arızalanan aracını en sağ şeritten itmek yerine yürütülebilir olduğu anlaşılan aracını hemen emniyet şeridine alarak çekici çağırması veya yardım istemesi, aracını kurtarıcı yardımıyla çektirmesi ve dolayısıyla kendi can güvenliğini ve de trafik güvenliğini tehlikeye sokmaması gerekirken, aksine hareketle araç gerisinde reflektör ve ışıklı uyarıcı gibi hiç bir tedbir almadan yolun sağ şeridinde aracını arkadaşı ile arkadan  çok düşük hızla itiyor olması nedeniyle % 75 oranında asli kusurlu olduğu, kabul edilmiş, kaldırma kararı sonrası müteveffanın gelirinin tespitine ilişkin yapılan araştırmayı müteakip dosyaya kazandırılan hesap bilirkişi raporu ile müteveffanın ölümü nedeniyle davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldığı, müteveffanın, olay tarihinde henüz kaynakçı olmayıp oto yıkamada çalıştığı, kaynakçı olduktan sonra asgari ücret düzeyinin 1,959 katı düzeyinde gelir elde ettiği göz önüne alınarak, yapılan hesaplamayagöre davacıların destekten yoksun kalma tazminatı belirlenerek hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.<br>\tAçıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan kusur ve aktüerya bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde olayın oluş şekline uygun düşecek biçimde taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle kusurun tespit edilmesine, her ne kadar ceza dava dosyası kapsamında müteveffa ile dava dışı sürücü eşit kusurlu kabul edilmiş ise de davalı sigorta şirketi destekten yoksun kalma tazminatı bakımından her halükarda bakiye poliçe limiti ile sorumlu olup eşit kusur oranına göre tazminatın belirlenmesi halinde dahi davacıların destekten yoksun kalma tazminatının poliçe limitinin çok üzerinde olması nedeniyle tarafların kusura yönelik itirazlarının sonuca etkili olmamasına,  müteveffanın gelirinin içinde bulunduğu sosyo-kültürel ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde belirlenmesine, destekten yoksun kalma tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak pay dağılımına ilişkin uygulamada benimsen ilkelere uygun düşecek ve yerleşik ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine,  davalı sigorta şirketinin davadan önce ödediği miktar ile ödemesi gereken miktar arasında açık yetersizlik bulunduğundan ödenen bedelin güncelleştirilerek tazminattan mahsup edilmesine, garameten yapılan hesaplama doğrultusunda tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun zararı bakımından ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tazminatın tamamına davalı sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödeme tarihinden itibaren, kazaya eden olan sigortalı aracın kullanım amacının hususi otomobil olması gözetilerek yasal faiz yürütülmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine bir isabetsizlik görülmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>\t1-Davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>\t-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 19.323,64 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 4.850,00 TL'nin mahsubu ile kalan 14.473,64 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, <br>\t5-Kararın taraflara tebliğine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 04.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"616bcf2c299d481d","SID":"1cba386f091eecf2"}}