{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1203 <br>KARAR NO: 2026/348<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:22/03/2022<br>NUMARASI:2020/511 Esas -  2022/227 Karar<br>DAVA:Menfi Tespit <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026<br>Taraflar arasındaki Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı tarafça müvekkili aleyhine İstanbul 3. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, şirkette pandemi dolayısıyla evden çalışma yapıldığından gönderilen ödeme emrinden haberdar olunamadığını, itiraz süresi geçerek takibin kesinleştiğini, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu olmadığını, davalının icra takibinde borcun sebebi olarak \"24/08/2020 tarihli 10.851,00 TL tutarlı asıl alacak\" yazdığını, icra dosyasında mevcut Bakırköy ... Noterliği 28/07/2020 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamenin müvekkiline tebliğ olmadığını, söz konusu ihtarnameden İstanbul 3. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrinin ekinde olması dolayısıyla haberdar olunduğunu, müvekkili şirkete 17/09/2020 tarihli Beyoğlu ... Noterliği 17/09/2020 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile söz konusu ihtarnameye itiraz edildiğini, Davalının Bakırköy .... Noterliği 28/07/2020 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamede ileri sürdüğü hususların tamamının gerçek dışı olduğunu, Müvekkili Şirketin ... Bilgisayar olarak kendi ürünlerini ve ...' in bayisi olarak ...' in orijinal ürünlerini sattığını, davalıya 02/07/2018 tarihli fatura ile ... Yazılım satıldığını, ... yerine ... satılması veya lisanssız program satılmasının söz konusu olmadığını beyan ederek; Müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin teminatsız olarak, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde teminat karşılığında durdurulmasına, davalının %20 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ... firmasından 02/07/2018 tarihli ... sıra nolu faturaya binaen firmasında muhasebe işlemleri için kullanmak üzere ... ... Versiyon: ... Muhasebe programı satın aldığını, Müvekkilinin satın alma ve programın yüklenmesi sürecinde davacı firmanın yetkilisi ile görüştüğünü, bu süreçte davacının müvekkiline ... Muhasebe programı sattığının şüphe bırakmaz şekilde ortaya konduğunu, müvekkilinin 2020 Haziran sonu gibi iş yerinin deposunu başka yere taşıması üzerine, muhasebe programını yeni depodaki kullanılacak bilgisayara yüklemek istediğinde programın başka bir bilgisayara yüklenemediğini gördüğünü, programın lisanssız olduğunu öğrendiğini, bunun üzerine davacı firma yetkilisi ile iletişime geçmeye çalışsa da firma yetkilisinin görüşmeden imtina ettiğini, bunun üzerine 28 Temmuz 2020 tarihli ... yevmiye nolu Bakırköy ... Noterliğinden davacı firmaya konuyla ilgili ihtar yollanıp zararın giderilmesinin talep edildiğini, ancak ihtara bir dönüş yapılmadığını, ihtara ve görüşme taleplerine geri dönüş olması sebebiyle 24/08/2020 tarihinde İstanbul 3. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyadan ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçlunun ticaret sicilde kayıtlı adresine tebliğ olduğunu, davacı firmanın süresi dışında icra dosyasına itirazda bulunduğunu, ancak itirazın müdürlükçe reddedildiğini, davacı tarafın müvekkiline muhasebe programı değil mobilos yazılımı satıldığını belirttiğini, 28/07/2020 tarihli ihtarda satın alman şeyin \"... Yazılım\" olduğu ancak ... ... Versiyon: ... Muhasebe programı satıldığının belirtildiğini, Müvekkilinin ... ... Versiyon: ... Muhasebe programı için .../Bilgisayara 07/09/2017 tarihinde 3.351,00 TL banka eft aracılığıyla, 09/07/2018 tarihinde kredi kartından 7.500 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin bilgisayarına program kurulduktan neredeyse 1 sene sonra ... Bilgisayar tarafından fatura kesildiğini, onun da \"... \" adı altında kesildiğini, dolayısıyla hem satılan programın lisanssız, hem de faturanın bilerek farklı bir satış olarak gösterildiğini, burada lisans sahibi olan ... ...' ın çözüm ortağı olan ... Bilgisayar'ın tamamen illegal bir şekilde hareket ederek piyasada ... Muhasebe programlarının korsan yazılımlarını farklı fatura altında sattığını beyan ederek; ... ...' ın davaya müdahil edilmesini, davalı müvekkilini zarara uğratmak amaçlı açılan menfi tespit davasının esastan reddini, davacı aleyhine %20' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Davacı tarafından, davalıya satışı ve kurulumu gerçekleştirildiği belirtilen \"...