{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/178 Esas<br>KARAR NO2026/406<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:04/12/2023<br>NUMARASI:2022/96 E. - 2023/1055 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Tarafların İddia ve Savunmaları:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin, alacaklısı davalı taraf, borçluları ise dava dışı ... ve .... Şti. olduğu, 12/06/2017 takip tarihli Bakırköy 2.İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasından (Yenilenen dosya no:....) 21/07/2017 tarihinde icra müdürlüğünce düzenlenen tutanak ile 226.575,79 TL tutar yönünden dosya borcuna kefil olduğunu, İcra dairesindeki kefaletlerin, müteselsil kefil niteliğinde olduğunu, kefaletin geçerli olabilmesi için ise kanun koyucunun, ağır birtakım şekil şartlarının mevcudiyetini aradığını,6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583.maddesinin; \"Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.\" amir hükmünü içerdiğini, bu bağlamda kefilin sorumlu olacağı azami miktar ve kefalet tarihi ile müteselsil kefil olduğuna ilişkin beyanın müvekkilin el yazısı ile yazılmadığı, müteselsil ibaresi, azami miktar ve kefalet tarihinin haciz tutanağında bulunmadığı, bu durumun 6098 sayılı TBK'nın 583. maddesine aykırı olduğunun anlaşıldığını,  icra dairesinde düzenlenen kefaletnamede görüleceği üzere müvekkilin kefil olduğu azami tutarın belirsiz olduğunu, (Toplam 226.575,79) TL’lik kısmına takip talebindeki koşullarla denilmiş ise de takip talebindeki alacağın EURO alacak olduğunu.) bu kefalette yazılı olan sorumlu olunan azami miktarın, kefalet tarihi, müteselsil kefil olması durumu müvekkilin kendi el yazısıyla yazdığı hususlardan olmadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili davaya cevaplarında özetle, davacının tümüyle iradi olarak düzenlediği kefalet ilişkisinin yanı sıra, rızaen ve kabul ettiği borca karşılık yaptığı ödemeler nedeni ile borçlu bulunmadığının tespitine ve istirdadına yönelik talebi dayanaksız  olup, ayrıca diğer dosya borçlularının borcuna mahsuben yapılan ödemelerle ilgili davacının menfi tespit ve istirdat talep hakkı da bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararı ile; <br>\"1-Davanın KABULÜ ile; Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü ...sayılı dosyasında davacının davalıya  borçlu olmadığının TESPİTİNE, ödenen 227.698,30 TL 'nin ödeme tarihi olan 04/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya İSTİRDADINA,<br>2-Şartları oluşmadığından davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, karar verilmiştir.<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kefaletin geçersizliği nedeniyle davanın kabulüne dair verdiği kararın yerinde olduğunu ancak iadesine hükmedilen tutarların Euro cinsinden gönderilmesine rağmen Türk Lirası üzerinden hesaplanmasının denkleştirici adalet ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, mahkemenin 25.04.2022 tarihli ara kararı uyarınca sunulan ve istirdadı istenen miktarları açıklayan 27.04.2022 tarihli beyan dilekçesinin hükme esas alınmadığını, Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü dosyasındaki bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere kefalet sözleşmesinde azami sorumluluk miktarının el yazısı ile belirtilmemesinin sözleşmeyi mutlak butlanla sakatladığını, doktrindeki görüşler ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca geçerlilik şartlarını taşımayan sözleşmeye istinaden yapılan tüm ödemelerin güncel döviz değerleri üzerinden iadesi gerektiğini, davalının kötüniyetli olduğunun açık olmasına rağmen kötüniyet tazminatı talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının müvekkili lehine kaldırılmasını, ödemelerin ticari avans faizi ve güncel kur üzerinden istirdadını ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini bildirmektedir<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/96 Esas sayılı dosyasında verilen menfi tespit ve istirdat kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri süren davalı vekilinin; davacının 2017 yılında icra müdürlüğü nezdinde kendi rızasıyla ve el yazısıyla \"okudum, anladım\" ibaresini ekleyerek kefalet tutanağını imzaladığını, aradan geçen beş yılın ardından kefaletin geçersizliğini ileri