{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/05/2022<br>DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:26/03/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ:30/03/2026<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili, davalı ..., davalı ... Başkanlığı ve ihbar olunan ... San ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki diğer davalı ...'ne ait ... plakalı yolcu otobüsünün yaya geçidinden geçmeye çalışan davacıların murisi ...'e çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle davalı sürücünün Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında cezalandırılmasına karar verildiğini, her ne kadar ceza dosyasında davacıların murisinin asli kusurlu olduğu bildirilmiş ise de, söz konusu kusur oranının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davalı sürücünün bu denli hızlı bir şekilde seyretmesi ve hızını azaltmadan dönüş yaparak yayaya çarpması karşısında asli kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, ceza dosyasında tespit edilen kusur oranlarını kabul etmediklerini, yeniden kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, kaza nedeniyle davacıların murisinin ağır yaralandığını ve uzun süre yoğun bakımda kaldığını, 13 gün sonra da vefat ettiğini, davacı ...'nin eşini, diğer davacıların ise babalarını kaybettiğini, ev hanımı olan davacı ...'nin müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, davacıların elem ve ızdırap içerisinde kaldıklarını, tüm bu nedenlerle  davacı ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, diğer davacılar için 250,00 TL yol giderlerinin, davacılar için 250,00 TL cenaze giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yine davacı ...  yönünden 20.000,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 10.000,00'er TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davada kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalısı olduğunu, davacıların müvekkili şirkete başvuru yaptığını ve müteveffanın destekleri için 33.385,76 TL ödeme yapıldığını, sigorta şirketinin sigortalı araç sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, dosyada kusur tespiti yapılması için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı talebi hakkında kanuna ve Yargıtay uygulamalarına uygun değerlendirme yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosunun esas alınması gerektiğini, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin mahkemece ceza dosyasından tetkik edilerek araştırılması gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini, davacının ..., bakım yemek gibi giderlerinin sigorta teminatı dışında kaldığını, yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... Başkanlığı davaya cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olan arabulucuğa başvuru şartının belediye yönünden gerçekleştirilmediğini, belediye aleyhine asliye ticaret mahkemesinde dava açılmasının yerinde olmadığını, Belediye Meclisinin kararı ile toplu ... hizmetinin ... A.Ş. tarafından yapıldığını, bu nedenle sorumluğun kendilerinde olmadığını, belediye yönünden zamanaşımın dolduğunu, kazanın meydana geliş şekli bilinmemekle birlikte uğranılan zararın tespitinde varsa sigorta ödemelerinin dikkate alınması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... davaya cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru olmadığını, davalı müvekkilinin aracın hareket halinde veya durması esnasında tüm tedbirleri aldığını, müvekkilinin hiçbir trafik kuralını ihlal etmediğini, ceza dosyasında alınan raporu kabul etmediklerini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>İhbar olunan ... San. ve Tic. A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacıların iddialarının haksız hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, Belediyenin müteveffanın ölümünde herhangi bir kusurunun olmadığını, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporundaki kusur oranını kabul etmediklerini, Belediyenin kusuru bulunmaması nedeniyle dava konusu tazminatlardan sorumlu olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER:<br>Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu raporu, aktüerya bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; meydana gelen kazaya ilişkin olayın oluş şekli ve mevzuat hükümleri ile uyumlu olduğu değerlendirilen ATK Trafik İhtisas raporu hükme esas alınarak desteğin kusurunun %80 olduğu ve buna göre tazminattan indirim yapılması gerektiği, aktüer bilirkişice TRH 2010 tablosu ve prograsif rant metodu uygulanarak güncel yargı içtihatları ve mevzuata uygun hesaplamalar yapılmış olup, buna göre davacının destekten yoksun kalma tazminatının yapılan ödeme ile o tarih itibari ile karşılandığı, cenaze ve defin giderleri yönünden emsal Yargıtay içtihatları doğrultusunda yapılan araştırmada zorunlu defin giderlerinin ücretsiz karşılandığı, taziye giderlerinin ise davalının sorumluluğunda olmadığı göz önünde bulundurularak talebin reddine, manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede desteğin ve karşı yanın kusur oranları, sosyal ekonomik durum araştırmaları, paranın alım gücü, meydana gelen olayın etkisi ve davacıların desteğe yakınlıkları gibi hususlar bir arada değerlendirilerek manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacı ...  