{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2026/239 Esas<br>KARAR NO: 2026/329<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 18/11/2025<br>NUMARASI: 2024/338 Esas, 2025/794 Karar<br>DAVA: TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ: 05/03/2026<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:      <br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı sigortalı ...AŞ'nin işyerinin  müvekkili nezdinde 01/06/2016 - 01/06/2017 tarihli ... Sigorta poliçesi  ile sigortalandığını, 18/03/2017 tarihinde işyerinin bodrum katında bulunan ana elektrik panosuna gelen davalı ...'a ait kabloların ark yapması sonucu başlayan alevli yangının sigortalı işyerinde hasara neden olduğunu, müvekkili sigortacının demirbaş, dekorasyon, enkaz kaldırma ve işçilik ücreti olarak sigortalıya 07/12/2017 tarihinde 88.712,19 TL hasar tazminatı ödediğini ve sigortalının haklarına halef olduğunu, delil tespiti dosyasında alınan rapor ve ek raporda, bodrum katta olan ana depoya enerji sağlayan ve davalının sorumluluğunda olan yeraltındaki besleme kablosunda meydana gelen aşırı ısınmanın yangına neden olduğunun belirtildiğini, bu nedenle davalının hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile 88.712,19 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevabında; alacağın zamanaşımına uğradığını, zararın tazmini için öncelikle müvekkili idareye başvurulmadığından davanın bu sebeple reddi gerektiğini, yokluklarında düzenlenen raporları kabul etmediklerini, davacının müvekkili şirketin kusurunu ve zararını ispatlaması gerektiğini, müvekkili şirkete kusur yüklenemeyeceğini, iddia edilen zararın meydana gelmesinde davacıya ait yapının etkisinin araştırılması gerektiğini, talep edilen tutarın fahiş olduğunu, sigortalıya ekstradan ödenen sigortalı personel işçilik mesai ücretinin müvekkilinden istenemeyeceğini, ödeme tarihinden itibaren ticari faiz talep edilmesinin hukuki dayanağının olmadığını savunararak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; yangının ...'a ait ve sorumluluğu ...'ta bulunan çelik zırhlı yer altı kablosunda oluşan kısa devre sonucunda meydana geldiği, kısa devrenin kablonun koruyucu dış kılıfını erittiği, eriyen parçaların ... panosunun üzerine ve çevresine düştüğü, buralarda bulunan diğer kabloları tutuşturması suretiyle etrafa yayılıp kablo kanalını baca gibi kullanıp ısınan havanın ve yangının yukarıya yönelmesi ile yayıldığı, davacı sigorta şirketinin hasar bedelini ödemesinden dolayı zarar veren davalıya karşı rücu hakkına sahip olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>Dairemizin 2021/184 Esas, 2024/603 Karar sayılı kararı ile; <br>\"1- Dava, dava dışı sigortalıya ödenen hasar tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olup, dosyanın incelenmesinde, hasara ilişkin düzenlenen ekspertiz raporu, dava dışı sigortalı tarafından düzenlenen ibraname ve sigortalıya yapılan ödemeye dair belgelere gerek Uyap sisteminde, gerekse de dosyanın fiziken incelenmesinde rastlanmamıştır. Buna göre mahkemece anılan belgelerin onaylı bir örneği getirtilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>2-Diğer taraftan rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/14393 Esas, 2019/7462 Karar sayılı kararı).<br>Somut olayda davacı sigortacı sigortalıya demirbaş, dekorasyon, enkaz kaldırma ve işçilik ücreti olarak hasar tazminatı ödendiğini belirtmiş, davalı ise zarara ve miktarına itirazda bulunmuş olmasına rağmen mahkemece zarar konusunda herhangi bir araştırma yapılmadan ve hangi nedenle kabul edildiği gerekçelendirilmeden davacının ileri sürdüğü zarar miktarı tamamen kabul edilmiştir. <br>Bu durumda mahkemece yapılacak iş, zarar gördüğü iddia edilen zarar kalemleri konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden meydana gelen yangın hasarı nedeni ile zarar kalemlerinin belirlenmesi, zararın niteliğine göre ilgili uzman bilirkişiden bu konuda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması  ile zarar görenin uğradığı gerçek zarar miktarının belirlenmesinden ibarettir.\" denilerek esası incelenmeden HMK'nın 353/1.a.6 bendi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece kararın kaldırılmasından sonra yapılan yargılama neticesinde; 14.