{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1567 Esas<br>KARAR NO: 2026/529 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI: 2020/172 Esas- 2023/103 Karar<br>TARİH: 08/02/2023<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARŞI DAVA\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 12/03/2026                                   <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  taraflar arasında açık hesap ilişkisi olduğu, açık hesaptan kaynaklanan alacağın davalıdan talep edilmesine rağmen ödenmediği, bunun üzerine İstanbul.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı icra dosyaları üzerinden iki ayrı takibe geçildiği, takiplerden birinin Euro ve diğerinin Usd cinsinden alacağa ilişkin olması nedeni ile bu şekilde iki ayrı takip yapıldığı, her iki takip yönünden de süresinde yapılan itirazla takiplerin durduğu, her iki takip yönünden de ayrı ayrı arabuluculuğa başvurulduğu halde anlaşma sağlanamadığı, taraflar arasındaki ödemelerin tamamının banka üzerinden yapıldığı, ticari defterlerin incelenmesi ile dava konusu açık hesap alacağının bulunduğunun belli olacağı, açık hesap alacağının TBK. Madde 146 düzenlemesindeki zaman aşımı sürelerine tabi olması nedeni ile zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı ileri sürülerek her iki takip yönünden de asıl alacak kalemleri yönünden itirazların iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, takip tarihinden itibaren yıllık %5 faiz oranını geçmemek üzere 3095 Sayılı Kanunun 4.a maddesince belirlenen faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalı vekili tarafından ibraz edilen 30/06/2020 tarihli cevap dilekçesinde ileri sürülen açık hesap ilişkisini kanıtlar bir belge sunulmadığı, taraflar arasında ticari ilişki olmayıp, ticari iş birliği olduğu, taraflar arasında TBK. Madde 620/1 uyarınca adi ortaklık ilişkisi olduğu;  davacı ile davalı şirket ve bu şirketleri münferiden yetkili müdürleri ve ortakları ... ile ... arasındaki para transferlerinin sebebinin adi ortaklık ilişkisi kapsamında ortak amaca ulaşma gayesine bağlı olduğu, dilekçede belirtilen şekilde kira sözleşmesinin ve ödemelerin adi ortaklık ilişkisi kapsamında gerçekleştiği ileri sürülerek davanın reddine ve %20'den az olamamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesi istenmiş olup, aynı cevap dilekçesi ile birlikte 1 aylık ek süre, 7226 sayılı Kanunun geçici madde 1 düzenlemesi ve Cumhurbaşkanlığı'nın 29/04/2020 tarih ve 2480 sayılı kararı kapsamında ve sonuçta süresinde ve aynı tarihte harcı da yatırılarak  karşı dava açılmak suretiyle ileri sürülen adi ortaklık ilişkisinin tasfiye edilerek bu kapsamda yapılan tüm giderlerin, katılım paylarının, masrafların, kazanç ve zararın paylaştırılması ve akabinde davalının adi ortaklığın haksız feshedilmesi sebebiyle uğradığı zararların tazmini için belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik 1.000 TL haksız fesih tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir...<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 08/02/2023 tarih ve 2020/172 Esas- 2023/103 Karar sayılı kararında;  \"......... Sonuç olarak celp edilip incelenen icra dosyaları, faturalar, taraflar arasındaki ilişkiyi gösterir ve raporda irdelenen ticari defterlere ilişkin kayıtlar; dosya kapsamına uygun, denetime ve hükme esas alınmasına elverişli olup Mahkememizce de dosya kapsamına uygun ve yeterli görülen rapor-ek rapor; ek rapora itirazların yerinde görülmemesi; yukarıda bahsedilen BAM kararının gerekçesi ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi olmadığına yönelik bilirkişi heyetinin kanaatinin isabetli görülmesi; adi ortaklık ilişkisinin sübuta ermemiş olması, USD ile ilgili fatura ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ispat külfetinin davalıda olması ve davalı tarafın yemin deliline dayanmamış olması, USD ile ilgili asıl alacak yönünden davanın sübuta erdiği ancak EURO ile ilgili alacağın ve karşı davanın sübuta ermediği kanaatine varılmıştır.Tarafların icra inkar-kötü niyet tazminatı adı altında talep ettikleri icra tazminatı yönünden yukarıya aynen alınan İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2. Fıkrası hükmü, davanın niteliği, davalı tarafın adi ortaklığa ilişkin savunmada bulunmasını gerektirecek nitelikte farklı yoruma müsait ilişkiler birlikte değerlendirildiğinde iki taraf yönünden de icra tazminat şartlarının somut olayda gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varıldığından iki taraf yönünden de icra tazminat talebi reddedilmiştir.  ...\"gerekçesi ile, <br>'' A) Dava yönünden davanın kısmen kabulü ile:<br>1-İstanbul.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takip yönünden:<br>a) Davanın kabulü ile 171.709 USD üzerinden ve takip tarihinden itibaren ve yıllık %5 faiz oranını geçmemek üzere, işleyecek 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesine göre Devlet Bankalarının USD olarak açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek temerrüt faizi oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığı eklenmek suretiyle, yürütülmesine; davalının itirazının belirtilen bu çerçevede iptaline ve takibin belirtilen bu çerçevede takip talebindeki diğer ferileriyle birlikte devamına,<br>b)İcra tazminat şartları gerçekleşmediğinden iki taraf yönünden de icra tazminatına ilişkin taleplerin reddine,<br>2-İstanbul.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takip yönünden:<br>a) Davanın reddine,<br>b) Davacı aleyhine talep edilen kötü niyet tazminat şartları gerçekleşmediğinden davacı aleyhine talep edilen icra tazminatına ilişkin talebin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı/karşı davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece alacağın likit olmasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını, hüküm altına alınan asıl alacak üzerinden, bu talebin kabul görmemesi halinde davalının ticari defterlerinde kayıtlı alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından icra takibinde borcun sebebinin gösterilmediğini ve dayanak belge sunulmadığını, açılan bu itirazın iptali davasında ise dayanak belge sunulmaksızın taraflar arasında açık hesap ilişkisi olduğunu iddia ettiği, dosyada buna dair hiç bir delil bulunmadığını, taraflar arasında uluslararası nakliye ve taşımacılık işi ile uğraştığını ve davacı ...... ile birlikte Sudan ve Kongo'dan silah taşımacılığı yapılması işbirliği için; tır organizasyonu, konteynerlerin satın alınması, gemilerin kiralanması, gümrük işlemlerinin yapılması, izinlerin alınması ve bürokratik işlemlerin çözümü gibi birçok işlem için, taraflar arasındaki işbirliğini gerçekleştirmek üzere, emek, zaman harcadığını ve masraf yaptığını, taraflar arasındaki ilişki TBK m. 620/1 uyarınca adi ortaklık ilişkisi olduğunu, davacı ile müvekkil şirket ve işbu şirketlerin münferiden müdürleri, ortakları ... ile ... arasındaki para transferinin sebebi yukarıda izah edilen ortak amaca ulaşma gayesi olduğunu, dosyaya sunulan deliler ile bu hususun sabit olduğunu, Mahkemece ve bilirkişiler tarafından söz konusu delillerin değerlendirilmediğini, davacı-karşı davalının adi ortaklık ilişkisinin haksız olarak feshedildiğini ve davalı-karşı davacının zarara uğramasına sebep olduğunu, haksız fesihten kaynaklı hakları saklı kalmak kaydıyla, taraflar ve şirketleri arasındaki adi ortaklığın tasfiye edilmesi, şayet bu tasfiyeden sonra davacının müvekkilden bir alacağı doğar ise bu alacağın talep edilmesi, adi ortaklığın kar ve zararının taraflarca paylaşılması gerektiğini, işbu sebeple karşı davası ikame edildiğini ve adi ortaklık ilişkisinin tasfiyesi ve davacı/karşı davalı aleyhine haksız fesih tazminatına hükmedilmesinin talep edildiğini, yerel mahkeme tarafından bu talebi yönünde hiçbir inceleme dahi yapılmadığını, adil yargılanma hakkına da aykırı olarak, tüm beyanları, müvekkilin hakları ve dosyada mübrez delillerin yok sayıldığını, ticari defter kayıtları hiçbir mal ve