{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1563 <br>KARAR NO\t: 2026/349<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/12/2021<br>NUMARASI\t: 2017/753  Esas - 2021/804  Karar   <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait  hastanede kullanılmak üzere, röntgen cihazı siparişi verildiğini, cihaz için müvekkili şirket tarafından 21.10.2016 tarihinde 33.470 TL. ve 30.12.2016 tarihinde 43.000 Euro ödemeler yapıldığını, ayrıca ... Acıbadem Şubesi'ne ait 228.744TL bir adet teminat çeki verildiğini, söz konusu cihazın müvekkili şirket hastanesine 02.01.2017 tarihinde kurulduğunu, fakat yapılan deneme çekiminde kendilerine taahhüt edilen görüntü netliği sağlanamadığını, cihazın eksiksiz şekilde çalışır hale getirilemediğini , karşı tarafın teknik personelinin 5-6 defa cihaza müdahale etmesine rağmen, görüntü netliğinin temin edilemediğini, bunun üzerine, müvekkilinin karşı tarafa, Zeytinburnu 3. Noterliğinden 03.03.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderdiğini, 13-14.04.2017 tarihlerinde yurtdışından getirilen aplikasyon uzmanı, yapılan incelemede çekilen görüntü sonuçlarının kullanıcı beklentilerinin altında kaldığını ifade ettiğini, özetle, istenen görüntü netliğinin temin edilememiş olduğunu,  İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/40 D. İş dosyasıyla cihaz üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığını, bu inceleme neticesinde düzenlenen 06.05.2017 tarihli rapor 'da; “Görüntüsü alınan anatomik bölgelerin kesit kalınlığı arttıkça görüntü kalitesinin bozulduğu, bunun hekimlerin yanılmasına neden olabileceği, bunun da sağlık hizmeti veren bir kuruluş için kabul edilemez olduğu “nun belitildiğini, müvekkilinin bu durum üzerine davalıya Zeytinburnu 4. Noterliğininde düzenlenen 22.05.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki Cihaz Tedarik Sözleşmesini feshettiğini, karşı tarafa da sözkonusu cihazı geri teslim etmeye hazır olduğunu,3 gün içerisinde cihazı teslim almalarını ihtar ettiğini, davalı tarafın, Beşiktaş 25. Noterliğinin 15.06.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cihazı teslim almayacaklarını bildirdiğini, müvekkilinin, karşı tarafça temin edilmiş olan ayıplı röntgen cihaz sistemi ile çalışmasının mümkün olmadığını ,sözleşme nedeni ile ödenen alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığını, davalı boçlunun, İstanbul Anadolu 5 İcra Müdürlüğü'nün ... E. numaralı dosyasına yaptığı itirazının haksız olduğunu iddia ederek,  itirazın iptaline,  % 20 den az olmamak şartı ile icra  inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. <br>Davalı vekili savunmasında özetle; davaya konu edilen röntgen cihazında herhangi arıza/ayıp bulunmadığını, alınan görüntü kalitesinin, davacının beklentilerini karşılamamasından doğan subjektif değerlendirmelere dayandığını, cihazın, taahhüt edilen tüm teknik özellikleri taşıdığını, dolayısıyla, cihazdan alınan görüntü kalitesinin, kullanıcının beklentisini karşılamamasından dolayı müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, subjektif değerlendirme ve yorumlarla cihazda arıza/ayıp olduğu sonucuna varılamayacağını ,davanın fiili ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddi ile  % 20 den aşağı olmamak üzere, kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasında yazılı tedarik sözleşmesi, cihazın alımı ve satımı ile bedel konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davaya  konu cihazın ayıplı olup olmadığı ve bedelinin iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Dosyaya kazandırılan teknik bilirkişi raporlarında farklı tespitlerde bulunulmuştur.Davaya konu edilen cihazın çalışmasında sorun olmadığı standart objeleri kullanılarak elde edilen radyogramlarda görüntü kalitesini ve kenar netliğini olumsuz etkileyen cihaz kaynaklı