{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1546 <br>KARAR NO\t: 2026/303<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/03/2022<br>NUMARASI\t: 2021/455 2022/209<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın  kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Firuzköy Şubesi müşterisi dava dışı ... .... Ltd. Şti. lehine, ..., ... ve...'un müşterek borçlu ve müteselsil kefaleti ile Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesine istinaden Borçlu Cari Kredi, Endeksli Kredi, Esnek Ticari Hesap, Ticari Kredi, Business Kart ve çek karneleri tesis edilerek krediler kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine, hesabın kat edildiği ve borcun ödenmesi gerektiği hususlarını içerir Gebze 6. Noterliği'nin 01.07.2019 tarihli, ... yevmiye no'lu ihtarnamesi borçlulara gönderildiği, ancak borcun ödenmediğini, borçlular hakkında İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı  dosyasından genel haciz yoluyla ilamsız takibe geçildiğini, borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu,  davalı/borçluların genel kredi sözleşmelerinin ilgili hükümleri karşısında borca, ferilerine ve temerrüt faizine yönelik itirazlarının yasal dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu, davalı borçluların, bizzat imzasının bulunduğu Genel Kredi Sözleşmeleri uyarınca, alacağın tamamından ve ferilerinden müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduklarını, davalıların/ borçluların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazlarının iptali ile, İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibin devamına, davalılar aleyhine %20 den  aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalılar vekili, savunmasında özetle; dava dışı ... Ltd. Şti. hakkında Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/246 E. Sayılı dosyası ile 10/04/2019 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, işbu mühletin 03/07/2019 tarihinde 2 ay uzatıldığını ve 03/09/2019 tarihinde kesin mühlet verilmiş olduğundan hangi nedene dayalı olursa olsun takip yapılmasının önlenmesi kararı verildiğini, akabinde işbu davada konkordato projesinin tasdikine karar verildiğinden, bu kapsamda karşı tarafın davasının reddi gerektiğini, dolayısıyla geçici mühlet tarihinden itibaren şirket hakkında hangi nedene dayanırsa dayansın takip yapılması mümkün olmayacağından, bu noktada müvekkilleri ile şirket arasında zorunlu hukuki arkadaşlık bulunması dolayısıyla müvekkilleri hakkında takip yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafin, ekte listesini sunmuş olduğumuz ve kendisine teminat olarak verilmiş teminat çeklerini tahsil etmiş olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla bu kapsamda da müvekkillerinin karşı tarafa borcu bulunmadığını, müvekkillerinin evli olup eşlerinin rızası alınmaksızın yapılan kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, müvekkillerinin gayri nakdi alacak kalemine dair hukuki sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın mükerrer şekilde işlem tesis ettiğini ve sebepsiz zenginleştiğini, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/246 E. Sayılı dosyasında tasdik edilen proje kapsamında davalı tarafa ödeme yapılmakta olduğunu,; ayrıca davacı tarafın  İstanbul 10. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile müvekkili ... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yaparak ; mükerrer olarak işbu dava dosyasına konu İstanbul 14. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra takibi yaptığını bildirerek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...İbraz edilen  03/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda;   Davacı bankanın Takip Tarihi 09.08.2019 itibarıyla müteselsil kefiller ..., ... ve...'dan 910.690,25 TL Asıl alacak, 10.655,08 TL İşlemiş faiz, faizin %5i 532,75 TL Bsmv, 10.793,02 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 932.671,10,-TL alacağı bulunduğu,  davacı bankanın hesaplamamız üzerinde kalan 1.042.285,79,-TL'lik talebin yerinde olmadığı, takip tarihinden borç tamamen  ödeninceye kadar 910.690,25,-TL matrah üzerinden %46,80  oranında hesaplanacak Temerrüt Faizi ile %5 i gider vergisinin istenebileceği,  davacı bankanın, davalı ile imzalamış olduğu  genel kredi sözleşmesinin 9.21. ve 10.9. maddeleri kapsamında 44 adet çekin iade