{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:03/03/2026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:11/11/2022<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:03/03/2026<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, dava dilekçesi ile, dava dışı ... vekili tarafından müvekkilinin haklı nedenle iş akdini feshettiği iddiasıyla, kıdem tazminatı talebiyle müvekkili şirkete ve ... Danışmanlık Tem. Tic. Ltd. Şti'ne karşı Denizli 3. İş Mahkemesinin  ... esas sırasına kayıtlı dava açıldığını, yargılama neticesinde 29/03/2016 tarih ... K sayılı kararla davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, taraflarca temyiz yoluna başvuru yapıldığını, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 11/11/2019 tarih ... Esas ... Karar sayılı onama kararı ile kararın kesinleştiğini, Denizli 3. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden ilamlı icra takibi başlatıldığını, tehir-i icra kararı alınarak 23.547,71 TL teminat yatırıldığını, Yargıtay onama kararı ile beraber Denizli 2. İcra Müdürlüğünce ayrıca hesaplanan bakiye 3.199,79 TL daha Denizli 3. İcra Müdürlüğünün hesabına yatırılarak dosya borcunun kapatıldığını, Denizli 3. İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında diğer davalı ... Sistemleri ile müvekkili aleyhine müştereken ve müteselsilen hükmedilen 688,44 TL karar ve ilam harcı 22/05/2016 tarihinde müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin icra tehdidi altında ödediği  23.547,71 TL ile 688,44 TL harç olmak üzere toplam 27.435,94 TL 'den sorumlu olup dava değerinin ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme ilişkin olarak sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı ... Hizmetler ... Ltd. Şti.vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile; dava dayanağı Denizli 3. İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında müvekkili şirketin davalı olmadığını, davanın müvekkiline ihbar edilmediğini, müvekkilinin işçilik alacağına ilişkin yapılan yargılamada hiçbir surette haberdar edilmediğini, müvekkili şirketin karar tarihinden sonra işlemiş işçilik alacaklarının feri niteliğindeki faiz, dava ve icra vekalet ücreti-dava ve icra dosyası masrafları ile takip öncesi ve sonrası işlemiş faize ilişkin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, huzurdaki davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, işçilik alacaklarından müvekkili şirketin değil davalı şirketin sorumlu olduğunu, hesaplama yapılırken dava dışı işçinin müvekkili şirketteki hizmet süresinin de dikkate alınması gerektiğini, borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı eşit paylarla sorumlu olduklarını, müvekkili şirketin söz konusu işçilik alacaklarından ancak payı oranında sorumlu tutulabileceğini, davacı şirketin HMK61.madde ve TBK73.madde uyarınca bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sistemleri ... Ltd. Şti., davalı ... Hitmetler ... Ltd. Şti. Ve davalı ... Taşımacılık ... Ltd. Şti.'ne usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemişlerdir.<br>Davalı ... Taşımacılık ... Ltd. Şti. 03/08/2021 havale tarihli beyan dilekçesi ile; çalıştırılan işçilere ödenecek kıdem tazminatlarının asıl işveren olan kamu kurum veya kuruluşu tarafından ödenmesi gerektiğini, dava dışı işçinin kısa bir süre müvekkili şirkette çalıştığını, sözleşmenin sona ermesinden sonra başka bir alt işveren de çalışmasına devam ettiğini, dava dışı işçinin müvekkili şirket tarafından çıkışının yapılması gerçek bir işten çıkarma olmadığını, alt işverenin değişmesinden kaynaklandığını, işçiye kıdem tazminatı ödenmesi gerektirecek iş akdinin sona erdirilmesinin söz konusu olmadığını, müvekkili şirketteki çalışmasının kıdem tazminatı ödenmesi gerektirecek şekilde sona ermiş olmadığı için müvekkili şirketin kıdem tazminatından sorumlu tutulamayacağını, dava dışı işçiye ödenen ihbar tazminatından müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ihbar tazminatından işten çıkaran son işverenin sorumlu olduğunu, davanın iş mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, bürüt alacaklar nete çevrilmeden icra takibi yapılmış ise davacı tarafından itiraz edilmeden ödeme yapılmış ise fazladan ödenen miktarlardan davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"... Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçesi, toplanan deliller, Denizli 3. İş Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosya kapsamı, Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası   ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere;  İş Kanunu’nun 2/6. maddesinde asıl işveren- alt işveren ilişkisinin geçerli olduğu hallerde işçilik alacaklarından asıl ve alt işverenlerin birlikte sorumlu tutulmaları öngörülerek bir kanuni teselsül haline yer verilmiştir.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 62. maddesinde, “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara  rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” hükmüne yer verilmiştir.<br>Borçlar Kanunun 167. maddesinde de; “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.” hükümlerine yer verildiği görülmektedir.<br>Bu durumda, müteselsil borçlulardan her birinin iç ilişkide borcun ne kadarlık kısmın üstlendikleri kendi aralarında bir anlaşma ile belirlenmişse iç ilişkide kararlaştırılan bu hisseden fazla bir miktar için alacaklıya ifada bulunan müteselsil borçlu, diğerlerine hissesinden fazlası için rücuan ifa talebinde bulunabilecektir. Buradan anlaşılacağı üzere İş Kanununun 2. maddesi gereği işçilik alacaklarından müteselsil borçluluğun dış ilişki yani işçi ile işverenler arası ilişki bakımından geçerli olduğu borçluların (işverenlerin) kendi aralarındaki ilişki bakımından ise müteselsil borçluluk değil kısmi borçluluk olgusunun söz konusudur. İç ilişkide kısmi borçluluk olgusunun bir sonucu olarak alacaklıya ifada bulunan müteselsil borçlu diğer borçlulara ifa ettiği kısmın tamamı için değil de her bir borçluya payına düşen nispette rücu etme hakkına sahiptir. Müteselsil borçlular arasındaki payın belirlenmesinde taraflar arasındaki sözleşme hükümleri belirleyici rol oynamaktadır. Somut olayda  taraflar arasındaki sözleşmede yüklenici olan davalının çalıştırdığı işçilere ilişkin iş hukukundan doğan her türlü işçilik alacaklarından sorumlu olduğuna dair açık hüküm bulunması nedeniyle her bir davalı çalıştırdığı döneme ilişkin dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından sorumludur.<br>Somut olayda dava dışı işçinin asıl işvereni davacı ... A.Ş olup, davacıdan ihale ile iş alan davalı alt işverenlere bağlı çalıştığı, davacı asıl işverenin müteselsil sorumluluk hükümleri gereği Denizli 3. İş Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı ilamına istinaden dava dışı işçiye ödeme yaptığı anlaşılmaktadır.Buna göre taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre her bir davalının çalıştırdığı döneme ilişkin olarak dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, ihbar tazminatı ve ferileri yönünden ise Yargıtay içtihatları gereği son işverenenin sorumlu olduğu anlaşılmakla bu doğrultuda hazırlanan bilirkişi raporu  ve ek bilirkişi raporuna itibar edilerek rapor doğrultunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir..\" şeklindeki gerekçe ile, davanın kabulü ile; davacı tarafça ödenen 27.435,94 TL'den 6.587,56 TL'sinin davalı ... Hizmetler Ltd. Şti'nden, 6.605,91 TL'sinin davalı ... Hizmetleri Ltd. Şti'nden, 7.706,90 TL'sinin davalı ... Taşımacılık Ltd.Şti.'nden, 6.535,57 TL'sinin davalı ... Sistemleri Ltd. Şti'nden ödeme tarihi olan 12/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı ... Gıda Mad. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı  ... Malz. San. Ve Tic. Ltd. Şti vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı ... Gıda Mad. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiğini, alacağın zaman aşımına uğradığını, çalıştırılan işçilere ödenecek kıdem tazminatlarının asıl işveren kamu kurum ve kuruluşu tarafından ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatından sorumlu olmadığını, davalılar arasında müteselsil sorumluluk olmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı ... Malz. San. Ve Tic. Ltd. Şti vekili  istinaf dilekçesinde özetle; davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiğini, alacağın zaman aşımına uğradığını, çalıştırılan işçilere ödenecek kıdem tazminatlarının asıl işveren kamu kurum ve kuruluşu tarafından ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatından sorumlu olmadığını, davalılar arasında müteselsil sorumluluk olmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut olayda; davacı, dava dilekçesinde davalıların sorumlulukları oranında rücuen tazminat davası açmıştır. Davacı kurumun rücuen tazminat talebi yönünden alt işverenler arasında mecburi  dava arkadaşlığı bulunmamaktadır.Bu sebeple davacı idare,ilgili alt işverenlerin tümü aleyhine sorumlulukları oranında tek bir  dava açabileceği gibi ayrı ayrı da  dava açma imkanına sahiptir. Her bir davalı yönünden kesinlik sınırı ayrı belirtilmelidir.