radyografik görüntü artefaktı saptanmadığı, objenin kalınlığı ve dansitesi arttıkça grafilerde kenar keskinliğinde bir miktar azalma ve hafif granülü olduğu kesin olmakla bu durumun teşhis ve tedavide ilgili doktorun tanı koymasında sorunlara yol açabileceği, dosyada tespit edilen ve kurulumdan sonra davacı şirket tarafından davalı üreticinin defalarca belli bir grup arızalar nedeniyle çağrıldığı, cihazın orjinal tanıtım broşüründeki tanıtımlara uygun olarak hizmet vermediği, cihazın ayıplı olduğunun belirtildiği bilirkişi görüşüne mahkememizce itibar  edilmiş ve davaya konu cihazın bedel iadesi koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir. Alacak karşı tarafça bilinebilir olduğundan icra inkar tazminat şartları oluştuğu değerlendirilerek, davanın kabulüne şartları oluşmayan kötüniyet tazminatının reddine dair...\" gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğün ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin 203.788,00 TL asıl alacak, 841,46 işlemiş faiz olmak üzere toplam 204.590,16 TL alacaktan 203.788,00 TL alacağa taraflar arasında uyuşmazlık ticari satım sözleşmesinden doğması nedeni ile takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda ticari avans faizi işletilmesine, alacağın likit olması nedeni ile davacı lehine 203.788,00 TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine, karar  verilmiştir. <br>Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; <br>Karara dayanak alınan 09.04.2020 tarihli bilirkişi raporu ve önceden alınan raporlarla toplamda yedi ayrı uzman görüşünün alındığını, iki ayrı heyetten alınan raporlarda açık şekilde çelişen hiçbir teknik gerekçeye dayanmayan eksik ve hatalı değerlendirmeler olan rapor olduğunu, objenin kalınlığı ve dansitesine bağlı olarak grafilerdeki kenar keskinliğine ilişkin tespitlerin cihazdaki ayıp veya arızaya bağlanması imkanın bulunmadığını, bilirkişi raporunda davaya konu cihazın çalışmasında sorun olmadığı, standart objeler kullanılarak elde edilen radyogramlarda görüntü kalitesini ve kenar netliğini olumsuz etkileyen cihaz kaynaklı radyografik görüntü saptanmadığının açıkça tespit edildiğini, 21.03.2018 tarihli bilirkişi raporundaki ... cihazlarında özellikle dedektör sistemi, hız ve görüntü faktörleri ile teknik donanım artıkça görüntü kalitesi ve netliğinin maliyetinin birlikte artığının tespitininde tamamen cihazın donamı ile ilgili durum olduğunu ve bunun müvekkili şirket cihazı ilgili olmayıp piyasadaki benzer donanıma sahip cihazlar için geçerli genel bir durum olduğunu, durumun kesinlikle arıza veya ayıptan kaynaklı bir durum olmadığının tespit edildiğini, tespitlerin cihazın görüntü kalitesi, klinisyen hekimlerin beklentilerinin altında kalmış, yani taraflarınca defalarca kez ifade edildiği gibi cihaza ilişkin iddiaların sübjektif bir takım değerlendirmelere dayandığını, cihazın alındığı günden itibaren defalarca teknik servis çağırılarak revizyon yapılması gerektiği ve dedektör ile ilgili bir arızanın daha önce olduğunu tespit edilmiş olduğu şeklindeki son derece hatalı tespitlere dayanılarak cihazın ayıplı olduğu şeklinde kanaat bildirilmesi ve bunun mahkemece itibar edilmesinin son derece hatalı olduğunu, dava konusu üründen Adana Şehir Hastanesi Radyoloji bölümünde üç tane kurulu olduğunu, hali hazırda yaklaşık 1300 yataklı ve yüzlerce doktorun çalıştığı Türkiye'nin en büyük hastanelerinde kullanıldığını ve herhangi bir şikayetle karşılaşılmadığını, davanın dayandırıldığı tespit raporunda değinilen teknik servis raporuna konu durumlarda sadece 7.maddesinde sayılan tek bir şikayetin görüntü kalitesi problemine ilişkin olduğunu, şikayet üzerine müvekkili şirket tarafından yapılan testler neticesinde 21.04.2017 tarihli servis raporunda da çözüm olarak ifade edilmiş olduğu üzere sistemin olması gereken değerlerde