{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1315 Esas<br>KARAR NO: 2026/466 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:  İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET  MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2020/555 Esas -  2023/109 Karar <br>TARİH: 08/02/2023<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 05/03/2026                          <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından ... Poliçesi ile sigorta güvencesi altına alınmış olan dava dışı sigortalı ... A.Ş.'ye ait emtianın davalı taşıyıcı şirketlerin sorumluluğunda ... (çekici) ve ... (yarı römork) ile İtalya'dan Türkiye'ye taşındığını, söz konusu emtianın gümrük işlemlerinin ardından geçici depolama alanına boşaltıldığı esnada, taşıma sırasında hasarlandığının anlaşıldığını ve bu hususun tutanak altına alındığını, sonrasında meydana gelen hasarın boyutunun belirlenmesi için inceleme başlatıldığını, davalıların TTK'nın 875, 879, 888. ve CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi gereğince sorumlu olduklarını, dosya içerisinde bulunan hamule senedi incelendiğinde 13 kap emtianın araç içinde devrildiği ve hasarlı teslim alındığı hususunda şerh bulunduğunu, dava dışı gönderenin hasarsız olarak taşıyıcıya teslim ettiği yükün,  araç içi emniyetsizlik ve sürücü hatası nedeniyle hasarlandığını,  eksper raporunda emtianın muhtemelen ani fren sebebiyle birbirine yaslanmış olduğunun tespit edildiğini, zararın araç üzerine sabitlemenin yapılmadan taşınmasından kaynaklandığını, müvekkili sigorta şirketinin 17.04.2019 tarihinde dava dışı sigortalısına 82.960,08 Euro ödeyerek TTK'nın1472. maddesi hükümleri gereğince sigortalısına halef olduğunu, ayrıca TBK'nın 183. maddesi gereğince sigortalısının haklarını temlik ve devraldığını, İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan yetki itirazının ve borca yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlu davalıların alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine,  yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep  etmiştir. <br>Davalı .... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle;  zararın sigorta poliçesi teminatı kapsamında olması gerektiğini,  dava dışı .......Şirketi'nin fatura bedelini tam olarak ödediğinin ve satıcıdan herhangi bir iade almadığının kanıtlanması gerektiğini, aksi halde davacının ulufe ödemesi yaptığı sonucuna varılacağından dolayı davacının aktif husumet ehliyetine itiraz ettiklerini, davaya dayanak gösterilen ekspertiz raporunun tek taraflı ve dosya üzerinden incelemeye dayalı olarak hazırlandığını, davalı şirketi bağlamayacağını, kaldı ki raporda zararın sebebinin kesin olarak tespit edilmediğini,  zararın taşıma süreci içinde meydana geldiğinin kesin olarak ispat edilmesi gerektiğini, hasarın yükleme ve istif hatasından kaynaklandığını,  sadece yükün taşınmasını ve gümrüklenmesini üstlenen davalı şirketin  CMR Konvansiyonu'nun 17/4-c. maddesi gereği sorumlu tutulamayacağını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, davalının kısmi hasar halinde emtianın hasarlanan kısmını aşan miktardan sorumlu olmadığını, davacı sigorta şirketinin toplam bedeli 69.461,00 Euro olan emtia için 90.460,08 Euro ödemen yaptığını ve bunu talep ettiğini, ekspertiz raporunda 7.500,00 Euro'luk sigorta muafiyet bedelinin mahsup edilmesinden sonra ödenecek tazminat bedeli 4.770,86 Euro olarak hesaplanmasına rağmen, dava dışı sigortalının 90.460,08 Euro talep ettiğinin, davacı sigorta şirketinin de 85.759,98 ödediğinin iddia edildiğini, dava dışı sigortalının hasar bedeline dahil ettiği 4610 test maliyetinin ne olduğunun, böyle bir test yapılıp  yapılmadığının bile belli olmadığını, pert olduğu belirtilen emtianın ne olduğunun sovtaj değerinin olup olmadığının, imha edilip edilmediğinin belli olmadığını, ilgili ekspertiz raporunda buna ilişkin bir bilginin olmadığını,13 kap emtianın 5 adedinin hasarlandığını, 7 adedinin ise sağlam teslim edildiğini, talep edilen icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun CMR hükümlerine göre sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Şti. cevap dilekçesinde özetle; Davacının ödediği tazminatın