{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1322 Esas<br>KARAR NO: 2026/378 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2022/669 Esas- 2023/273Karar<br>TARİH: 05/04/2023<br>DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02/03/2026<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  taraflar arasında iş sözleşmesi imzalandığını, davalının \"danışman\" pozisyonunda şirketlerinde çalışmaya başladığını, dava dışı .... A.Ş. Arasında proje sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme ile taraflarınca  ... ... A.Ş.'ye IFS uygulamalarının belirlenmiş yazılım lisansları ve bu sistemin kurulup devreye alınması için gerekli analiz, eğitim ve danışmanlık  hizmetleri verildiğini, davalının işbu sözleşme kapsamında  ...'a  muhasebe ve finans yönetimi başta olmak üzere uzun saatler danışmanlık hizmeti verdiğini, davalının 19/08/2022 tarihinde kendi rızası ile işten ayrıldığını, dava dışı ...'da çalışmaya başladığını, taraflar arasında 15/11/2021 tarihli sözleşmenin 15.maddesinde rekabet yasağının düzenlendiğini, karşılıklı olarak imza altına alınan iş sözleşmesinde düzenlenen rekabet yasağına aykırı davranışın sonucu olarak sözleşme kapsamında 138.000,00-TL tutarlı cezai şartın işleyecek faizle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalının davaya süresinde cevap sunmadığını ve beyanlarında davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 05/04/2023 tarih ve 2022/669 Esas- 2023/273Karar sayılı kararında; \"....Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; taraflar arasında TBK'nın 444.maddesi çerçevesinde rekabet etmeme sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin kanundaki sınırlamaları uygun olduğu, davalının davacıdaki görev tanımının dikkate alındığında TBK'nın 444/2 fıkrası uyarınca önemli bilgilere erişme ihtimalinin bulunduğu, bu bilgilerin davacıya zarar verme riskinin mevcut olduğu, davacının yazılım ve taşınmaz alımı ile bunların üzerine inşaat yapma işi ile uğraştığı, davalının çalıştığı şirketin de gayrimenkul alımı ile uğraştığı gibi her türlü iştigal alanında çalışmak gayesiyle kurulduğunun ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığı, davalının davacı şirket ile dava dışı şirketteki görev tanımının aynı olmasının zaruri olmadığı, davalının davacı yanındaki işinden ayrıldıktan kısa bir süre sonra davacı ile rakip olan şirkette işe başlamasının rekabet yasağının ihlali anlamına geldiği, davalının davacıdaki son net ücretinin aylık 11.500,00-TL olduğu hususları gözetilerek davalının cezai şart ödemesine karar vermek gerekmiştir. Bununla beraber; cezai şart miktarının TBK'nın 182/3 fıkrası uyarınca denetiminin gerektiği, yapılan UYAP sorgulamasında davalı adına kayıtlı araç veya taşınmaza rastlanmadığı, davalının yeni iş akdine göre aylık maaşının brüt 23.000,00-TL olduğu, bu nedenle cezai şartın fahiş olduğu anlaşılmakla, takdiren %50 oranında indirim yapılarak davanın kısman kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/2087 Esas - 2021/2483 Karar sayılı ilamı) ..\"gerekçesi ile,<br>'' Davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>1-69.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında akdedilen sözleşme’de yer alan rekabet yasağı kaydına rağmen davalının davacı şirkete sözlü yahut yazılı hiçbir şekilde bilgi vermeksizin ve izin almaksızın, mevcut müşteri portföyünde bulunan ve kendisinin de danışmanlık hizmeti vermiş olduğu ...’da işe başlayarak gerek TBK 444.’