çalıştığının saptandığını, teknik servis raporları dahi incelenmeden salt defalarca teknik servis çağrıldığından hareketle hiçbir bilgi sahibi olunulmaksızın dava konusu cihazın ayıplı olduğu sonucuna varılmasının mahkeme kararına dayanak alınan son raporun özensiz şekilde hazırlandığını ve toplam yedi kişiden alınan uzman görüşünün dayanaksız şekilde hiçe sayılmadığını gösterdiğini, 09.04.2020 tarihli raporun önceki bilirkişi raporları ile çelişkili olduğunu, bu çelişkinin tüm itirazlarına rağmen giderilmediğini, rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının ayıp iddiasını ispat edemediğini, iki ayrı bilirkişi kurulu tarafından yerinde inceleme yapılmak suretiyle hazırlanan raporlar ile de tespit edildiği üzere cihazda hiçbir ayıp, teknik sorun ve arıza bulunmadığını, iddiaların davacının kendi sübjektif değerlendirmelerinden kaynaklandığını, davanın reddine karar verilmesi gerekir iken raporlar arasındaki çelişkiler dahi giderilmeksizin herhangi bir gerekçe dahi ileri sürülmeksizin son rapor üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ayrıca ayıp iddiasına dayanan tartışmalı ve yargılamayı gerektiren uyuşmazlıkta alacağın likit olduğu gerekçesiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesininde hatalı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE <br>Dava, ticari satım konusu cihazın ayıplı olması nedeniyle ödenen cihaz bedelinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsı icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine  ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Taraflar arasında, tedarik sözleşmesinin varlığı, sözleşme karşılığında davalı şirket tarafından davacı şirkete cihaz satışının gerçekleştirilmiş olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. <br>Uyuşmazlık, ticari satıma konu olan cihazın ayıplı olup olmadığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile önceki alınan bilirkişi raporları arasında çelişki olup olmadığı, çelişkinin giderilip giderilmediği, mahkemenin kabulü ile kabul edilen alacak yönünden İİK 67.maddesi gereğince icra inkar tazminatına karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. <br>Dosya kapsamından, taraflar arasında 24.10.2016 tarihli tedarik sözleşmesinin imzalandığı, tedarik sözleşmesinde davacı şirketin müşteri olarak yer aldığı, kapsamının 1.maddede, sözleşmede belirtilen hüküm ve şartlara tabi olarak ... ürünlerinin satılacağı ve teslim edileceği, müşterinin ise bu ürünleri satın alacağı ve kabul edeceği, bedelini ... belirtildiği şekilde ödeyeceğinin ifade edildiği, teslimatın 2.maddede düzenlendiği, fiyat ve ödemenin 3.maddede yer aldığı, kurulumun 5.maddede olduğu, müşterinin risk ve masrafları kendisine ait olmak üzere uyması gereken hususlara yer verildiği, kabul testlerinin 6.1.maddede, ürün garantisinin 8.maddede düzenlendiği, 8.1.bentte; ...'in tedarik edilen ürünlerin donanımının üstün kalitesine kesin tesellüm tarihi ve ilk operasyonel kullanım tarihinden hangisi daha erken ise ondan başlamak üzere uygun kullanım halinde malzeme ve işçilikten kaynaklanan kusurlara karşı 12 aylık bir süre için müşteriye garanti edeceği, bu süre sonunda ayrıca 12 aylık mühendislik bakım ücreti vereceğine yer verildiği, davalı şirket tarafından davacı şirkete 30.12.2016 tarihinde ticari satıma konu... cihazına ait bir adet e-fatura düzenlendiği, fatura tutarının KDV dahil 280.468,44 TL olduğu, davalı şirket tarafından 13.01.2017 tarihli davacı şirkete gönderilen mailde 31.12.2016 tarihi itibariyle bakiye 88.160,74 TL borcun olduğunun bildirildiği, davalı şirket tarafından verilen cevapta alınan cihazın tam ve çalışır vaziyette olmadığı, buna ilişkin teslim olmadığı için mutabık kalınmadığı bu nedenle borcun bulunmadığı aksine teminat için verilen çek dahil 262.214,00 TL ve 43.000,00 EURO