sigorta teminatı kapsamında olduğunu ispat etmesi gerektiğini, hasarın ortaya çıkmasında kusuru olanların belirlenmesi gerektiğini, dava konusu yüklerin  İtalya'dan Türkiye'ye getirilmek üzere davalı şirketin araçlarına 20/07/2018 tarihinde yüklendiğini, emtianın yüklenmesinin ve istiflenmesinin sigortalı ...... Şirketi tarafından yapıldığını, davalı şirkete bir kusur izafe edilemeyeceğini,  eksper tarafından 5 kap emtiada hasarı olduğunun, diğer emtiadaki hasarların az veya çok az olduğunun ve tamiratla giderilebileceğinin tespit edildiğini, 66 gün sonra yapılan ikinci incelemede de gaz kaçağı olmadığının tespit edildiğini, anılan ekspertiz raporunda hasar tutarının 12.270,86 Euro olarak belirlendiğini, bu tutarın içeriğinde test ve onarım bedelleri ile %10 ilave bedelin de bulunduğunu, eksper tarafından sağlam olduğu tespit edilen beş ürün için test bedeli hesaplanarak hasar kalemine eklenmesini kabul etmediklerini, yine %10 ilave bedeli tazmin zorunluluğu olmadığını, pert olduğu belirtilen ürünün nerede olduğunun, sovtaj değerinin olup olmadığının belirlenmediğini, sigortalı tarafından sunulan 17.07.2018 tarihli ...nolu faturaya göre mal bedeli 69.461,00 Euro olmasına rağmen, davacının icra takibinde 82.960,08 Euro asıl alacak ve 2.799,90 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 85.759,98 Euro talep ettiğini, sigortalıya emtianın satış faturasındaki bedelinden 13.499,08-Euro fazla ödeme yapıldığını,  bunun navlun ve gümrük masrafları olduğu kabul edilse bile, bu marsaflar TL olarak ödendiğinden, Euro olarak talep edilemeyeceklerini, poliçede bu tutarların güvence kapsamında olup olmadığının belirtilmediğini ve olsa bile kısmi hasar halinde tüm emtia hasar görmüş gibi,  tam tazminat ödenemeyeceğini, davacı sigorta şirketinin poliçe kaydına ve ekspertiz raporuna rağmen 7.500,00 Euro muafiyet bedelini dikkate almayarak tazminattan mahsup etmediğini, CMR  hükümlerine göre kısmi hasar halinde hasarlanan kısma ilişkin hasar bedeli aşan tazminat istenemeyeceğini,davalı şirketin temerrüde düşürülmediğini, talep edilen icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... Aş vekili cevap dilekçesinde özetle; ihbar edilen hakkında hak ve borç doğurucu nitelikte bir karar verilemeyeceğini, taraflar arasındaki satışın CİF satış olduğunu ve dava konusu emtia üzerindeki yarar ve hasarın eşyanın alıcısına teslimine kadar satıcı üzerinde olduğunu, davacının, alıcının sorumlu olmadığı bir zararı ödediğini, dava yoluyla talepte bulunamayacağını, ihbar olunanın sigortalısının, taşıma sözleşmesini gönderen ile kurduğunu ve CİF satışın gereği olarak zararın gönderen nezdinde oluştuğunu, bu nedenle  ihbar olunanın sigortalısı olan taşıyıcının davacının sigortalısına karşı bir sorumluluğu bulunmadığını, dosya içeriğinde davacının abonman poliçesi bulunmakla birlikte sefer poliçesinin bulunmadığını, talebin her bakımdan fahiş olduğunu, eksper raporunda hasar miktarının 4.770,86 Euro olarak tespit edildiğini, ancak aynı raporda davacının sigortalısının zararın fatura bedeline eşdeğer 69.461,00 Euro olarak kabul ettiğinin kaydedildiğini, bu nedenle davacının kendi yaptırdığı ekspertiz raporundaki 4.770,86 Euro tutarını aşan tazminat taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, taşıyıcının sorumluluğunun eşyanın kg başına 8,33 SDR ile sınırlı olduğunu, dava konusu hasarın araç üzerindeki emtianın birbirine çarpması ve sürtünmesi sonucu oluştuğunun nizasız olduğunu, bu duruma göre yükleme hatasının bulunduğunu, buna göre TTK'nın 863/1. maddesi gereği yüklemeden gönderenin sorumlu olduğunu, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 08/02/2023 tarih ve  2020/555 Esas -  2023/109 Karar sayılı kararında;  somut olayda, dava konusu hasarın taşıma süreci içinde, fakat araç üzerinde sabitleme hatasından dolayı meydana geldiği, yüklemeyi gönderen şirketin yaptığı, ancak davalı taşıyıcıların, paletler üzerinde dorseye yüklenmiş eşyanın araç üzerine sabitlenmesinin hiç yapılmadığını görmelerine ve bu şekilde taşınması halinde olağan taşıma risklerine karşı mukavemet etmesinin mümkün olmadığını, yıkılmalarının, birbirlerine sürtünmelerinin olası olduğunu, eşyanın dış görünümü