talebine, iade edilmemesi halinde toplam 89.320,00,- TL tutarlarının, faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmesi talebine yetkili olduğuna, (Gayrinakit borcunuz takip sırasında nakde dönüştüğü takdirde, nakde dönüştürme tarihindebankaca size ödenen tutarın, nakde dönüştüğü tarihten Ödeninceye kadar yıllık *646,80, temerrüt faizi, faizin 965 gider vergisi ile birlikte ödenmesi) Davacı bankanın Dava Tarihi 05.07.2021 itibarıyla müteselsil kefiller ..., ... ve...'dan 892.314,58TL Asıl alacak, 763.139,34TL İşlemiş faiz, faizin %5 i 38.156,97 TL Bsmv olmak üze re toplam 1.693.610,89,-TL alacağı bulunduğu  davacı bankanın, davalı ile imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesinin 9.21. ve 10.9. maddeleri kapsamında (44-11) 33 adet çekin iade talebine, iade edilmemesi halinde toplam 72.11000  TL tutarlarının, faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmesi talebine yetkili olduğuna, (Gayrinakit borcunuz takip sırasında nakde dönüştüğü takdirde, nakde dönüştürme tarihinde bankaca size ödenen tutarın, nakde dönüştüğü tarihten Ödeninceye kadar yıllık 9.46,80, temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi ile birlikte ödenmesi) sonucuna varıldığı bildirilmiştir. <br> 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesinde hükme bağlanmıştır. TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını üstlenmiş ise alacaklı asıl borçluya başvurmadan veya taşınmaz rehnini  paraya çevirmeden önce kefil aleyhinde takip yapabilecektir. Asıl borçlu hakkında konkordato davasının bulunması müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin takip edilmesine engel teşkil etmeyeceğinden davalıların asıl borçlu hakkında konkordato davası bulunduğu ve mahkemece kesin müddet kararı verildiği, bu tarihten itibaren her türlü alacağa faiz işlemesinin durması gerektiği savunmasında bulunulmuş ise de davalılar müşterek ve müteselsil kefil olduklarından bu savunmalarına itibar edilmemiştir. <br>Davalılar tarafından  ipotekli taşınmaz bulunduğu,  ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla davalı ... hakkında İstanbul 10 İcra Müdürlüğünün  ... E.sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, bu davanın mükerrer olarak açıldığı, iddia edilmiştir.  Müşterek borçlu müteselsil kefiller kendi kefalet borçlarının teminatını  oluşturmak açısından ipotek vermediklerinden taşınmaz ipoteği asıl borçlunun borcunun teminatı olarak verildiğinden davalıların bu savunması üzerinde durulmamıştır. <br>Davacı banka ile dava dışı ... ...Ltd Şti arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalıların bu sözleşmeyi  müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları, davacı banka tarafından Gebze 6.Noterliğinin 28/06/2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği,  ihtarnamenin davalılara 03/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 24 saatlik sürenin sonunda davalıların 05/07/2019 tarihi itibariyle temerrüde düştükleri, davacı bankanın dava dışı kredi borçlusu  ... ...Ltd Şti'nden hesabın kat edildiği tarih itibariyle 959.020,99 TL  alacaklı olduğu, müteselsil kefiller davalı ...'un kefalet limitinin 2.000.00  TL,  ...'un 4.500.000 TL, , ...,'un 4.500.000 TL  ... 'un 3.500,000  ve...'un kefalet limitinin 2.500.000 TL olduğu,  alacak miktarı kefalet limitinin altında kaldığından davalı kefillerin kendi temerrütlerinin sonuçlarından sorumlu oldukları, sözleşmenin 11. Maddesinde bankanın mevzuat gereğince TCMB ye Türk lirası için bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına %30 ilavesi ile bulunacak orandan temerrüt faizi talep edebileceğinin kararlaştırıldığı, buna göre davacı bankanın TCMB'ye bildirdiği en yüksek faiz oranı olan %36 ya %30 ilavesi ile talep edilebilecek faiz oranının %46,80 olduğu,  takip tarihi ile dava tarihi arasında ödemelerin yapıldığı,  yapılan ödemelerin TBK.nun 100. Maddesi gereğince   düşülmesi sonucunda davacı bankanın davalılardan dava tarihi itibariyle 892.314,58 TL asıl alacak, 763.139,34 TL işlemiş faiz, ve faizin %5 i BSMV olmak üzere toplam 1.693,610,89 TL alacaklı bulunduğu, davacının davasını açarken 708.640,04 TL nakit alacak üzerinden  talepte bulunduğu, bu talebi ile bağlı olduğu, ayrıca davalılardan...'un sorumluluğunun 83.000,00 TL ile sınırlı tutulmasının talep edildiği, davacının bu talebi ile de bağlı olduğu anlaşıldığından;  davanın kabulüne, nakit alacaklar açısından;  itirazın iptaline, takibin 708.690,00 TL üzerinden devamına, ( davalı... 