{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/2153 <br>KARAR NO\t: 2026/292<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/10/2025<br>NUMARASI\t: 2024/94 2025/677<br>DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi<br>Zayi Belgesi Verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, talep eden vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin TTK kapsamında tacir bir şirket olarak tutmakla yükümlü olduğu ticari defterleri, bilgi, belge, doküman, muhasebe evrakları ve serverlarının, müvekkili şirketten sadır olmayan sebeplerle, Pirinççi Mah. ... Sok. ... Blok No:...Eyüp Sultan / İstanbul adresinde kain, 2.500 metrekare depo ve ofis alanı ile içerisinde yer alan taşınır, taşınmaz demirbaş, bilgisayar, server vb. tüm saklaması ve tutulması zorunlu olan belgelerinin 10.01.2024 tarihinde mecurda meydana gelen yangın sonucu zarar görüp kayıplara uğradığını ve zayi olduğunu belirterek, şirkete ait ticari defterler, belgeler ve evraklar için zayi belgesi düzenlenmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Davacı şirketçe dava dilekçesinde yangın olayının Pirinççi Mah. ... Sok. ... Blok No:...Eyüp Sultan / İstanbul adresinde gerçekleştiğinin bildirildiği, ancak şirket merkezinin ticaret siciline göre ... adresi olduğu, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtların muhafaza  edileceği yerin şirket merkezi olması gerektiği, bilirkişi raporunda yapılan tespitler de nazara alındığında davacının TTK'nun 82. maddesi uyarınca defterlerin saklanmasında gerekli dikkat özen ve ihtimamı göstermediği, gereken muhafaza tedbirlerini almadığı, zayi durumunun davacının iradesi dışında bir nedenle meydana gelmediği ya da mücbir sebep halinin bulunmadığı (aynı yönde Yargıtay 11. HD'nin 2015/13372  Esas ve 2017/1346 Karar sayılı ilamı), bu nedenlerle TTK'nın 87/2. Maddesinde yer alan zayi belgesi verilmesi şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından...\"  gerekçesiyle, davanın reddine karar  verilmiştir. <br>Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müflis şirketin merkezinin Pirinççi Mah. ... Sok. ... Blok No:... Eyüpsultan/İSTANBUL olduğunu, yangının meydana geldiği adres ile şirket merkezinin yan yana olduğunu, adres içeriğinden de anlaşılacağı üzere iki adresin de müflis şirketin uhdesinde kullanıldığını, mahkemenin yangının meydana geldiği \"......31/1\" nolu adresin  müflis şirkete ait olmayan bambaşka bir adresmiş gibi nitelendirdiğini, adreste müflisin ticari defterleri dışında müflis şirketin işleyişini yakından ilgilendiren başka sair belgeler, bilgisayarlar vb. eşyaların da zarar görüp kullanılamayacak hâle geldiğini, bu hususların dosyaya sunulan yangın raporu ve İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/8 D.İş sayılı dosyası ile sabit olduğunu, bilirkişi raporunda 2016 ve 2017 yılına ait defter ve belgelerin yanmış olabileceği değerlendirmesi yapılmışken e-defter ortamına geçilmeden önceki diğer yıllara ait defter ve belgeler için bir değerlendirme yapılmadığını, E-defter ortamında tutulan belgeler konusunda bilişim uzmanı bir bilirkişiden rapor alınması gerekir iken mahkemece  bu yönde bir değerlendirme yapılmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, TTK'nın 82/7.maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.  <br>  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.01/07/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 55. maddesi ile  değişik TTK'nın 82/7 maddesi uyarınca, bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kâğıtlar; hırsızlık veya yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziya uğrarsa, tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesinden kendisine zayi belgesi verilmesini isteyebilir. Mahkeme, lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır.Dosya kapsamından,  dava dilekçesinde belirtilen \"...31/1\" adreste İstanbul 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/8 D.iş sayılı dosyasında yapılan tespitten tek katlı kısmen asma katkı çelik konstrüksiyon yapı olduğu anlaşılan iş yerinin çıkan yangın sonucunda tahrip olduğu, tespit dosyası ve itfaiye raporuna göre yapının kısmen ofis olarak kullanıldığı, büro malzemeleri ve ekipmanların incelenemeyecek şekilde yandığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından yapıda  bulunan ticari defter, evrak ve belgelerinin 10.01.2024 tarihinde meydana gelen yangın olayında zarar gördüğü ileri sürerek zayi belgesi verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece, zayi talep edilen evrakların şirket merkezinden başka bir yerde tutulması sebebiyle davacı tacirin gerekli dikkat ve özeni göstermediği, basiretli bir tacir gibi davranmadığı, bundan dolayı defterlerin kaybolmasında kusurunun mevcut olduğu, davacının iradesi dışında bir nedenle meydana gelmediği ya da mücbir sebep halinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacının zayi belgesi verilmesini istediği belgelerin davacı yanca salt  şirket merkezi yerine ayrı bir  merkezde davacının sicil adresinin eklentisi sayılabilecek yan binada tutulması tacirin defterlerin saklanması  konusunda gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlamına gelmemektedir. İtfaiye raporundan yangının meydana geldiği yerin depolama amaçlı yapı olduğu anlaşılmaktadır. İtfaiye raporunda ayrıca yangının asma katttan geçirilen elektrik tesisatındaki elektrik