{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. .... BAM ... HUKUK DAİRESİ     <br>\tT.C.<br>                   ........\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           ....... HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: ..../.....<br>KARAR NO\t:.../.....<br><br>BAŞKAN\t\t: ...                   ...<br>ÜYE\t\t: ...              ...<br>ÜYE\t\t: ...                     ...<br>KATİP\t\t: ...                    ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t: ..../....<br>KARAR NO\t: .../....<br>KARAR TARİHİ\t: ......<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: ..........<br>DAVACI\t: ..........<br>\t<br>\t  ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVALI\t: ... - <br>\t ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: ......<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: ......<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine  dair verilen karara  karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda,  duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin  davalı  tarafın aldığı iş ve ihalelerde inşaat tesisatları ve sair işlerin  yapımı konusunda  alt taşeron olarak çalıştığını,  işleri layıkıyla tamamladıktan sonra ödeme konusunda  davalı tarafça  ihtilaf  çıkarıldığını, müvekkil  alacağının bir kısmı için çek, nakit, banka havalesi kanalıyla ödeme yapıldığı  ancak, ödemelere rağmen bakiye alacağının  kaldığını, yaptığı işlerin denetim  mekanizmalarından sorunsuz geçtiğini, müvekkilinin  davalı ile yaptığı  sözleşmelerde  nakit bedel ile birlikte .... 30 daire yapım işinde daire karşılığı anlaşıldığını, davalının  müvekkiline hak ettiği ödemeleri yapmadığı gibi müvekkilinin  hakkına düşen daireyi de  satarak  müvekkiline ayrıca zarar verdiğini,  müvekkilinin alacağı hesaplanırken  dairenin güncel değeri üzerinden hesaplama  yapılması gerektiğini belirterek şimdilik 25.000,00.-TL'nin  ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı  vekili cevap dilekçesinde,  davacı iddialarını kabul etmediklerini,  davacının ayıplı imalatlarının  müvekkilince  başka firmalara  yaptırıldığı için kontrol sırasında görünmediğini, ayıplı işler için ihtarname gönderildiğini, davacıya yapılan fazla ödeme için talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını belirterek davanın  reddini istemiştir.  <br>Mahkemece, davacının yapmış olduğu  iş bedelinin 494.360,64.-TL  olduğu, hakediş miktarı 484.902,95.-TL ödemenin mahsubu sonucu 9.457,66.-TL  alacaklı olduğu gerekçesiyle  bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Davacı vekili  istinaf dilekçesinde, teknik bilirkişi raporundaki eksik  ve ayıplı işlerle ilgili tespitlerin hatalı olduğunu, ayıplı imalat miktarlarının piyasa rayiçlerinin  çok üzerinde olduğunu, davalı tarafça  müvekkiline verilmesi gereken dairelerin dava tarihi itibariyle değerlerinin 235.000,00.-TL  olup, sözleşme  gereğince müvekkili alacağından  mahsup edilen miktarın 160.000,00.-TL  olduğunu, aradaki 74.000,00.-TL  davalı tarafça sözleşme gereği müvekkile teslimi  gereken daireler nedeniyle elde ettiği haksız kazanç olup,  aradaki  farkın davalıdan  tahsili gerekeceğini,  vade farkı faturası  adı altında davalı defterlerine kaydedildiği beyan edilen  çeklerin  çek olarak ödeme olduğu bilirkişi raporunda  belirtilmiş ise de, bu çeklerin  müvekkiline  teslim edildiğine dair bir belgenin dosya içerisinde  yer almadığını,  bu nedenle sonradan  kayıt yapıldığı  açıkça belli olan çeklerin müvekkili alacağından mahsubunun  mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak  davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde,  ........ İnşaat işinde doğalgaz  tesisatı işi ve .........30 daire inşaat işinde doğalgaz kolon tesisatı  ve iç tesisatı imalatı davacı tarafından  yapılmadığı halde bu bedeller  mahsup edilmeden hesaplama yapıldığını, buna göre 55.535,36.-TL  fazla ödeme olduğunu,   bilirkişi raporunun  bu itirazlar  değerlendirilmeden  düzenlendiğini, mahkemece  raporun bu hali ile hükme esas alındığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak istemine ilişkindir. <br>Taraflar arasında ....... 