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda, yangının ...'a aitçelik zırhlı yer altı kablosunda oluşan kısa devre sonucunda meydana geldiğinin  belirtildiğini, 27/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda; dava dilekçesinde talep edilen tutarının teminat bedeli aşmadığı ve hasar miktarının tamamının rücuya kabil olduğunun belirtildiği, davacı sigorta şirketinin sigortalıya uğradığı gerçek zararı gidermek üzere 07.12.2017 tarihinde 88.712,19 TL ödeme gerçekleştirildiği, meydana gelen yangın hadisesi nedeniyle ana enerji dağıtım panosu, bilgisayar sistemleri, UPS ve jeneratörlerde meydana gelen hasarların giderilerek sistemin devreye alınması ile ilgili C2 Technologies firmasından gönderilen teklifte 25.860 Euro talep edildiği, alınan servis hizmeti karşılığında firmaya 25.000,00 Euro Eft yapıldığı, yurtdışından alınmış ekipmanların tamirinin yurtdışı firma tarafından yapılacak olması nedeniyle ödeme yapılan 25.000,00 Euro bedelin uygun olduğu, talep edilen tutarın teminat bedelini aşmadığı gerekçesiyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davanın kabulü ile  88.712,19 TL bedelin ödeme tarihi olan 07/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir<br>İSTİNAF NEDENLERİ<br>Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; hükme esas alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli olmayıp, raporda müvekkil şirket aleyhine hatalı hesaplamalar yapıldığını, rapora itirazlarının mevzuat kapsamında değerlendiremediğini, Elektrik Piyasası Kanununa göre elektrik dağıtım şirketinin sorumluluğunun, tesis millî güvenliği ilgilendiren tesis değilse, tüketicinin bina giriş noktasında biteceğini, bina girişi ile sayaç arasının sorumluluğun elektrik dağıtım şirketine ait olmadığını, tüketicinin iç tesisatının tesis edilme ve işletilmesinde bütün sorumluluğunun kendisine ait olduğunu, eksper raporu ile tespit edilen kalemlere uygun olarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, kesintilere karşı koruyucu olması beklenen kaçak akım rölesi ve sigortaların devreye girip girmediğini teknik olarak incelenmesi gerektiğini, devreye girilmediyse bu durumun ekipman arızasına veya yanlış seçime işaret ettiğini, olay öncesi bölgede voltaj dalgalanması, faz dengesizliği veya enerji kesintisi gibi elektrik şebekesi kaynaklı bir arıza meydana gelip gelmediğinin incelenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Dava, sigortalıya ödenen hasar tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalı ...'tan rücuen tahsili istemine ilişkindir.<br>Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.<br>İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; eksik inceleme ile karar verilip verilmediği, davalı ...'ın sigortalı işyerinde meydana gelen yangında sorumluluğu bulunup bulunmadığı ve sigortalı işyerinde oluşan zararı miktarı hususlarında toplanmaktadır.<br>6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.<br>Delil tespiti dosyasında alınan ek raporda; yangının başladığı yerin ...'a ait trafodan çağrı merkezine ana panosuna gelen kabloda olduğu ve ...'ın sorumluğunda olması gerektiği belirtilmiştir.<br>İlk derece mahkemesinde alınan 20/09/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda; yangının ...'a ait ve sorumluluğu ...'ta bulunan çelik zırhlı yer altı kablosunda oluşan bir kısa devre sonucunda meydana geldiği, oluşan kısa devrenin kablonun koruyucu dış kılıfını erittiği, eriyen parçaların ... panosunun üzerine ve çevresine düştüğü, buralarda bulanan diğer kabloları tutuşturması suretiyle etrafa yayılıp kablo kanalını baca gibi kullanıp ısınan havanın yangının yukarıya yönelmesi ile yayıldığı, kablonun ilgili mevzuat kısmında da görüldüğü üzere ...'a ait olduğu ve onun sorumluluğunda bulunduğu, yangının dava dışı sigortalı BN Telekom firmasına ait iç tesisattan başlamadığı, bunun oluşumunu ispat mahiyette herhangi bir delil ve emareye rastlanmadığı belirtilmiştir.<br>Buna göre alınan raporlarda yangının ...'a ait ve sorumluluğu ...'ta bulunan çelik zırhlı yer altı kablosunda oluşan bir kısa devre sonucunda meydana geldiği tespit edildiğine göre, davalı ...'ın, voltaj dalgalanması olup olmadığı ya da sigorta işyerinin bulunduğu binanın tesisatının uygun olup olmadığının araştırılması gerektiğine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Diğer tarafan Dairemizin kaldırma kararından sonra alınan 27.10.2025 tarihli raporda davacının sigortalısına ödediği tutarın tamamının rücuya kabil olduğu belirtildiği gibi davalının da zarar miktarına yönelik açık bir istinaf nedeni bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının sigortalısına ödediği hasar tazminatının ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine dair ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... Esas, 2025/... Karar ve ..../11/2025 Karar<br> tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,<br>2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL maktu ve 899,59 TL nispi olmak üzere toplam 1.514,99 TL harcın mahsubu ile bakiye 782,99 TL'nin talep halinde davalıya İADESİNE,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/03/2026 <br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b74b8d290cd75f99","SID":"8a4d195e05edc1f5"}}