<br>6100 Sayılı HMK gereğince; miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesin olup, HMK'nun 341/4. maddesine göre; alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü 3.000,00 TL'sını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. Bu parasal sınırlar ise 6763 sayılı Kanun'un 44. Maddesi ile 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Ek Madde 1 uyarınca, 213  sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. Maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacaktır. Buna göre; 01/01/2017 tarihinden itibaren kesinlik sınırı 3.110,00 TL, 01/01/2018 tarihinden itibaren 3.560,00 TL, 2019 yılı için 4.400 TL, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için 5.880,00 TL, 2022 yılı için 8.000,00 TL dir.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davalı ... Gıda Mad. Paz. San. Tic. Ltd. Şti aleyhine verilen hüküm 7.706,90 TL'dir. <br>04.06.2025 tarihli ve ... (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. fıkrası; \"(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.\"  şeklinde değiştirilmiştir.<br>Bu aşamada 7550 sayılı Kanun ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişikliğin somut olayda uygulanıp uygulanamayacağı konusu üzerinde durulmalıdır.<br>Karar tarihi itibariyla istinaf hakkı doğmuş olup dolayısıyla ortada HMK'nın 448. maddesi anlamında tamamlanmış bir usul işlemi bulunmaktadır. 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinde yapılan değişikliğin ne şekilde uygulanacağı, başka bir deyişle derdest davalarda uygulanıp uygulanmayacağı yönünden bir geçiş hükmü de öngörülmemiştir. Öte yandan verildiği anda yürürlükte bulunan kanun hükümlerine göre miktar itibariyla kesin olan yani  temyiz yolu kapalı bulunan bir kararın sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenleme kapsamında değişen parasal sınırlara göre kesin olup olmadığının değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır. Zira ortada tamamlanan ve kesin olmakla bir taraf yararına kesin hüküm etkisi ya da usulî kazanılmış hak yaratan bir hukuksal durum doğmuştur; oluşan bu hukuki durumun değişmezlik ve dokunulmazlık niteliklerini zedeleyecek şekilde yeni düzenleme çerçevesinde tekrar değerlendirmeye tabi tutulmasının kazanılmış haklara saygı, hukuki güvenlik, belirlilik ilkelerinin yanı sıra adil yargılanma hakkı kapsamında silahların eşitliği ilkesine de aykırı olacağı açıktır. Hukuk yargılamasında ceza yargılamasında olduğu gibi lehe-aleyhe düzenleme değerlendirmesi yapılması mümkün olmadığı gibi yargılamanın taraflarının aynı haklara aynı ölçüde sahip olmasına göre kararın verildiği tarih itibarıyla her iki taraf açısından geçerli olan öngörülebilir koşullara göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu itibarla kararın verildiği tarih itibarıyla temyiz eden açısından kararı temyiz etme koşulları belirli; kararı istinaf etmeyen taraf açısından ise diğer tarafın istinaf etme koşullarını o tarih itibarıyla sağlayıp sağlamadığı öngörülebilir olmalıdır. Neticeten eldeki davada 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişiklik kapsamında kararın istinafa kabil olup olmadığının belirlenmesinde dava tarihinin esas alınmasının mümkün olmadığı, değişiklikten önceki düzenlemelere göre karar tarihi itibariyla değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmakla, davalı  ... Gıda Mad. Paz. San. Tic. Ltd. Şti aleyhine verilen hüküm 7.706,90 TL olup, karar tarihi itibariyle istinaf başvuru yolu için öngörülen kesinlik sınırı 8.000,00 TL'dir (Emsal; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2024/10-205 Esas, 2025/410 Karar). <br>Kararların kesinliği kamu düzeni ile ilgilidir. Bu haliyle, mahkeme kararı davalı  ... Gıda Mad. Paz. San. Tic. Ltd. Şti yönüyle kesindir.