itibariyle muayene ederek anlayabilecek durumda oldukları, buna rağmen gerekli uyarıyı yapmadıkları, sözleşmenin diğer tarafı olan alıcıdan talimat almadıkları ve taşıma senedine durumu şerh etmedikleri; ayrıca araç üzerine sabitleme ekipmanını araçlarında bulundurmadıkları, bu nedenle  CMR hükümleri ve Yargıtay kararlarına göre %50 oranında müterafik kusurlu olarak kabulleri gerektiği, davalı taşıyıcıların hasar tarihi itibari ile sorumlu oldukları tazminat miktarının 6.335,43 Euro olduğu, davacı  sigorta şirketinin davalı...... şirketine gönderdiği 31/05/2019 tarihli ihtarname ile onu temerrüde düşürdüğü, diğer davalı şirketi ise temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği, takip tarihi itibari ile CMR'nin 27. maddesi gereği işlemiş temerrüt faizinin ise 303,75 Euro olduğu, fakat işlemiş faizden sadece ... şirketinin sorumlu olduğu, gerekçeleri ile; davanın kısmen kabulüne; dava konusu takibe davalılarca yapılan itirazın davalı  ... .......AŞ yönünden; 6.335,43-Euro asıl alacak, 303,75-Euro işlemiş faiz, toplamı 6.639,18 Euro üzerinden, diğer davalı ...yönünden sadece  6.335,43 Euro asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu tutarlar üzerinden devamına, alacak likit olmadığından inkar tazminatı isteminin reddine,  karar verilmiş ve karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu 13 kap emtianın uygun ambalajlama ile sağlam şekilde taşıyıcıya teslim ediliğinin, emtianın, taşıma sırasında ve  taşıycının emtiayı kamyon kasasına uygun ekipmanlarla sabitlememiş olması nedeniyle meydana geldiğinin sabit olduğunu, yine sürücünün ani fren yapmasının da hasarın artmasına sebep olduğunu, sektörel teamüllere göre emtiayı araç içerisine sabitleme sorumluluğunun taşıyıcıda olduğunu, yükleyicinin yükleme ve istifleme dışında sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle müterafik kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davalıların zararın tamamından sorumlu olduklarını (Yargıtay 11. HD. 15.06.2021 Tarih, 2020/2120 Esas, 2021/5104 Karar, Yargıtay 11. HD. 10.06.2013 Tarih, 2012/11186 Esas, 2013/12013 Karar, Yargıtay 11. HD. 03.12.2013 Tarih, 2012/6113 Esas, 2013/22000 Karar) Bilirkişi raporunda, ekspertiz raporundaki ikili  hesaplamadan yüksek olanın tamamen sigortalının beyanına dayalı hazırlandığı gerekçesi ile olaya uygun düşmediği, düşük olan hesabın kabul edilmesi gerektiği belirtilmiş ise de bu kabulün dayanaklarının raporda ve mahkeme gerekçesinde açıklanmadığını, sigortalıya keyfi olarak fazla ödeme yapılmadığını,  dava dışı sigortalının yapmış olduğu incelemeler neticesinde, taşıma konusu emtianın hassas olması nedeniyle tamamen zayi olduğunun belirlendiğini, bu husus raporda değerlendirilmeyerek düşük hesabın dikkate alınmasının hatalı olduğunu, emtianın tamamen zati olması nedeniyle CMR m.23/4 maddesi uyarınca navlun, GVA, sigorta gibi ödemelerin de tamamen ödenmesi gerektiğini,  hasarın meydana geliş şeklinde göre, taşımada gerekli dikkat ve özeni göstermeyen davalıların sınırlı sorumluluktan faydalanamayacaklarını, Dava dışı sigortalıya 17/04/2019 tarihinde hasar ödemesi yapıldığından, bu ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, mahkemenin ihtarnamenin tebliği tarihini esas alarak belirlediği temerrüt tarihinin hatalı olduğunu,  Dava konusu alacak likit olduğundan, inkar tazminatı koşullarının oluştuğunu, mahkemece inkar tazminatı isteminin reddini hatalı olduğunu, İleri sürerek izah edilen ve re’sen tespit edeceği nedenlerden dolayı, tehiri icra taleplerinin kabulüne,  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın talepleri doğrultusunda tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  Davalı .... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 85.759,98-Euro üzerinden açıldığını, mahkemece davanın, davalı ...yönünden 6.335,43-Euro, davalı ... yönünden ise 6.639,18-Euro üzerinden kısmen kabul edildiğini, buna rağmen vekalet ücreti, yargılama gideri, arabulucuk ücreti ve harçların tamamından davalıların sorumlu tutulduğunu, oysa bu giderlerin kabul ve red oranına göre taraflar arasında  paylaştırılması gerektiğini, Davalı lehine reddedilen tutar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmediğini, oysa mahkemece davalı yönünden reddedilen tutarın karar tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak değer esas alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, Davacı lehine kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan  91.169,81 TL vekalet ücretinin de hatalı olduğunu, Tüm bu hataların giderilmesi için ileri sürdükleri tavzih talebinin 14/04/2023 tarihli kararla reddedildiğini, İleri sürerek, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak sebepler ile; istinaf taleplerinin kabulü ile hatalı olarak hüküm altına alınmış bulunan yargılama giderleri, harç, arabuluculuk ücreti ve avukatlık ücreti tutarlarının, red ve kabul oranlarına göre düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  Davalı  .... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; sabitleme yükümlülüğünün göndericiye ait olması nedeniyle, bilirkişi raporlarında davalıya yüklenen müterafik kusur oranına itiraz edilmesine rağmen, bu itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, davalının sabitleme yükümlülüğü olmadığını, Bilirkişi raporlarında hasar tutarı olarak belirlenen 12.270,86-Euro'luk hesaba itiraz ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalının sorumluluğu sadece emtia hasarı ile sınırlı olup, navlun, GVA, nakliye giderleri, komisyon, %10 ilave sigorta bedeli kalemlerinin davalıdan talep edilemeyeceğini, bilirkişi  raporlarına dayanak alınan ekspertiz raporunda 429,80-Euro'nun sovtaj bedeli olduğu belirtilmiş ise de, aslında bu tutarın toplam rakama uygulanan %10 ilave bedel olduğunu, sovtaj bedelinin mahsup edilmediğini, bu yöndeki itirazlarının değerlendirilmediğini, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla 12.270,86-Euro hasar tutarından 7.500,00-Euro sigorta muafiyet bedelinin mahsubu sonucu davalıdan talep edilebilecek tutar en fazla 4.770,86-Euro iken, davalı aleyhine fazla tazminata hükmedildiğini, Bilirkişi raporlarında sınırlı sorumluluk hesabının, 12 paletin toplam ağırlığı üzerinden yapıldığını, oysa hasarlanan kısmın eksik brüt ağırlığı esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, Davanın 85.759,98-Euro üzerinden açıldığını, mahkemece davanın davalı ... yönünden  6.639,18-Euro üzerinden kısmen kabul edildiğini, buna rağmen vekalet ücreti, yargılama gideri, arabulucuk ücreti ve harçların tamamından davalıların sorumlu tutulduğunu, oysa bu giderlerin kabul ve red oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerektiğini, Davalı lehine reddedilen tutar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmediğini, oysa mahkemece davalı yönünden reddedilen tutarın karar tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak değer esas alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, Davacı lehine kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan  91.169,81 TL vekalet ücretinin de hatalı olduğunu, İleri sürerek, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; tehir-i icra taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda davanın tamamen reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacının sigortalısının alıcısı olduğu emtianın, İtalya'dan Türkiye'ye karayolu ile taşınması esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya emtia poliçesi kapsamında yapılan ödemenin davalı taşıyıcılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, inkar tazminatı isteminin reddedildiği, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakıldığı, davacı lehine vekalet ücreti takdir edildiği, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, taraf vekillerince bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, icra dosyası, davacının sigortalısı ile davalı ... arasındaki çerçeve nakliye sözleşmesi,  poliçe, hasar dosyası dosya arasına alınmıştır. Hasar dosyası içerisinde taşıma konusu 13 kap içerisindeki 12 adet emtiaya ilişkin satış faturası, gümrük beyannamesi, hasar fotoğrafları, uluslararası taşıma senedi, hasar tutanağı, rücu yazısı, ödeme dekontu, nihai eskpertiz raporu, navlun faturası ve taşımaya ilişkin diğer tüm belgelerin mevcut olduğu, dosyanın sigorta uzmanı, elektrik mühendisi ve taşıma uzmanı bilirkişilerden oluşan