{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2022/2221 <br>KARAR NO: 2026/405<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/05/2022<br>NUMARASI: 2019/691 Esas - 2022/464 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan Ariyet)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/11/2019<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/03/2026<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA : Davacı vekili, taraflar arasında 25/01/2012 tarihinde standart otogaz bayilik sözleşmesi, protokol ve akaryakıt istasyonları ariyet sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme süresince kullanılmak üzere 25/01/2012 tarihli protokolün 7. maddesinde listelenmiş ekipmanları davalıya ariyet olarak verdiğini, davalının bayilik sözleşmesinin 1. maddesi uyarınca sözleşme sona erdiğinde ariyetleri 15 gün içinde iade etmeyi taahhüt ettiği halde iade etmediğini, müvekkilinin ekipmanların söküm ve nakliyesini kendisi gerçekleştirerek iade almak zorunda kaldığını, müvekkilinin karşıladığı söküm ve nakliye ücretinden ariyet sözleşmesinin 1/g maddesine göre davalının sorumlu olduğunu, bu hususta düzenlenen 9.873,77-TL bedelli faturayı davalının iade ettiğini, fatura alacağının tahsili için davalı aleyhine.... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP : Davalı vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu; alacağın zamanaşımına uğradığını; müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığından bahisle sözleşme kapsamında verilmiş ipoteğin fekki için Ordu 1. AHM'nin 2017/337 esas sayılı dosyasının ve yine taraflar arasındaki cari hesap alacağına ilişkin.... ATM'nin 2019/297 esas sayılı davasının derdest olduğunu, Ordu 1. AHM dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini; davacının müvekkiline e-postayla gönderdiği 31/12/2016 itibariyle borç bulunmadığı hususunda mutabakata varıldığını; müvekkilinin sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bildirilmesine rağmen 25/01/2017 sona erme tarihine kadar ariyetlerin alınmadığını, 3 gün gecikmeyle 28/01/2017 tarihinde alındığını; 25/01/2017 tarihinden itibaren TTK 94/2 gereği hesap devresi sonundan itibaren 1 aylık süre geçtiği halde davacının müvekkiline borç bildirimi yapmadığını; ...AŞ'nin 26/01/2017 tarihli yazısıyla gecikmiş bakiye ve alımdan kaynaklı fatura borcunun bulunmadığının bildirildiğini; sökülemeyen ve söküldüğünde ekonomik değeri yok olacak kadar azalacak değerdeki tonoz, 3 adet akaryakıt pompası, 6 dalgıç pompa, 4 adet sahada gömülü yakıt tankının, davacı şirket yetkilileri ile varılan mutabakat sonucu kendilerine satılması için teklifte bulunduklarını ve teyit edilen fiyat teklifleri doğrultusunda bu üç kalem ariyet için davacı şirket hesabına 17/02/2017 tarihinde 50.700-TL gönderildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, davalının sözleşmede ariyetleri iade yükümlüğünü üstlendiği, bunun için davacının davalıya 9.668,38-TL bedelli fatura kestiği, fakat davacının söküm ve taşıma işini yaptırdığı dava dışı şirkete 8.228,14-TL ödediğinin sunulan faturadan belli olduğundan davalıdan bu bedeli talep edebileceği ve alacağın likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine itirazının 8.228,14-TL asıl alacak bakımından iptaline, takibin takip tarihinden asıl alacağa yasal faiz işletilerek devamına, fazlaya ilişkin istemin ve icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu; alacağın zamanaşımına uğradığını; sözleşmenin 15/01/2017 tarihinde sona erdiği, davacıya borç bulunmadığından Ordu 1. AHM'deki davada ipoteğin fekkine karar verildiğini ve kararın dosyasında müvekkilinin borcu bulunmadığı belirlendiğinden kabul edildiğini ve Samsun BAM 3. HD'nin ilamıyla doğru bulunduğunu; taraflar arasındaki mutabakata göre  müvekkilinin davacıya borcunun olmadığının saptandığını; ariyetlerin 28/01/2017 tarihinde söküldüğünü, 01/01/2017-25/01/2017 arasındaki cari hesap mutabakatına göre borcu olmadığını; istasyonda kalan tonoz, 3 adet akaryakıt pompası, 6 adet dalgıç pompa ve 4 adet gömülü yakıt tankı için davacıya 17/02/2017 tarihinde 50.700-TL ödediğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Katılma yoluyla istinaf dilekçesinde