{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2026/106 <br>KARAR NO:2026/375<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:13/11/2025<br>NUMARASI:2025/414 Esas - 2025/757 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Tespit<br>KARAR TARİHİ:11/03/2026<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde;  İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2020/600 Esas, 2023/256 Karar sayılı ve  10.03.2023 tarihli  karar ile  borçlu ... hakkında konkordatonun tasdikine karar verildiği, tasdik edilmiş Konkordato Projesine Göre; 30.06.2023 tarihinde 1. taksit ödemesi gerçekleştirilerek üçer aylık vadeler ile eşit taksitler halinde ve ayın son gününde ödeme yapılması hükme bağlandığı, ancak, borçlu ..., söz konusu konkordato tasdiki kararına konu olan konkordato projesinde belirtmiş olduğu taksit ve ödeme planına uymamakta, vadesi gelen borçlarını konkordato şartlarına uygun şekilde, tam ve gereği gibi ödemediği, bu halde borçlu ödeme planına uygun davranmamış, konkordatonun gereklerini yerine getirmeyerek konkordatoyu ihlal ettiği, Konkordato projesi ile belirlenen taksit ödemelerinin konkordato şartlarına uygun şekilde, tam ve gereği gibi yapılmadığı hususu; Banka kayıtlarının ve ... Şirketi'nin ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde açıkça tespit edilebileceği, bu durum, alacaklı olan müvekkili şirketi maddi bakımdan ciddi ve telafisi imkansız zararlara soktuğundan iş bu konkordatonun feshini talep etme zorunluluğu doğduğu, bu nedenlerle; davanın kabulüne; borçlu ... hakkında verilen konkordato kararının feshine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''....Mahkememizin tasdike dair karar içeriğinden dahi anlaşılacağı üzere birinci taksit ödemesi 30/06/2023 tarihi itibariyle, ikinci taksit ödemesi 30/09/2023 tarihi itibariyle ve devamındaki taksitlerin ise üçer aylık dönemler çerçevesinde ödeneceği kesin ve tartışmasızdır. Ancak davalının, taksit ödemelerini sürekli geç ödediği 8.taksitin eksik ödendiği, bu suretle davacıya konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmadığı, davacının kendisi açısından kısmen fesih davası açmakta haklı olduğu, somut koşul vakıanın gerçekleştiği anlaşılmıştır. Esasen doktrin ve Yargıtay uygulamasında kabul olunduğu üzere, konkordato projesi uyarınca ifada bulunulması gereken alacaklı yönünden tek bir taksitin dahi gününden sonra veya eksik ödenmesi kısmen fesih davasının kabulünü gerektirir. Öte yandan davalı vekili rapora itiraz etmiş ise de hazırlanan rapor içeriğinin gerekçeli ve denetime elverişli olması karşısında itiraza itibar olunabilmesi mümkün değildir.Hal böyle olunca tasdik olunan, kesinleşen karar gereğine uygun olarak davalının ifada bulunmadığı, davacının kendisi yönünden konkordatonun feshini talep etmekte haklı olduğu anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar karşısında davacının davasının kabulüne, davacının, konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte,  Mahkememizin 2020/600 Esas, 2023/216 Karar sayılı ilamı gereği davalı ... hakkında verilen konkordatonun, 2004 sayılı İİK m.308/e-1 hükmü uyarınca davacı yönünden feshine \" dair karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili tarafından süresinde sunulan  istinaf dilekçesinde;  davacının alacakları konkordato nisabına kaydedilerek ödemelerin 13 eşit taksitle ve %5 oranında faiz eklenerek yapılacağı hususunun tartışmadan uzak olduğunu ancak somut uyuşmazlık bakımından  ikinci taksit ödemesinin 30.09.2023 tarihinde mi yoksa 31.12.2023 tarihinde mi yapılacağı noktasında ihtilaf bulunduğunu, nitekim İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/600 Esas sayılı