enerjisinin herhangi bir nedenle (gevşek bağlantı, aşırı yük, nötr faz teması) ısı enerjisine dönüşmesiyle meydana geldiği ve asma katta depolanmış hâlde bulunan muhtelif miktarda ofis malzemesinin ve evrakın tutuşmasıyla gelişerek işyeri geneline yayıldığı tespit edilmiştir. Bu tespit ve açıklamalara göre, evrakların şirket merkezinden başka bir yerde tutulması sebebiyle davacı tacirin gerekli dikkat ve özeni göstermediği, basiretli bir tacir gibi davranmadığı yönündeki mahkeme gerekçesi yerinde görülmemiştir. TTK'nın 82/7 maddesinde tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerden söz edilmiş, belgelerin niteliği hakkında istisnalara yer verilmemiştir. Bu nedenle, davacının ticari faaliyeti ile ilgili olduğu açık bulunan belgelere  ilişkin olarak  zayi belgesi talep edilmesinde hukuki menfaati vardır. Mahkemece bilirkişiden rapor alınmış olup bilirkişi tarafından davacının talep ettiği belgelere ilişkin olarak davacı şirketin 2016 ve 2017 de ticari defterlerini kağıt ortamında tuttuğu, bu defterlerin yanmış olabileceği, ancak 2018-2020  yılları arası davacının e-defter mükellefi olduğu tespit edilmiştir.TTK'nın 64/3. maddesinin son cümlesi \"Fiziki ortamda veya elektronik ortamda tutulan ticari defterlerin nasıl tutulacağı, defterlere kayıt zamanı, onay yenileme ile açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığınca müştereken çıkarılan tebliğle belirlenir.\" şeklindedir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 19/10/2019 tarih 30923 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 3 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'le; elektronik ortamda tutulan defterlerin, vergi güvenliğini sağlamak ve virüs, siber saldırısı vb. diğer teknolojik ataklara karşı tedbir almak amacıyla ikincil kopyalarının gizliliği ve güvenliği sağlanmış şekilde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemlerinde ya da Başkanlıktan izin alabilen güvenli saklamacı kuruluşlar bünyesinde de saklanması zorunluluğu getirilmiştir (Bkz. Tebliğ m.4.4.1-e). Öte yandan, aynı Tebliğin 7.1. maddesininde,  e-defter tutanların, Vergi Usul Kanunu'nda belirtilen “Mücbir Sebep” halleri nedeniyle e-Defter veya beratlarına ait kayıtlarının bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi ve e-Defter ve berat dosyalarının muhafaza edildiği e-Defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlardan veya Başkanlıktan ikincil örneklerinin temin edilemediği hallerde, söz konusu durumların öğrenilmesinden itibaren tevsik edici bilgi ve belgeleri ile birlikte ticari işletmesinin bulunduğu yetkili mahkemesine başvurarak kendisine bir zayi belgesi verilmesini isteyebilecekleri; mahkemeden zayi belgesinin temin edilmesini müteakip, zayi belgesi ile birlikte durumun Başkanlığa yazılı olarak bildirilmesi ve Başkanlık tarafından istenilen bilgi ve belgelerin ibraz edilmesi halinde, mükelleflerin zayi olan e-defter kayıtlarının yeniden oluşturulması ve bunlara ait yeni oluşturulan e-defter ve berat dosyalarının e-defter uygulaması aracılığı ile Başkanlık sistemine yeniden yüklenmesi için Başkanlık tarafından yazılı izin verileceği düzenlenmiştir. TTK'nın 82/7. maddesine uygun şekilde düzenleme yapılan anılan Tebliğ'de e-defter veya beratlarına ait kayıtların bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi ve e-Defter ve berat dosyalarının muhafaza edildiği e-Defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlardan veya Başkanlıktan ikincil örneklerinin temin edilemediği hâllerde, yetkili mahkemeden zayi belgesi verilmesini istemesi gerektiği belirtilmiştir.Davacı yanca ikincil kopyaların sisteme yüklenmesi konusunda gerekli işlemleri yapması gerektiği, kopyaların muhafazası için  Gelir İdaresi Başkanlığı sistemlerinde ya da Başkanlıktan izin alabilen güvenli saklamacı kuruluşlar bünyesinde de saklanması zorunluluğu bulunmasına rağmen, davacı yanca bu yönde  özel entegratör firmalarından destek alınıp, özel entegratör  bünyesinde saklama işlemi yapılıp yapılmadığı, Gelir İdaresi Başkanlığında ikincil kopyaların bulunup bulunmadığı, davacı hakkında herhangi bir vergi incelemesi ya da soruşturması bulunup bulunmadığı vergi dairesinden araştırılmadan, yukarıdaki gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.<br>Somut olayda, ileri sürülen sebebin zayi belgesi istenebilecek bir hâl olduğunun kabulüyle e-defter kayıtları bakımından özel entegratör ve GİB'na yazılar yazılarak davacının zayi belgesi  istediği dönemlere ilişkin başvurusu olup olmadığı, tebliğ kapsamında gerekli işlemlerin ifası ve mevcut ise davacının e-defter ile beratlarının ikincil örneklerinin Başkanlık sisteminden temininin mümkün olup olmadığının, Vergi Dairesinden davacı hakkında vergi incelemesi veya soruşturması bulunup bulunmadığının  tespitinden sonra, fiziki tutulan kayıtlara ve e-kayıtlara ilişkin tüm talepler ayrı ayrı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi  usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;\t<br>1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, <br>2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>3-Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,<br>4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;<br>HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 19/02/2026<br>KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"94c16e0c02a223ad","SID":"60e4ae9a3c1fbb98"}}