heyete tevdii edilerek kök, taraf itirazları üzerine ek rapor alınarak tahkikatın bitirildiği ve yukarıda yazılı şekilde hüküm tesis edildiği görülmüştür. Dava konusu taşıma sözleşmesi uluslararası karayolu taşımasına ilişkin bulunduğundan,  bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklara  gönderilen yer ile teslim yeri devletlerinin taraf olduğu CMR Kovansiyonu hükümlerinin uygulanacak, Konvansiyonda hüküm bulunmaması halinde, MÖHUK'un 29/2 fıkrası uyarınca TTK'nun taşımaya ilişkin hükümleri uygulama alanı bulacaktır.Dosya içeriği belgelere göre; taşıma konusu emtianın on iki adet gaz ayırıcı makine olduğu, bu emtianın dava dışı satıcı... tarafından davacının sigortalısı  ........Anonim Şirketi'ne, ..... teslim şekli ile toplam 69.461,00-Euro bedelle satıldığı, ..... teslimde, malların alıcıya satıcı tesislerinde teslim edildiği, hasar ve yararın teslimle alıcıya geçtiği, buna göre alıcının taşımayı ve taşıma risklerini üzerine aldığı, nitekim taşıma ilişkisinin davacı sigortalısı olan alıcı ile davalı ... arasında kurulduğu, davalı ...'nin akdi, diğer davalı ...'nın ise fiili taşıyıcı olduğu, emtianın alıcısı tarafından taşıma senedi üzerine, 13 kap emtianın araç içerisinde devrilmiş ve hasarlı olarak teslim alındığına dair şerh düşülerek 26/07/2018 tarihinde teslim alındığı anlaşılmaktadır. Hasar bildirimi üzerine davacı sigorta şirketi tarafından açılan hasar dosyası kapsamında iki ayrı tarihte ekpertiz incelemesi yapıldığı ve nihai ekspertiz raporunun düzenlendiği, ekspertiz incelemesi neticesinde 12 adet emtianın 3 adedinde hiç hasar bulunmadığının, 4 adedinde muhtelif yerlerde çizikler olduğunun, 3 adedinde muhtelif yerlerde çizikler ve kabin üzerinde eziklik bulunduğunun, 3 adedinde hiç hasar bulunmadığının, bir adedinin ise sigortalı tarafından teslim alındığının halen kullanıldığının, bir adedinin ise pert olduğunun, pert olan emtia dışındaki hasarlı emtianın onarım yoluyla hasarlarının giderilebileceğinin tespit edildiği, hasarın meydana geliş şeklinin ise, emtianın araç içerisinde spanzet ile bağlanmaması, belirli aralıklarla stanga konulmaması ve muhtemelen şoförün ani fren yapması nedeniyle emtianın birbiri üzerine yaslanması şeklinde belirlendiği,  sigortalının emtianın çok hassas olması nedeniyle ufak bir hasarın bile gaz kaçağına sebep olabileceği ve kullanımının riskli olduğunun, bu nedenle kullanılamayacak durumda olan tüm emtia bakımından fatura bedeli, navlun ve sigorta bedeli, GVA bedeli, komisyon ve nakliye masraflarının sigorta bedeli olarak tazmini gerektiğinin belirtildiği, bunun üzerine 66 gün sonra ikinci eskpertiz incelemesi yapıldığı ve sigortalı beyanı aksine pert kabul edilen emtia dışındaki hiçbir emtiada gaz kaçağı olmadığının tespit edildiği, sigortalının beyanına göre tazminat tutarının 90.460,08-Euro olduğunun belirtildiği, ayrıca pert olan emtia dışında 12 adet emtianın her biri bakımından, hasarlı olmayan üç adet emtia için gaz kaçağı olup olmadığına dair test maliyeti, hasarlı emtialar bakımından ise onarım ve test maliyetlerinin hesaplandığı, yine pert olan emtia bakımından sovtaj bedeli hesaplandığı, netice olarak, sigortalının beyanı aksine tam zayii durumunun söz konusu olmadığı kabulü ile yalnızca test ve onarım giderleri dahil edilerek, bir adet pert emtianın da sovtaj bedeli  de düşülerek gerçek hasar ve tazminat tutarının 12.270,86-Euro olarak tespit edildiği, poliçede yer alan 7.500,00-Euro muafiyet tenzili yapıldığında ise sigortalıya ödenecek tutarın 4.770,86-Euro olarak belirlendiği, davalı ...'nin istinafının aksine bu tutara navlun ve sigorta bedeli, GVA bedeli, komisyon ve nakliye masraflarının eklenmediği, ekspertiz raporunda da 90.460,08-Euro tutarındaki hesabın yalnızca sigortalının beyanı ve talebi üzerine yapılan bir hesap olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.Dosyaya mübrez ödeme dekontu kapsamından davacının sigortalısına 17/04/2019 tarihinde 82.960,08-Euro ödeme yaptığı  görülmektedir. Diğer ifade ile davacı, sigortalısının tüm emtianın zayi olduğu yönündeki talebine istinaden, kendisinden talep ettiği tüm masrafları teminat kapsamında kabul etmiş ve hasar ödemesi yapmıştır. Bu ödeme akabinde