sürmesinin dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olduğunu, ayrıca davacının noter ihtarnamesi ve icra dosyasına sunduğu dilekçelerle kefalet iradesini defaatle ikrar ettiğini, İlk Derece Mahkemesi'nin sadece icra hukuk mahkemesindeki şekli bir iptal kararına dayanarak maddi hukuka ilişkin inceleme yapmaksızın hüküm kurduğunu, istirdat talebinin İİK 72/7 maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ispat yükü ve senetle ispat kurallarını ihlal ederek banka dekontlarındaki üçüncü şahıs ödemelerini davacı yapmış gibi hatalı hesapladığını, bu ödemelerin aslında diğer borçlular adına ve muvazaalı taşınmaz devirlerinden kaynaklanan tasarrufun iptali süreçlerini engellemek amacıyla yapıldığını, davacının tacir olmamasına rağmen alacağa avans faizi işletilmesinin ve temerrüt oluşmadan ödeme tarihinden itibaren faiz başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı  vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dosya kapsamında  maddi gerçeğe, usul ve yasaya  aykırı iddia ve gerekçelerle davacı tarafça yapılmış bulunan istinaf başvurusunun  esastan reddine karar verilmesini, Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022 /96 E. 2023/ 1055 K.sayılı  04.12.2023 tarihli kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeni ile kaldırılarak, yeniden esas hakkında davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine  karar verilmesini, talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, icra kefaletinin geçersizliğine dayalı menfi tespit ve istirdat  istemine ilişkindir.Davacı vekili, Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü’nün ... (...) sayılı takibinde 21.07.2017 tarihli tutanakla 226.575,79 TL yönünden kefil gösterildiğini, ancak TBK m.583’te aranan şekil şartlarının bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini ve yaptığı ödemelerin iadesini talep etmiştir.Davalı vekili, davacının kefaleti iradi olarak kurduğunu, rızaen ödeme yaptığını, ayrıca üçüncü kişilerce yapılan ödemeler nedeniyle davacının menfi tespit istirdat talep hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.Mali bilirkişi raporunda; takip alacaklısının vekili  banka hesabına, ... tarafından, Türk Lirası olarak toplam 75.000,00-TL, EURO olarak 19.000,00-EURO  ve ... tarafından 2.000,00-USD olarak ... BANKASI kanalı ile havaleler yapıldığı,döviz cinsinden gönderilen tutarlar, ödemelerin yapıldığı tarihteki TL karşılığının (15/01/2020 10.000,00- EURO 6,5622 €/TL 65.622,00-TL ,03/03/2020 3.000,00- EURO 6.9013 €/TL 20.703,90-TL ,09/06/2020 2.000,00- EURO 7,6591 €/TL 15.318,20-TL,21/07/2020 2.000,00- EURO 7,8437 €/TL 15.687,40-TL ,08/09/2020 2.000,00- EURO 8,8152 €/TL 17.630,40-TL ,04/10/2021 2.000,00- USD 8,8682 $/TL 17.736,40-TL ) olmak üzere toplam 152.698,30-TL olduğu, haricen tahsilatların; 31.12.2019 Tarihinde 25.000,00-TL ,  15.01.2020 Tarihinde 10.000,00 -EURO, 09.06.2020 Tarihinde 2.000,00-EURO, 21.07.2020 Tarihinde 2.000,00-EURO , 04.10.2021 Tarihinde 2.000,00-USD  olan ödemeleri, icra kefili ... 'in icra kefalet borcuna istinaden yapılmış olduğu, ödeme dekonlarında a \"2018 .233 Sayılı Dosya\" kaydı konulduğu”, diğer ödemeler; “…20.11.2019 Tarihinde 50.000,00-TL , 03.03.2020 Tarihinde 3.000,00-EUROve 20.08.2020 Tarihinde 2.000,00-EURO (İkibin Euro) tutarlı ödemelerin ise dava dışı 3.şahıs tarafından dosya borçlusu \"...'ın\" borcuna mahsuben gönderildiği beyan edilmiş ise de,  gerek dekont içeriklerinde bu yönde bir ibare olmaması  gerekse davalı tarafından bu konuda ispatlayıcı nitelikte bilgi ve belge sunulmadığı, diğer dekont içeriği tutarları gönderen kişilerce bu dekont içeriği tutarların da gönderildiği ve gönderilen tutarların tabloda da gösterildiği üzere, toplam tutarının davacı ... tarafından kefil olunan tutara karşılık yapılan ödemeler olduğunu doğruladığı,   davacının kefalet kapsamında toplam 227.698,30 TL ödeme yaptığı ve 1.122,33 TL fazla ödeme bulunduğu tespit edilmiştir.Bakırköy 2. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında yapılan incelemede özetle; Davalı alacaklı  tarafından dava dışı asıl borçlular aleyhine 12.06.2017 tarihinde  429.000 TL bedelli senede dayalı olarak icra takibine başlanıldığı  davacı aleyhine 21.07.2017 tarihli kefalet sebebiyle 226.575,79 TL üzerinden icra emri tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.Bakırköy 7. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/722 Esas-2022/29 K. Sayılı dosyasında  icra kefalet tutanağında TBK m.583 şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle icra emrinin iptali istemi ile şikayet davası açıldığı, mahkemece davanın reddine karar verildiği,  bu kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nin 2022/709 E., 2023/979 K. Sayılı, 30.03.2023 tarihli  ilamıyla icra emrinin iptaline karar verildiği,   temyiz başvurusunun kararın kesin olması nedeniyle Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2023/4484 E., 2023/4518 K. sayılı ilamıyla reddedildiği  anlaşılmıştır.Mahkemece, davanın kabulüne, davacının takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, 227.698,30 TL’nin ödeme tarihi 04.10.2021’den itibaren avans faiziyle davacıya iadesine  şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, taraf vekilleri istinaf talep etmiştir.Dosya kapsamına göre,uyuşmazlığın, davacının icra dosyasında düzenlenen kefalet tutanağına dayalı olarak borçlu olup olmadığının tespiti ile bu kapsamda yapılan ödemelerin istirdadının mümkün olup olmadığı noktasında toplandığı, davacı tarafından, Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü’nün...  sayılı dosyasında 21.07.2017 tarihli icra kefalet tutanağı ile 226.575,79 TL yönünden kefil olduğu, ancak bu kefaletin TBK’nın 583. maddesinde öngörülen şekil şartlarını taşımadığı sabittir.  İİK'nun 38. maddesi uyarınca icra dairesindeki kefaletler, müteselsil kefalet niteliğinde olup, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tâbidir. Buna göre, ilamlı icra takibine konu edilebilmesi, bir diğer ifade ile icra kefiline icra emri tebliğ edilebilmesi için, icra kefaletinin yasada öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapılmış olması gerekir.Bu nedenle, TBK m.583’te düzenlenen şekil şartlarının mahkemece re’sen dikkate alınması gereken geçerlilik şartı olarak düzenlendiği, TBK m.12/2  gereği geçerlilik şartlarındaki eksikliğin hükümsüzlük sonucunu doğuracağı bu nedenle taraf beyan ve kabulleri ile hükümsüzlük sonucunun bertaraf edilemeyeceği açıktır. \"Kefalet sözleşmesinin şekle aykırılık nedeniyle hükümsüzlüğünü hâkimin re’sen göz önünde tutması gerekir (Tandoğan, s. 741). Alacaklı kesin hükümsüz bir kefalet sözleşmesine dayanarak kefilden ifa talebinde bulunamayacağı gibi, kefilin yapacağı ifanın hükümsüzlüğü düzeltici etkisi de olmaz. Alacaklı ifa talebini dava yolu ile ileri sürerse, hâkim kefil tarafından ileri sürülmese bile şekle aykırılığı görevi gereği göz önünde tutar. Hatta kefil, kefalet sözleşmesinin şekle aykırılığına dayanmak istemediğini açıkça söylese ve savunmasını esas borcun geçerli olmadığı olgusu üzerine kursa bile, hâkim kefalet sözleşmesinin şekle aykırılığını yine de dikkate alabilecektir.Zira, kefalet sözleşmesi için Kanun’da öngörülen bu şekil kuralı, bir ispat şekli olmayıp, geçerlilik şekli niteliği taşımaktadır.\" (YARGITAY HGK 2020/19-11 -457E, 22/1431K.) Somut olayda, davacının icra dairesinde düzenlenen kefalet tutanağında; kefilin sorumlu olacağı azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil sıfatının, davacının kendi el yazısıyla yazılmadığı  dava konusu kefalet işleminin  başlangıçtan itibaren hükümsüz olduğu ,  davalı tarafın, davacının kefaleti kabul ve ikrar etmiş olması nedeniyle menfi tespit ve istirdat davası açmasının TMK m.2 anlamında hakkın kötüye kullanımı teşkil ettiği yönündeki istinaf itirazı yerinde değildir.İlk derece mahkemesince,  kefaletin TBK m.583’e aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğu, bu nedenle davacının borçlu olmadığı ve yapılan ödemelerin istirdadı gerektiği kabulü yerinde ise de, dosya kapsamındaki banka dekontlarının incelenmesinde; 10.11.2019, 31.12.2019, 15.01.2020, 03.03.2020, 09.06.2020, 21.07.2020 ve 20.08.2020 tarihli ödemelerin tamamının dava dışı ... tarafından, davalı vekili hesabına yapıldığı, davacı tarafından bizzat yapılan ödeme tutarının 04.10.2021 tarihli 2.000 USD olduğu,  3. Kişi tarafından  31.12.2019 tarihli 25.000 TL ile 15.01.2020, 09.06.2020 ve 21.07.2020 tarihli toplam 14.000 EURO tutarındaki ödemelerin davacı adına yapıldığı,  10.11.2019 tarihli 50.000 