hizmet faturasına dayanmadığını, davacı müvekkile ne hizmet vermiş ne de  mal sattığını,  bir müzakere veya mutabakatın da olmadığını, karşılıklı farklı tutulan ve mutabakata konu olmayan ticari defter kayıtları davacının iddiasını ispat edemeyeceğini, bunun bile taraflar arasındaki ilişkinin bir ortaklığın açık kanıtı olduğunu,  davacının ispatlanamayan davasının reddi gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, bilirkişi raporunda davacının ticari defter kayıtlarında müvekkile yapılan birtakım havaleler tespit edilmiş ve bu kapsamda davacının ticari defter kayıtlarına göre müvekkilin USD bazında borçlu olduğu tespit edilmişse de, açıklaması olmayan para gönderim işlemleri yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca bir borcun karşılığı olarak gönderilen ödemeler olarak kabul edildiğini, Yerel mahkemece adi ortaklık ilişkisinin sübuta ermemiş olması gerekçesiyle karşı davasının reddine karar verilmişse de, müvekkil şirket tarafından davacı şirket yetkilileri ... ve ...'a verilen tüm gümrüklerde şirketi temsille işlemleri yapma şeklinde geniş yetkileri de içerir bir vekaletname verildiğini, müvekkilin maliki olduğu ... ve ... plakalı araçlar davacı tarafından sigortalandığını, Sudan taşımasında kaza yapan bir araca ilişkin tutanakta firma yetkilisi olarak müvekkil şirket çalışanı ...'nin, güvenlik olarak davacı şirket yetkilisi ...'in imzasını içerir evrak düzenlendiğini, davacı ....’a kendi arabasıyla yapmış olduğu taşımanın faturasını müvekkil şirkete kestirdiğini dosyada mübrez e-mail ve faturalarla sabit olduğunu, müvekkilce ...'ye nakliye ve lowbed taşımalar için 22 adet konteyner satın alındığını, dosyada mübrez faturalar ile sabit olduğunu, taraflar Sudan, Kongo ve Matadi projeleri için ortak çalışmalar yapmış ve bütçe hazırlamış (dosyada mübrez e-mailler ile sabit olduğunu,) Azerbaycan'dan Sudan'a silah taşımacılığı için davacı şirket yetkilisi ...'den müvekkil şirket yetkilisi ...'ye mail gönderildiğini, ..... davacı patlayıcı yükünü müvekkile ait ...plakalı araçla taşımış olmasına ve tüm bu işlemlerin delilleri dosyada mübrez olmasına rağmen, yerel mahkemece dosyadaki tüm deliller göz ardı edilerek, işbu deliller hiç değerlendirilmeksizin hüküm tesis edildiğini, alt taşıma işinde taşıyan ile taşıtan arasında yukarıda sayılan iş ve işlemlerin yapılmayacağı, işbu işlemlerin bir işbirliği, dirsek dirseğe çalışma isteği ve icrası ile ortaya çıkabileceği izahtan vareste olduğunu, keza sayın bilirkişilerce de aynı açıkladıkları gibi davacı tarafın ulusal ve uluslararası mühimmat taşıma konusunda uzmanlığının olduğu, müvekkilin ise C2 belgesine sahip olduğu ve piyasada bilinirliğinin ve yetkinliğinin mevcut olduğunu, yukarıda sayılan dosyada mübrez deliller hatalı ve eksik değerlendirilerek hatta hiç değerlendirilmeyerek eksik hukuki bilgi aktarımı ile adi ortaklığın alt yapısının oluşmadığına ilişkin tespitte bulunulması ve 20.06.2022 tarihli ek raporda da ek hiçbir inceleme yapılmaksızın ve itirazlarının değerlendirilmediğini, mail yazışmaları yazılı delil başlangıcı olmasına rağmen tanıkların dinlenmemesinin, açıkça yemin deliline dayanılmasına rağmen hatırlatılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Asıl dava; açık cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine, karşı dava; taraflar arasında olduğu iddia edilen adi ortaklığın tasfiyesine ve adi ortaklığın haksız feshi sebebiyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta asıl davada davacı tarafından İstanbul.... İcra Dairesi'nin ... esas ve ... esas sayılı icra takiplerine konu alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, davacı tarafından icra takip taleplerinde borcun sebebi gösterilmemiş ise de, icra takibinde borcun sebebinin gösterilmemesi icra takibi ve ödeme emrinin iptali sebebi olduğu, borçlunun, icra müdürlüğüne itiraz ederek icra takibini durdursa dahi, 2004 sayılı İİK'nın 58 ve 61 inci maddelerine dayalı olarak icra mahkemesinden takibin ve ödeme emrinin iptalini talep etmesinde hukuki yararı bulunduğu, somut olayda ise davalı tarafından icra mahkemesine başvurarak icra takibinin iptalini talep etmediği ve takibin derdest olduğu (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 05/04/2023 tarih, 2023/2096 esas ve  2023/3501 karar sayılı ilamı) anlaşılmakla davalı-karşı davacı vekilinin geçerli bir takip olmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.  