{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/956 - 2026/396<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2024/956 <br>KARAR NO\t: 2026/396<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17.04.2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/270 Esas 2024/263 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 04.03.2026<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 05.03.2026<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 18.02.2022 tarihinde ... plaka sayılı otobüsün karıştğı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olan müteveffa ... ...'nun vefat ettiğini,  müteveffanın eşi çocukları anne ve babası olan davacıların destekten yoksun kaldığını, yolcu konumunda olan müteveffanın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya nihai bir cevap verilmediğini, belirterek, fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla müteveffanın eşi ... için 200.000,00-TL, çocuklar ..., ... ve ... için 20.000,00-TL, baba ... ... ve anne ... ... için 20.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatlarının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte limit sınırları içerisinde davalı sigorta şirketinden tahsiline  karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 20.07.2023 tarihli dilekçe ile limitin 1.000.000,00-TL kabul edilmesi halinde, garame hesabıyla; ... için 580.819,94-TL, ... için 100.491,48-TL, ... için 55.292,84-TL, ... için 72.450,65-TL, ... için 100.090,90-TL, ... için 90.854,19-TL destekten yoksun kalma tazminatı olacak şekilde dava değerini artırmıştır.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmemek kaydıyla ticari temerrüt faizi talep edilemeyeceğini, murisin ölümünden kaynaklı olarak davacının annesi ve babası yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulmasının hukuki dayanağının bulunmadığını, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurum Başkanlığından rapor alınması gerektiğini, davacıların murisinin müterafik kusurunun araştırılmadan hüküm tesis edilemeyeceğini, davacıların taleplerini kabul etmemek kaydıyla davalı şirket aleyhine bir karar verilmesi halinde garameten paylaştırma ilkelerinin dikkate alınması gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Çankırı mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; meydana gelen kazada sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün  sürücüsü ...’ın kaza mahalline geldiğinde kontrolden çıkarak yolun sağında bulunan su kanalına çarptıktan ve 68 metre sürüklendikten sonra ancak durabildiği, bu nedenle aşırı hızlı olduğunun anlaşıldığı, araçta yolcu olarak bulunan ... ...’nun yolcu konumunda bulunmasından dolayı kazanın meydana gelmesine etki eden kural ihlalinin bulunmadığı, otobüs sürücüsü ...’ın Karayolları Trafik Kanununun 52. maddesinin (a) ve (b) bentlerini ihlal etmesi nedeniyle, dava konusu kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, 04.07.2023 ve 08.01.2024 kök ve ek hesap bilirkişi raporları ile\"Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin\" 28/A maddesi uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında belirtilen teminat bedellerinin iki katının uygulanması hususundaki düzenlemenin uygulanması ve uygulanmaması ihtimallerine binaen seçenekli hesaplama yapıldığı, poliçesinde belirtilen 500.000,00-TL teminat bedelinin iki katının uygulanması gerektiği kabul edilmesi gerektiği belirtilerek; davanın kabulü ile ... için 580.819,94-TL, ... için 100.491,48-TL, ...  için 55.292,84-TL, ... ... için 72.450,65-TL, ... ... için 100.090,90-TL, ... ... için 90.854,19-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalının temerrüt tarihi olan 29.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacılara ayrı ayrı ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, kazanın Çankırı'da meydana geldiğini, kaza tarihinde davalı şirketçe sigortalanan ... plakalı aracın işleteninin sigortalı ... Petrol İnşaat Taahhüt Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olmayıp söz konusu araç işletenin İstanbul Büyükşehir Belediyesi olduğunu, araç sahibi olan sigortalının işletiminde bulunmayan aracın 3. kişilere verdiği zarardan dolayı davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, murisin ölümünden kaynaklı olarak davacı annesi ve davacı babası destekten yoksun kalma tazminatı talep edilemeyeceğini, dosya kapsamındaki kusur tespitinin yetkili kurumca yapılmadığını, kusur durumunun tespiti için ATK raporu alınması gerektiğini, dava konusu kazanın meydana geldiği yolda gizli buzlanmanın olduğunu, aydınlatma olmayan trafik işaretlerinin bulunmadığı, gizli buzlanmaya yönelik yolların tuzlanmadığı bir ortamda kazanın meydana gelişinde davalıya sorumluluk yüklenemeyeceğini, yolun bakım ve onarımından sorumlu olan kurumun üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, tüm kusurun davalı şirket sigortasına yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacıların murisinin müterafik kusuru araştırılmadan hüküm tesis edilemeyeceğini, davacıların murisinin emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılmadığını, kaza tarihinde sigortalı araç, ölüm ve sakatlanma klozu kapsamında davalı şirketçe 500.000,00-TL limit ile sigortalandığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalının sorumluluğu poliçe ile belirlenen limit kadar olabileceğini, olayda şehirler arası da taşımacılık söz konusu olmadığından davalının poliçe limitinin iki katıyla sorumlu olduğu yönündeki taleplerin yersiz olduğunu, müteveffanın biletli yolcu olduğunun ispat edilemediğini, araca ilişkin de ulaştırma belgesinin davacı tarafından sunulmadığını belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tHMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava ölümlü trafik kazası nedeniyle davacıların ZMMS poliçesi kapsamında destekten yoksun tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDavacılar vekili 18.02.2022 tarihinde ... plaka sayılı otobüsün yaptığı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olan  ... ...'nun vefat ettiğini,  müteveffanın eşi çocukları anne ve babası olan davacıların destekten yoksun kaldığını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep etmiş, mahkemece aracın taşıma yapan otobüs olması nedeniyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 28/A maddesi uyarınca Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinde limitin iki katı uygulanması gerektiği kabul edilerek davacıların davasının kabulüne karar verilmiştir.<br>\t1- 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, Ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.