TL ile 03.03.2020 ve 08.09.2020 tarihli toplam 5.000 EURO tutarındaki (toplam TL karşılığı 88.334,30 TL ) ödemeler yönünden davacı lehine ödeme olduğuna dair açıklama bulunmadığı, davalının bunları aslı borçlu lehine ödeme olarak kabul ve beyan ettiği , TBK 101 maddesi gereği \"Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. \" hükmü  dikkate alındığında,   davacının   açıklama bulunmayan ödemelerin  istirdadı talebinde bulunamayacağı kanaatine varılmakla,davacının menfi tespit talebinin kabulüne, istirdat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tümden kabulü kararı dosya kapsamına ve hukuka uygun görülmemiştir. Diğer yandan davacı vekilinin ödemelerin döviz cinsi üzerinden hüküm altına alınması talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Davacı vekilinin istinaf başvurusunu  HMK 353/1.b. 1 maddesi gereğince  reddine, Davalı vekilinin, istinaf başvurusunu kısmen kabulü ile HMK 353/1.b.2  maddesi gereğince İlk derece mahkemesi kararının,  kaldırılmasına; Davacının menfi tespit talebinin kabulüne ,davacının takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,Davacının istirdat talebinin kısmen kabulüne, 31.12.2019 tarihli 25.000,00 TL, 15.01.2020 TARİHLİ (10.000,00 EURO), 09.06.2020 TARİHLİ  (2.000,00 EURO) ve 21.07.2020 tarihli(2.000,00 EURO) olmak üzere   toplam 14.000,00 EURO ile 04.10.2021 tarihli 2.000,00 USD tutarındaki ödemeler bakımından, her bir ödeme için ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınmak suretiyle hesaplanan 139.364,00 TL karşılığının, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans  faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya İADESİNE, fazlaya ilişkin 88.334,30 TL yönünden talebin reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,<br>3-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/12/2023 tarih, 2022/96 E., 2023/1055 K.Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,<br>4-Davacının menfi tespit talebinin kabulüne, davacının takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,Davacının istirdat talebinin kısmen kabulüne, 31.12.2019 tarihli 25.000,00 TL, 15.01.2020 TARİHLİ (10.000,00 EURO), 09.06.2020 TARİHLİ  (2.000,00 EURO) ve 21.07.2020 tarihli (2.000,00 EURO) olmak üzere   toplam 14.000,00 EURO ile 04.10.2021 tarihli 2.000,00 USD tutarındaki ödemeler bakımından, her bir ödeme için ödeme tarihindeki ... Bankası döviz satış kuru esas alınmak suretiyle hesaplanan 139.364,00 TL karşılığının, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya İADESİNE, fazlaya ilişkin 88.334,30 TL yönünden talebin reddine<br>4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;<br>4/a 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.519,95-TL maktu  harçtan  peşin  alınan  80,70 TL 'nin mahsubu  ile  bakiye 9.439,25-TL maktu harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, <br>4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 -TL başvurma harcı, 80,70+3.869,34 -TL peşin ve tamamlama harcı, 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.042,24 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 1.500,00-TL bilirkişi ücreti, 260,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.760,00 TL yargılama giderinden kabul ret olanına göre 1.073,60 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 43,50 TL posta giderinden kabul red onanına göre 26,53-TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,  bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, <br>4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen talep yönünden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, <br>4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen  talep yönünden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,  <br>5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;<br>5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL  harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, <br>5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,<br>5/cİstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 40,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.209,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,<br>5/ç-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb6fb8b200f016de","SID":"fba543d0f77c7df7"}}