için 12.000,00 TL, davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 7.500,00'er TL olmak üzere toplamda 34.500,00 TL manevi tazminatın 17/05/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisinin vefatı ile sonuçlanan trafik kazasına ilişkin kusur raporu ve kusur dağılımının hatalı olduğunu, davacıların murisinin kendisine hitaben kırmızı ışık yandığı sırada geçiş yapmak istemesi nedeniyle kazanın meydana geldiğinin kabulü ile asli kusurlu sayılmasının, şüpheden uzak delille kanıtlanamadığından hatalı olduğunu, kusura ilişkin rapor ve bu rapora dayalı mahkeme kararının kabulünün mümkün olmadığını, bu yönde yeniden bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, olayın oluş şekline uygun olmayan kusur raporuna dayalı kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, bunun yanında davacıların yol gideri ile cenaze giderleri yönünden araştırma yapılmamasının, bu yönde bilirkişi incelmesi yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmasının yol giderleri yönünden kabul ya da net yönünden hüküm kurulmamasının da hatalı olduğunu, manevi tazminat tutarlarına ilişkin taleplerin kısmen kabulüne karar verilmesinin de yerinde olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından hatalı olan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu ve davacılar lehine çok fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, manevi tazminatın miktarının zenginleşme aracı olamayacağını, kazanın meydana gelmesinde davalı müvekkilinin kusuru olmadığını, müteveffanın kendi kusuru neticesinde yaralandığını, buna rağmen ilk derece mahkemesince davalı sürücünün %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda kurulan kararın kabulünün mümkün olmadığını, manevi tazminatın reddedilen kısmı için her bir davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Belediye yönünden mahkemenin görevli olmadığını, davanın belediye yönünden görevsizlik nedeniyle asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, belediyenin diğer davalının işvereni olmadığını, ceza davasında taraf da olmadığını, belediyenin kusuru ve ihmalinin bulunmadığını, davaya konu maddi tazminat talebinin reddi nedeniyle Belediye lehine hükmedilen vekalet ücretinin asgari tutarın altında kaldığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>İhbar olunan ... San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından hatalı olan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nin kusurunun bulunmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından manevi tazminata hükmedilmesini kabul etmemekle birlikte davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: <br>Davacı ve davalılar istinafa cevap vermemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3 maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davacıların eşi ve babaları olan ...'e, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana gelmiş, davacılar eş ve babalarını kaybetmeleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat yönünden davanın reddine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... Başkanlığı vekili ve ihbar olunan Antalya ... A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>1-İhbar olunan ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi’nin temyiz isteminin incelenmesinde;<br>Hükmü istinaf ve temyiz etme hakkı, davada taraf olan kişilere aittir. Kural olarak, kendisine dava ihbar olunan, davaya katılmadıkça kanun yollarına başvurma hakkı yoktur. Ancak mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak taraf sıfatını almayan davanın ihbar olunduğu kişi hakkında hüküm kurulmuşsa, ihbar olunan hükmün kendisiyle ilgili bölümünü istinaf edebilir. Açıklanan nedenlerle; ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi’nin ihbar olunan sıfatı dışında başkaca bir sıfatı bulunmayıp, aleyhine hüküm de oluşturulmadığı ve bu nedenle hükmü istinaf etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla istinaf hakkı bulunmayan ihbar olunanın istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir (benzer Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 19/11/2019 gün ve 2018/4450 esas, 2019/5411 karar sayılı ilamı).<br>2-17/05/2018 günü saat 18.20 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüs ile ... Bulvarı ... Kavşağı istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalli ... Caddesi kesişimine doğru kırmızı fasılalı ışıkta sağa dönüş yaptığı sırada istikametine göre sağ taraftan kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya ...'e aracının sağ ön köşe kısmı ile çarpması sonucu trafik kazası meydana gelmiştir.<br>Dava konusu kaza nedeniyle Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas, ... karar numaralı dosyasında davalı ... hakkında taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan yapılan yargılamada davalı sürücü tali kusurlu, vefat eden yaya ... asli kusurlu kabul edilerek TCK'nın 85/1,62,50 ve 52. maddeleri gereğince 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek hüküm kesinleşmiştir.