sigortalısının, dava konusu taşıma nedeniyle taşıyıcılardan olan alacaklarını temlik almıştır. Gerek TTK'nun 1472 maddesindeki halefiyet hükümleri, gerekse sigortalı ile davalılar arasındaki taşıma ilişkisinden doğan  alacakların temlik alınması nedeniyle TBK 183 maddesindeki temlik hükümleri çerçevesinde, davacının davalı taşıyıcılardan talep edebileceği tutar, sigortalının davalılara karşı ileri sürebileceği taleplerle sınırlıdır. Emtia taşıma sırasında hasarlanmış olsa dahi, taşıma edimi yerinde getirilmiş olduğundan, davacının sigortalısının davalılardan navlun ücretinin iadesini talep  hakkı bulunmadığı, emtianın tamamen zayi olmadığının tespit edilmesi nedeniyle 69.461,00-Euro tutarındaki emtia bedelinin ödenmesini talep hakkı da bulunmadığı, sigortalının talep ettiği  diğer kalemlerin haklılığını gösterir bir delilin ortaya konulamadığı,  bu durumda  bilirkişi heyeti tarafından, fiili hasar durumu ile örtüşmeyen ve sigortalı beyanı üzerine yapılan yüksek tutarlı hasar  hesabının olaya uygun olmadığının, gerçek hasar tutarının 12.270,86-USD olduğunun kabul edilmesinde ve mahkemece bu tespitin benimsenmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının sigortalısına fazla ödeme yapmadığına dair istinaf sebebinin, davalı ...'nın ise 12.270,86-Euro gerçek hasar tutarının hatalı olduğuna yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.  CMR Konvansiyonu'nda yükleme, istifleme ve sabitlemenin kimin sorumluluğunda olduğuna dair özel bir düzenleme bulunmamaktadır. TTK'nun 863/1 fıkrası uyarınca, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça, gönderen eşyayı taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak sabitlemek ve aynı şekilde boşaltmakla yükümlüdür. Aynı hükme göre taşıyıcı da, yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.  Davacının sigortalısı ile, davalı ... arasındaki çerçeve sözleşmede, sabitlemenin taşıyıcı sorumluluğunda olduğuna dair bir hüküm bulunmamaktadır. Dava konusu taşıma parsiyel taşıma da olmadığından, yükün araç içerisinde sabitlenmesi gönderen konumundaki davacının sigortalısının sorumluluğunda olup, aksi yöndeki davacı istinafı yerinde görülmemiştir. Öte yandan, araca yan yana tek sıra halinde yerleştirilen 13 kap emtianın araç içerisinde gereği gibi sabitlenmediğini gören ve  fiili taşıyıcının nezaret yükümlülüğü kapsamında göndereni uyarmayan, bu konuda talimat almayan ve taşıma senedine çekince koymayan fiili taşıyıcı ...ile ifa yardımcısı olduğu akdi taşıyıcı ...'nın hasarın meydana gelişinde yarı oranında müterafik kusurlu olduklarının kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı ile davalı ...'nin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı sigorta şirketi tarafından, gerek sigortalısının halefi sıfatıyla, gerekse alacağı temlik alan sıfatıyla, sigortalısının akidi davalı ...'ye gönderdiği ihtarname ile bu davalıya on günlük mehil verdiği, bu durumda mahkemece davalı ...'nin ihtarnamede verilen sürenin bitimi ile temerrüde düştüğünün kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, diğer davalıya gönderilmiş bir rücu yazısı veya ihtarname de bulunmadığından, bu davalı yönünden temerrüdün gerçekleşmediğine yönelik mahkeme kabulünün de isabetli olduğu, aksi yöndeki davacı istinafının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu rücuen tazminat alacağı likit nitelikte olmadığından, davacının inkar tazminatı isteminin kabul edilmesi gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde değildir.  Dosyaya mübrez arabuluculuk son tutanağı kapsamından, davalıların arabuluculuk toplantısına katıldıkları ve tutanağı imzaladıkları, dolayısıyla mahkeme karar tarihindeki yürürlükte bulunan 6325 Sayılı Kanun'un 18/A-11 bendinin davalılar bakımından uygulanamayacağı, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen, tüm yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasının ve davalılar lehine gerekçe gösterilmeksizin vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu,  davalılar ...ve ...'nin bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.  