{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2026/54 <br>KARAR NO\t: 2026/366<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/06/2025<br>NUMARASI\t: 2025/347 Esas -  2025/589  Karar<br>DAVANIN KONUSU: Şirketin sicil kaydının ihyası<br>Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili tarafından ihyası istenilen ...A.Ş.'ne karşı Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/859 esas sayılı dosyası ile ipoteğin kaldırılması davası açıldığını, iş bu davada verilen ara karar ile ticaret sicil kaydından terkin edilen şirkete ilişkin ihya davası açılması için kendilerine yetki ve süre verildiğini, söz konusu şirketin faal olmadığını, herhangi bir faaliyetinin de olmadığını, ticaret sicilden terkin edilmiş durumda olduğunu, şirketin bir takım kamu borçları, vergi borçları, devam eden mahkeme kararları gibi işlemleri olduğunu, bu işlemlerin yürütülebilmesi için şirketin tekrar tüzel kişilik kazanması gerektiğini iddia ederek, anılan şirketin Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/859 esas sayılı dosyasında taraf teşkili sağlanabilmesi için ihya edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili savunmasında özetle; bir şirket hakkında ihya kararı verilebilmesi için TTK'nın 533 vd hükümleri gereğince bir tasfiyenin söz konusu olması ve 545. maddesi gereğince şirketin ticaret unvanının sicilden silinmesi ya da Geçici 7. madde kapsamında sicilden resen terkin edilmiş olması gerektiğini, oysa ek tasfiye için ihya talep edilen şirketin tüzel kişiliğinin devrolma suretiyle sona erdiğini, bir başka ifade ile tasfiyesiz bir şekilde infisah ederek miras hukukunda olduğu gibi külli halefiyet ilkesine göre devam eden şirkete bir bütün hâlinde kendiliğinden geçtiğini, dava konusu  şirketin dosyasında yapılan incelemede ...ticaret sicil numaralı ... AŞ ile ... ticaret sicil numaralı ... AŞ'nin devredilerek tam bölündüğünün anlaşıldığını, hiçbir tasfiye işlemleri uygulanmayan şirket hakkında ek tasfiye kararı verilemeyeceğini savunarak, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/180 Esas, 2025/123 Karar ve 12.03.2025 tarihli kararı ile; davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesinde, davacı şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ...'nin Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/859 esas sayılı dosyasıyla sınırlı olarak ihyasına karar verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur...\" gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ...'nin Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/859 esas sayılı dosyasıyla sınırlı olarak ihyasına, ihya kararının ticaret sicilde tescil ve ilanına, şirket yetkilisi  ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına  karar  verilmiştir. <br>Bu karara karşı, davalı Sicil Müdürlüğü vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; <br>Mahkeme yargılaması sonucunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tasfiyesiz infisah ederek devrolunan dava konusu şirket hakkında ek tasfiye verilmesinin mümkün olmadığını, cevap dilekçelerinin dikkate alınmadığını, savunmalarının tartışılmadığını ve değerlendirilmeksizin ihya kararı verilmesini hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, TTK'nın 179. maddesinde ticaret siciline tescil ve geçerlilik düzenlendiğini, emsal kararların mevcut olduğunu belirterek, ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE <br>Dava, ek tasfiye işlemleri için şirketin sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... Sicil Müdürlüğü vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Dosya kapsamından, davacının Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/859 Esas sayılı dosyasında .... AŞ'ye karşı ipoteğin kaldırılması davasını açtığı, mahkemenin 18.09.2024 tarihli ara kararı ile şirketin ticaret sicilden terkin edildiği gerekçesiyle davacıya ihya davası açması için süre verdiği, davacı tarafça ihya davasının açılmış olduğu, ihyası talep edilen şirkete ait İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün dosyaya ibraz edilen 18.04.2025 tarihli cevabı ve ekindeki sicil kayıtlarından; ,dava konusu şirketin 30.12.2022 tarihinde bölünme sebebi ile sicil kaydının terkin edildiği, şirketin bölünmesi sonucunda dava dışı ... ve ... AŞ ile ... AŞ'nin kurulmuş olduğu anlaşılmıştır. <br>TTK'nın 159 vd. maddelerde bölünme düzenlenmiştir. Anılan maddede; \"(1) Bir şirket tam veya kısmi bölünebilir.