<br>Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı). <br>Kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından bağlayıcı olduğu, dosya içerisindeki Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 30/04/2021 tarihli kusur raporu ile dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nin, %20 oranında kusurlu olduğu, yaya ...'in, %80 oranında kusurlu olduğunun kabulü ceza mahkemesi kararında belirtilen kusur oranı ile uyumlu olduğu gözetilerek davacı vekili ve davalılar vekillerinin kusura yönelen istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.<br>3-a)Trafik kazasına sebebiyet veren ... plaka sayılı otobüs kayden davalı belediye adına kayıtlıdır. Davalı belediye şehir içi yolcu taşıma işini, aralarında kazaya sebebiyet veren otobüste olmak üzere otobüslerle birlikte dava ihbar olunan ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne vermiştir. 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7/p maddesi gereğince, büyükşehir içindeki toplu taşıma hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek büyükşehir belediyesinin görevleri arasındadır. Davalı belediye bu görevi nedeni ile şehir içi yolcu taşımacılığına başlamış, bu amaçla otobüs almış, ancak daha sonra şehir içi taşımacılığını bahsi geçen sözleşme ile ihbar olunan şirkete devretmiştir. İhbar olunan şehir içi toplu yolcu taşımacılığını kendi adına değil, davalı belediyenin nam ve hesabına yapmakta ve onun araçlarını kullanmaktadır. Ayrıca davalı belediye yolcu taşıma işini devretmesine rağmen denetim ve gözetim yetkisini de elde tutmaktadır. Bu nedenlerden dolayı davalı belediye başkanlığının işleten sıfatı bulunmakta olup, işleten sıfatı bulunmadığı ve husumet düşmediğine yönelik istinaf itirazları yerinde değildir.<br>b)Dava konusu trafik kazasında davalı belediyeye ait ... plaka sayılı otobüsün davacıların desteği ve murisi yaya ...'e çarpması sonucu vefat ettiğinin anlaşılmasına göre araç maliki olan davalı belediye başkanlığının sürücü ile birlikte işleten sıfatıyla kusursuz sorumluluk kapsamında müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun anlaşılması, davacının 1.500,00 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu ve reddedilen maddi tazminat miktarının 1.500,00 TL olması nedeniyle, davalı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, reddedilen miktarı geçemeyeceğinden vekalet ücretine yönelen istinaf itirazının yerinde olmadığının anlaşılması, davalı belediyle başkanlığı vekilinin mahkemenin görevine, husumete, zamanaşımı yönünden olayda taksirli eylem sonucu bir kişi öldüğünden TCK'nın 85/1 maddesinde yazılı ceza miktarı itibarı ile ceza davası zamanaşımı süresi TCK'nın 66/1-d maddesi gereğince 15 yıl olduğu gözetilerek zamanaşımına, vekalet ücretine ve manevi tazminata yönelen istinaf itirazları yerinde görülmemiş bu itibarla davalı ... Başkanlığı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>4-İlk derece mahkemesince manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden, davalılar  lehine vekalet ücreti takdir edildiğinin anlaşılmasına, manevi tazminat miktarının fazla olmadığının anlaşılmasına ve kusura yönelik istinaf itirazları yerinde görülmediğinden davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>5-Kaza tarihinde ...nin bildirmiş olduğu cenaze ve defin giderlerinin ... tarafından kamu hizmeti olarak karşılandığı, davacıların cenaze giderleri yaptıklarını ispatlayamadığı, yine vefat edenin eşi ve kızı için talep edilen yol giderlerinin ilk derece mahkemesince reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen aşağıdaki bendin dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.<br>6-Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Somut olayda, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, haksız fiilin ölümle sonuçlanması, tarafların kusur durumları, paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davacı eş ... için takdir edilen 12.000,00 TL, davacı çocuklar ..., ... ve ... için takdir edilen 7.500,00'er TL manevi tazminat miktarı davacıların manevi zararlarını karşılamaktan uzak olup, daha üst düzeyde bir manevi tazminat takdiri gerekir. Olay tarihi itibariyle vefat edenin eşi için 20.000,00 TL, çocukları için 10.000,00'er TL manevi tazminat talep edilmiştir. Davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarının makul ve yukarıda açıklanan ilkelere göre fazla olmadığının anlaşılmasına göre davacı eş ... için 20.000,00 TL, davacı çocuklar ..., ... ve ... için 10.000,00'er TL manevi tazminat miktarı davacıların manevi zararlarını gidermeyi sağlayabilecek nitelik ve miktarda olup, davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf itirazı yerinde görülmüştür. Bu itibarla manevi tazminat miktarına yönelen davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ihbar olunan ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin istinaf hakkı bulunmadığından istinaf istemlerinin reddine, davalılar ... vekili, davalı ... Başkanlığı vekilinin tüm, davacılar vekilinin manevi tazminat miktarları dışındaki diğer istinaf istemlerinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (b-1) bendi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına ve davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı ... için 20.000,00 TL, davacılar ..., ... ve ... için 10.000,00'er TL manevi tazminatın 17/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Başkanlığından müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İhbar olunan ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin istinaf hakkı bulunmadığından istinaf istemlerinin REDDİNE,<br>2-Davalı ... vekili ve davalı ... Başkanlığı vekilinin tüm, davacılar vekilinin manevi tazminat miktarları dışındaki diğer istinaf istemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>3-Davacılar vekilinin manevi tazminat miktarlarına yönelen istinaf isteminin KABULÜNE,<br>4-İlk derece mahkemesi olan Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı, 26/05/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,<br>5-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;<br>a)Davacıların açtığı maddi tazminat davasının REDDİNE,<br>b)Davacıların açtığı manevi tazminat davalarının KABULÜ ile davacı ...  için 20.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL ve davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın 17/05/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Başkanlığı'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>c)Maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Tarife gereği alınması gerekli 80,70 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 5,15 TL  harcın mahsubu ile bakiye 75,55 TL harcın davacılardan müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine,<br>ç)Davacılar tarafından yatırılan 44,40 TL başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>d)Manevi tazminat yönünden alınması gerekli 3.415,50 TL harçtan peşin alınan 170,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.244,75 TL harcın davalılar ... ve ... Başkanlığı'ndan müştereken ve mütelsilen alınarak Hazineye verilmesine,<br>e)Davacılar tarafından yatırılan ve hükmedilen manevi tazminat için mahsup edilen 170,75 TL peşin harcın davalılar ... ve ... Başkanlığı'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>f)Davalılar, maddi tazminat davasından kendilerini vekil aracılığıyla temsil ettirdiklerinden, ilk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğnice belirlenen 1.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılara eşit olarak verilmesine,<br>g)Davacılar manevi tazminat davalarında kendilerini vekil aracılığıyla temsil ettirdiklerinden, kabul edilen miktarlara göre karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1-4 ve 13/2 maddeleri gereğince belirlenen; davacı ...  için 20.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL ve davacı ... için 10.000,00 TL nispi vekalet ücretlerinin davalılar ... ve ... Başkanlığı'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>ğ)Maddi tazminat yönünden davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>h)Maddi tazminat yönünden davalı ... Başkanlığı tarafından yapılan 19,00 TL tebligat ve posta masrafının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davalıya verilmesine,<br>ı)Manevi tazminat yönünden davacılar tarafından yapılan 94,20 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... Başkanlığı'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>i)Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,<br>6-Davacılar ve davalılar ..., ... Başkanlığı ile ihbar olunan ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 220,70'er TL istinaf yoluna başvuru harcının ve davalılar ... ile ... Başkanlığı tarafından tarafından ayrı ayrı yatırılan 569,30'ar TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, davacının yatırdığı 80,70 TL istinaf karar harcı ile ihbar olunan ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin yatırdığı (80,70 TL + 590,00 TL) 670,70 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde yatıranlara iadesine, 1.218,10 TL bakiye istinaf karar harcının davalılar ... ve ... Başkanlığı'ndan müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine,<br>7-Davalılar ... ve ... Başkanlığı ile ihbar olunan ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin başvuru sırasında sarf ettiği istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacıların başvuru sırasında sarf ettiği 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harç ücreti ile 167,00 TL posta masrafının davalılar ... ve ... Başkanlığı'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>8-Artan istinaf avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 26/03/2026 tarihinde, davacıların her biri lehine hükmedilen manevi tazminat miktarları itibariyle davalılar ... ve ... Başkanlığı yönünden 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca KESİN olmak üzere; ret edilen maddi tazminatlar için davacılar yönünden 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere; davacı tarafın temyiz yasa yoluna başvurması halinde kesin olan hükümler için davalılar ... ve ... Başkanlığı yönünden davacıların temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 366. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 348/1 maddesi uyarınca 2 hafta süre içerisinde KATILMA YOLUYLA TEMYİZİ KABİL OLMAK üzere oy birliğiyle karar verildi.<br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b74fba9367b46da7","SID":"de14277a3baf0ab6"}}