{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DİYARBAKIR                                                               TÜRK MİLLETİ ADINA<br>ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                                             GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>HAKİM \t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br><br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 24/03/2026<br>KARAR TARİHİ\t: 25/03/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: <br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait .....plaka sayılı araç ile .....tarihinde yaşanılan trafik kazası neticesinde müvekkilinin kusursuz olduğunu, araçta ana aksamlarının değişmesi ile değer kaybı oluştuğunu, aracın ana aksanlarının değişmesi sebebiyle fazla işçilik yapıldığını ve hasar aldığını, buna ilişkin .....Ekspertizlik Hizmetleri tarafından eksper raporu tanzim edildiğini, müvekkiline ait aracın hasar alması, aracın tramer kayıtlarına da geçmiş olduğundan aracın satışı halinde bu kayıtların alıcı tarafından rahatlıkla tespit edilebileceğinden, müvekkiline ait aracın kazadan kaynaklı daha düşük fiyata satacağını  fazlaya ilişkin hakların salı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL değer kaybı karşılığı maddi tazminatın davalıdan ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek faiziyle beraber tahsiline ,yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.<br>Cevap\t: Dava dilekçesi davalıya tebliğe çıkarılmamıştır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava, .....tarihinde gerçekleşen trafik kazasından kaynaklı davalı KASKO sigorta şirketine karşı yöneltilmiş değer kaybı istemine ilişkin tazminat davasıdır.<br>28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. <br>6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenmiş olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Taraflar arasındaki KASKO poliçesinde davacının tüketici konumunda olması ve Tüketici Mahkemesi’nin Asliye Ticaret Mahkemesi’ne göre özel yetkili mahkeme olduğu gözetilerek mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmıştır. Nitekim Yargıtay 17.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2015/18768 Esas 2016/256 Karar, 2016/3920 Esas 2016/7252 Karar, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2019/73 Esas 2019/81 Karar, 2021/1267 Esas 2021/1496 Karar sayılı emsal kararları da bu yöndedir.<br>HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın  her aşamasında kendiliğinden  araştırır. İzah edilen nedenlerle mahkememizin görevli olmadığı, Tüketici Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, göreve ilişkin usul hükümlerinin re'sen uygulanmasının gerektiği ve kamu düzeniyle ilgili olduğu ve davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.  <br>Dosya kapsamında değerlendirilmesi gereken bir konu da ön inceleme duruşması yapılmaksızın görevsizlik kararı verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Dava şartları ve ilk itirazların karara bağlanması için, tarafların açıklamaları yeterli ise hâkim, dosya üzerinden karar verebilir. Verilen karar (görevsizlik veya yetkisizlik kararı gibi) davayı (o mahkemede) sona erdirici nitelikte ise, hâkim tarafları ön inceleme duruşmasına davet etmeden (dosya üzerinden) gerekli kararı verebilir. Bu hâlde ön inceleme duruşması yapılmasına, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine ve tahkikat aşamasına geçilmesine gerek kalmaz (Kuru B., s 286). Bu husus aynı zamanda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/15-2141 Esas; 2019/442 Karar 11.04.2019 Tarihli Kararında da: \"6100 sayılı HMK’nın 30. maddesi uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olup, dava şartlarına ilişkin bir sorunun yargılamanın başında çözülmeyip sonrasında dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür.\" denilmek sureti ile tensiben dosya üzerinden görevsizlik kararı verilebileceği belirtilmiştir. İzah edilen nedenle Mahkememizce ön inceleme duruşması açılmaksızın görevsizlik kararı verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nun 114/1-c maddesi ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,<br>2-Görevli mahkemenin Diyarbakır Tüketici Mahkemesi OLDUĞUNA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli Diyarbakır Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,<br>4-H.M.K.'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti, ara buluculuk ücreti ve diğer yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar verildi.  <br><br>Katip\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tHakim<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10ff0c46ff08f593","SID":"fcd1b55325ef6c88"}}