ilamı doğrultusunda ödemelerin 13 eşit taksit ile  yapılacağının kararlaştırılması nedeniyle 27.12.2023 tarihinde yapılan ikinci taksit ödemesinin gecikmeli olarak yapıldığının mütalaa edilip edilmeyeceğinin tartışma konusu olduğunu,  konkordatonun tasdiki kararına esas teşkil eden nihai komiser raporunda ödemelerin hangi tarihlerde yapılacağı net bir şekilde gösterilmiş olmasına rağmen gerek komiser raporunun sonuç kısmında gerekse de ilk derece mahkemesi ilamının (1) no.lu hükmünün (2).paragrafında taksitlerin 30.06.2023 tarihinden itibaren 3'er aylık eşit taksitler halinde 13 taksitte ödeneceğine yönelik ifadenin 2. taksit ödemesinin 30.09.2023 tarihinde yapılması gerektiği gibi yorumlanarak müvekkil şirkete konkordatonun kısmen feshine yönelik dava ikame edilmesinin hukuka aykır olduğunu, bu bağlamda ilk derece Mahkemesi tarafından 2020/600 E. Sayılı gerekçeli kararın (1) no.lu hüküm fıkrasının (2)'inci paragrafında yer alan; \"...30/06/2023 tarihinden itibaren 3 er aylık eşit taksitler halinde 13 taksitte ödenmesi...\" ibaresinin kararın dayanağını teşkil eden nihai komiser raporu tablosundaki gibi yorumlanarak müvekkil şirket aleyhine ikame edilen davanın reddi gerekmekte iken aksi yönde davanın tamamen kabulü yönünde hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İcra ve İflas Kanunun 308/e maddesi gereğince konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkindir.İstanbul 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/600 E. 2023/216 K. sayılı ilamı ile davalı şirket hakkında <br>''1-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı olan ...'nin konkordato projesinin İİK m.305 hükmü uyarınca tasdikine, Davacının, İİK m.306 hükmü uyarınca ve 29/06/2022 tarihli birinci ve 08/12/2022 tarihli teklifler gereği konkordatoya tabi borçların tamamına %5 oranında sabit faiz ilave edilmek suretiyle ödemelerin yapılmasına; buna göre ilk taksit ödemesinin 30/06/2023 tarihinde başlamak üzere üçer aylık eşit taksitler halinde ve ayın son gününde olmak üzere 13 eşit taksit halinde konkordatoya tabi borçlarının ödenmesine; her bir taksitte 3.002.000,39 TL ana para ve 150.100,02 TL faiz olmak üzere 3.152.100,41TL olarak ödemenin gerçekleştirilmesine; bu suretle 39.026.004,99 TL tutarında ana para ve 1.951.300,25 TL tutarında faiz olmak üzere 40.977.305,24 TL tutarın ödenmesine, Konkordato tasdik kararının kesinleşmesine gerek olmaksızın konkordato tasdikinin 10/03/2023 günü saat: 15:38 itibariyle sonuç doğurmasına, '' dair karar verilmiş olup, anılanan kararın  Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2024/890 E 2024/1442 K. sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği tespit edilmiştir. Mahkeme tarafından düzenlenen 02/08/2024 tarihli kesinleşme şerhinde 13/05/2024 tarihinde kesinleştiği belirtilmiştir.İlk derece mahkemesinden dosyanın incelenmesi için izin istenilmiş ve yapılan incelemede, davacı vekili 22/12/2023 tarihli dilekçesi ile, konkordatoya tabi borçların 30/06/2023 tarihinden itibaren üçer aylık eşit taksitler halinde 13 taksitte ödenmesine karar verildiğini, oysa bu ifadenin nihai komiser raporunda yer alan ödeme tablosunda gösterildiği şekilde, 31/12/2023 tarihli 2. taksit tarihinden itibaren üçer aylık eşit taksitler halinde 13 taksitte ödenmesi şeklinde olması gerektiğini belirterek hükmün tavzihini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından 21/02/2024 tarihli ek karar ile   tavzih yoluyla kısa karar ile tanınan hak ve borçların değiştirilemeyeceği, davacı vekilinin istinaf dilekçesine konu yapmadığı ve davacı ile ilgili hak ve borçlarda değişikliğe yol açabilecek bir hususu tavzih yolu ile talep etmesinin