83.000,00 TL'den sorumlu olmak kaydıyla ) asıl alacak 708.690,04 TL'ye dava tarihinden itibaren %46,80 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına,  davalılar tarafından  haksız ve hukuka aykırı olarak taraflarca belirlenebilir mahiyette bulunan likit alacak miktarına kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden %20 tazminatın davalılardan tahsiline, Gayrinakit alacaklar açısından;  sözleşmenin 9.21 maddesi uyarınca kullanılmayan çek karnelerinin geri verilmesinden kefillerin de sorumlu olduğu,  çek yaprakları için bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutarın 2.030 TL bulunduğu, 44 adet çekin iade edilmediği, davacı bankanın blokesini talep edebileceği miktarın 89.320,00 TL olduğu, davacının  33 adet çek yaprağı için 72.110,00 TL talep ettiği, bu talebi ile bağlı olduğu anlaşıldığından gayrinakit alacaklar açısından 72.110,00 TL nin  davacı bankaya ait faiz getirmeyen bir hesapta  davalılar tarafından depo edilmesine \" gerekçesiyle davanın kabulüne, nakit alacaklar açısından  itirazın iptaline, takibin 708.690,00 TL üzerinden devamına, ( davalı... 83.000,00 TL'den sorumlu olmak kaydıyla ) asıl alacak 708.690,04 TL'ye dava tarihinden itibaren %46,80 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına; gayrinakit alacaklar açısından 72.110,00 TL'nin davacı bankaya ait faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, kabul edilen nakit alacak  üzerinden hesaplanan 141.738,00 TL ( 15.591,18 TL'den davalı... sorumlu olmak kaydıyla)  %20 icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,  karar  verilmiştir.<br>Bu karara karşı, davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  müvekkillerinin adresinin Büyükçekmece olduğunu, icra dosyasında yetkiye itiraz edildiğini, davanın dava şartı  yokluğundan reddi gerektiğini, yetkili mahkemenin Büyükçekmece Mahkemeleri olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkillerinin borcu bulunmadığını, geçici mühlet tarihinden sonra rehinle temin edilmiş alacaklar dışındaki alacaklar için geçici mühlet tarihinden sonra faiz işletilemeyeceğini, Genel Kredi Sözleşmesindeki kayıtların Genel İşlem Koşulları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, sözleşme kapsamındaki hükümlerin özellikle faize dair hükümlerin açıkça açıklanmadığını ve müzakere edilmediğini, müvekkillerin gayri nakdi alacak kalemine dair hukuki sorumluluğu bulunmadığını, kefaletin, borcun belirli olması durumunda geçerli olduğunu, gayri nakdi krediye dair henüz ortada risk gerçekleşmemiş olduğundan belirlilik ilkesi de söz konusu olamayacağından kefaletin geçerliliğinin  de söz konusu olmayacağını, kredi sözleşmesinde ise depo talebinin müteselsil kefilleri de kapsayıp kapsamayacağı hususunda açık bir hüküm bulunmadığını, müvekkillerinin evli olduğunu, eşlerinin rızası alınmaksızın yapılan kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu,  bilirkişi raporunda çok açık ve fahiş nitelikteki  temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplama yapıldığını, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/246 E. Sayılı dosyası  konkordato projesi kapsamında davacı tarafa hali hazırda ödeme yapılmakta olup; bilirkişi tarafından işbu ödemelerin dikkate alınmadığını,  dava dışı ... .... Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin incelenmediğini, davacıya teminat olarak verilmiş teminat çeklerinin tahsil etmiş olduğu ancak bilirkişi raporunda bu çeklere dair hiçbir değerlendirme yapılmadığını, alacak likit ve belirli olmadığından karşı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan banka alacağının davalı müteselsil kefillerden tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine   ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br> Dosya kapsamında bulunan İstanbul 14.