{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/750 <br>KARAR NO\t: 2026/350<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07.12.2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/454 Esas 2023/1089 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 27.02.2026<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 23.03.2026<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 01.07.2018 tarihinde, davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, motosiklette yolcu olarak bulunan nişanlısı ...'ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücudunda ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte kırık oluşumuna sebebiyet verecek şekilde yaralandığını ve motosiklette maddi hasar meydana geldiğini, davacının tamamen iyileşmesi ve yaşadığı travma nedeniyle motosiklet kullanabilmesi ve trafiğe çıkabilmesinin yaklaşık 3 ay sürdüğünü, nişanlısının aylarca ayağa kalkamadığını, kişisel bakım ve temizliğini yapamadığını ve çalışamadığını, davacının da bu süreçte sık sık izin almak zorunda kaldığını davacının motosikletinin de kullanılamayacak ölçüde zarar gördüğünü, ... scooterın piyasa değerinin 25.000,00 TL civarında olduğunu, hasar bedeli ile değer kaybının ise 15.000,00 TL civarında olduğunu, kullanımdan yoksun kalma zararının da 8.000,00 TL civarında olduğunu, davacının ... çene açılır kaskının değerinin 2.800,00 TL civarında, ... güneş gözlüğünün değerinin 2.500,00 TL civarında olduğunu, motosiklet montunun değerinin 1.000,00 TL, pantolonun değerinin 900,00 TL, eldivenlerin de 400,00 TL değerinde olduğunu ve kullanılamayacak hâle geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...'nın Eskişehir 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/898E.-2019/764K.sayılı kararına esas teşkil eden Adli Tıp raporuna göre %100 oranında kusurlu olduğunu ve bahse konu yargılama neticesinde davalı ... ...'nın taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma suçundan mahkumiyetine karar verildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, değer kaybı için 500,00 TL, hasar bedeli için 2.000,00 TL, mahrumiyet zararı için 500,00 TL, ekipmanlar için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 07.07.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, hasar bedelini 9.500,00 TL, mahrumiyet bedelini 4.500,00 TL, ekipman zararı bedelini 1.850,00 TL olarak ıslah etmiştir.<br>Davalı ... Anonim Şirketi vekili, dava konusu kazanın 01.07.2018 tarihinde meydana geldiğini ve 2 yıllık zamanaşımı süresinin 01.07.2020 tarihinde dolduğunu, araç hasarı, değer kaybı ve kazanç kaybı taleplerine ilişkin olarak davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kazanın oluş şeklini ve iddia edilen hasarların kazadan kaynaklandığını somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, aksi takdirde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>Davalılar ... ve ... vekili, davacı dava açmadan önce davalı ... ... Anonim Şirketi yönünden arabuluculuk başvurusunda bulunmuş ise de, davalılar ... ve ... yönünden arabuluculuk başvurusunda bulunmaması nedeniyle adı geçen davalılar yönünden dava şartının gerçekleşmediğini, manevi tazminat davası yönünden görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, hukuk mahkemelerinin ceza mahkemelerinde alınan kusur raporlarıyla bağlı olmadığını, tarafların kusur oranlarının tespiti için yeniden rapor alınması gerektiğini, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; Eskişehir 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/898E.-2019/764K.sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 20.06.2019 tarihli raporunda, davalı sürücü ...'nın asli kusurlu, davacı ...'nin kusursuz olduğunun belirtildiği, savcılık soruşturma aşamasında alınan 17.09.2018 tarihli bilirkişi raporunda davalı kamyonet sürücüsü ...'nın asli kusurlu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'nin herhangi bir kusurunun bulunmadığının bildirildiği, 26.07.2022 tarihli bilirkişi ek raporuna göre, dava konusu motosikletin hasarının dosyadaki belgelere göre yapılan inceleme ve kaza tarihi itibari ile yapılan piyasa araştırması neticesinde pert-total olarak 9.500.00 TL olarak tespit edildiği, bu durumda davacının motosikletinde kaza nedeni ile her hangi bir zararının olmadığı ve motosiklette değer kaybı oluşmadığı, davacının, dava konusu kaza nedeni ile ... plakalı motosikletinden mahrum kaldığı 30 gün süresince toplam 4.500.00 TL tutarında motosikletten mahrum kalma zararı oluşabileceği, davacının, dava konusu kaza nedeni ile kaskının kullanılamaz duruma geldiği, bu nedenle 1.850.00 TL zararının bulunduğunun tespit edildiği, trafik kazası sebebiyle araçta meydana gelen hasar sebebiyle manevi tazminat koşullarının oluşmadığı belirtilerek maddi tazminat talebinin kabulü ile 15.850,00 TL'nin davalı ... şirketinden 09.06.2021 tarihinden itibaren, davalılar ... ve ...'dan 01.