usulen mümkün olmadığı,  tavzih talebinin kabul edilmesi halinde 10/03/2023 tarihli kısa kararın değiştirilmesinin söz konusu olacağı, bu durumun ise fiili olarak kısa karar ile gerekçeli karar arasında açık çelişki doğuracağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. İş bu karara yönelik istinaf yasa yoluna başvurulmuş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2020/600 Esas, 2023/216 Karar ve 21/02/2024 tarihli ek karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiş ve iş bu karara yönelik temyiz yasa yoluna başvurulduğuna dair dosyada bilginin yer almadığı anlaşılmıştır. Hükme esas alının bilirkişi raporunda,Davacı tarafın konkordato nisabına 52.202.262,48 TL olarak kabul edildiği, proje kapsamında belirtilen +%5 faiz ile birlikte davacıya ödenecek toplam tutarının 2.312.375,60 TL olduğu, davalı tarafından ilgili ödemenin 13 eşit taksitte yapılacağı ve buna göre aylık taksit tutarının 177.875,05 TL olduğu,  buna göre ilk taksit ödemesinin 30.06.2023 tarihinde başlamak üzere üçer aylık eşit taksitler halinde ve ayın son gününde 13 eşit taksit halinde ödenmesine karar verildiği, bu karara ilişkin davalı tarafından tavzih talepli dilekçe sunularak ödemelerin 2. taksit tarihinden itibaren 3'er aylık eşit taksitler halinde 13 taksitte ödenmesine karar verilmesini talep ettiği, davacının tavzih talebinin mahkemece reddine karar verildiği, mahkeme tarafından verilen hükmün Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 13/05/2024 tarihli onama ilamı gereği 13/05/2024 tarihi itibari ile kesinleştiği, taraflara ait ticari defterler incelendiğinde; borçlu şirket tarafından taksit ödemelerinin sürekli olarak geç ödendiği, 30.06.2025 tarihi itibariyle 8. Taksit ödenmesi gerektiği, davacı defterlerine göre 1.245.125,35 TL, davalı defterlerine göre ise 1.245.125,35 TL tutarında borçlu şirketin eksik ödeme yapmış olduğu, yani borçlu şirketin ödemelerini geç ödediği tespitinde bulunulmuştur.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:Konkordato dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi alacaklarını yetkili makamın onayı ve alacaklı çoğunluğunun kabulü ile tasfiyesinin sağlandığı bir icra biçimidir. Konkordatonun tasdik edilmesi neticesinde borçlu; alacaklılara proje kapsamında vadeli ve/veya tenzilatlı ödeme yaparak avantaj sağlarken, alacaklılar ise konkordato projesindeki koşullara göre alacaklarını tahsil etmek zorunda kalmaktadır. Ancak tasdik edilen projeye rağmen borçlunun alacaklılara ödeme yapmaması halinde, kanun koyucu alacaklıya, alacağı bakımından konkordatonun feshini talep hakkı tanımıştır.Konkordatonun kısmen feshi 28/2/2018 tarihinde 7101 sayılı Yasa'nın 37. maddesiyle 2004 sayılı İİK'ya eklenen 308/e maddesinde \"Kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir. \" biçiminde düzenlenmiştir. Yasal düzenleme kapsamında davanın görevli ve yetkili olan konkordatonun tasdikine karar veren mahkemede açıldığı tespit edilmiştir.İİK'nın 308/e maddesine göre kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordatonun kendisi yönünden feshini isteyebilir.Konkordatonun kısmen feshi davasında ispat yükü davalı borçluda olup, borcu konkordato projesine uygun olarak ödediğini ispatlaması gerekmektedir.Konkordatonun bir alacaklı tarafından feshinden söz edebilmek için öncelikle tasdik edilmiş bir konkordato projesinin bulunması gerekmektedir. Konkordatoya tabi borcun yani konkordato alacağının proje gereğince ifa edilmemiş olması davanın sebebini teşkil eder. Alacaklının konkordatonun feshini isteyebilmesi için borçluya yeni bir mühlet vermesine gerek olmadığı gibi, borçluyu ayrıca temerrüde düşürülmesine de gerek yoktur. Öte