{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1486 Esas<br>KARAR NO: 2026/442 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ESAS NO: 2023/287 Esas - 2023/449 Karar<br>TARİHİ: 23/05/2023<br>DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/03/2026<br>YAZIM TARİHİ: 12/03/2026<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile ... plakalı aracın satışı için anlaştıklarını, fakat kendisine ... plakalı aracın teslim edildiğini bu hususu fark edemediğini, teslim edilen araçta gizli ayıplar bulunduğunu, su kaçağı tespit edilmesi üzerine 03.06.2016 tarihinde bu hususu davalıya ve temsilcisine bildirdiğini, araçtaki ayıpların davalıca gizlendiğini, ayıp bedeli olan 20.000-TL’nin borcundan düşülmesi için davalıya 21.06.2016 tarihli ihtarnameyi gönderdiğini, ayıp tespiti için delil tespiti davası açtığını, araç kiralama işi ile uğraşması nedeniyle aracın ayıplı çıkmasından kaynaklı olarak kar kaybına uğradığını savunarak, araçtaki ayıp nedeniyle 25.000-TL ve yoksun kalınan kar nedeniyle 5.000-TL alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... plakalı aracın ön ödemesini yaptığını fakat kalan kısmını ödememesi nedeniyle ... plakalı aracın kendisine satılmasının teklif edildiğini, davalının bunu kabul ettiğini, aracın 21.05.2016 tarihinde kendisine teslim edildiğini, davacının usulüne uygun ve süresinde bir ayıp ihbarında bulunmadığını, davacının aracı dava tarihinde sattığını ve devrettiğini aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, tek taraflı taleple düzenlenen delil tespiti dosyasına itibar edilemeyeceğini, davacının ticari zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 23/05/2023 tarih ve 2023/287 Esas - 2023/449 Karar sayılı kararında; \"........Bu kapsamda, mahkememizce, davacı aracın ayıplı olması nedeniyle araçtaki değer kaybını talep etmesi nedeniyle 22.10.2019 tarihli raporun değer kaybı yönünden yapılan hesaplama olan 20.000-TL dikkate alınmış, aracın kullanılamaması nedeniyle doğan mahrumiyet sebebiyle kazanç kaybında ise 22.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda araçtaki ayıpların giderilmesi için gereken süre değil, ayıbın fark edilmesi ve ayıbın giderilerek aracın satılması için gerekli süre de dikkate alınarak hesaplama yapıldığı görülmekle, raporun bu kısmına itibar edilmemiştir. 24.07.2020 tarihli raporda tespit edildiği üzere ayıbın giderilmesi için gerekli sürenin 5 gün olduğu, davacının bu süre itibariyle araçtan mahrum kalacağı dikkate alınarak, her iki raporda da günlük araç kiralama bedelinin 2016 yılı için 100 TL olduğu yönündeki tespit dikkate alınarak, davacının araç mahrumiyeti çerçevesinde kar kaybının 5 gün için 500-TL olacağı değerlendirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile, <br>''1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>20.000 TL değer kaybı ve 500,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 20.500,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 27/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkil şirket tarafından 2. el satış bölümü tarafından satışa sunulan 129.000 Km'deki ... plakalı aracı görüp beğenerek ve muayene ettikten sonra satın aldığını, buna ilişkin 19.04.2016 tarihinde 1.000,00 TL tutarında ön ödeme / kapora ödemesi yaptığını, müvekkil şirketin satış sistemine göre ön ödemeyi müteakip davacının satış bedelinin “3” gün içerisinde tam ve eksiksiz olarak ödemesi