{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/691 - 2026/258<br>                      T.C.<br>                 ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t            (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t\t            (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca \t\t\t\t            Başvurunun Esastan Reddine)<br>ESAS NO\t: 2025/691 <br>KARAR NO\t: 2026/258<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 11/02/2025<br>NUMARASI\t: 2024/383 Esas -  2025/109 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Araç Tamirinden Kaynaklanan İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 12/03/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ    \t: 12/03/2026<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; <br>\tİDDİA\t\t\t\t: <br>\tDavacı vekili; müvekkilinin davalıya ait forklifti tamir ettiğini, davalıya verilen hizmet karşılığında 88.019,74 TL ile 189.000,00 TL tutarlı faturaların düzenlendiğini ancak, davalının ödeme yapmadığı gibi faturalara itiraz etmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durdurduğunu ileri sürerek, Ankara 5.Genel İcra Dairesinin 2024/1347 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine tedbiren ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir. <br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  :<br>\tDavalı vekili; davacının, davalı şirketten talep edebileceği herhangi bir hak ve alacağı olmadığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davalının şirket tarafından davacıdan kiralanan forklift'in, bir süre bakımları davacı tarafından yapılmış olup, Eylül 2022 döneminden itibaren rutin bakımlarının davacı tarafından yapılmaması nedeniyle, forkliftin arızalandığını ve kullanılamaz halde olduğuna ilişkin davacıya defalarca bilgi verildiğini, iade alınması istendiğini, forkliftin iade alınmadığı gibi, forklifte herhangi bir bakıma da gelinmediğini, davacı tarafın bakım ve onarımlarını zamanında yaparak kullanımını sağlıyorken, sonrasında davacı tarafın bakım ve onarıma gelmemesi nedeniyle forkliftin arızalandığını ve kullanılamaz yani ayıplı hale geldiğini, bu durumun tamamen davacının hatası olduğunu, icra inkar tazminatının yasal şartları oluşmadığından talebin reddi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ\t       : <br>\tMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; \"Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tTarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenmiş 08/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının muavin defter kayıtlarına göre davalıya kesmiş olduğu 2 adet faturanın muhasebe kayıtlarına alındığı gözükmekle birlikte davalı tarafından kesilen iade faturasının davacı tarafça kayıtlara alınmadığı, tüm alıcılara ait tek bir hesabın kullanılması nedeniyle kapanış bakiyesinin olmadığı, davacının 2023 yılına ait yevmiye defterinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, servis raporunda belirtilen 4 tonluk komatsu 2013 model foreliftin davacı yevmiye defteri makine ve cihazlar hesabı kayıtlarında mevcut olduğu, davalının muavin defter kayıtlarına göre davacı tarafından kesilmiş bakım onarım içerikli faturanın davalı kayıtlarına alınmadığı, davacının kesmiş olduğu 2 adet faturadan yalnızca kiralama faturasının davalının kayıtlarına alınmış olduğu, kiralama faturasına ait ödemenin davalı tarafından gerçekleştirilmediği mütala edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. <br>\tTMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi \" (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. \" şeklinde düzenlenmiştir.<br>\tHukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;<br>\t“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.<br>\t(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.<br>\t(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.<br><br>\t(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.<br>\t(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.<br>\t28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”.  TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri  (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur.  (Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2014/10398 esas 2015/140 karar sayılı emsal ilamı)<br>\tAnılan yasal düzenlemeler ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının ticari defter ve kayıtlarına kaydetmiş olduğu 88.019,24TL'lik faturanın ödendiğine ilişkin herhangi bir belge sunmadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda; tacir olan davalı 6100 sayılı HMK.nın 222.maddesi uyarınca davacıya anılan tutarı ödemekle yükümlüdür. Toplanan deliller çerçevesinde davacının anılan fatura nedeniyle takip tarihi itibariyle davalıdan 88.019,24TL alacaklı olduğu kanaatine ulaşılmış ve anılan tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Diğer faturanın davalının ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı, anılan faturaya konu hizmetlerin sunulmuş olduğunun da başkaca delillerle kanıtlanamadığı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Kabul edilen alacağın faturaya dayalı olması ve belirgin nitelik taşıması nedeniyle davacının kabul edilen alacak bakımından alacağın %20'si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.\"<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar Forklift cihazının kiralanması için yıllardır süregelen bir ticari ilişki mevcut olduğunu, bu kiralama nedeniyle müvekkili tarafından 18/05/2023 tarih, GIB2023-76 nolu ve 88.019,74 TL bedelli fatura düzenlendiğini, kiralanan forklifletin davalı şirket tarafından kullanılırken, kullanımdan kaynaklanan nedenlerle, arızalanması üzerine müvekkil tarafından forkliflerin tamirinin yapıldığını, tamir bedeliinin karşılıklı anlaşma gereği davalı şirkete fatura edildiğini, müvekkili tarafından 29/09/2023 tarih GIB2023-116 nolu ve 189.000,00 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, davalı şirketin, takibe konu faturaları teslim aldığını ve bu faturalara itirazda etmediğini ancak, müvekkilin bakiye alacağın ödenmesine yönelik taleplerini karşılıksız bıraktığını, davalının, müvekkili tarafından düzenlenen kiralama faturasına karşılık, 8 günlük süre dışında, iade faturası düzenlediğini, davacının da davalının düzenlemiş olduğu iade faturasına, dair itirazını gösterir fatura yada ihtarname gibi belgelere rastlanılmadığını, davacının 2023 Yıllarına ait, Yevmiye defterinin açılış ve kapanış Noter tasdiklerinin, usulüne uygun olarak yaptırıldığının gelen bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, müvekkiline ait defter kayıtlarının sunulmasına rağmen ikinci fatura miktarı olan 189.000,00 TL'nin reddedilmesi hatalı olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının e - arşiv fatura kestiğini, e - arşiv faturalarında mal ve hizmet cinsi, türü ve miktarı gibi içeriklerin görüntülenemediğini, 8 günlük sürenin fatura muhteviyatının öğrenilmesiyle başlaması gerektiğini, yerleşik Yargıtay içtihatları ile de bu hususun sabit olduğunu, TTK'nun  23/2 - 84 - 85 maddelerin uygulanması için gerekli olan 8 günlük sürenin başlangıç gününün bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, yerel mahkemece bu husus dahi incelenmeden eksik araştırma neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığının dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporu ile ispatlandığını, HMK. 224 maddesi uyarınca ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yine bilirkişilerce davalının davacıya borcunun gözükmediği ibaresine yer verildiğini bu nedenle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının bakım ve onarımın davalıya ait olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunun da bilirkişi raporu ile ispatlandığını, ticari defter ve kayıtların incelenmesinde geçmiş tarihli herhangi bir bakım onarım faturasına rastlanılmadığını, müvekkilince bildirilen tanıkların dinlenmeden, delillerin toplanmadan dosyanın karara bağlanmasının doğru olmadığını, yine alacaklının temerrüde düştüğü sabitken, icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin de yerinde olmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE    : <br>\tDava, eser sözleşmesine dayalı araç tamirinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,<br>\t3-Davalı taraftan alınması gereken 6.012,59 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.503,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.509,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının yatıran taraf üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\t6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>Başkan <br> E-imzalıdır<br><br>Üye<br> E-imzalıdır<br><br>Üye <br> E-imzalıdır<br><br>Katip <br> E-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36c8e5424d63a1ab","SID":"a0cde16754225d2e"}}