davacı vekili, davanın tamamen kabulüne ve icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki bayilik ve ariyet sözleşmesinin sona ermesi sebebiyle davalıya ariyet olarak bırakılan malların söküm ve nakliye bedelinin tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda taraflar arasında 19/03/2015 tarihinde otogaz bayilik sözleşmesi ve 25/01/2012 tarihinde de ariyet sözleşmesi imzalandığı, bayilik sözleşmesinin 15/01/2017 itibariyle sona erdiği, davacının 25/01/2017 tarihinde tutanakla bayi davalının istasyonundaki ariyetlerin söküldüğü anlaşılmaktadır. Bu işlemi yapan dava dışı şirket tarafından davacıya 02/02/2017 tarihli 8.228,14-TL bedelli fatura kesilmiştir. Davacı da davalıya 28/02/2017 tarihli 9.873,77-TL bedelli ve \"LPG Malz Söküm Nakliye Mobilizasyon Bedeli\" açıklamalı fatura düzenlemiştir. Davalı bu faturayı davacıya iade ettiğini savunmaktadır.Davalının defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda, faturanın kayıtlı olmadığı ve davalının davacıya borçlu görülmediği tespit edilmiştir. Davacının defterlerinin incelendiği ve sektör bilirkişisinin de bulunduğu bilirkişi heyet raporunda, faturadan dolayı davacının davalıdan 9.668,38-TL alacaklı göründüğü, ariyet sözleşmesine göre davalı iade borcu altında olduğundan talebe konu mobilizasyon, söküm, indir bindir ve nakliye bedellerinin davalı tarafından karşılanması gerektiği, ancak davacı bu giderleri için 8.228,14-TL ödediğinden bu tutarın istenebileceği görüşü bildirilmiştir. Davalının derdestlik itirazını ileri sürdüğü Ordu 1. AHM'deki davanın tarafı davacı değil, dava dışı ... ... AŞ olduğundan, bu itirazı kabul edilmemiştir. Yine davalı söz konusu davada ve taraflar arasındaki işlemlerde davacıya borcu olmadığının belirlenerek bu hususta mutabakat oluştuğunu ve hatta ödeme ariyetler için ödeme yaptığını iddia etmiştir. Ancak davalı davaya konu alacak için davacıyla arasında bir mutabakat bulunduğunu ve ödeme yaptığını ispat edemediği gibi, davacının taraf olmadığı davadaki tespitin de davaya konu alacak için kabulü imkanı yoktur. Yine davalı alacağın zamanaşımına uğradığını iddia etmekte ise de, ariyet (kullanım ödüncü) alacağı 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan fatura, takip ve dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi sona ermemiştir. Yine sözleşmede İstanbul mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olduğu kabul edildiğinden, yetki itirazı da haklı değildir. Taraflar arasındaki ariyet sözleşmesinin 1/f maddesinde, sözleşmenin feshi ihbarının tebliğinden itibaren 15 gün içinde ariyet alanın malzeme ve teçhizatı iyi halde iade etmek zorunda olduğu, aksi halde ariyet verenin malzeme ve teçhizatı kaldırma hakkı bulunduğu, 1/g maddesinde, ariyet alanın malzeme ve teçhizatın tesisinden, kullanılmasından ve sökülmesinden sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Buna göre davada talep edilen sökme ve nakliye giderleri davalıya aittir. Bu nedenlerle davalının istinaf nedenleri benimsenmemiştir.Davacı icra takibinde davalıya kestiği, davalı tarafından kabul edilmemiş 9.873,77-TL bedelli faturaya dayanarak bu bedelin tahsilini istemiştir. Fakat davacının dosyaya sunduğu 02/02/2017 tarihli faturadan görüldüğü üzere davacı söz konusu işlem için 8.228,14-TL ödeme yaptığından, davalıdan bu bedeli isteyebilecektir. Somut olay özelinde talep edilen alacak likit ve belirlenebilir olmadığından, icra inkar tazminatının reddinde bir hata bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulü ile icra inkar tazminatının reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin ve katılma yoluyla davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı vekilinin ve katılma yolu ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>Davacıdan alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davalıdan alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 150-TL harcın mahsubu ile kalan 582-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davalı ve davacı tarafından yapılan giderlerin üzerilerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/03/2026<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8cea7320f7b9bf04","SID":"fb7b815f68b70310"}}