gerektiğini, aksi durumda sistemin alıcının rezervasyonunu otomatik olarak iptal ettiğini, müvekkil şirketin teklifi ile bağlı kalmadığını, bu kapsamda davacıya satış bedelinin kalan kısmını tam ve eksiksiz olarak “3” gün içerisinde ödemesi gerektiği, aksi halde teklifle bağlı kalınmayacağı ve aracın başka bir alıcı çıkması halinde 3. kişiye satılıp devredileceğinin bildirildiğini, davacının 19.04.2016 tarihinde araç için 1.000,00 TL ödeme yaptıktan sonra, satış bedelinin kalan kısmını ne zaman isterse o zaman ödemesinin söz konusu olamayacağını, aracın satış işleminin tamamlanması için tüm satış bedelinin ödenmesi gerektiğini, ancak davacının davacı “3” günlük sürede satış bedelinin kalan kısmını tam ve eksiksiz olarak ödemediğinden, ... plaka numaralı araç için kendisine tanınan satın alma opsiyonunun sistem tarafından otomatik olarak kaldırıldığını, bu durumun davacıya bildirildiğini, akabinde de aracın başka bir alıcıya satılıp devredildiğini, Diğer yandan davacının ... plakalı araç için 05.05.2016 tarihinde 11.000,00 TL tutarında kısmi bir ödeme daha yaptığını, yani davacının 19.04.2016 tarihli 1.000,00 TL tutarındaki ön ödemesinin üzerinden 2 haftadan fazla süre geçmesine karşın 05.05.2016 tarihi itibariyle halen daha satış bedelinin tamamını ödemediğini, müvekkil şirketin ise davacının 05.05.2016 tarihli kısmi ödemesi üzerine ... plakalı aracın satıldığını, ancak hâlihazırda aynı marka ve model ... plaka numaralı aracın satışta olduğunu, ilgilenmesi halinde aynı satış bedeli üzerinden 115.968 Km’deki söz konusu aracı satın alabileceğini bildirdiğini, buna göre davacının aracı satın aldığı tarihte hangi aracı satın aldığını bildiğini, aracı incelediğini, beğendiğini ve satın aldığını,Davacının araç kiralama işinde faaliyet gösteren gerçek kişi tacir olduğunu, buna göre ticari faaliyetlerine ilişkin alımlarındaki muayene ve ayıp ihbar külfetinin TTK’nın 23/1-C maddesinde öngörülen sürelere tabi olduğunu, aracın satışının 13.05.2016 tarihinde .... Noterliği’nin ..... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile gerçekleştiğini, satış sözleşmesinde davacının aracı hâlihazırdaki durumu ile görüp beğenerek satın aldığının yer aldığını, 21.05.2016 tarihli araç teslim tutanağında ise aracın mekanik aksamı ile yağ – su – hidrolik seviyelerinin birer birer kontrol edildiği, böylece aracın teslimi aşamasında muayene edilerek davacıya teslim edildiği, davacının da aracın mekanik ve kaporta durumunu görerek ve kabul ederek aldığının açık olarak yer aldığını, şu halde aracın her türlü ayıptan arı olarak davacıya satılıp teslim edildiğinin ortada olduğunu, bu itibarla davacının TTK’nın 23/1-c maddesi gereğince muayene ve ayıp ihbarında bulunma süresinin 21/05/2016 tarihinde başladığını, davacının ise sözde ayıp ihbarını 2 ve 8 günlük süreler geçtikten sonra 23/06/2016 tarihinde müvekkile tebliğ edilen .... Noterliği’nin 21.06.2016 tarih, ..... yevmiye numaralı ihtarnamesine dayandırdığını, işbu sözde ihtarın TTK’da öngörülen süreler dâhilinde olmadığını, ortada geçerli bir ayıp ihbarının bulunmadığını, Somut olayda satılanın ayıplı olduğu 31.5.2012 tarihinde yapılan düğün sırasında öğrenildiğine göre 6098 sayılı TBK'nun 223. maddesi uyarınca alıcının sonradan anlaşılan bu ayıbı hemen satıcıya bildirmesi gerektiğini, bildirmez ise satılanın bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağını, tacirler arasındaki satışlarda