şirketten alacaklı oldukları belirtilerek mutabık olmadıklarına yer verildiği, tarihin ise 02.03.2017 olduğu, davacı şirket tarafından 03.03.2017 tarihinde davalı şirkete Zeytinburnu 3. Noterliğinde düzenlenen ihtarnameyi gönderdiği, söz konusu ihtarnamede; cihazın hastaneye 02.01.2017 tarihinde getirildiği, ancak teknik personel tarafından getirilerek çalıştırılıp kurulumunun gerçekleştirilemediği, bugüne kadar yapılan çekimlerde taahhhüt edilen görüntünün netliğinin sağlanamadığı, durumun firma ve firmanın teknik personeline tekrar tekrar iletilmesine rağmen cihazın taraflarına çalışır vaziyette tesliminin gerçekleştirilemediği, teknik personel tarafından her seferinde farklı bir aplikasyon veya yöntem kullanılarak problemin çözüleceğinin belirtildiği ancak bugüne kadar görüntü kalitesi temin edilerek cihazın tesliminin yapılamadığı, müvekkili şirket hastanesinin her geçen gün zarara uğradığını, personelin sorunlara çözüm üretememesi nedeniyle cihazdan fayda sağlanamadığı, bu nedenle bir an evvel cihazın geri alınarak yenisi ile değiştirilmesi mümkün olmaması halinde sözleşmenin feshi ile bedelinin taraflarına iadesinin talep edildiği, 22.05.2017 tarihli davacı ihtarnamesinde ise tedarikçi oldukları röntgen cihazının ayıplı olması nedeniyle sözleşmenin feshi, röntgen cihazının geri alınması ve ödenen bedel ile teminat çekinin iadesinin talep edildiği, talepte; sözleşme gereğince verilen 228.744,00 TL bedelli teminat çekinin iadesi, cihaz için ödenen 33.470,00 TL ile 43.000,00 EURO'nun ödeme tarihinden itibaren müvekkili şirkete ödenmesinin talep edildiği, davacı vekili tarafından davalı hakkında İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 170.318,70 TL asıl alacak (43.000,00  EURO), 629.23 TL işlemiş faiz (158,86 EURO, 33.470,00 TL asıl alacak, 172,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 204.590,16 TL  alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, takibe sebep olarak ayıplı mal satılması nedeniyle yapılan ödemeler ve ihtarnamenin gösterilmiş olduğu, davalı şirket tarafından icra takibine karşı itirazda bulunulduğu, davacının icra takibinden sonra 23.06.2017 tarihli dilekçe ile İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak merci tayini talebinde bulunduğu, talep gerekçesinin söz konusu cihazın ayıplı olduğunun tespit dosyası ile tespit edildiği, ihtarnamenin keşide edildiği, sözleşmenin feshedildiği ancak cihazın teslim alınmaktan imtina edildiği belirtilerek tevdi mahalli tayin edilmesini talep edildiği mahkeme tarafından 20.07.2017 tarihli karar ile tevdi mahalli talebinin reddedildiği, davacı şirket tarafından İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/40 D.İş sayılı dosyasında 11.04.2017 tarihli dilekçe ile delil tespiti talebinde bulunduğu, mahkemece 21.04.2017 tarihli keşfen inceleme sonucunda dosya içerisine makine ile ilgili olarak ibraz edilen bilgi ve belgeler ve cihaz üzerindeki incelemeler neticesinde bilirkişi raporu düzenlendiği,06.05.2017 tarihli teknik bilirkişi heyet raporunda; keşif sırasında temin edilen teknik servis raporları değerlendirilerek, 16.01.2017 tarihinde görüntü göndermede sıkıntı yaşandığı, 08.02.2017 tarihli problemde cihazda görüntü iyileştirme, görüntü kontrolleri ve takibi yapılarak cihazın çalışır ve  hastanın alınabilir durumda bırakıldığı, 28.02.2017 tarihli problemde, sistemin kendi yazılımının kurulumu olduğu, cihazda ISP iş istasyonu kurulduğu, cihazın çalışır ve hastanın alınabilir durumda bırakıldığı, 28.02.2017 tarihli problemde, dedektörü görmediği, problemin çözüldüğü, 30.03.2017 tarihinde sistem kalibrasyonu ve aplimat yer değişikliği olduğu, 13.04.2017 tarihli cihazın jeneratör hatası verdiği, 21.04.2017 tarihli problemde; avicanne görüntü kalitesi problemi olduğu, keşif çalışması sırasında uzman hekimler ve