\" yazılımına ilişkin olarak Davacı iş yerinde  yapılan incelemede \"...\" isimli yazılımın el terminali vasıtasıyla girdi sağlanan bir yazılım olup , Söz konusu yazılım ile herhangi bir ürünün barkodu okutularak satış fişi oluşturma, stok kontrolü gibi işlemlerin gerçekleştirildiği, bu işlemlerin muhasebe tarafındaki karşılığının ise ... veya ... gibi muhasebe programlarıyla entegre bir şekilde çalışarak gerçekleştirildiği, Söz konusu yazılımın çalışma prensibi gereği; yazılıma ilişkin olarak davacı tarafta bir veri tutulması beklenmeyecek olup, işlem verileri tamamen müşteri tarafından tutulacağından davalıya kurulduğu belirtilen ... yazılımına ilişkin olarak davacı tarafta herhangi bir veri bulunmayacağı,davacı tarafın davalıya ... Yazılımı kurulumu gerçekleştirildiğine ilişkin bir servis formu  ibraz edilmediği gibi  ... ... yazılımı kurulumu gerçekleştirildiğine ilişkin bir servis formu yer almadığı, Davalı iş yerinde muhasebe bilgisayarında ... ... yazılımı \".... Şti.\" adına kayıtlı olarak kurulu bulunmuş olduğu, ancak söz konusu yazılımın davacı tarafından kurulduğu hususuna ilişkin bir tespit yapılamadığı bu kapsamda  davacı tarafından davalıya ... yazılımı satışı ve kurulumu gerçekleştirilmiş olduğu hususuna ilişkin bir sonuca ulaşılamadığı, davalı tarafından davacıya satışı gerçekleştirildiği belirtilen ... yazılımı ile ilgili olarak ise dosyada mevcut fatura ile Davacı tarafından sunulan kurulum bilgileri yer almakta olup, bu yazılımın da kurulumuna ilişkin teknik bir tespit yapılabilmesinin  mümkün olamadığı bu nedenle davalı tarafça ileri sürülen  \"...\" yazılımı satışına ilişkin olarak 02/07/2018 tarihinde kesilen satış faturası ile  lisansız ürün satıldığı ve taraflar arasında ... yazılımı satışı yapıldığı iddiasının ortaya konulamadığı davalı tarafından ise, kurulan yazılımın ... yazılımı olmadığına ilişkin ihtarnamenin 28/07/2020 tarihinde keşide edildiği  bu kapsamda davalı tarafça her iki şirket defterlerinde uyumlu ve  kayıtlı bulunan fatura ödemesinin sonradan iadesi istemli başlatılan takipte ileri sürülen iddiaların yerinde olmadığı anlaşılmakla  ve Anılan durum karşısında davacı tarafın menfi tespit isteminin yerinde olup esasen davanın kabulü gerekmekte ise de duruşma esnasında sehven ters düşünülmek sureti ile  mahkememizce davanın reddi hususu tevhim olunmuş olması nedeni ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası kısa karara  uygun olarak yazılması gerektiğinden davanın reddine, alacağın %20 oranı olan 2.170,20-TL kötü niyet tazminatının (İİK 72/4) davacıdan alınarak davalıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalarının  haklı olduğunun sabit olduğunu, Mahkemece de gerekçeli kararda davanın haklı olduğunun hüküm altına alındığını ancak kararın sonuc kısmı yukarıda açıklanan hata sebebiyle davanın reddine şeklinde kurularak, tazminat ve yargılama giderlerinin de taraflarına yükletildiğini beyanla kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;28/03/2022 Tarihinde yazılan Gerekçeli Kararın  4.sayfasının son paragrafında; Davacı tarafın menfi tespit istemi yerinde olup \" \"esasen davanın kabülü gerekmekte ise de\" duruşma esnasında sehven ters düşünülmek sureti ile mahkememizce davanın reddi hususu tevhim olunmuş olması nedeni ile gerekçeli kararın, karar duruşmasındaki kısa karara uygun yazılması gerektiğinden, sonuç kısmı aşağıdaki şeklinde hüküm kurulmuştur.