{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1564 <br>KARAR NO\t: 2026/350<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/12/2021<br>NUMARASI\t: 2018/121 Esas - 2021/830  Karar   <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari satımdan kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ....AŞ vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... . A.Ş.” bilumum kompresör makineleri ve jeneratör makineleri imalatı gerçekleştiren bir firma olduğunu, diğer müvekkili ... . AŞ'ye satmış oldukları makineler karşılığı 10.08.2017 tarihli 010849 numaralı makbuzu düzenlediğini ve müvekkili ... ... AŞ'nin, diğer müvekkili ... .A.Ş'ye menfi tespit davalarına konu çeke ilişkin makineyi teslim ettiğini, karşılığında müvekkili  ...nin  müvekkili  ... .. A.Ş'ye menfi tespit davalarına konu olan.. Bartın Şubesine ait 24.11.2017 tarihli ... seri numaralı 86.816,73 TL bedelli çeki keşide ederek teslim ettiğini, müvekkili ...  A.Ş adına diğer müvekkili  ... tarafından keşide edilen işbu çek ile birlikte bilumum başka çeklerin; ... ve ... irsaliye numarası ile sabit olduğu üzere müvekkili  .... AŞ uhdesinde iken şirket merkez adresi olan istanbul muhasebe bölümüne iletilmek üzere ... Kargo'ya teslim edildiğini ancak ...  sevk ve idaresindeki ... plakalı ... Kargo aracında meydana gelen hırsızlık olayı sonucunda söz konusu çeklerin çalındığını, yaşanan hırsızlık hadisesi sonucunda çalındığının öğrenilmesi ile birlikte İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde  Çek İptali  davası açıldığını ve işbu menfi tespit davalarına konu olan ... Bartın Şubesine ait 24.11.2017 tarihli ... seri numaralı 86.816,73 TL bedelli çek hakkında ödemekten men kararı alındığını, akabinde, menfi tespit davasına konu olan davalı ... Ticaret - ... çeki bankaya ibraz ettiğini ve taraflarınca alınan ödemekten men kararı nedeniyle davaya konu çek hakkında İstanbul Anadolu 12. İcra Dairesi'nin ... Esas numarası ile müvekkili şirket aleyhine icra takibine girişildiğini, müvekkili ...nin ticari ilişkisinin sadece diğer müvekkili ...AŞ ile olduğunu, menfi tespit davalarına konu olan çekin müvekkili ...ye diğer müvekkili  ... AŞ tarafından teslim edildikten sonra akabinde hırsızlık olayının gerçekleşmesi ile birlikte iş bu davaya konu olan çekin davalının eline geçtiğini, davalı ve icra takibinde borçlu olarak gözüken  3,4 ve 5 numralı borçlular ile müvekkili şirketler arasında uzaktan yakından herhangi bir ticari ilişkinin asla gerçekleşmediği gibi dilekçelerinde ibraz etmiş oldukları üzere çekin arka yüzeyinde bulunan müvekkili şirkete ait kaşenin müvekkili şirketin kaşesi olmadığını, söz konusu çekin hırsızlık nedeniyle kötü niyetli kişilerce ele geçirildiğini ve sahte kaşe ile müvekkili şirketçe cirolanmış gibi muamele ile piyasaya sürüldüğünü, dolayısıyla müvekkili şirketin borcunun bulunmadığını, çeklerin kötü niyetli kişilerin eline geçebileceği düşüncesiyle, vakit geçirilmeksizin ilgili emniyet birimine müracaat edildiğini, müvekkili şirket tarafından ayrıca Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığına da suç duyurusunda bulunulduğunu iddia ederek, İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine dayanak olan 86.816.73 TL bedelli çek nedeniyle davalıya 86.816.73 - TL borçlu olmadıklarının tespitine, dava sonuçlanıncaya kadar icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile % 20' den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili savunmasında özetle;  Dava konusu icra takibine konu ... BARTIN Şubesine ait ... seri nolu 86.816,73-TL miktarlı 24.11.2017 keşide tarihli Çek'in tahsili amacıyla İstanbul Anadou 12. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, her ne kadar  İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası için davacılar tarafından menfi tespit davası ikame edilmişse de, dava sonrası yine davacı ... A.Ş. tarafından icra dosya borcu ödenerek davanın niteliği gereği istirdat davasına dönüştürüldüğünü, müvekkilinin dava konusu senette meşru ve iyi niyetli hamil olduğunu, söz konusu alacağa ilişkin borçlular aleyhine gerçkleştirilen kambiyo senetlerine özgü icra takibinin usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirilmiş olduğunu, taraflarının yetkili hamil olarak alacaklı sıfatına haiz olduğunu, müvekkilinin davaya konu senet için çekin veriliş koşullarını ve verilme sebebini araştırmak durumunda olmadığı gibi bunu bilebilecek durumda da olmadığını, bu nedenle iyi niyetli müvekkili açısından davanın reddi gerektiğini,  keşidecinin kendi imzasını reddetmediği sürece imzaların istikbali/bağımsızlığı ilkesi gereğince çekten dolayı borçlu olmadığını ileri süremeyeceğini, davacılardan ... A.