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçluları aleyhine   967.007,87 TL asıl alacak, 61.413,73 TL işlemiş faiz, 3.070,42 TL faizin %5 gider vergisi ve 10.793, 77 TL ihtar gideri alacağı,  89.320,00 TL gayri nakdi depo talep edilen alacak olmak üzere  toplam 1.131.605,79TL alacak yönünden icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak genel kredi sözleşmesi, taahhütname, ihtarname, hesap özeti tebliğ şerhinin gösterildiği, borçlulardan...'un toplam alacağın 84.557,31 TL. kısmından sorumlu olduğunun belirtildiği, davalı borçlular  tarafından takibe itiraz edildiği  anlaşılmaktadır. <br>Öncelikle belirtmek gerekir ki eldeki dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca bankacılık işlemlerine, kullanılan kredi de ticari krediye ilişkin olup TTK'nın 4-1.f maddesine göre mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan, görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir. Bu sebeple mahkemenin görevine ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. .  <br>Genel kredi sözleşmesinde yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri ve icra daireleri olduğu kabul edilmiştir.  Bu sebeple icra dairesinin  ve mahkemenin yetkili olmadığı istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.  <br>Dosya kapsamına göre davacı banka ile dava dışı ... .... Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine davalıların  müteselsil kefil oldukları, bu kredi sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalı asıl borçluya ticari krediler kullandırıldığı, Business kart ve çek karneleri tesis edildiği, kredi geri ödemelerinin süresinde yapılmaması üzerine kat ihtarı ile kredinin kat edildiği, asıl borçlu ile müteselsil kefiller aleyhine takip başlatıldığı, itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.  <br>TBK'nın 583/1.maddesine göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. <br> Dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı asıl borçlu arasındaki genel kredi sözleşmesine  davalıların müteselsil kefil oldukları, müteselsil kefil oldukları miktarın, müteselsil kefil ibaresinin ve kefalet tarihinin davalı müteselsil kefiller tarafından  el yazısı ile yazıldığı ve imzalandığı; Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre davalılardan ...'un hissesini Bakırköy 43. Noterliğinin 02.12.2016 tarihli, hisse devir ve temlik sözleşmesi ile şirket ortaklarından ... devrederek ortaklıktan ayrıldığı ve kefalet tarihinde şirket ortağı olduğu, davalılardan...'un hissesinin tamamını Bakırköy 43. Noterliğinin 25.08.2011 tarihli, hisse devir ve temlik sözleşmesi ile şirket ortaklarından ... devrettiği yani kefalet tarihinde şirket ortağı olmadığı, ... ise şirket ortağı oldukları anlaşılmaktadır. Bu bilgilere göre TBK'nın  583/1 maddesine göre davalı ... müteselsil kefaletinin geçerli olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, davalıların müteselsil kefaleti tesis edildiği tarihte ticaret sicil kayıtlarına göre asıl borçlu davalı şirketin aynı zamanda ortağı olduğu, bu sebeple  TBK'nın 584/3 maddesi uyarınca  eş rızasına da gerek bulunmadığı anlaşıldığından, kefaletin geçersiz olduğu  yönündeki  istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.  Sözleşme ve kefalet tarihinde şirket ortağı olmadığı anlaşılan...'un kefaletinin geçerli olabilmesi için TBK'nın 584/3 maddesi uyarınca  eş rızasına gerekli ise de incelenen nüfus kayıtlarından  davalı...'un bekar olduğu anlaşıldığından kefaleti geçerlidir. Öte yandan genel işlem şartları içeren sözleşmeler düzenlenmesi mümkündür. Sözleşmedeki hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olması tek başına bu hükümleri geçersiz hale getirmez. Bu hükümlerin ayrıca dürüstlük kuralına aykırı haksız şart niteliğinde de olması gerekir. Somut olayda davalıların bir kısmının ortağı olduğu şirketin bu krediyi ve kredi kartını kullandığı, genel kredi sözleşmesindeki hüküm ve koşulların tüm bankacılık işlemlerinde yaygın olarak kullanıldığı gözetildiğinde ve müteselsil kefaletin  tesis edilmesinden önce davalıların imzasını taşıyan sözleşme öncesi bilgilendirme formuna göre sözleşme öncesi ön bilgi formu ile davalılara bilgilendirme yapılarak sözleşme içeriğini öğrenme imkanı sağlandığı, kefalete ilişkin hükümlerini okuyarak bilgilendirildikleri, yükümlülüklerini anlayarak müzakere etmek suretiyle kabul ettiklerini imzası ile teyit ettikleri anlaşılmakla, genel kredi sözleşmesinin istinaf eden davalılar için TBK'nın 25. maddesi anlamında haksız şart içermediği kanaatine varıldığından, davalılar vekilinin aksi yöndeki  istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>Genel kredi  sözleşmesi kapsamında davalı asıl borçlu şirketin kullandığı doğrudan borçlandırma kredisi ile business kredi kartı  taksitlerinin geri ödeme süresi içinde ödenmemesi üzerine davacı tarafından 28.06.2019 tarihi itibariyle kredi hesabı kat edilerek ihtarnamenin davalı  asıl borçlu, davalılara gönderildiği, ihtarnamenin davalı şirkete ve davalılara 03.