30 Daire Yapım İşi Sözleşmesi,  ....., ............Okulu sözleşmesine dair ek iş, ekinoks evleri, .........., ............, ............. ve şantiyelerin kapsamında eser sözleşmesinin bulunduğu çekişmesizdir. Çekişme,  davacı yüklenicinin yaptığı iş sebebiyle hak ediş alacağı ve işin ayıplı ve eksik olup olmadığı hususundadır.<br>Bilirkişi rapor ve ek raporlarına göre,  davacı alacağının yapılan iş miktarı 494.360,61.-TL olduğu ve bu miktardan eksik  ve ayıplı imalat bedelleri ile yapılan ödemeler düşüldükten sonra davacının davalıdan  9.457,66.-TL alacaklı olduğu  tespit edilmiştir. <br>Davacı sözleşme gereği müvekkiline verilmesi gereken dairelerin dava tarihi itibariyle değerleri 235.000,00.-TL olmasına rağmen mahsup edilen miktarın 160.000,00.-TL olduğu, aradaki 74.000,00.-TL'nin davacının elde ettiği haksız kazanç olduğunu iddia etmiş ise de, ödemeler dava tarihi itibariyle yapılmadığından bu iddiası yerinde değildir. <br>Davacı vade farkı faturası adı altında davalı defterlerine kaydedildiğini beyan ettikleri çeklerin teslimine dair belgenin ibraz edilmediği, bu nedenle toplam 78.000,00.-TL bedelli çekin ödeme olarak  davalı alacağından mahsubunun mümkün olmadığını iddia etmiş ise de,  davalı defterlerinde herhangi bir vade farkı kaydı olmadığı gibi böyle bir faturanın da mevcut olmadığı, bu kayıtların çek ödemelerine ait olduğu tespit edilmiş olup,  davacı yargılama sırasında bu çeklerin teslim edilmediğine dair herhangi bir itiraz da bulunmadığından bu itirazının istinaf aşamasında değerlendirilmesi mümkün değildir. Kaldı ki  davacı kendi ticari defterlerine dahi  davalıdan 32.000,00.-TL alacaklı görülmektedir. Davacının 78.000,00.-TL çek ödemesi yönünden istinaf talebi yerinde değildir.<br> Davalı istinaf talebi yönünden ise, davalı ...................... inşaat işinde doğalgaz tesisatı ve ....... 30 daire inşaat işinde doğalgaz  kolon tesisatı ve iç tesisatı imalatı davacı tarafından yapılmadığı halde, bu bedeller davacı alacağından mahsup edilmeden hesaplama yapıldığını belirtmiş ise de, bilirkişi raporunda  ............ inşaatında  davacının 14.388,00.-TL tutarlı  doğalgaz tesisat işini yapmadığının  ve bu işin davalı tarafından dava dışı firmaya yaptırıldığının tespiti ile bu miktarın davacı alacağından mahsup edildiği,  ....... 30 daire yapım işinde 27.000,00.-TL'lik doğalgaz iç tesisatı işini davacı tarafından yapıldığı iddia edilmiş ise de, bu iddiayı ispata yönelik bilgi ve belge mevcut olmadığından bu bedelin nihai hesaplamaya dahil edilmediği ve davacı alacağı olarak değerlendirilmediğinden  davalının bu bedele yönelik istinaf talebi yerinde değildir.<br>Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmaktadır. Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddi gerekir. <br> HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan  taraf vekillerinin  istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br><br>1-.... ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .......... tarih ....../.....-......./.....  sayılı kararı usul esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının  ESASTAN REDDİNE,<br>\t<br>2-a)İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından  istinaf  aşamasında harçlar peşin  yatırıldığından  yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>b)İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gerekli 646,05.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 162,30.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 483,75.-TL harcın ilk derece mahkemesince davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,<br>3-İstinaf talebinde bulunanlar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,<br>4-Karar  tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından  vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 01/06/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e0f41ba08e7cf682","SID":"c8483d370b6acdd8"}}