hastane yöneticileri ile birlikte yedi adet farklı anomatik bölge ve hastalar üzerinde elde edilen görüntüler incelendiğinde, görüntüsü alınan anotomik  bölgelerin kesit kalınlığı arttıkça görüntü kalitesinde bozulma, kumlu, bulanık ve net olmayan kenar ile yetersiz dozun ortaya çıktığının müşahade edildiği, sonuç olarak, sağlık hizmeti veren bir kuruluş için bunun kabul edilemez bir durum olduğu, uzman hekimlerin yanılmasına yol açacak hem teşhis hem de görüntülemenin tekrar edilmesi suretiyle insan sağlığını olumsuz etkileyeceği, davaya konu röntgen cihazının orijinal tanıtım broşürü incelendiğinde tarif edilen olumsuzlukların beklenemeyeceği kanaatinde olduklarını bildirdiği, davacı tarafça takibe itiraz üzerine bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır.<br>Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ile birlikte ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. <br>21.03.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davaya konu ... marka ,  ... Model ... seri nolu ... cihazının ... hastanesi'nde yapılan yerinde tesbit incelemesinde; mevcut ... cihazı ile görüntü kalitesinin değerlendirilmesi amacıyla yapılan çekim görüntüleri ve dosya içerisindeki Tradyografiler ve deliller  değerlendirildiğinde; cihazın çalışır durumda olduğu, mevcut radyografilerde; görüntü kalitesini ve kenar netliğini olumsuz etkileyen cihaz kaynaklı radyografik görüntü artefaktı saptanmadığı, ancak objenin kalınlığı ve dansitesi arttıkça (kilolu hasta ve çift kurşun önlük çekimleri) grafilerde ;kenar keskinliğinde bir miktar azalma ve hafif granüllü olduğunun tesbit edildiği, bu durumun öncelikle DR özelliğine sahip ... cihazlarının, detektör kapasitesi ve performansı ile ilgili olabileceği, bu nedenle görüntü kalitesinin ,mevcut cihazdan beklenen performansın altında kaldığı, ... cihazlarında özellikle detektör sistemi,cihaz tüp ,hız ve gürültü faktörleri ile ilgili teknik donanım özellikleri arttıkça görüntü kalitesi, netliği ve maliyetin birlikte arttığı belirtilmiştir. <br>Davacı vekili rapora itiraz ve beyan dilekçesinde; raporun çelişkili ve eksik olması nedeniyle hükme esas alınamayacağını, heyetin görüşünün açık net şekilde anlaşılamadığını, tespit bilirkişi raporunda, görüntüsü alınan anotomik bölgelerin kesit kalındığı arttıkça görüntü kalitesinin bozulduğu bu durumun uzman hekimlerin yanılmasına yol açarak hem teşhis ve hem de görüntülemenin tekrar edilmesi suretiyle insan sağlığını olumsuz etkileyeceğinin belirtildiğini, müvekkili şirket yetkililerinin dava konusu cihazdan görüntü netliği sağlayamaması nedeniyle hastaları riske atmamak için yeni bir röntgen cihazı satın aldıklarını ve hastaneye kurduklarını, davalı cihazının kullanılmadığını, kurulu vaziyette durduğunu belirterek, öncelikle ek rapor alınmasını talep etmiştir. <br>Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; davacı iddialarının mesnetsizliğinin ortaya çıktığını, mevcut grafilerde standart objeler kullanılarak elde edilen radyogramlarda görüntü kalitesini ve kenar netliğini olumsuz etkileyen cihaz kaynaklı görüntü  farkı saptanmadığınının ifade edildiğini belirterek, tedarik sözleşmesinin feshinin haklı bir sebebe dayanmadığını, müvekkili şirket tarafından cihazın iade alınması ve tutarının davacıya iade edilmesinin kabul edilemeyeceğini ve  davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>08.01.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; bilirkişi heyetinin 08.11.2018 günü dava konusu cihazı yerinde test ettiği, davaya konu olan cihazın sorunsuz çalıştığı, elektronik ve mekanik herhangi bir arıza göstermediği, yapılan deneme çekimleri ve dosyadaki röntgen cd'si incelendiğinde çekimin sorunsuz bir şekilde yapılabildiği, kumanda odasındaki monitöre ve doktor odasındaki monitöre sorunsuz şekilde iletildiği, hekim olarak dava konusu cihazın hastaya doğru teşhis koymak için yeterli olduğu, görüntü kalitesinin tıbbi standartları karşıladığı, çalışma ortamında gerekli elektrik güç bağlantılarının cihazın doğru çalışacağı şekilde yapıldığı, cihaz ile birlikte kullanılan bilgisayar ve donanımların yeterli olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. <br>08.