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 05.07.2019 tarihinde temerrüde düştükleri anlaşılmıştır.<br> Yukarıda yer verilen tespitlere göre davalıların müteselsil kefaletinin geçerli olduğu, bu kapsamda kullanılan kredilerin geri ödemelerinden ve kredi kartı harcamalarının geri ödemelerinden sorumlu olduğu anlaşılmakta olup sorumlu olduğu miktar ve faiz oranlarına yönelik istinaf sebeplerinin  incelenmesine geçilmiştir. <br>Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacı bankanın takip tarihi 09.08.2019 itibarıyla müteselsil kefiller ..., ... ve...'dan  910.690,25 TL Asıl alacak, 10.655,08 TL İşlemiş faiz, faizin %5i 532,75 TL Bsmv, 10.793,02 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 932.671,10,-TL alacağı bulunduğu, davacı bankanın hesaplama üzerinde kalan 1.042.285,79,-TL'lik talebin yerinde olmadığı, takip tarihinden borç tamamen  ödeninceye kadar 910.690,25,-TL matrah üzerinden %46,80  oranında hesaplanacak temerrüt faizi ile %5 i gider vergisinin istenebileceği,  davacı bankanın, davalı ile imzalamış olduğu  genel kredi sözleşmesinin 9.21. ve 10.9. maddeleri kapsamında 44 adet çekin iade talebine, iade edilmemesi halinde toplam 89.320,00,- TL tutarlarının, faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmesi talebine yetkili olduğuna, (Gayrinakit borcunuz takip sırasında nakde dönüştüğü takdirde, nakde dönüştürme tarihinde bankaca size ödenen tutarın, nakde dönüştüğü tarihten  ödeninceye kadar yıllık *%46,80, temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi ile birlikte ödenmesi) davacı bankanın dava tarihi 05.07.2021 itibarıyla müteselsil kefiller ..., ... ve...'dan 892.314,58TL Asıl alacak, 763.139,34TL İşlemiş faiz, faizin %5 i 38.156,97 TL Bsmv olmak üzere toplam 1.693.610,89,-TL alacağı bulunduğu  davacı bankanın, davalı ile imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesinin 9.21. ve 10.9. maddeleri kapsamında (44-11) 33 adet çekin iade talebine, iade edilmemesi halinde toplam 72.110,00 TL tutarlarının, faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmesi talebine yetkili olduğuna, (Gayrinakit borcunuz takip sırasında nakde dönüştüğü takdirde, nakde dönüştürme tarihinde bankaca size ödenen tutarın, nakde dönüştüğü tarihten Ödeninceye kadar yıllık %46,80, temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi ile birlikte ödenmesi) sonucuna varıldığı bildirilmiştir. <br>   Bilirkişi tarafından Genel Kredi Sözleşmenin 11. maddesinde bankanın mevzuat gereğince TCMB ye Türk lirası için bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına %30 ilavesi ile bulunacak orandan temerrüt faizi talep edebileceğinin kararlaştırıldığı, buna göre davacı bankanın TCMB'ye bildirdiği en yüksek faiz oranı olan %36 ya %30 ilavesi ile talep edilebilecek faiz oranının %46,80 olduğu, gayrinakit alacaklar açısından; sözleşmenin 10.13. maddesinde kullanılmayan çek karnelerinin geri verilmesinden kefillerin de sorumlu olduğu belirlenmiş olup davalılar vekilinin bu hususa ilişkin istinaf nedeninin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Bu açıklama ve tespitlere göre bilirkişi raporunda yapılan faiz hesaplamaları genel kredi sözleşmesine uygun olarak belirlenmiş olduğundan, davalılar vekilinin bilirkişi raporundaki  hesaplamaya yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>Alacağın belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle Mahkemece nakdî alacaklar üzerinden icra inkâr tazminatına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, davalılar vekilşinin istinaf nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Açıklanan bu gerekçelerle, davalılar vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, <br>2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 36.388,66 TL istinaf karar harcının davalılardan tahsili ile Hazineye gelir  kaydına,<br>3-Davalılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;<br>HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 19/02/2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"118582492db15304","SID":"b0e7e74860b4dca2"}}