Dava tarihindeki TCMB efektif satış kuruna göre 1,00-Euro'nun 7,7563-TL olduğu,  mahkemece kabul edilen tutarın davalı ... yönünden  6.639,18-Euro(51.495,47-TL) davalı ...yönünden ise  6.335,43-Euro(49.139,50-TL) olduğu, ancak davacı lehine kabul edilen tutarların dava tarihindeki kura göre değerini aşacak şekilde ve davalılar yönünden ayrıştırma da yapılmaksızın ve gerekçesi açıklanmaksızın 91.169,81 TL olarak belirlendiği, davalıların davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğuna yönelik istinaf sebeplerinin haklı olduğu anlaşılmıştır. <br>Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı  .... Şti.'nin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı  .... Şti.'nin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne ve yargılama giderlerinin kabul ve red oranına göre taraflar arasında paylaştırılmasına, kendini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücreti takdirine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalı .... Şti.'nin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,<br>3-Davalı  .... Şti.'nin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br> İstanbul Anadolu .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....../02/2023 tarih ve 2020/... Esas 2023/.. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, <br>4-Davanın KISMEN KABULÜ ile; İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine davalılar tarafından  yapılan itirazın,<br>a) Davalı  .... Şti.' yönünden 6.335,43-Euro asıl alacak, 303,75-Euro işlemiş faiz toplamı 6.639,18-Euro üzerinden; davalı .... Şti. yönünden  6.335,43 Euro asıl alacak üzerinden İPTALİNE, takibin bu tutarlar üzerinden takipteki koşullarla devamına, fazla istemin reddine; <br>b) Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:<br>5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.517,66-TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak yatırılan 8.605,65-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.087,99-TL'nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>6-Davacı tarafından yatırılan 3.517,66-TL peşin harç, 54,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 3.572,06-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvuru harcı, 10.236,00-TL bilirkişi ücreti,  posta/ tebligat masrafı 10.236,00 TL toplamı 10.290,40-TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 796,48-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak(davalı  .... Şti. 760,46-TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla) davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>8-Davalı .... Şti. tarafından yapılan 43,16-TL yargılama giderinden kabul-red oranına  göre hesaplanan 39,82-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı .... Şti.'ye verilmesine, bakiye kısmının davalı  .... Şti. Üzerinde bırakılmasına, <br>9-Davalı .... Şti. tarafından yapılan 35,66-TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 33,02-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı .... Şti.'ye verilmesine, bakiye kısmının davalı  .... Şti. üzerinde bırakılmasına, <br>10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul-red oranına göre hesaplanan 102,17-TL'sinin (davalı .... Şti. Bu tutarın 97,55-TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan alınarak; 1.217,83-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>12-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2, 13/1 ve 13/3 fıkraları gereğince reddedilen kısım üzerinden hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara  verilmesine,<br>13-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,<br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: <br>14-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, <br>15-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>16-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran taraflara iadesine, <br>17-Davalı .... Şti. tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalı .... Şti.'ye verilmesine,<br>18-Davalı .... Şti. tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalı .... Şti.'ye verilmesine,<br>19-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 05/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  <br>\t<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0737d6c26bdc0a95","SID":"f6e465aa0407c9fa"}}