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda; dosyaya sunulan 08.01.2019 tarihli teknik yönden inceleme ve değerlendirmeleri içeren bilirkişi raporunda cihazın ayıplı olmadığı, görüntü kalitesinin tıbbi standartları karşıladığı sonucuna varıldığı belirtilerek dava konusu cihazın ayıplı olduğunun ispatlanamadığı belirtilmiştir. <br>30.10.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; dava konusu cihazın sorunsuz çalıştığı, elektronik ve mekanik arıza göstermediği belirtilerek kök rapor tekrar edilmiştir. <br>Davacı vekili ek rapora itiraz dilekçesinde; raporun itirazları karşılar nitelikte olmadığını, önceki alınan rapor ile sonraki rapor arasında çelişkiler olduğunu, mevcut cihazdan beklenen performansı sunmadığının tespit edildiğini, cihazın görüntü kalitesinin bozuk olması nedeniyle hastalara tekrar çekim yapılması zorunluluğunun ortaya çıktığını, hastalara ek külfet getirdiği gibi ek radyasyon almasına neden olduğunu, cihazda herhangi bir ayıp bulunmadığı yönünde yanlış bir kanaat beyan edildiğini, tanıtım broşürleri ve tedarik sözleşme hükümleri de dikkate alınarak cihazın istenilen kalitede bir ürün olup olmadığına yönelik tespit içermediğini, davalı tarafından tedarik edilen röntgen cihazıyla müvekkili hastanede 18 ayrı branş hekiminin çalıştığını, hekimlerden hiçbirinin cihazdan memnun olmadığını, hepsinin görüntü netliği sağlanamadığından şikayetçi olduğunu, yüksel bedelle satın alınan cihazın kullanılamaması ve yeni cihaz tedarik edilmiş olmasının cihazda görüntü netliğinin olmadığını ve beklenen faydayı sağlamadığını gösterdiğini belirterek,  cihazla ilgili branş hekimlerinden oluşan yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmiştir. <br>Mahkeme 16.01.2020  tarihli celse ara kararında; \"İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/40 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda dava konusu röntgen cihazının teşhis ve görüntüleme anlamında insan sağlığını olumsuz etkilemeye elverişli olduğunun bildirildiği, mahkememizce alınan 11/03/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda cihazın çalışır durumda olduğu, görüntü kalitesi ve kenar netliğini olumsuz etkileyen bir durum bulunmadığı ancak objenin kalınlığı ve dasitesi arttıkça kenar keskinliğinde bir miktar azalma ve hafif granür tespit edildiği, bu nedenle görüntü kalitesinin cihazdan beklenen performansın altında kaldığının bildirildiği, mahkememizce alınan 08/01/2019 tarihli kök ve 30/10/2019 tarihli ek raporda ise cihazda herhangi bir ayıp tespit edilemediğinin bildirildiği anlaşılmakla, <br>Raporlar arasındaki çelişkiyi somut bir şekilde açıklar, taraf vekillerinin önceki raporlara karşı yapmış oldukları itirazları somut bir şekilde değerlendirir, dava konusu cihazın teknik ve vaadedilen özellikleri ile tanıtım broşürlerinde belirtilen özelliklerine uygun olarak hizmet verip vermediğini, bulunması gereken özellikleri taşıyıp taşımadığı, görüntü kalitesi açısından teşhise elverişli olup olmadığını açıklar bir şekilde malın ayıplı olup olmadığı, olması halinde ayıbın gizli nitelikte olup olmadığı hususlarında yeni bir rapor tanzim edilmesi için dosyanın radyoloji uzmanı hekim bilirkişi, ortopedi ve travmotolji uzmanı hekim bilirkişi, tıbbi elektronik cihazlar bakımından uzmanlığı bulunan bir bilirkişi, bir göğüs hastalıkları dalında uzmanlığı bulunan dört kişilik bilirkişi heyetine tevdiine...\" dair ara karar oluşturulmuştur. <br>Ara karar sonucu düzenlenen 09.04.