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece hükmedilen maddi tazminat miktarının davacının zararını karşılamaktan uzak olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişinin, davacının motosikleti kullanmaktan mahrum kaldığı süreyi 1 ay olarak belirlediğini, eşya ve ekipmanlarda oluşan hasarın uzmanlık alanı dışında kaldığından bahisle değeri belirlemekten kaçındığını, motosiklette değişmesi gereken parçaları 2018 yılında alınan ekspertiz raporuna göre belirlediğini, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, davacının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, motosiklette yolcu olarak bulunan nişanlısı ...'ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücudunda ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte kırık oluşumuna sebebiyet verecek şekilde yaralandığını ve motosiklette maddi hasar meydana geldiğini, davacının tamamen iyileşmesi ve yaşadığı travma nedeniyle motosiklet kullanabilmesi ve trafiğe çıkabilmesinin yaklaşık 3 ay sürdüğünü, nişanlısının aylarca ayağa kalkamadığını, kişisel bakım ve temizliğini yapamadığını ve çalışamadığını, davacının da bu süreçte sık sık izin almak zorunda kaldığını, bu nedenle manevi tazminat koşulları oluşmasına rağmen mahkemece manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve gelenin sıfatı gözetilerek dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle manevi tazminat ile maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, motosiklette yolcu olarak bulunan nişanlısı ...'ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücudunda ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte kırık oluşumuna sebebiyet verecek şekilde yaralandığını ve motosiklette maddi hasar meydana geldiğini, davacının tamamen iyileşmesi ve yaşadığı travma nedeniyle motosiklet kullanabilmesi ve trafiğe çıkabilmesinin yaklaşık 3 ay sürdüğünü, nişanlısının aylarca ayağa kalkamadığını, kişisel bakım ve temizliğini yapamadığını ve çalışamadığını, davacının da bu süreçte sık sık izin almak zorunda kaldığını ve başkaca bir sosyal hayatının olmadığını, davacının motosikletinin de kullanılamayacak ölçüde zarar gördüğünü belirterek motosiklet hasar bedeli, değer kaybı, mahrumiyet zararı ile ekipman bedeli olmak üzere maddi tazminat ile nişanlısının yaralanması nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece dava konusu motosikletin hasarının dosyadaki belgelere göre yapılan inceleme ve kaza tarihi itibari ile yapılan piyasa araştırması neticesinde pert-total olarak 9.500.00 TL olarak tespit edildiği, bu durumda davacının motosikletinde kaza nedeni ile her hangi bir zararının olmadığı ve motosiklette değer kaybı oluşmadığı, davacının, dava konusu kaza nedeni ile ... plakalı motosikletinden mahrum kaldığı 30 gün süresince toplam 4.500.00 TL tutarında motosikletten mahrum kalma zararı oluşabileceği, davacının, dava konusu kaza nedeni ile kaskının kullanılamaz duruma geldiği, bu nedenle 1.850.00 TL zararının bulunduğunun tespit edildiği, trafik kazası sebebiyle araçta meydana gelen hasar sebebiyle manevi tazminat koşullarının oluşmadığı belirtilerek maddi tazminat talebinin kabulü ile 15.850,00 TL'nin davalı ... şirketinden 09.06.2021 tarihinden itibaren, davalılar ... ve ...'dan 01.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, 01.07.2018 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki aracın davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, Eskişehir 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/898E.-2019/764K.sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 20.06.2019 tarihli raporunda, davalı sürücü ...'nın asli kusurlu, davacı ...'nin kusursuz olduğunun tespit edildiği ve bahse konu yargılama neticesinde 03.10.2019 tarihli karar ile ...'nın mahkumiyetine karar verildiği ve Ankara BAM 12.CD'nin 24.02.2021 tarihli ve 2019/5937E.