Ş'nin kendi imzasına ve kaşesine itiraz etmediğini ve diğer davacı durumunda bulunan lehdar ... A.Ş.'nin imza ve kaşesinin sahte olduğu iddiası ile iş bu davayı açmış olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından her ne kadar kargo frmasına ait araçta meydana gelen hırsızık neticesi çeklerin çalındığı iddia edilmiş ise de dava konusu çekin kargoya verildiğine ilişkin beyan formunu mahkemeye sunamadığını, ispat yükü davacıda olmasına rağmen gerek yasalarca gerekse kargo firmasınca taşınması yasak olan \"Ziynet eşyası, çek, senet, altın, döviz, nakit para, gibi kıymetli evraklar ve yasal olmayan kargolar...\" şeklinde belirtilen emtiaların basiretli bir tacir gibi davranmayarak kargo şirketine teslim edilmesi neticesi ve kaybından doğan sorumluluğun hiçbir kusuru olmayan iyiniyetli müvekkiline yöneltilemeyeceğini, taşınması yasak olan bir emtianın kargo şirketine teslim edildiği iddiasının tamamen gerçeklerden uzak, farazi ve ispatı mümkün olmayan bir iddia olduğunu savunarak, davacıların davasının usulden esasa girilmeden reddine, amir yasa hükümleri gereğince, 2 nolu davacının imzaların istiklali ilkesi gereği sorumluluğu mevcut olduğundan ve dava açma hakkı olmadığından davacıların her halükarda haksız ve mesnetsiz davasının reddine ve aynı zamanda davacıların %20'den aşağı olmamak üzere ayrı ayrı kötüniyet tazminatına  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava konusu çekte davacılar keşideci ve lehtar  durumundadırlar, davalı senede ciro yoluyla hamil olmuştur. Görünüşe göre ilk ciro, çekin lehtarı durumundaki ...   imzası ile yapılmıştır. Davacı keşideci ... kendi imzasını inkar etmemektedir. Keşideci ile lehtar arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan şahsi def’iler müracaatta bulunan iyiniyetli hamile karşı  ileri sürülemez (6102 sayılı TTK. m. 687). Somut olayda, hamil ...'ün  çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği, başka bir anlatımla kötüniyetli hamil olduğu kanıtlanamamıştır. O halde davacı keşideci, lehtara ödeme yaptığına ilişkin şahsi def’iyi  davalıya karşı ileri süremez.<br>Bu durumda takibe ve eldeki davaya konu dosya kapsamından, davanın kısmen kabülüne,-İstanbul Anadolu 12. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takibe konu çekten dolayı davacı ... . A.Ş.'nin borçlu olmadığının tespitine, davacı ... Tic. A.Ş. Yönünden davanın reddine, tarafların tazminat taleplerinin şartları oluşmadığından reddine dair...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; İstanbul Anadolu 12. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takibe konu çekten dolayı davacı ...nin borçlu olmadığının tespitine, davacı .... AŞ yönünden davanın reddine, tarafların tazminat taleplerinin şartları oluşmadığından reddine, karar  verilmiştir. <br>Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı ... AŞ vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;<br>Davacı müvekkili ... AŞ adına istinaf başvurusunda bulunduklarını, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, müvekkillerinden .... AŞ şirketinin kompresör makineleri ve jeneratör makineleri imalatı yapan bir firma olduğunu, diğer müvekkiline makine satışı yaptığını, müvekkili ... şirketinin bu satış karşılığında 10.08.2017 tarihli makbuz düzenlediğini ve makineyi teslim ettiğini, alıcı ... AŞ şirketinin ise menfi tespit davasını konusunu oluşturan 24.11.2017 tarihli 86.816,73 TL bedelli keşide keşide ederek müvekkili ...'a verdiğini, çekin muhasebe bölümüne  iletilmek üzere ... Kargo'ya teslim edildiğini, kargo aracında meydana gelen hırsızlık olayı sonucunda çeklerin çalındığını, çek iptali davası açıldığını, ödemekten men kararı alındığını, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına hırsızlık olayı sebebiyle suç duyurunda bulunulduğunu, çekin müvekkilinin rızası dışında elinden çıktığını, sahte imza ve kaşe ile ciro edildiğini, bu hususun imza incelemesi ile ortaya çıktığını, imzaların sahte olduğunun ve müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığının ispat edildiğini, davacı bakımından ispat yükünün yerine getirildiğini buna