üncü maddesinde gerekse de İş Sözleşmesi’nin 15.’inci maddesinde düzenlenen rekabet yasağını ihlal ettiğini, buna yönelik olarak davacı tarafından talep edilen davalı’nın son net ücretinin 12 katı tutarındaki 138.00,00 TL cezai şartın hakkaniyete uygun olduğunu, Mahkemece % 50 oranında indirim yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br> Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından davalının çalışmakta olduğu şirketin davacı şirketin müşterisi olan ... ..... A.Ş. değil...A.Ş. Olduğu, iki şirketin ayrı şirketler olduğu hususu değerlendirme konusu yapılmadığını, davalının davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra...A.Ş.'de \"Bütçe Uzmanı\" olarak çalışmaya başladığını, dava dilekçesinde davalının ... ...... A.Ş.'de çalıştığı iddia edilmiş ise de müvekkili İstanbul Ticaret Memurluğu'nda   .....sicil numarası ile kayıtlı...A.Ş.'de çalıştığını, davacı şirketin faaliyet alanı ile davalının halen çalışmakta olduğu iş yerinin faaliyet alanı farklı olduğu gibi, davalının davacı iş yerinde yaptığı iş ile halen çalışmakta olduğu iş de tamamen farklı olduğunu, davacı tarafından davalının çalışmakta olduğunun iddia edildiği şirketin halen çalışmakta olduğu...A.Ş. grup şirketlerinden sadece biri olduğunu, davalı tarafından davacı şirket nezdinde yapmakta olduğu iş ile halen çalışmakta olduğu şirkette yapmakta olduğu iş arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, davalının halen bütçe süreçleri ve planlaması hususunda çalıştığını, Mahkeme tarafından bu hususlarda hiçbir değerlendirme yapılmadığını, davalının çalıştığı şirketin davacı şirketin müşterisi olmaması nazara alındığında davanın reddi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından gerekçesinde yer alan müvekkilin davacıdaki görev tanımı uyarınca önemli bilgilere ulaşmasının mümkün olduğu yönündeki tespite de katılmanın mümkün olmadığını, davacı şirket  yönetim bilişim sistemleri satış ve pazarlaması alanında faaliyet göstermekte ve davalının davacı şirket tarafından pazarlaması yapılan sistemlerin danışmanlık, eğitim, teknik  destek hizmetlerini yerinde veya bilgisayar ortamında verdiğini, davalı tarafından verilen hizmet söz konusu sistemlerin sadece finans modülüne ilişkin olup davacı şirkette önemli bilgilere ulaşmasının da mümkün bulunmadığını, Mahkemece sadece sicil kayıtları üzerinden inceleme yapılarak her iki şirketin aynı alanda iştigallinin kabulünün de yerinde olmadığını, doktrinde üzerinde fikir birliği bulunduğu ve Yargıtay içtihatları ile de sabit olduğu üzere, gizlilik ve rekabet sözleşmelerinin süre, yer ve konu itibariyle belirli sınırlar dâhilinde ve Medeni Kanunun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına uygun olarak yapılması gerektiğini, süre, yer ve konu itibariyle yapılan sınırlandırmaların geçerliliği belirlenirken işçinin mesleki bilgisi, kabiliyeti, başka bir iş yaparak geçimini sağlayabilme ihtimali, hizmet sözleşmesinin süresi, iş pazarının durumu, işçinin yaşı ve ailevi durumu, işverenin mali edimleri bir bütün olarak değerlendirilebileceğini, bu yönden de rekabet sözleşmesinin Anayasa ve TBK'na aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, TBK'nun 444 ve devamı maddeleri kapsamında davalının, iş sözleşmesinin sona ermesi sonrasında uymakla yükümlü olduğu rekabet yasağını ihlal ettiği iddiası ile cezai şart alacağının tahsili talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Taraflar arasında akdedilen 12/11/2021 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinin \"Rekabet Etmeme\" başlıklı 15. maddesinin \"Çalışan, gerek bu Sözleşme süresince, gerekse Sözleşmenin hangi sebeple olursa olsun sona ermesini takip eden iki (2) yıl boyunca Marmara Bölgesi sınırları içerisinde, Şirket ile doğrudan rekabet teşkil edecek faaliyetlerden uzak duracak ve Şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren rakip bir müessesede her ne sıfatla olursa olsun görev almayacaktır. Çalışanın işe girmesinden önce veya sonra şirketin danışmanlık hizmeti vermiş olduğu müşterilere, dışarıdan, şirketten bağımsız olarak ücretle veya ücretsiz olarak danışmanlık hizmeti veremeyecek, şirketten ayrılmasından sonra, müşterilerde, şirketin yazılı onayı olmadan işe başlayamayacaktır. Aksi halde Çalışana, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK”) 446. maddesi uyarınca son aylık net ücretinin bir yıllık tutarını maktu tazminat olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Yasağa aykırılık maktu tazminat miktarını aşan bir zarar doğurursa yine TBK 446. madde uyarınca Çalışan, aşkın zararı tazminle de yükümlüdür. Ayrıca Çalışan Şirketin veya Şirketin bağlantılı olduğu veya Şirketin alt kuruluşu olan herhangi bir şirketin herhangi bir çalışanını, tedarikçisini veya müşterisini işinden ayrılması için ikna etmeyeceğini ve cesaretlendirmeyeceğini bu doğrultuda istihdam etmeyeceğini kabul eder. Ayrıca Çalışan, Şirketin satış, uygulama ve danışmanlığını verdiği yazılımı yazılım geliştirme araçlarını hiçbir şekilde kullanamaz, herhangi bir yere veremez, kopyalayamaz. Bu araçlarla yazılım geliştirip satamaz. Aksi takdirde Çalışana, TBK'nun 446. maddesi uyarınca son aylık net ücretinin bir yıllık tutarını maktu tazminat olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Yasağa aykırılık maktu tazminat miktarını aşan bir zarar doğurursa yine TBK'nun 446. Maddesi uyarınca çalışan, aşkın zararı tazminle de yükümlüdür.\" hükmünü içerdiği, davalının davacı nezdinde 15/11/2021-19/08/2022 tarihleri arasında Danışman olarak çalıştığı ve kendi isteği ile istifa ettiği, SGK kayıtlarına ve iş sözleşmesine göre davalının 05/09/2022 tarihinde...Anonim Şirketinde Bütçe ve Raporlama Şefi olarak göreve başladığı anlaşılmıştır.6098 Sayılı Kanun 444 ve 445 maddesi hükümleri, iş sözleşmesinde rekabet yasağına aykırılık anlaşmasının geçerliliğini; işçinin fiil ehliyetinin olması, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içermemesi, hizmet ilişkisinin işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlaması ve  aynı zamanda bu bilgilerin kullanılmasının, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması koşullarına bağlamıştır. Ancak, rekabet yasağı ihlâlinden bahsedilebilmesi için zararın fiilen gerçekleşmesi gerekli olmayıp, yakın ve önemli bir zarar ihtimalinin varlığı yeterli olmaktadır. Bu koşullardan birinin eksikliği halinde rekabet yasağına aykırılık anlaşması kural olarak geçersizdir. Öte yandan TBK'nın 445/2. maddesi ile rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı bakımından hakime uyarlama yetkisi tanınmıştır.Somut uyuşmazlıkta Mahkemece rekabet yasağı sözleşmesinin yasal mevzuata uygun olarak düzenlenmesi sebebiyle geçerli olduğu, davacı şirket ile davalının işe başladığı rakip şirketin aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği, davacının görev tanımı itibariyle önemli bilgilere erişme ihtimalinin bulunduğu, bu bilgilerin davacıya zarar verme riskinin mevcut olduğu gerekçesiyle davacının rekabet yasağını ihlal ettiği kabul edilmiş ise de, davacı vekili tarafından iş bu davada davalının işe başladığı firmanın rakip firma olduğu ve davalının bu rakip firmada işe başlaması sebebiyle rekabet yasağını ihlal ettiği ileri sürülmemiştir. Davacı tarafından davacının müşterisi olan ve aralarında 29.01.2021 tarihli proje sözleşmesi akdedilen... Anonim Şirketi'nde işe başladığı, taraflar arasındaki sözleşmede ..... uygulamalarının belirlenmiş yazılım lisansları ve bu sistemin kurulup devreye alınması için gerekli analiz, eğitim ve