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dosyada bulunan grafiler, İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit dosyasında alınan bilirkişi heyet raporu, işbu dosyada alınan bilirkişi heyet raporları, tarafların iddia ve savunmaları ile alınan raporlara karşı itirazları ile  mahkemece verilen görevlendirme gereğince, davaya konu edilen cihazın çalışmasında sorun olmadığının açık olduğu, ancak alınan raporlarda ve dosyada bulunan grafilerin incelenmesinde standart objeleri kullanılarak elde edilen radyogramlarda görüntü kalitesini ve kenar netliğini olumsuz etkileyen cihaz kaynaklı radyografik görüntü artefaktı saptanmadığı, objenin kalınlığı ve dansitesi arttıkça grafilerde kenar keskinliğinde bir miktar azalma ve hafif granülü olduğu kesin olmakla bu durumun teşhis ve tedavide ilgili doktorun tanı koymasında sorunlara yol açabileceğinin açık olduğu, kaldı ki tedavi için gelen hastaların her birinin farklı yaş, kilo ve sağlık durumunda olduğunun göz ardı edilmemesi gerektiği, dosyada tespit edilen ve kurulumdan sonra davacı şirket tarafından davalı üreticinin defalarca belli bir grup arızalar nedeniyle çağrıldığı da göz önüne alınarak ilgili cihazın tanıtım broşüründeki tanıtımlara uygun olarak hizmet vermediği, her ne kadar  21/03/2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda bu sorunun cihazdan kaynaklanmadığı detektörden kaynaklanabileceği de belirtilmiş ise de bu sorunun davacı tarafı değil davalı üreticiyi bağlayacağı ve cihazın alındığı günden tespit yapılan tarihe kadar defalarca teknik servis çağrılarak revizyon yapılması gerekmiş olması ve detektör ile ilgili bir arızanın da daha önce olduğunun tespit edilmiş olması bile cihazın ayıplı olduğunu gösterdiği belirtilmiştir. <br>Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; görüntü netliğinin ,ayıplı ve kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek, bilirkişi raporu kapsamında davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili rapora karşı itiraz ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>22.10.2021 tarihli mali bilirkişi raporunda; davacı şirketin ticari defterlerinin incelendiği, davalı ticari defterlerinin incelenmesinde satış faturasının kayıtlı olduğu, her iki tarafın defterlerinin birbirini doğrular nitelikte olduğu, davalıya ödenmiş olduğu tespit edilen tutarın 21.10.2016 tarihinde 10.000,00 EURO 33.470,00 TL ve 30.12.2016 tarihinde ödenen 43.000,00 EURO (159.000,00 TL ) toplam 192.470,00 TL, faiz ve ferileri hariç olmak üzere asıl alacağının olduğunu ve ayrıca toplam 2.694,11 TL tutarında işlemiş faizi ile birlikte takip tarihi itibariyle davacının 195.164,11 TL alacağının olduğunun kabul edilebileceği belirtilmiştir. <br>Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde; bilirkişinin 43.000,00 EURO karşılığını hesaplarken 30.12.2016 tarihini esas aldığını oysa icra takip tarihi itibariyle asıl alacak tutarının 170.318,70 TL olduğunu, bilirkişi raporuna hesap yönünden itiraz ettiklerini belirterek ,davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece, cihazın ayıplı olduğunun kabulü ile takip talebindeki alacak miktarlarına göre itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatına dair hüküm tesis edilmiştir. Gerekçede; mali bilirkişi raporundaki tespitin kabul edileceği belirtilmiş olmasına rağmen davacı vekilinin itirazı üzerine yabancı para cinsinden olan alacağın takip tarihindeki Türk lirası karşılığı ile davacının takip talebindeki faiz talebi dikkate alınarak hüküm tesis edilmiştir. <br>Tacirler arası satım sözleşmelerinde TTK’nın 23. maddesi ile bu madde yollamasıyla TBK’nın satış sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır.<br>TBK'nın 227. maddesinde alıcının seçimlik hakları düzenlenmiştir. Satıcının, satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcının, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılananın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabileceği, ayrıca alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde durumun bunu haklı göstermesi halinde hakimin satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği, satılanın değerindeki eksikliğin satış bedeline çok yakın ise alıcının ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabileceği belirtilmiştir. Dönmenin sonuçları ise aynı Yasa'nın 229. Maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin 2. fıkrasında, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi yargılama giderleri ile yapılan giderlerin ödenmesini, 3. fıkrada, ayıplı maldan doğrudan zararının giderilmesini isteyebileceği ile birlikte satıcının kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlü olduğuna yer verilmiştir.<br>Somut olayda, davacı taraf davalıdan tedarik sözleşmesi kapsamında satın almış olduğu röntgen cihazının görüntülemesinin net olmadığını bu nedenle kullanılmadığını, cihazın ayıplı olduğu iddiasıyla sözleşmeden dönme iradesini belirterek, TBK'nın 217. maddesi gereğince satış bedelinin iadesini talep etmiştir. Yargılama aşamasında, alınan bilirkişi raporları arasında çelişki olması nedeniyle mahkemece yukarıda yer verilen gerekçeye istinaden çelişkinin giderilmesi amacı ile yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.<br> Bilirkişi heyet raporunda; cihazın tanıtım broşüründeki tanıtımlara uygun olarak hizmet vermediği, ayıplı olduğu belirtilmiştir. Özellikle cihazın kullanılma amacı ve kullanılacak hastaların her birinin farklı yaş, kilo ve sağlık durumunda olduğu da göz önünde bulundurulduğunda görüntü netliğindeki bozukluktan kaynaklı olarak birden fazla röntgen çektirilmek zorunda kalınması gibi insan sağlığı ile birlikte maddi zararlara da neden olacağı tespit edilmiştir. Cihazın tanıtım broşüründeki tanıtımlara uygun olarak hizmet vermediği vurgulanmıştır. <br>TBK'nın 219. maddesinde ayıptan sorumluluk başlığı ile; satıcının alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik ve niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Bu düzenleme kapsamında, davalı satıcının sattığı cihazın tanıtım broşüründe belirtildiği şekilde hizmet vermemesinden dolayı sorumlu olacağı kaçınılmazdır. Cihazın kullanım amacı, hastaların, kilo, yaş, sağlık sorunlarının farklılığı göz önünde bulundurulduğunda cihazın çalışır olması ayıplı olmadığı sonucunu vermemektedir. Belli hasta gruplarında (kilolu vb.) görüntünün net olmadığı tespit edilmiştir. Cihazın yalnızca belli grup hastalar için satılmadığı, tüm hastalara hizmet için alındığı ve davalı satıcı şirket tarafından da aksi iddia edilmediğine göre, davacı  hastanenin TBK'nın 227.maddesi kapsamında sözleşmeden dönerek satış bedelini talep etmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br> TBK'nın 125. maddesinin 3. fıkrasında; sözleşmeden dönme hâlinde tarafların karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulacakları ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilecekleri düzenlenmiştir. Diğer taraflan, alacağın miktarı bilinebilir ve likit olduğundan, mahkemece İİK'nın 67/2. maddesi gereğince icra inkâr tazminatına dair verilen hükümde de bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, <br>2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 10.481,66 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir  kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,<br>4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;<br>HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.02.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 26/02/2026\t\t\t\t<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c91c0ae7734be791","SID":"fde5fd8d38ceea3f"}}