rağmen hüküm kurulduğunu, ticari alışveriş nedeniyle düzenlenen makbuz, ticari defter kayıtları ve cari hesap dökümünün ibraz edildiğini, çek üzerindeki imza ve kaşenin müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, deliller toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, davalının kötü niyetli hamil olduğunu, müvekkilinin diğer cirantalarla hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, bu şirketlere ait ticari defter kayıtlarının celbi ile ortaya konulabilecekken bu delillerin toplanmadığını, çekin geçerliliği ile çek bedelinin yetkili hamile ödenmesinin farklı olgular olduğunu, kararın çelişkili ve kafa karıştırdığını, kıymetli evrakın illetten mücerret olsa da ortada bir sahtelik olgusunun bulunduğunu, hamil bakımından ise kötü niyet ve ağır kusurun mevcut olduğunu, hırsızlık olayı sonucunda davalı eline geçtiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve  davanın kabulü ile kötü niyet<br> tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE <br>Dava, ticari satım kapsamında verilen çeke karşı, İİK'nın 72. maddesi maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılanyargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, dava konusu 86.816,73 TL bedelli çekin davacılardan ... AŞ şirketi tarafından keşide edildiği hususunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, ciro yolu ile çeki elde eden davalı tarafça davacılar hakkında başlatılan icra takibinden dolayı davalıların borçlu olup olmadığı, icra takibine konu edilen çek üzerindeki cirantalardan ... AŞ'ye ait olmayan imza ile çekin el değiştirmiş olmasından dolayı davacı şirketin davalıya borçlu olup olmadığı, mahkemece eksik inceleme yapılıp yapılmadığına ilişkindir. <br>Dosya kapsamından, davacılardan .... AŞ şirketinin ... Bankası Bartın Şubesindeki çek hesabından .... Aş şirketi emrine 24.11.2017 tarihinde 86.816,73 TL bedelli çek düzenlendiği, adına çek düzenlenen şirket tarafından keşideci şirket adına 10.08.2017 tarihli çek bedeli tutarında çek gösterilmek suretiyle tahsilat makbuzunun düzenlenmiş olduğu, dava dışı ...tarafından 16.08.2017 tarihli emniyetindeki ifadesinde ... Kargo'da acente olarak çalıştığını, 11:25 saatleri arasında kullanmış olduğu aracı ile kargo teslimatı yapmak için Eyüp Sultan Mahallesindeki 6 nolu yere giderek aracını park ettiğini ve hatırladığı kadarı ile kilitlediğini, yaklaşık bir dakika sonra araca geldiğinde şoför koltuğu üzerindeki kolinin yerinde olmadığını, çalınmış olduğunu anladığını belirterek, irsaliye numaralarını bildirdiği, davacı .....AŞ şirketi tarafından 28.09.2017 tarihinde İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1048 Esas sayılı dosyasında çek iptali davasının açılmış olduğu, mahkemenin 03.04.2018 tarihli kararı ile çeklerin kayıp çek olmaktan çıktığı ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edildiği, dava konusu çekin  lehtarı .... AŞ şirketi tarafından şirkete ait kaşe ve imza ile birlikte dava dışı şirketlere ciro edildiği, dava dışı ..... Ltd Şirketi tarafından davalı şahıs şirketine ciro edildiği, çekin takas merkezinden mahkeme kararı ile iade edildiği, asliye ticaret mahkemesinin 04.10.2017 tarihli kararı ile ödemeden men kararı verildiğine dair şerh düşüldüğü, davalı tarafça çek bedelinin tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 12.01.2018 tarihinde davacılar ile birlikte dava dışı cirantalar hakkında 86.816,73 TL çek bedeli ile ferileri toplamı 96.547,34 TL alacağın tahsili amacı ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, davacının ise İİK 72 .maddesi gereğince 29.01.2018 tarihinde iş bu menfi tespit davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. <br>Tarafların delillerini ibrazı etmesi ve ilgili delillerin celbi sonrasında imza incelenmesi gerçekleştirilmiştir. 01.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda; inceleme konusu çekteki ... ... Anonim Şirketine atfen atılmış imza ile ... ve ...'ın mevcut karşılaştırma imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, bitiş hareketlerinde, ara gramalarında farklılıklar görüldüğü, bunun yanı sıra imza boyut ve kısımları arasındaki oran, istif, işleklik, doğrultu, baskı derecesi ve kalem yürütme alışkanlıkları yönünden de önemli grafolojik farklılıklar bulunduğu, gönderilen dosya ile ilgili  beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü (scanner) tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede; inceleme konusu çekteki ... ... Anonim Şirketine atfen atılmış imza ile ... ve ...'