danışmanlık hizmetleri verilmesine ilişkin hüküm ve şartların düzenlendiği, davalının da işbu sözleşme kapsamında ...’a muhasebe ve finans yönetimi başta olmak üzere uzun saatler danışmanlık hizmeti verdiği ve rekabet yasağını bu şekilde ihlal ettiği iddia edilmiş olup, davacının iddiaları ve dosya kapsamı ile uyuşmayan Mahkeme gerekçesi aşağıda da detaylı olarak açıklandığı üzere yerinde olmamış, ancak bu hata sonuca etkili olmadığından kaldırma sebebi yapılmamıştır. Davacı ile davalının işe başladığı...Anonim Şirketinin grup şirketlerinden biri olan... Anonim Şirketi arasında imzalanan sözleşme uyarınca bu şirketin davacının müşterisi olduğu, davalı tarafından da bu şirkete aralarındaki sözleşmeye göre danışmanlık verildiği sabittir. 12/11/2021 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinin \"Rekabet Etmeme\" başlıklı 15. Maddesinde davalının işe girmesinden önce veya sonra davacının danışmanlık hizmeti vermiş olduğu müşterilere, dışarıdan, şirketten bağımsız olarak ücretle veya ücretsiz olarak danışmanlık hizmeti veremeyeceği şirketten ayrılmasından sonra, müşterilerde, şirketin yazılı onayı olmadan işe başlayamayacağına ilişkin rekabet yasağı getirildiği, davalının davacı nezdinde çalışırken kendisinin danışmanlık verdiği ve halen davacının müşterisi olan... Anonim Şirketi'nin grup şirketi olduğu...Anonim Şirketi'nde işten ayrıldıktan çok kısa bir süre sonra davacının yazılı onayı alınmadan işe başladığı ve böylelikle rekabet yasağını ihlal ettiği açıktır.. Davalının SGK kayıtları ve iş sözleşmesine göre...Anonim Şirketinde işe girişi yapılmış ise de, davacının müşterisi olan şirketin bu şirketin grup şirketlerinden olması, davacı ile iş ilişkisini bitirmesinden çok kısa bir süre sonra bu şirkette işe başlaması, yaptığı işin niteliği dikkate alındığında tüm grup şirketlere söz konusu danışmanlık ve raporlama hizmetini verebilecek konumda olması, ayrıca davalının rekabet yasağı yükümlülüğü sebebiyle bunu aşmak için doğrudan davacının müşterisi ile değil de bünyesinde bulunduğu şirket ile iş sözleşmesi imzaladığı kanaatinin oluştuğu ve bu hususun ileri sürülmesinin TMK'nın 2 maddesi uyarınca dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki ve davacının dayandığı rekabet yasağı sebebine ve Mahkeme gerekçesinin hatalı olmasına göre diğer istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.TBK'nın 182/3. fıkrasına göre hakim, fahiş gördüğü cezai şarttan re'sen indirim yapabilir. Cezai şartın fahiş olup olmadığı belirlenirken, tarafların ekonomik durumu, borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, kusur derecesi ve borca aykırı davranışın ağırlığı ölçü alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınacak ceza miktarını belirlerken hak, adalet ve nesafet kuralları dikkate alınmalıdır. Mahkemece davalının sosyal ve ekonomik durumu ve borca aykırı davranışının ağırlığı dikkate alınarak uygulanan takdiri indirim oranı cezai şartın amacına ve hakkaniyete uygun olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonucu itibariyle karar doğru olduğundan tarafların istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Tarafların istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.713,39 TL TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.178,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.535,04 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, <br>6-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, <br>7-Kararın ilk derece mahkemesinde tebliğe gönderilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  <br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2af79e96d74cbc8e","SID":"09dfdfa2e855a6b7"}}