ayıp ihbarının 6102 sayılı TTK'nın 18/3 maddesindeki usullerle yapılması gerektiğini, davacının ayıp ihbarını 25.07.2012 tarihli noter ihtarıyla bildirdiğini, aracı 21.05.2016 tarihinde teslim alan davacının öğrenir öğrenmez ayıp ihbarında bulunmadığını, bu nedenle de artık seçimlik haklarını kullanmasının hukuken mümkün olmadığını, ancak yerel mahkemece ayıp ihbarının süresinde olmadığına ilişkin itirazları dikkate alınmadan ihbarın süresi dahilinde yapıldığından bahisle usul ve yasaya aykırı olarak davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, Tüm bunların yanında davacının aracı harici satış sözleşmesiyle satıp devrettiğini beyan ettiğini, haricen yapılan satış sözleşmesinin hukuken hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, davacının talep dayanağının aracı sözde ayıp nedeniyle piyasa rayicinden düşük bir bedele satması olduğunu, nitekim dava dilekçesinde aracını piyasadan çeşitli teklifler toplayarak, araca en yüksek bedeli veren dava dışı 3. kişi harici bir sözleşme ile satıp devrettiğini beyan ettiğini, fakat haricen yapılan bu sözleşmenin hukuken hiçbir geçerliliğinin olmadığını, buna göre davacının dosyaya sunduğu 10.11.2016 tarihli sözleşme kapsamında aracı 3. kişiye satıp devredemeyeceğini, ayrıca davacının aracı noter sözleşmesiyle satıp devretmediği sürece maliki olduğunu, dolayısıyla davacının dava tarihinde aracı noter huzurunda satıp devretmediği ortada olduğundan, aracı piyasadan düşük bedel karşılığında sattığından bahisle müvekkil şirketten maddi tazminat talebinde bulunamayacağını, yerel mahkemenin müvekkil şirketin bu doğrultudaki itirazlarını dikkate almadığını ve tartışmadığını, Davacının kar kaybına uğradığına ilişkin iddialarının hukuki ve maddi mesnetten yoksun olduğunu, davacının sözde araçtaki gizli ayıp nedeniyle uğradığı zarara ilişkin 25.000,00 TL, mahrum kaldığı kar bakımından da 5.000,00 TL talep ettiği huzurdaki davayı 11.05.2018 tarihinde ikame ettiğini, dosyaya sunduğu aracın haricen satışına ilişkin sözleşmenin tarihinin 10.11.2016 olduğunu, aracı müvekkil şirketten 42.000,00 TL karşılığında satın aldığını, davacının aracı harici sözleşme ile 22.000,00 TL'ye sattığını beyan ettiğini, buna göre iki satış arasındaki farkın 20.000,00 TL olduğunu, Kabul anlamına gelmemekle birlikte; bir an olsun aracın ayıplı olduğu, davacının da aracı 22.000,00 TL'ye sattığı düşünülse dahi davacının zararının  25.000,00 TL değil, 20.000,00 TL olacağını, ayrıca sözde kar kaybına ilişkin dosyaya ibraz ettiği .........Şti. unvanlı şirkete kestiği \"....... Araç Kiralama\" açıklamalı ... numaralı 7.080,00 TL tutarlı faturanın tarihinin 26.11.2016 olduğunu, harici satış sözleşmesinin 10.11.2016 tarihinde imzalandığını, buna göre davacının aracı 3. kişiye sözde satıp devrettikten sonra da kiraya vermeye devam ettiğini, davacının iddia ve beyanlarının kendi içinde çelişkili olduğunu, aracı hem 3. kişiye satıp hem de sattığı ay için kira talep edemeyeceğini, ayrıca harici satış sözleşmesinde aracın motorunun hasarlı olduğunun yer aldığını, davacının aracı motoru hasarlı biçimde kiraya vermesinin hayatın olağan akışını aykırı olduğunu, dolayısıyla davacının kendi içinde çelişkili iddia ve beyanlarının hukuki ve maddi mesnetten de  yoksun olduğunu, Öte yandan dava konusu aracın '....' sınıfı yolcu nakiline yönelik olduğunu, Karayolları Taşıma Yönetmeliğine göre kiralanmasının mümkün olmadığını, bu