-2021/397K.sayılı kararı ile kesinleştiği, araç sahibi ve sürücüsü olan davalıların davacıya ait motosiklette meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olduğu, davacının aracını kendisinin yaptırdığı ve sigorta şirketini ibraya ilişkin belgeye rastlanmadığı, hasar bedeli, değer kaybı, mahrumiyet ve ekipman bedeline ilişkin olarak gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporundaki değer ve tespitler esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2-Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat aynı anda tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. <br>Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hâllerde hâkimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>Somut olayda, davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki aracı ile davacının idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kazada, alınan bilirkişi raporuna göre davalı ... ...'nın sağa dönüşü esnasında sağ şeritteki trafik durumunu kontrol etmeden ve aynı istikamette sağ şeritte seyretmekte olan davacı ...'nin sevk ve idaresindeki motosikletin güvenli geçişini beklemeden sağa manevra yaptığı, çarpmayı önlemek için zamanında uygun tedbir almayıp, yola gereken dikkatini vermediği, bu sebeple kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunun, davacının kusursuz olduğunun tespit edildiği, davacının meydana gelen kaza sonucu yaralandığı, kazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerinde etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2018) paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince davacı lehine manevi tazminata hükmedilmemesinin isabetsiz olduğu kanaatine varılmış; dosya üzerinden yeniden yapılan değerlendirmede, davacı için 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin davacı tarafından duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde, olayın özelliğine ve manevi tazminatın amacına uygun olacağı takdir edilmiş, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Ancak, 14.03.2025 tarihli 32841 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli, 2024/29E.-2024/226K.sayılı kararı ile manevi tazminat davaları yönünden 6100 sayılı HMK'nın 326.maddesi (davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır) şeklindeki 2.fıkrasının Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline, kararın Resmi Gazetede yayınlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine oy birliği ile karar verilmiş ve eldeki dosyanın incelenme tarihi itibariyle de iptal kararı yürürlüğe girdiğinden 08.01.2026 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yapılan değişilik ile manevi tazminat isteminin reddi hâlinde hükmedilecek vekalet ücretini düzenleyen AAÜT'nin 10/2.maddesi de yürürlükten kaldırılmış olmasına göre davacının red edilen manevi tazminat istemi yönünden davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK’nın 353/1.b.2.maddesi gereğince esas hakkında YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,<br>Buna göre; <br>1-Maddi tazminat talebinin kabulü ile 15.850,00 TL'nin davalı ... şirketinden 09.06.2021 tarihinden itibaren, davalılar ... ve ...'dan 01.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, <br>2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>Maddi tazminat yönünden;<br>3-Alınması gereken 1.082,71 TL harçtan, peşin harcın maddi tazminata yönelik kısmı olan 17,07 TL ve ıslah harcı 38,00 TL olmak üzere toplam 55,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.027,64 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,<br>Manevi tazminat yönünden;<br>4-Alınması gereken 341,55 TL harçtan, peşin alınan manevi tazminata yönelik kısmı olan 68,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 273,23 TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,<br>5-Davanın açılışı sırasında davacıdan alınan 59,30 TL. başvurma harcı ile peşin harcın maddi tazminata yönelik kısmı 17.07 TL ve ıslah suretiyle alınan 38,00 TL olmak üzere harç toplamı olan 114,37 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 15.850,00 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>7-Manevi tazminat yönünden 5.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>8-Arabuluculuk faaliyetinin sona erdiği tarihte geçerli olan arabuluculuk asgari ücret tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden sarf kararı ile ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,<br>9-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan 21 tebligat gideri 300,00 TL, 4 müzekkere gideri 47,6 TL, bilirkişi masrafı 600,00 TL olmak üzere toplam 947,60 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>10-Gider avansından bakiye kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ve fazladan alınan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının istek halinde iadesine,<br>2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 460,00 TL yargılama gideri ile 1.169,40 TL  istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 1.629,40 TL'nin davalılar ... ve ...'den tahsil edilerek davacıya verilmesine, <br>3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>4-Kararın taraflara tebliğine, \t<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 27.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83dc913e4b3eb6ff","SID":"3360a4dfe4758fba"}}