Davacı tarafından dava dilekçesinde dava konusu alacağın dayanağı olarak açık cari hesap ilişkisinin gösterildiği, buna istinaden tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerine göre USD hesabından dava dışı şirket yetkilisinden temlik alınan alacak da dahil davalıdan 181.279,20 USD alacaklı olduğu, söz konusu hesapta davalıya gönderilen ve davalıdan gelen havaleler ile davalı tarafından düzenlenen faturaların yer aldığı, davalının ticari defterlerine göre davacıda kayıt altına alınan havaleler ve faturaların davalı ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davalının davacıya 142.179,20 USD borçlu olduğunun tespit edildiği, kayıtlar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafından düzenlenen 31/12/2018 tarih ve 39.100,00 USD bedelli faturanın davacının kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, davalı tarafından söz konusu faturanın bs formlarında bildirilmediği gibi dayanak belgelerinin de sunulmadığı, bu sebeple Mahkemece davacının ticari defterlerine göre USD hesabındaki alacağın hüküm altına alınmasının isabetli olduğu, taraflar arasındaki açık cari hesap ilişkisinin tarafların defter ve kayıtlarına göre sabit olduğu, açıklama içermeyen banka havaleleri mevcut bir borcun ödenmesine ilişkin ise de, davalının kendi aleyhine delil teşkil eden ve davacı ile USD hesabı yönünden dayanağı ispat edilmeyen fatura haricinde birbiri ile uyuşan ticari defterlerine göre davalının davacıya hüküm altına alınan miktarda borçlu olduğunun tespit edildiği, yine davacı tarafından davalıya gönderilen havalelerin bir kısmında nakliye bedeli, konteyner bedeli, ...ön ödeme şeklinde açıklama içerdiği, bir kısmında ise açıklama içermediği anlaşılmakla davalı-karşı davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından icra takip talebinde alacağın dayanağı olarak fatura veya benzeri belge gösterilmemesi sebebiyle itiraz tarihinde itirazın haksızlığı ve alacağın likit olup olmadığı belirlenemediğinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi isabetli olup, davacı-karşı davalı vekilinin aksi istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.  Davalı-karşı davacı vekili, taraflar arasında Sudan ve Kongo'dan silah taşımacılığı yapılması iş birliği için adi ortaklık kurulduğunu ve bu adi ortaklığın davacı tarafından haksız olarak feshedildiğini, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin tasfiye edilerek sonucuna göre davacının alacaklı olduğu miktar varsa hüküm altına alınması gerektiğini ve adi ortaklığın haksız feshi sebebiyle davalının uğradığı zararın tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş olup, adi ortaklığın ispatı için mail yazışmalarını, davalıya ait iki araca davacı tarafından sigorta yapılmasını, yapılan masraflara ilişkin davacıya gönderilen para havalelerini, davalı şirket yetkilisinin davacı şirkete taşınmaz kiralamasına ilişkin kira sözleşmesini, şirket yetkilileri arasındaki para transferini, davacı şirket yetkililerine gümrükteki işlemleri yapmak üzere verilen vekaletnameleri, davalı şirket çalışanı tarafından kaza yapılan araca ilişkin davacı şirket yetkilisinin imzasını içerir evrakı, ... arası nakliyeye ilişkin alınan konteyner faturalarını, patlayıcı yükün davalının aracı ile taşınmasını ileri sürmüştür. Ancak taraflar arasındaki mail yazışmaları Dairemizce tek tek incelendiğinde mail yazışmalarının bir kısmının Nahçıvan-Derince arası taşımanın kordinesine ilişkin olduğu, söz konusu taşımanın fiilen davalı tarafından yapıldığı, bu hususun