bakımdan davacının dosyaya sunduğu kiralama sözleşmesinin de hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, yerel mahkemenin bu yöndeki itirazlarını dikkate almadığını, halbuki davacının davacının aracı kiralamasının mevzuata uygun olmaması halinde kar kaybına ilişkin talebinin de hukuki dayanağının kalmayacağını, yerel mahkemenin öncelikle davacının kar kaybına uğradığını iddia ettiği dönemde aracı kiraya verip veremeyeceğini araştırması gerektiğini, dolayısıyla yerel mahkeme kararının bu yönüyle de eksik incelemeye dayandığını, Davacının ticari zarara uğradığından bahsedilemeyeceğini, davacının ........... ve .... unvanlı firmanın sahibi olduğunu beyan ettiğini, İTO kayıtlarına  göre söz konusu firmanın ana sözleşme tescil ve oda kayıt tarihinin 30.12.2016 olarak gözüktüğünü, davacının aracı aylık 3.000,00 TL bedel karşılığında kira verdiğini, araçtaki ayıp nedeniyle ticari kazancından mahrum kaldığını iddia ettiğini, buna ilişkin dosyaya sunduğu faturaların tarihlerinin ise 27.06.2016 – 27.07.2016 – 19.08.2016 ve 26.11.2016 şeklinde olduğunu, Fatura içeriklerine göre ise davacının aracı 21.05.2016 tarihinde teslim alır almaz hemen kiraya vermiş olduğunu, 30.12.2016 tescil tarihli firması ile tescil tarihinden önce, 27.06.2016 – 26.11.2016 arasında kiralama işinden ticari kazanç elde ettiğini, oysa davacının henüz kiralama şirketini kurmadan önceki dönemde kar / zarar etmesinin mümkün olmadığını, Diğer yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçtaki arızanın 2. el aracın parça / aksamdan ileri geldiğinin yer aldığını, araçtaki kullanım ömürleri dolan parçaların açık ya da gizli ayıp olarak değerlendirilmesinin söz konusu olamayacağını, davacının aracı 25.05.2016 tarihli teslim tutanağını imzalayarak teslim aldığını, tutanakta aracın su - yağ seviyeleri ile mekanik aksamının kontrol edilerek teslim edildiğinin yer aldığını, tutanaktaki su seviyesinin radyatör sistemindeki su seviyesi olduğunu, aracın davacıya teslim edildiği tarihte sorunsuz çalışır vaziyette olduğunu ve aracın radyatöründe de hiçbir sorun bulunmadığını, Diğer yandan model yılı 2011 olan aracın kullanım süresi içerisinde çeşitli aksam ve parçalarında kullanıma bağlı eskimelerin meydana gelmesinin olağan olduğunu, aracın kullanıma bağlı olarak eskiyen parçalarının yenileriyle değiştirilmeleri gerektiğini, arızalanan radyatör parçasının da motorun işleyişi dahilindeki soğutma aksamının bir parçası olduğunu, kullanım ömrünü tamamlamış ise yeni bir radyatörle değiştirilmesi gerektiğini, parçanın tamir edilmiş olmasının parça kullanım ömrünü uzatmayacağını, araçtaki arıza radyatör parçasının kullanım ömrünün dolmasından ileri geldiğine göre bu durumun açık ya da gizli ayıp olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, aracın gizli ayıplı olduğundan da bahsedilemeyeceğini, Ayrıca  hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın \"5\" gün içerisinde tamir edilmesinin mümkün olduğundan bahisle günlük 100,00 TL üzerinden toplam 500,00 TL aracın kullanılamamasından ileri gelen zarar olduğu yönünde görüş bildirildiğini, davacı aracı tamir ettirmeden sattığından, aracın tamir süresi bakımında hesaplama yapılmasına gerek olmadığını, bu hususun müvekkil şirket tarafından sunulan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde açıkça yer aldığını, yerel mahkemenin ise müvekkil şirketin itirazını hiçbir şekilde dikkate