<br>İstinaf başvurusunun kesin nitelikte bir karara yönelik olup olmadığını denetleme görevi öncelikli olarak ilk derece mahkemesine aittir. Ancak ilk derece mahkemelerinin bu hususu gözetmeden dosyayı bölge adliye mahkemesine göndermesi halinde, bölge adliye mahkemesi tarafından ne şekilde bir karar verileceği 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde gösterilmemiş, sadece gerekli kararın verileceği ifade edilmiştir.<br>Bu konuda kanunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 01/06/1990 tarih ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın bu tür olaylarda kıyasen uygulanması mümkündür. Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı, ilk derece mahkemelerinden verilen bir kararın kesin nitelikte olmasına rağmen temyiz edilmesi ve ilk derece mahkemesi tarafından bu konuda bir karar verilmeksizin dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi halinde Yargıtay'ın, ilk derece mahkemesine bu konuda geri çevirme kararı verilmeksizin, temyiz talebinin reddine karar vermesinin mümkün olduğu yönündedir. <br>İlk derece mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 8/11 maddesi gereğince kanun yolu formu hazırlanmak suretiyle istinaf dilekçesiyle birlikte dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesi halinde, ilk derece mahkemesinin istinaf kanun yoluna başvurulan kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşarak dosyayı bölge adliye mahkemesine göndermiş olduğunu kabul etmek gerekir. Zira ilk derece mahkemesince kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşılması halinde ayrı bir karar yazılmamaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaştığı kabul edilerek, bölge adliye mahkemesi tarafından 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince gerekli kararın (ret kararının) verilmesi gerekecektir. <br>Yine bakıldığında,  ... Malz. San. Ve Tic. Ltd. Şti vekili tarafından da istinaf dilekçesi sunulduğu, davalı vekiline posta gideri ve istinaf harçlarını yatırması için bir haftalık süre verildiğini belirten muhtıra çıkartıldığı, muhtıranın 05/12/2022 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekilince her hangi bir masraf ve harç yatırılmadığı ancak mahkemece bu hususta bir karar verilmediği anlaşılmıştır.<br>HMK m. 344 gereği,  İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.<br>HMK m. 352 gereği, Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda başvuru şartlarının yerine getirilmemesi tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir.<br>Bu nedenlerle, verilen kesin sürede gerekli harç ve giderler davalı  ... Malz. San. Ve Tic. Ltd. Şti tarafından yatırılmamasına rağmen ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken her hangi bir karar vermeden dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldığından, yukarıdaki açıklamalar ve usul ekonomisi ilkesi de dikkate alınarak, hükmün  ... Malz. San. Ve Tic. Ltd. Şti tarafından istinaf edilmemiş sayılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince  ... Gıda Mad. Paz. San. Tic. Ltd. Şti aleyhine verilen karar 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan, davalı ... Gıda Mad. Paz. San. Tic. Ltd. Şti vekilinin  karara karşı istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın miktar itibariyle  kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi, davalı  ... Malz. San. Ve Tic. Ltd. Şti tarafından kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı  ... Gıda Mad. Paz. San. Tic. Ltd. Şti vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi  gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-Davalı ... Malz. San. Ve Tic. Ltd. Şti tarafından kararın İSTİNAF EDİLMEMİŞ SAYILMASINA,<br>3-Davalı ... Gıda Mad. Paz. San. Tic. Ltd. Şti tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine İADESİNE,<br>4-Davalı  ... Gıda Mad. Paz. San. Tic. Ltd. Şti'nin yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,<br>5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince davacıya İADESİNE, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dfeb2148e867ec70","SID":"fb80dd702ad5e338"}}