davacının da kabulünde olduğu, buna ilişkin navlun faturalarının davalı tarafından düzenlenerek davacıya gönderildiği ve davacı tarafından kabul edilerek ticari defterlerine kaydedildiği ve alacağından mahsup edildiği, konteyner bedellerine ilişkin ödemelerin davacı tarafından davalıya gönderildiği ve banka dekontlarının bu hususta açıklama içerdiği, yine söz konusu taşımaya ilişkin davacı tarafından davalıya ön ödeme açıklamalı olarak para gönderildiği, davacı tarafından davalının araçlarının sigortalanmadığı, davalının araçları ile taşınan tehlikeli maddenin \"Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi\" kapsamında sigortalandığı ve davacının kendisinin sigortalı olduğu, yani davacının kendisi lehine yasal mevzuat kapsamında söz konusu zorunlu sigortayı yaptırdığı, dosyaya sunulan mail yazışmalarının bir kısmında davacının dava dışı bir şirketten ......-....-.... olacak şekilde fiyat teklifi talep ettiği, davalı tarafında maillerde bilgi verilen olarak yer aldığı, 12/01/2018 tarihli mailde konu kısmında Bütçe, ekler kısmında Tehlikeli Madde Taşıma olan bilgi amaçlı mail atıldığı, ekinde gönderildiği belirtilen bu belgelerde giderlerin ve gelirlerin yazılı olduğu, sefer gideri kısmında İstanbul-Köln-İstanbul'un yer aldığı, 02/05/2018 tarihli mailde davacı tarafından davalıdan Bilecik-Almayna arası yapılacak taşıma ilişkin navlun teklifi istediği, yine davacı tarafından davalıya gönderilen 02/05/2018 tarihli mailde Konu olarak Azerbaycan'dan Sudan'a sevkiyat yazılı olduğu, taşınacak emtiaya, taşınma şekline ve sevkiyat programına ilişkin bilgi verdiği ve fiyatlarının mümkünse bir yıl boyunca geçerli sabit fiyatlar olmasını, bunun mümkün olmaması halinde fiyat eskalasyon parametrelerinin bildirilmesinin istendiği görülmekle söz konusu yazışmalardan davacının taşımaya konu emtiaların fiilen taşınması için davalı ile anlaşma görüşmeleri yaptığı, bu yazışmaların tarafların Sudan ve Kongo'dan silah taşımacılığı yapılması için adi ortaklık kurulduğunu ispatlar nitelikte olmadığı, yine davalı tarafından davacı yetkililerine verilen vekaletnamelerin gümrükteki işlemlerin yapılması için verildiğinin bizzat davalı tarafından beyan edildiği, vekaletnamelerin geniş yetkiler içermesinin, davalı şirket yetkilisinin davacıya taşınmaz kiralamasının, davalı tarafından para gönderilmesinin ve davalı şirket çalışanın davacı şirket yetkilisi adına tutanak tutmasının, davacının fiili taşımayı yaptırdığı dikkate alındığında davalı aracı ile taşıma yapılmasının tek başına adi ortaklık ilişkisini ispatlayan belgeler olmadığı, adi ortaklık ilişkinin yazılı deliller ile ispat edilmesi gerektiği gibi mail içerikleri dikkate alındığında tanık dinlenmesinin sonuca etkisinin bulunmadığı, yine davacı tarafından cari alacağı ve taraflar arasındaki ilişkinin taşıma ilişkisi olduğu ispat edildiğinden davalı-karşı davacıya yemin delilinin hatırlatılmasının gerek olmadığı ve sonuca etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla davalı-karşı davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı-karşı davalı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacı-karşı davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince asıl davada alınması gereken 69.656,47 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı- karşı davacı tarafından peşin olarak yatırılan 17.414,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 52.242,35 TL'nin davalı-karşı davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>5-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince karşı davada alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı-karşı davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davalı-karşı davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>6-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, <br>7-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  <br>\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6883171f0019596c","SID":"5c438ff8db767d62"}}