almadığını, bilirkişilerin aracın makul tamir süresi üzerinden yaptıkları hesaplamayı esas alarak 500,00 TL üzerinden hüküm kurduğunu, hal böyleyken yerel mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın eksik incelemeye dayanan, yargı ve taraf denetimine elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayandığını, bu nedenle de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dairemizin  09/03/2023 tarih ve  2021/66 Esas - 2023/380 Karar sayılı kaldırma kararımızdan sonra yapılan yargılama sonucunda istinafa konu karar verilmiştir.Dava, araçta gizli ayıp olduğu iddiasından kaynaklanan değer kaybı ve mahrum kalınan kar kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya kaspamına göre; taraflar arasında .... Noterliği tarafından 13/05/2016 tarihinde düzenlenen Araç Satış Sözleşmesi ile... marka, .....tipi, ....... model,... plakalı davaya konu aracın ...Anonim Şirketi tarafından 42.000,00 TL bedel karşılığında davacı ...'ya 2. El olarak satıldığı,  dosya kapsamına göre ibraz edilmiş bir exper raporu olmadığı, ayrıca noter satış sözleşmesinde de aracı hali hazır durumu ile görüp beğenerek satın alındığı belirtilmiş, davalı tarafça ibraz edilen ve davacı tarafında imzası bulunan 21.05.2016 tarihli araç teslim tutanağında;... plakalı .....model aracın km.'sinin 116.000,00 km. 'de olduğu, sağ arka çamurluğun değişmiş, sürgülü kapı, sol ön çamurluk ve bagaj kapağının boyanmış olduğu, sol ön jant göbeğinin olmadığı, sağ sürgü kapı üzerinde çizik olduğu ve sağ taraf yan plastiğinin eksik olduğu, aracın kaporta ve mekanik durumu mevcut hali ile görülüp aracı satın alan tarafından kabul edilerek satın alındığının yazıldığı ve alt kısmında satın alan davacının imzasının olduğu görülmüştür. ........A.Ş. tarafından 03/06/2016 tarihinde hazırlanmış servis evrakında, davaya konu aracın “Araç altı su kaçağı var (Radyatör), Kontrol” şikayeti ile işleme alındığı belirtilmektedir.Dava tarihinden önce davacı tarafça Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/...... D. İş sayılı dosyasından bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 31/08/2016 tarihli bilirkişi raporunda; aracın mevcut hali ile yapılan kontrolde aracın üzerinde radyatör kısmı ve motor aksamında (Silindir kapak contası) ayıpların bulunduğu, radyatörün tıkalı olduğu ve su eksilttiği, ayrıca silindir kapak contasının yanık olduğu, söz konusu araçta hararet göstergesi olmadığı için mevcut ayıbın sürücü tarafından fark edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle motorun daha büyük hasar görmesine kadar gidebilecek şekilde ciddi hasarların oluşmasının muhtemel olduğu, silindir kapağının taşlama yapılamayacağı, belirtilen radyatör ve silindir kapak contasındaki ayıpların aracın üzerinde bizzat tespit edildiği, bu nedenle dava konusu aracın gizli ayıplı olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece Prof. Dr. ..... ve .....'dan alınan kök raporda;  dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu, araçtaki motor hasarının tam olarak anlaşılması için aracın yetkili serviste sökülerek incelenmesi gerektiği belirtilmiş, aynı bilirkişilerden alınan ek raporda ise ;Aracın keşfen incelenmesi sırasında radyatörün hasarlı ve kullanım ömrünü tamamlamış olduğu, ayrıca dosyaya sunulan hasarlı motor fotoğrafları da incelendiğinde motor hasarı olduğunun da tespit edildiğini, dosyadaki motor hasarı tamir faturaları ile radyatör hasarı