<br>a) Tam bölünmede, şirketin tüm malvarlığı bölümlere ayrılır ve diğer şirketlere devrolunur. Bölünen şirketin ortakları, devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap ederler. Tam bölünüp devrolunan şirket sona erer ve unvanı ticaret sicilinden silinir.<br>b) Kısmi bölünmede, bir şirketin malvarlığının bir veya birden fazla bölümü diğer şirketlere devrolunur. Bölünen şirketin ortakları, devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap ederler veya bölünen şirket, devredilen malvarlığı bölümlerinin karşılığında devralan şirketlerdeki payları ve hakları elde ederek yavru şirketini oluşturur.\" düzenlemesi mevcuttur.<br> TTK'nın 170. maddesinin 4. fıkrasında; bölünmeye katılan şirketlerden her birinin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde, sermaye şirketlerinin ayrıca internet sitesinde inceleme yapma haklarına işaret eden bir ilan yayınlayacaklarını yer verilmiştir. <br>TTK'nın 179. maddede ise ticaret siciline tescil ve geçerlilik başlığı ile; <br>\" (1) Bölünme onaylanınca, yönetim organı bölünmenin tescilini ister.<br>(2) Kısmi bölünme sebebiyle devreden şirketin sermayesinin azaltılması gerekiyorsa buna ilişkin esas sözleşme değişikliği de tescil ettirilir.<br>(3) Tam bölünme hâlinde devreden şirket ticaret siciline tescil ile birlikte infisah eder.<br>(4) Bölünme ticaret siciline tescille geçerlilik kazanır. Tescil ile tescil anında envanterde yer alan bütün aktifler ve pasifler devralan şirketlere geçer.\" düzenlemesi mevcuttur.<br> Somut olayda, ihyası istenilen şirketin TTK'nın 159. maddesi gereğince bölündüğü, bölünme sonucunda ortaya çıkan şirketlerin ticaret sicil kaydında gösterildiği ve ayrıca şirketin sicil kaydının bölünme nedeni ile terkin edildiğine yer verildiği tartışmasızdır. <br>Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. Davada tasfiye sonucu sicilden terkin söz konusu değildir. Bölünme sonucu sicilden terkin söz konusudur. Yukarıda  yer verildiği şekilde TTK 547 ve TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca sicilden terkin edilen bir şirket mevcut değildir. Kaldı ki bölünme suretiyle tüzel kişiliği sona eren şirketin tüm aktif ve pasifleri, bölünme suretiyle yeni kurulan şirketlere geçtiğinden, ihya davası açılmasında hukuki yarar yoktur. Zira, terkin edilen şirketin yerini, bölünme suretiyle yeni kurulan şirketler almıştır. Terkin edilen şirkete yöneltilecek dava ve taleplerin, onun yerini alan yeni şirketlere yöneltilmesi mümkündür.  Bu nedenle mahkemece ihyası talep edilen şirketin bölünme yolu ile sicilden terkin edildiği göz önünde bulundurularak, davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle  usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olmuştur.<br>Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın, hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>  HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; <br>1- HMK'nın 114/1.h bendi gereğince hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle aynı Kanun'un 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine,<br>2-Alınması gerekli 732,00 TL ilam harcından, peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sicil Müdürlüğüne verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Bakiye gider ve delil avanslarının yatıran taraflara iadesine,<br>6-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:<br>a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, <br>b-Davalı tarafından harcanan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı gideri ile150,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.833,10 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalı ... Sicil Müdürlüğüne verilmesine,<br>7-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine dair;<br>HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.02.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.ç  maddesi uyarınca  karar kesindir.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb5cb8e1e9a1ea52","SID":"6e5e27a4e04b97ce"}}