{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/05/2022<br>DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:03/03/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ:13/03/2026<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yol kenarında bulunan ve gerekli trafik işaretlemelerini yapan davacının eşi ...'e çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında kazanın meydana gelmesinde müteveffanın kusurunun bulunmadığını, davalı sürücünün ise asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müteveffanın ölümü nedeniyle davacının eşinin desteğinden yoksun kaldığını, ayrıca müteveffanın aracında da hasar oluştuğunu, davacının eşinin ölümü sebebiyle psikolojik olarak çöküntü yaşadığını, davalının aracının davalı sigorta şirketince sigortalı olduğunu beyanla; 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 4.280,00 TL araç hasarı için maddi tazminatın davalılardan, 100.000,00 TL manevi tazminatın (sigorta şirketi hariç olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, öncelikle dava konusu kazada davacıların murisinin de kusurunun irdelenmesi ve belirlenebilecek tazminatta indirim sebebi yapılması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden uzman bilirkişi raporu alınması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının bir ceza olmayıp, ölenin yardımından yoksun kalan kişilerin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamını desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik bir tazminat olduğunu, müteveffanın davacının desteği olduğunun ispatlanması gerektiğini, davacının SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin ancak gerçek zararı gidermekle yükümlü olduğunu, gerçek zarar dışında kalan taleplerin sigorta teminatı dışında olduğunu, müvekkili şirketin temerrüte düşmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalılar ... ve ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kazanın müteveffanın kusuru nedeniyle meydana geldiğini, müvekkili sürücünün kusurunun olmadığını, müteveffanın aracını park ettikten sonra uyarıcı koymak gibi önleyici bir eylemde bulunmadığını, kazanın meydana geldiği anda da park halindeki aracın arkasında durduğunu, kazada müvekkili ...'a atfedilebilecek hiç bir kusur olmadığını, bu durumun yapılacak keşif ve alınacak bilirkişi raporu ile ortaya çıkacağını, bu nedenle davacı tarafın kendi kusuruna dayanan maddi ve manevi tazminat isteminin yerinde olmadığını, davalıların kaza sonrasında aile fertlerine üzüntülerini bildirmiş ve yapacakları bir şey olup olmadığını sorduklarını, davacı tarafın manevi tazminat isteminin, olaya karışan tarafların kusuru, kişisel, ekonomik ve sosyal durumuna göre fahiş olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER:<br>Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Ankara Adli Tıp Kurumu raporu, bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davalı sürücü ...'ın  yönetimindeki aracın kusuruyla davacının eşinin aracına ve o anda yaya konumundaki müteveffaya çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, trafik kazasının oluşumunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle davalı sürücünün, araç işletenin ve sigorta şirketinin davacıya karşı sorumlu olduğu kanaatine varılmakla maddi tazminat davasının kabulü ile, 140.953,72 TL destekten yoksun kalma ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.280,00 TL araç hasar tazminatı olmak üzere toplam 145.233,72 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi açısından temerrüt tarihi olan dava tarihinden, diğer davalılar açısından ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, emsal içtihat ve açıklamalarda belirtilen ilkeler çerçevesinde davalının kazadaki  kusuru, davacının kaza sonucu eşini kaybetmesi nedeniyle uğradığı acı birlikte değerlendirilerek manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi harici davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteveffanın asgari ücret kazandığına dair değerlendirme yapılarak kurulan hükmün taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından en son bilinen asgari ücrete göre ek rapor aldırılması gerekirken mahkemenin iş bu kararının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin manevi tazminata hükmederken caydırıcı olma ve zenginleşme aracı olmama dengesi gözetilerek karar vermediğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.<br>Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;  bilirkişi raporunda yola konulan uyarıcıların müteveffa tarafından konulduğu, yol güvenliğini müteveffanın aldığı kabul edilerek müteveffanın kazada kusurunun olmadığının belirtilmesinin açıkça olaya ve hukuka aykırı olduğunu, kazadan önce yolda uyarıcı olması halinde müvekkilin yağmurlu havada, virajlı ve eğimli bir yolda normal seyir hızında ilerlemeyeceği, hemen 10-20 km/saat hızlarına yavaşlayacağının açık olduğunu, aksi durumun hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, ancak raporda bu durumun hiç değerlendirilmediğini, müteveffanın kusurunun olmadığına dair raporun açıkça hukuka aykırı olduğunu, zeminin yağış nedeniyle kaygan olması ve müteveffanın aracının park edilmesi nedeniyle kazanın önlenemez olduğunu ve müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müteveffanın aracının arkasında durmasının da ayrıca kusurlu bir davranış olduğunu, maddi tazminat miktarının aşırı fazla olduğunu, kusuru olmayan müvekkili aleyhine manevi tazminata hükmedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın kusura dair itirazlarının yerinde olmadığını, davalıların müvekkiline hiç ulaşmadıklarını ve acılarını paylaşmadığını, ilk derece mahkeme tarafından manevi tazminata hükmedilirken caydırıcı olma ve zenginleşme aracı olmama dengesi gözetilerek karar verilmediğini, hükmedilen miktarın davalı sürücü ve araç malikinin durumu göz önüne alındığından caydırıcı olmanın aksine davalıları rehavete sevk etmeye uygun olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm ve araç hasarı nedeniyle maddi ve ölüm nedeniyle manevi tazminat isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde zarar görenin yakınları manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davacı, trafik kazası sonucu eşinin vefatı nedeniyle ölenin maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldığını belirterek destekten yoksunluk zararı ve araç hasarı için maddi tazminatın karşı araç sürücüsü, maliki ve trafik sigortacısı olan davalılardan müştereken ve müteselsilen, yakının vefatı nedeniyle duyduğu elem ve üzüntüye karşılık bir miktar manevi tazminatın ise karşı araç sürücüsü  ve maliki davalı gerçek kişilerden tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda maddi tazminat istemli davanın kabulüne, manevi tazminat istemli davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>1-Somut olayda; ... günü, saat ... sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Korkuteli-Antalya istikametine seyir halinde iken olay mahalli virajlı yol bölümüne geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağından yoldan çıkarak aracı ile daha önce meydana gelen maddi hasarlı kaza nedeniyle banket üzerinde park halinde bulunan ... plakalı araca ve banket üzerinde bulunan yaya ...'e çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir.<br>Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı).<br>Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı dosyasının UYAP üzerinden incelenmesinden, davalı ...'ın davacının eşi müteveffa ...'e karşı işlediği taksirle ölüme neden olma suçundan TCK'nun 85/1 ve 62. ve 50/1-a maddeleri gereği neticeten 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve gerekçeli kararda ATK' dan alınan rapor doğrultusunda sanığın asli kusurlu, ölenin ise kusursuz olduğunun kabul edildiği anlaşılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesince de ATK Trafik İhtisas Dairesinden ... tarihli kusur raporu alınmış, söz konusu raporda davalının %100 oranında kusurlu, müteveffanın ise kusursuz olduğunun mütalaa edildiği görülmüştür. Böylece bilirkişi raporlarında çelişki olmadığı gibi ceza mahkemesindeki olayın kabul ediliş şekli ve kazanın oluş şekline göre mahkemece tespit edilen kusur oranları yerinde görülmüş olmakla davalı vekillerinin kusura yönelen istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>2-Davacının desteğinin vefat ettiği kazada oluşa ve dosya kapsamında uygun kusur raporunun benimsenmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, ölenin maaş bordroları getirtilerek ölmeden önceki gelirinin hesaplanmasında, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından da progresif rant formülü kullanılarak tazminat hesabının yapılmasının Yargıtay ve Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun olmasına göre aktüerya raporundaki hesaplamalara vaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>3-Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Somut olayda, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, müteveffanın yaşı, ölümün davcılar üzerindeki etkisi, müteveffanın kusursuz, davalı sürücünün tam kusurlu oluşu, paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarı az olmuştur. Davacı için 60.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi halinde bu tazminat miktarı davacının manevi zararlarını karşılayabilecek yeterlilikte olacaktır. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi gerekmektedir. O halde davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf talebinin kabulüne, davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin ise reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin  yukarıda (2) nolu bentte gösterilen istinaf sebepleri yönünden istinaf taleplerinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine; davalılar vekilinin yukarıda (1), (2) ve (3) nolu bentlerde gösterilen istinaf sebepleri yönünden istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine; davacılar vekilinin (3) nolu bentlerde gösterilen istinaf sebepleri yönünden istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü kısmen reddi ile davacı yönünden 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin  yukarıda (2) nolu bentte gösterilen istinaf sebepleri yönünden, davalılar ... ve ... vekilinin yukarıda (1), (2) ve (3) nolu bentlerde gösterilen istinaf sebepleri yönünden istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacılar vekilinin (3) nolu bentlerde gösterilen istinaf sebepleri yönünden istinaf istemlerinin KABULÜNE,<br>3-İlk derece mahkemesi olan Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı, 26/05/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,<br>4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;<br>a)Davacının açtığı maddi tazminat davasının KABULÜ ile 140.953,72 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.280,00 TL araç hasar tazminatı olmak üzere toplam 145.233,72 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi açısından temerrüt tarihi olan 30/12/2020 dava tarihinden, diğer davalılar açısından ise ... kaza itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>b)Davacının açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 60.000,00 TL manevi tazminatın ... kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>Maddi tazminat davası yönünden,<br>c)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 9.920,91 TL harçtan peşin alınan 2.433,05 TL'nin mahsubu ile eksik alınan 7.487,86 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine,<br>ç)Davacının yapmış olduğu posta ve müzekkere ücreti ile bilirkişi ücretinden ibaret toplam 2.620,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>d)Davacının yapmış olduğu ilk yargılama gideri olan 2.487,45 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>e)Davacı kendisini vekil aracılğıyla temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktara göre ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.747,20 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>Manevi tazminat davası yönünden,<br>f)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.098,60 TL harçtan, peşin alınan 512,32 TL nin mahsubu ile eksik alınan 3.586,28 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ile ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine,<br>g)Davacının iş bu dava nedeniyle yapmış olduğu 60,00 TL yargılama giderinin davalılar ... ile ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>ğ)Davacı kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktara göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/1-4 ve 13/1 maddelerine göre belirlenen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ile ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>h)Davacının açtığı manevi tazminat davası kısmen reddedilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 gün ve ... esas, ... sayılı kararı dikkate alındığında ret edilen manevi tazminat için davalılar ... ile ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>ı)Artan gider avansının ilgililerine iadesine,<br>5-Davacı ve davalılar ... ile ... tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 220,70'er TL istinaf yoluna başvuru harcının ve davalılar ... ile ...'ın yatırdığı (200,00 TL + 2.792,56 TL) 2.992,56 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 80,70 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, 8.977,66 TL bakiye istinaf karar harcının davalılar ... ile ...'tan müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine,<br>6-Davalılar ... ve ...'nun başvuru sırasında sarf ettiği istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacının başvuru sırasında sarf ettiği 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harç ücreti ile 758,00 TL posta ve dosya masrafının davalılar ... ile ...'tan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 03/03/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fa057c7407860c1e","SID":"d5b7e3e532e7e8f8"}}