birlikte eğerlendirildiğinde, aracın davacıya davalı şirketçe satıldığı haliyle ikinci el rayiç satış değerinin en yüksek 22.000,00 TL olabileceği, araç davalı şirketçe davacıya 42.000,00 TL'ye satıldığından, davacının araçtaki gizli ayıplar nedeniyle toplam maddi zararının  20.000,00 TL. Olduğu belirtilmiştir.Mahkemece 3 kişilik yeni heyetten alınan raporda ise; aracın 13/05/2016 tarihinde satın alındığı ve 21.05.2016 tarihinde teslim edilmiş olduğu, teslim belgesinde, aracın karoser aksamına yönelik detay açıklamalar mevcut olmakla birlikte, motor ve mekanik aksama ilişkin bir ayrıntı mevcut olmadığı, araçtan sökülmüş olduğu belirtilen radyatörün, sol kazan alt kesimi ve petek alt kesimlerinin hasarlı olduğu, hasarın kaynaklı işlemlerle kapatılmaya çalışılmış olduğu, radyatördeki hasar, aracın dışından yapılacak makul inceleme süresinde anlaşılabilir bir hasar olmadığı, gerek radyatörün gerekse hasarın bulunduğu konum itibariyle aracın lifte kaldırılması ve uzman incelemesi ile anlaşılacak nitelikte olduğu, radyatör kazanlarında meydana gelen bu boyuttaki hasarlar, motor soğutma sıvısının ani boşalmasına ve sıcaklık algılayıcının sıvı ile temasının kesilerek sürücüyü hararet konusunda uyaracak ikazın oluşmamasına sebebiyet verecek boyutta olduğu, bu tür bir hasarda motorun hararete maruz kalmasının kaçınılmaz olduğu, dava konusu araç 21.05.2016 tarihinde teslim alınmış, teslim tarihinden 13 gün sonra 03.06.2016 tarihinde soğutma sistemindeki sıvı kaybı fark edilmiş ve aynı gün davalı tarafa bilgi verildiğini, davalı tarafın yetkilendirmiş olduğu servis tarafından yapılan inceleme sonucunda da davacının radyatör hasarından haberdar olduğu, Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mah. 2016/....... D. İş sy. Dosyası üzerinden yapılan tespit ile de radyatör hasarının yanı sıra silindir kapak ve contasındaki hasarlardan da haberdar olduğu, davaya konu aracın arızasının satış esnasında var olduğu, davalı yanın hazırladığı teslim belgesinde ilgili mekanik arızanın belirtilmediği, motor onarımını gerektiren arızanın satın alma esnasında makul süre ile inceleme neticesinde anlaşılabilecek türden bir arıza olmadığı ve bu nedenle davaya konu aracın gizli ayıplı mal olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. HMK 282 maddesindeki \"Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir,\" yasal düzenlemeleri de gözetildiğinde; Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında da ileri sürüldüğü, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında  bu iddiaların tartışılıp değerlendirildiği, ayrıntısı yukarıda yazılı bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere davaya konu aracın gizli ayıplı olarak davacıya satıldığı,  gizli ayıplı araç satışı sonucu araçtaki değer kaybının  Prof. Dr. ....ve ..........'dan alınan ek rapora göre 20.000,00 TL. olduğunun tespit edildiği, davacının araç kiralama işiyle iştigal ettiği, aracın kullanılmamasından kaynaklı zarar hesabı miktarının dosya kapsamına uygun olduğu tespit edilmiş, bu tespitler doğrultusunda İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin mahkemenin kabulüne ilişkin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.400,35 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 351,00  TL harcın mahsubu ile bakiye 1.049,35 TL'nin davalıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"082ad508f2a20c77","SID":"7afb7e87d6f8f917"}}