{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/2096 <br>KARAR NO\t: 2026/274<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/10/2025<br>NUMARASI\t: 2025/936 E. -  2025/944 K. <br>DAVANIN KONUSU: Zayi nedeniyle çek iptali<br>Taraflar arasındaki  çek iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilince lehtar olarak alınan dava konusu çekin  davacının zilyetliğinde iken  iradesi dışında çıktığını,  zayi olduğunu,  çekin ... ,  1215 Parseller–Avcılar Şubesineait,  ... seri no'lu,  keşidecisi ... .... Ltd. Şti.,  keşide yeri İstanbul olan  11.10.2025 tarihli ve  600.000 TL  bedelli,  lehtarı  ise davacı  ... olan çek olduğunu,  davacının çeki kaybettiğini,  çekin üçüncü kişilerin eline geçmesi halinde kötü niyetli olarak tahsile konulabileceğini,  çekin tüm aramalara rağmen  bulunamadığını, zayi nedeniyle çekin hükümsüz kılınması ve ödeme yasağı getirilmesi gerektiğini ileri sürerek, ...  Ltd. Şti. ... , Avcılar Parseller Şubesine ait,  ... numaralı, 11.10.2025 keşide tarihli, 600.000 TL bedelli  çekin  hükümsüz kılınmasına, ödeme yasağı getirilmesine, çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, kıymetli evrak iptali istemine ilişkindir. kıymetli evrak ile tacirlere ait diğer defter ve belgelerin iptali konusunda Türk Ticaret Kanununda çeşitli düzenlemeler öngörülmüştür.\"...Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, keşideci tarafından çek iptali davası açılamayacağı, davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA...\" T.C. YARGITAY 11. Hukuk Dairesi, 2010/15987 Esas, 2012/6289 Karar.Dosya tüm deliller ile birlikte incelenmekle; davacının keşideci şirket yetkilisi olduğu ve dava konusu çekin şirket yetkilisi sıfatıyla davacı tarafından düzenlendiği, keşidecinin çek iptali talebinde hukuki menfaatinin bulunmadığı, hukuki yarar yokluğuna ilişkin dava şartı eksikliğinin re’sen gözetileceğinden davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.\"  gerekçesiyle, davanın HMK'nın 114/1-(h) ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın  usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;hukuki dinlenilme hakkının, ihlal edildiğini, mahkeme tarafından gerekli tebligatlar yapılmadığını, cevap süreleri tanınmadığını,  delillerin toplanmadığını,mahkemece, hukuki yarar şartının dar yorumlandığını, davacının  meşru hamil sıfatının yarattığı hukuki menfaatingörmezden gelindiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 28.11.2019 Tarihli  2019/2155 Esas Numaralı Ve 2019/1490 Kararı gereği, işlemsiz bir çekte dahi zayi nedeniyle iptal davası açmakta hukuki menfaatin bulunduğunna karar verildiğini, mahkemenin davacının şirketin  yöneticisi sıfatını haiz olmasına binaen keşideci tarafını saydığını,  aktif husumetini reddettiğini,  çek hukukunun temel prensiplerine aykırı karar verildiğini,  çeki keşide eden borçl ... ... Ltd. Şti.ile çekin lehtarı ve zayi anındaki hamili olan  davacının alacaklı olduğunu,  her ikisinin yani şirketin davacının de hukuken farklı şahıslar olduğunu, davacı  çeki düzenleyen şirketin bir yöneticisi olsa bile, çek üzerindeki alacak hakkını şahsi olarak iktisap ettiğini,  zayi nedeniyle çek iptal davasını açma hakkının TTK m. 651 atfıyla, senedi zayi olduğu anda elinde bulunduran ve hakkını ispat eden meşru hamile ait olduğunu, davacının  çek üzerinde lehtar olarak gösterilmesi ve senedin zilyetliğini kaybetmesi nedeniyle, hakkı temin etme iradesine sahip tek kişi olduğunu,  mahkemenin aksi yöndeki kabulü, hakkın sahibini borçlu ile eşitlemek suretiyle senet üzerindeki mücerret hakkı ortadan kaldırmak olduğunu,   çek iptal talebinin temel gerekçesinin, çeki elinde bulunduran anonim bir kötü niyetli üçüncü kişinin ibraz ve takip riskinin bertaraf edilmesi olduğunu,  bu riskin varlığı, çekin bankada işlemsiz bulunmasından bağımsız