ın mevcut karşılaştırma imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, bitiş hareketlerinde, ara gramalarında farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu çekteki birinci ciranta imzanın kişilerin mevcut karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla ... ve ...'ın eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden, davanın, davacılardan .... AŞ yönünden kabulüne, davacı .... AŞ yönünden ise reddine dair hüküm tesis edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesine göre, kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur.HMK'nın “İspat Yükü” başlıklı 190. maddesinde; “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Menfi tespit ve istirdat davaları 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre; borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçlu, menfi tespit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa davaya istirdat davası olarak devam edilir.İspat yüküne ilişkin yukarıda açıklanan genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.<br>Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir.Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 12.10.2011 tarihli ve 2011/19-473 E., 2011/607 K. sayılı kararında da açıklanmıştır. <br>Bilindiği gibi, kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin avans olarak) verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir. Somut olayda, davacılar çekin rızaları dışında hırsızlık olayı sonucunda ellerinden çıktığınhı, çalındığını, imza ve kaşenin kendilerine ait olmadığını belirterek menfi tespit talebinde bulunmuştur. Gerçekleştirilen imza incelemesi neticesinde, takip konusu çekteki lehtara ait olan imzanın davacılardan .... AŞ şirketine ait olmaksızın üçüncü kişilerce sahte imza ile çekin ciro edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davacı çekteki son cirantadır. <br>TTK'nın 818. maddesinde; uygulanacak hükümler başlığı ile 818/1.fıkrada; poliçeye ait hükümlerin çek hakkında da uygulanacağı düzenlenmiştir. Hangi hükümlerin çek hakkında uygulanacağına dair maddede sırası ile yer verilmiştir. TTK 818/1-c bendinde; \" Borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasına, yetkisiz imzaya, düzenleyenin sorumluluğuna ve açık poliçeye ait 677 ilâ 680 inci maddeler.\" ifadelerine yer verilmiştir. Maddede yer alan TTK 677.maddede; imza edenlerin sorumluluğu üst başlığı ile; geçerli olmayan imzaların bulunması alt başlığı altında; \"(1) Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.\" düzenlenmesi mevcuttur. Davacı keşideci şirket imza itirazında bulunmamıştır.<br>TTK'nın 677. maddesi gereği, bononun borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içermesi hâlinde dahi diğer imzaların geçerliliği bu durumdan etkilenmeyecektir. Anılan hükümden hareketle birbirinden bağımsız her imza, eğer ki geçersizse, sadece imzanın sahibi yönünden hükümsüzlük sonucu doğuracaktır. Buna, imzaların bağımsızlığı ilkesi denilmektedir.<br>İmzaların bağımsızlığı ilkesi, atılı her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzaların sahiplerinin sorumlu tutulmamasına rağmen poliçenin diğer hak sahipleri bakımından geçerliliğinin ortadan kalkmayacağını ifade eder. Eş anlatımla, geçerli imzaların sahiplerinin başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulmaları mümkün değildir.<br>Somut olayda, lehtarın imzasının sahteliği sübuta ermiştir. Davacı keşideci  ... AŞ yönünden imzaların bağımsızlığı ilkesi ve  yasal düzenlemeler kapsamında  sorumluluktan kurtulması mümkün  olmayacağından, davacı vekilinin aksine idida ve istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. <br>Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı ....AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br> HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı ....AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, <br>2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacı  ....AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir  kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,<br>4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;<br>HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.02.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ecf79c0d994af27","SID":"01778a9fa72d662f"}}