yandan, ödeme, konkordato şartları çerçevesinde tam yapılmalıdır. Eksik ödeme yada borcun takside bağlanmış olması halinde, borçlunun bir taksidi zamanında ödememiş olması başlı başına fesih sebebidir. (Konkordato ve İflas, Mahmut Coşkun, Seçkin Yayınları 2.baskı, sayfa 250)  Öte yandan dava sırasında yapılacak ödemeyle konusuz bırakılamaz; bunun için [konkordato alacağının değil] alacağın tamamının ödenmesi gerekir, zira ancak bu halde alacaklı, fesih davasıyla varmayı amaçladığı sonuca ulaşmış olur. (Selçuk Öztek, Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, 3. Baskı, Ankara 2023, s. 724,725).Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, kural olarak konkordatonun kısmen feshi davasını, konkordato projesinde alacaklı olarak kaydedilen ve kendisine söz konusu proje kapsamında ödemeye yapılmayan alacaklı açabilir. Somut davada, hükme eassa alınan bilirkişi raporunda yer alan tespitler uyarınca, 30.06.2025 arihi itibariyle 8. taksitin ödenmesi gerektiği, davacı ve davalı şirketin ticari defterine göre 1.245.125,35 TL eksik ödeme yapıldığı ve bu haliyle davalı tasdik edilen proje kapsamında belirlenen tarihlerde davacı alacağına ilişkin olarak taksit ödemelerini yapmadığı tespit edilmiştir.Yukarıda yer alan bilgiler ışığında, kesinleşen konkordato ilamı uyarınca  ilk taksit ödemesinin 30/06/2023 tarihinde başlamak üzere üçer aylık eşit taksitler halinde ve ayın son gününde olmak üzere 13 eşit taksit halinde konkordatoya tabi borçlarının ödenmesine dair karar verildiği , kesinleşen iş bu ilam uyarınca 2. taksit ödemesinin 30/09/2023 tarihinde ve sonraki ödemelerin 3 er aylık dönemler sonrası periyotta olacak şekilde  ödemesi yapılması gerektiği halde, incelenen ticari defterlere göre   1.245.125,35 TL eksik ödeme yapıldığı nazara alındığında, davanın kabulüne dair karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmediği ve davalı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmadığı anlaşılmakla HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvusunun  esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,<br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye  116,60 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. Maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.d maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/03/2026<br>MUHALEFET ŞERHİ:492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde \"Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu\" belirtilmiştir.Harçlar Kanunu Genel Tebliği, (1) Sayılı Tarife Yargı Harçları'nın III- karar ve ilam harcı başlıklı 1/a maddesinde \"Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı\",1/e maddesinde \"(değişik:5235/m. 52) yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı\" belirtilmektedir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2021 tarih ve 2021/9035 E. 2021/7367 K. sayılı ilamında da ''... Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen karara yönelik olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine HMK'nin 344 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilen muhtıra kapsamında 1 haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nin 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344/1 maddesi uyarınca davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen 05/11/2021 tarihli ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nin 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi 05/11/2021 tarihli ek kararının onanmasına'' dair karar verildiği nazara alındığında; nisbi değere tabi bulunan davalarda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"53afc3ac6f354979","SID":"c35ee08a4c9eccc1"}}