olduğunu, Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere: \"İptal kararı sonrası hakkın hamil tarafından senetsiz tahsilini... sağlamak\" hususunun  esas olduğunu, çek işlemsiz olsa bile iptal kararı olmaksızın müvekkilinin bu tahsili yapamayacağını,  iptal kararının keşideci sıfatıyla borçlu olan şirketi ve yönetici sıfatıyla müvekkilini iki kez ödeme riskinden koruyacağı gibi, asıl olarak meşru hamil olan müvekkilinin  zayi olan hakkını yasal güvence altına alan tek yol olduğunu,  mahkemenin, aktif husumet ve hukuki menfaat değerlendirmesinin, davacının  lehtar/hamil sıfatını hiçe sayarak ve yerleşik yargı ilkelerini göz ardı ederek yapmasının, davanın esasına yönelik hukuki hata olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, TTK'nın 818/1.s maddesi  atfıyla aynı Kanun'un 757/1 hükmü gereğince açılan zayi nedeniyle çek iptali talebine ilişkindir.   <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Kıymetli evrakın iptali, kıymetli evraka ilişkin ''Umumi hükümler'' arasında TTK'nın 651 ve 652. maddelerinde  genel bir şekilde düzenlenmiş, ayrıca nama (TTK m. 657) ve hâmiline senetlerin iptali hakkında (TTK m. 661-668) özel hükümler öngörülmüştür. TTK'da emre yazılı senetlerin iptaline dair ayrık hükümler bulunmamaktadır. Bunun yerine poliçenin iptali için özel bir düzenleme (TTK m. 757-765) getirilerek bu hükümlerin TTK'nın 778/1-ı yollamasıyla bonolar bakımından, 818/1-s yollamasıyla çekler bakımından da uygulanacağı öngörülmüştür. TTK'nın 818/1.s  hükmü delaletiyle çekler hakkında da uygulanması gereken TTK'nın 757.maddesi hükmüne göre çek iptali davası, çeki elinden iradesi dışında çıkan hâmil tarafından açılabilir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre de iptal davası hasımsız olarak ve sadece hâmil tarafından açılabilir; keşidecinin iptal davası açma hakkı yoktur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12/09/2017 tarihli, 2016/1509 Esas,  2017/4264 Karar sayılı kararı). Dairemizce \"https://www...gov.tr\" adresinden temin edilen Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin  24.12.2020 tarihli ve ... sayılı nüshasına göre  ve dava dilekçesi ile sunulan  Beyoğlu 22. Noterliğinin 28.12.2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı imza sirkülerine göre davacının,  dava konusu çekin keşidecisi olan ...  ....Ltd. Şti.'nin tek ortağı ve temsilcisi olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda da belirtildiği gibi çek iptali davası, çeki elinden iradesi dışında çıkan hâmil tarafından açılabilir. Öte yandan, tüzel kişi olan şirket, yetkilisi olan şahıs ile aynı kişi  kabul  edilemeyeceğinden, bir şirket tarafından keşide edilen çekte şirket yetkilisinin lehtar olarak gösterilmesi mümkündür (Yargıtay 12. HD'nin 24/03/2011 tarihli ve 2010/22607 E., 2011/4562 K. sayılı kararı).Somut olayda dava konusu çekin  bir örneği dosyada mevcut  olup çekin, ... ,  1215 Parseller–Avcılar Şubesine ait,  ... seri no'lu,  ... .... Ltd. Şti.tarafından davacı lehtar ... lehine keşide edilen, 11.10.2025 tarihli ve  600.000 TL  bedelli çek olduğu, arka sayfasında davacının isim ve imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının lehtarı olduğu dava konusu çekin yetkili hamili olduğu ve  eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken usulden ret kararı verilmesi  usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne kara vermek gerekmiştir.  Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;\t<br>1-HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, <br>2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına dair;<br>HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.19.02.2026<br>KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a hükmü uyarınca karar kesindir. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a28f141befcbbcd","SID":"96983b2374bdca11"}}