\" dendiğini , mahkemece verilen kararın yanlış olduğunu açıkça belirtilmesi ve tarafları yönlendirme kastıyla hareket edilmesinin, görev ilkelerine aykırı bir davranış olduğunu, bilirkişi raporunda belirtilen 26/06/2020 tarihinde ... Ortağı'ndan alınan ... Programı, dava dilekçesinde belirttiği gibi müvekkilin deposunu taşıdığı dönemde muhasebe programını yeni depodaki kullanılacak bilgisayara yüklemek istediğini ancak muhasebe programının başka bir bilgisayara yüklenemediğini gördüğünü, programın lisanssız olduğunu öğrenmesi üzerine yeniden yeni program almak zorunda kaldığını, bilirkişi raporunda belirtilen kayıtlar ile ... Ortağınca satılan bir ... muhasebe programı olduğunu, bu programın müvekkilince tekrardan aldığını gösterir ... Ortağının fiyat teklifi ve buna mukabil kesilen faturanın da ekli olduğunu, davacının ikinci cevap dilekçesinde\"Whatsapp yazışmalarını kabul etmediklerini,Bu yazışmaların kiminle yapıldığı ve üzerinde değişilik yapılıp yapılmadığı belli olmadığını\" beyan ettiğini, bilirkişi raporunda ise davacı firma yetkilisine whatsapp yazışmaları sorulduğunu , raporda ise \"Davacı firma yetkilisi tarafından, Davalıya ... konusunda teknik destek verildiği iddiası bulunmaktadır. \" yazıldığını, dolayısıyla davacı taraf 2.cevap dilekçesinde Whatsapp yazışmalarını kabul etmeyip ,yazışmalarda değişiklik yapılabileceği yönünde mesnetsiz bir beyan sunduğunu ancak raporda bilirkişiye davalı müvekkile teknik destek verdiğine ilişkin yine mesnetsiz beyanda bulunduğunu, Whatsapp yazışmaları, davacı tarafın müvekkil firmaya ... ... Versiyon:... Muhasebe programını yüklediğinin sabit olduğunu, ancak bilirkişi raporunda Whatsapp yazışmalarında programın yüklenip yüklenmediğinin anlaşılamadığını belirtildiğini beyanla ilk derece mahkemenin verdiği kararın onanmasını talep etmiştir<br>GEREKÇE:Dava, icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı ve dava dışı takip borçlusu hakkında, İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, \"para iadesi\" sebebine dayalı olarak 10.851 TL alacağın tahsili istemiyle 24.08.2020 tarihinde  ilamsız icra takibi başlatılmıştır.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli için taraf ticari defterleri incelenmiş olup, davacının 2017-2018 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı defterlerine göre takip ve dava tarihi itibarıyla davalıya  ait borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, davalını 2018 yılı ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, ancak 2017 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davalı defterlerine göre takip ve dava tarihi itibarıyla davacıya  ait borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, davalının icra takibine konu ettiği 10.851 TL'lik ödemenin  07.06.2017 tarihinde yapılan 3.351 TL lik kısmının davacının davalıya keşide ettiği 05.06.2017 tarihli 3.351,20 TL bedelli faturaya ilişkin olduğu, davacı tarafından \"...\" yazılımı satışına ilişkin olarak 02.07.2018 tarihinde 8.850 TL bedelli satış faturası düzenlendiği, bu faturaya karşılık davalı tarafından 09.07.2018 tarihinde kredi kartı ile 7.500 TL ödeme yapıldığı, bakiye 1.350 TL için ise davalı tarafından keşide edilen iade faturasının kayıtlara alınarak borç/alacak bakiyesinin kapatıldığı tespit edilmiştir.Teknik  bilirkişi  tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde, davalı bilgisayarı üzerinde ... ... 17.10.1.0 (Beta) sürümünün çalışır vaziyette bulunduğu ancak  bilgisayarda yüklü program listesinde ... yazılımının yüklü olarak görünmediği,  bu yazılımın portable olarak yani bilgisayara yükleme yapılmadan çalıştığı , çalışır durumda bulunan ... yazılımı üzerinde şirket bilgisi olarak dava dışı \".... Şti.\" bilgisinin yer aldığı, tespit edilen yazılımın bilgisayara ne zaman ve kimin tarafından yüklendiğinin anlaşılamadığı, \".... Şti.\" isimli şirkete ... yazılım kurulumunu gerçekleştiren bayinin davacı olduğu, dava dışı ... ... yetkilisinden, davalıya ait ... Moda isimli firmaya ait ... Lisans bilgileri talep edildiğinde davalının 26.06.2020 tarihinde ... Lisansı satın almış olduğu, dolayısıyla dava konusu fatura ve ödemelerin yapıldığı dönemde davalının ... yazılımına ait lisans hakkının olmadığı belirtilmiştir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6]. Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 370 ilâ 372).Somut olayda davacı, kendi ürünlerini ve ...'in bayisi olarak ...'in orijinal ürünlerini sattığını, davalıya 02.07.2018 tarihli fatura ile ... satıldığını , ... yerine ... yazılımı satılması veya lisanssız program satılmasının söz konusu olmadığını iddia etmiş, davalı ise 02.07.2018 tarihinde davacıdan ... Muhasebe Programının satın aldığını, satın alınan Lisanslı ... Muhasebe Programının lisanssız olduğunu, bu nedenle 2017 ve 2018 yılında yaptığı iki ödemenin iadesi talebinde bulunduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.Dosya kapsamından davacı tarafından davalıya ... kurulumu veya ... ... yazılımı kurulumuna dair somut bir delil , servis formu bulunmadığı gibi ... yazılımı ile ilgili olarak 02.07.2018 tarihli fatura ile sunulan kurulum bilgileri dışında bu yazılımın kurulumuna ilişkin teknik bir tespit yapılamadığı, aynı şekilde  davalının muhasebe bilgisayarında  \".... Şti.\" adına kayıtlı olarak kurulu bulunan ... ... yazılımının da davacı tarafından kurulduğuna ilişkin tespit yapılamadığı anlaşılmaktadır.Eldeki davada davalı, ... yazılı satışı yapıldığını ve kendisine lisansız ürün satıldığını iddia ettiğine göre ispat yükü davalı üzerindedir. Bu yönden davalı tarafça, whatsapp yazışmalarına dayanılmış ise de sunulan yazışmalar, tek başına davalının iddiasını ispata elverişli olmadığı gibi davalının kendi defterine kaydettiği 02.07.2018 tarihli satış faturasının varlığı karşısında davalı, iddiasını somut delillerle ispatlayamamıştır. Bu durumda davacının, ödemelerin iadesine yönelik başlatılan icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken mahkemece hükümde davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlemesine göre kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması ve gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olduğundan mahkemece bu hususa dikkat edilmeyerek hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması da hatalı olmuştur. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf istemi yerinde olup, Dairemizce davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 72/5. maddesinde, davanın borçlu lehine hükme bağlanması halinde, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verileceği ve takdir edilecek zararın, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde kırkından aşağı olamayacağı düzenlenmiştir. Eldeki davada davalı takip alacaklısı  takibinde haksız olmakla birlikte, takibi kötüniyetli olarak başlattığı ispatlanamamıştır. Bu halde davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesinin koşulları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece kısa karar ile gerekçe arasında çelişki oluşturacak şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br> KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,\t<br>1-Davanın KABULÜ ile davacının, İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına konu 10.851 TL alacak nedeniyle davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, <br>2-Davacının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, <br>3- Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 185,31 TL harç mahsup edilerek kalan 546,69 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>4-Davacı tarafça yatırılan 239,71 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>5-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 10.851 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan  tebligat ve posta gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere 1.663,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Kararın kesin olması nedeniyle HMK'nın  333. maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesi uyarınca  kullanılmayan gider avansının ilgililerine iadesine,  <br>8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;<br>a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,<br>b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 50,00 TL olmak üzere toplam 270,70 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,<br>b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"20a600346184fa2d","SID":"4c749628aa6b1070"}}