<br>\tDestekten yoksun kalanların destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş ve çocukları ile anne ve babasına ayıracağı varsayılmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı da doğru şekilde hesaplanmalıdır. Destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesinde destekten yoksun kalanlara ayrılacak paylar Yargıtay uygulamaları ile kabul görmüş pay esasına göre;  eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay çocukların her birine 1 pay, ana ve babaya birer pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselmektedir. Anne ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 desteğe, %50 eşe pay verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanacaktır. Desteğin gelirinin 100 pay olduğunun kabulü ile bu 100 payın davacılar ile dava dışı hak sahiplerine dağıtılması, dağıtılan payların toplamının 100 olması gerekmektedir.<br>\t6100 sayılı HMK'nın taraf ehliyetini düzenleyen 50. maddesinde, \"medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu\", TMK.'nın 28. maddesinde de \"kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayacağı ve ölümle sona ereceği\" düzenlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 28/1. maddesi gereğince, gerçek kişiler yönünden maddi hukuk bakımından hak ehliyeti ve usul hukuku bakımından da taraf ehliyeti ölümle son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen ve mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar ise tarafın ölümü ile konusuz kalmaz, bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Dava ve taraf ehliyeti HMK’nın 114 ve 115. Maddeleri gereğince dava şartlarından olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken hususlardandır.<br>\tDosyanın incelenmesinde; destekten yosun kalma nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunan davacı ... ...'nun istinaf aşamasında 14.05.2025 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan istifade (hak) ehliyeti ölümle sona erer. TMK'nın 28. maddesi gereğince, dava devam ederken taraflardan birinin ölümü halinde ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Asilin ölümü ile vekalet ilişkisi de sona erer.<br>\tYargılama sırasında taraflardan birinin ölümüyle taraf ehliyetinin sona ermesi durumunda HMK’nın 55. maddesi uygulama alanı bulur. Bu doğrultuda HMK’nın 55. maddesi; “Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir” hükmünü haizdir. Ölen tarafın mirasçılarına miras yoluyla intikali mümkün malvarlığına ilişkin davalarda HMK'nın 55. maddesi uygulanması gerekir.<br>\tMahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmış olup davalı dava konusu zarardan bilinen duruma göre sorumludurlar. Hükme esas alınan aktüerya raporunda davacı ... ...'nun 22.09.2032 tarihine kadar yaşayacağı varsayımına göre hesap yapılmış olup, gerçek durumun ise ölüm tarihi ile netleştiği anlaşılmıştır. Destekten yoksun kalma tazminatı varsayımsal/farazi bir hesaplama olup ortada bilinen gerçek durum var iken varsayıma göre/farazi hesap yapılmaz. Somut olayda davacı tahmin edilen yaşam süresinde önce ölmekle destek zararın farazi duruma göre değil gerçek duruma göre hesaplanması ve ölüm tarihine kadar geçen sürede destekten yoksun kaldığının kabulü ile bu miktarın hüküm altına alınması gerekir.<br>\tBu kapsamda mahkemece; henüz karar kesinleşmeden, yargılamanın devamı sırasında ölen davacı ... ...'nun davada taraf olma ehliyetinin son bulduğu, davacının malvarlığına ilişkin olan tazminat haklarının mirasçılarına geçtiği, ölüm ile kişilik hakları ve vekillik ilişkisinin son bulduğu, ölü kişi lehine hüküm kurulamayacağı anlaşılmakla; mahkemece öncelikle, müteveffa ...  ...''nun yasal mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması ve daha sonra müteveffanın ölüm tarihine kadar tazminatının hesaplanması yönünden hükme esas alınan tazminat raporunu düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak  usulü kazanılmış haklarda gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir. <br>\t2. 22.05.2016 tarih ve 29719 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan \"Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik\"e eklenen 28/A maddesi gereği \"mevcut teminat limitlerinin iki katı şeklinde uygulanacağına\" dair hükmü, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamındaki araçlara uygulanmak üzere getirilmiştir.\t\tSomut olayda; kazaya sebebiyet veren araç yolcu otobüsü olup, davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihinde geçerli olmak üzere trafik sigorta poliçesi düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçeleri teminat limitlerinin, bu yönetmeliğin ekinde yer alan ilgili teminat limitlerinin iki katı olacak şekilde uygulanacaktır. Ancak; 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu 2 maddesi kanunun kapsamı ile ilgili olarak \"Bu Kanun kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını, taşımacıları,taşıma acentelerini, taşıma işleri komisyoncularını, nakliyat ambarı ve kargo işletmecilerini, taşıma işlerinde çalışanlar ile taşımalarda yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapıları ve benzerlerini kapsar\", demektedir.  Dolayısıyla Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 28/A maddesi uyarınca, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında şehirlerarası ve uluslararası taşımacılık yapan araçlar için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçeleri teminat limitlerinin, bu yönetmeliğin ekinde yer alan ilgili teminat limitlerinin iki katı olacak şekilde uygulanacağını belirten hüküm, 4925 sayılı yasa kapsamında ancak yolcu taşımaları için uygulanacak olup davaya konu taşıma faaliyetinin 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, ondan sonra davalının iki kat limitle zarardan sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru değildir.<br>\tAçıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-(4)-(6). maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki usulü eksiklikler giderildikten sonra oluşacak, sonuca göre davalı taraf yararına oluşan kazanılmış haklarda gözetilerek yeniden bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre  davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-4 ve 6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\t5-Ankara 8. Genel İcra Dairesinin 2024/48422 esasına yatırılan 2.350.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 04.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"35405777efbb7e56","SID":"b72ec8686c74f7b5"}}