{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T. C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/8 <br>KARAR NO\t: 2026/437<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E   A D L İ Y E   M A H K E M E S İ     K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/10/2024<br>NUMARASI\t: 2017/659 Esas 2024/872 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ: 15/05/2017<br>İSTİNAF KARARININ <br>VERİLDİĞİ TARİH: 11/03/2026<br>YAZILDIĞI TARİH: 11/03/2026<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/659 Esas 2024/872 Karar sayılı kararı davalı vekili  tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  ... tarihinde davacı ...'ın kullandığı ... plakalı araç ile davalı ...'nun kullandığı ...plakalı araçların çarpışması neticesi meydana gelen maddi hasarlı yaralamalı trafik kazasında müvekkili ...'ın yaralanarak %100 malul kaldığını, kazanın davalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile meydana geldiğini, bu nedenle toplam 8.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'ndan tahsiline, olay tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına karar verilmesini  yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinden özetle; meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davacının kırmızı ışık ihlali yaptığını, kazanın davacı sürücünün kusurundan meydana geldiğini, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  Davacı ...'ın maddi tazminat taleplerinin  kabulü ile 290.000,00 TL sürekli iş göremezlik,  290.000,00 TL tedavi gideri ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 580.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan ..., davalı ... AŞ yönünden 05/09/2016 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı Sigorta şirketinin sorumluluğunun sürekli iş göremezlik yönünden poliçe limiti ve ölüm/ sürekli sakatlık klozu kapsamında  290.000,00 TL ile bakıcı gideri yönünden yine poliçe limiti ve tedavi giderleri klozu kapsamında 290.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı ... için 170.000,00 TL,  davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için  25.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek  yasal faizi ile birlikte davalı ...ndan alınarak davacılara verilmesine,  karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin bakıcı ve tedavi giderlerine ilişkin  tazminatlar yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece belirlenen kusur durumunu kabul etmediklerini, dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderilerek çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, Sağlık Kurulu Raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığını, davacının sürekli sakatlık ve meslekte ki kazanma gücü iddialarının araştırılması gerektiğini, müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, trafik kazasından kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi gereği cismani zarardan doğan sürekli işgöremezlik, tedavi ve sürekli bakıcı gideri istemine ilişkindir.<br>Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  10/10/2024 tarih 2017/659 Esas 2024/872 Karar sayılı kararı ile trafik kazasından kaynaklı, davacı ... yönünden, sürekli işgöremezlik tazminatından, sürekli bakıcı gideri ile tedavi giderinden oluşan maddi tazminat davasının ve manevi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir. <br>İlk derece mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davalı ... Aş.vekili tarafından  istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>Trafik kazası ile ilgili olarak, ceza dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporu, eldeki davada alınan kusur bilirkişisi raporu ile aynı trafik kazasına bağlı olarak açılmış olan diğer tazminat davalarında alınmış olan kusur bilirkişisi raporlarının tutarlı olup, birbiriyle çelişkili olmaması gerekir. Raporlar arasında çelişki olduğu takdirde çelişkinin mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik kürsüsünden seçilecek heyetten ya da İTÜ trafik kürsüsünden seçilecek heyetten rapor aldırılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi gerekir.<br>Somut olayda, davalı ...'nun sanık olarak yargılandığı Kayseri 7.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/261 E. sayılı ceza dosyasında İstanbul ATK'dan alınmış olan ... tarih kusur raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü davacı ...'ın ve ...plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'nun eş değerde kusurlu olduğunun rapor edildiği; eldeki dosyada Ankara ATK'dan alınmış olan ... tarihli kusur raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü davacı ...'ın %50 oranında kusurlu, ...plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'un %50 oranda kusurlu olduğunun rapor edildiği, yine eldeki dosyada Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik kürsüsünden seçilen heyetten alınan ... tarihli kusur raporunda  trafik kazasının meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü davacı ...'ın %50 oranında kusurlu, ...plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'un %50 oranda kusurlu olduğunun rapor edildiği, 15/11/2019 tarihli ek raporunda da 05/07/2019 tarihli kök raporunda herhangi bir değişikliğe gitmediği,  hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluş şeklini doğruladığı,  davalı sigorta vekilinin aksi yöndeki istinaflarının yerinde olmadığı görülmüştür. <br>Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir. HMK.nun 33.maddesindeki “Hakim, Türk Hukukunu resen uygular” düzenlemesi  uyarınca hakim kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuatı resen uygulamakla yükümlü olduğundan, hakim davacının geçici ve sürekli maluliyetlerini kaza tarihinde yürürlükte olan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” esas alınmak suretiyle tespitini sağlamalıdır. <br>“Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. <br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008  ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne,     02/09/2013 tarihten itibaren Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.<br>Somut olayda, ilk derece mahkemesince, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” kapsamında alınmış olan ... tarihli rapor  mevzuata uygun kuruluşlardan ve mevzuata uygun yönetmelik uygulanarak alınmıştır.  ... kaza tarihinde  yürürlükte olan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümleri esas alınmak suretiyle isabetli ve yöntemine uygun olarak olarak davacının sürekli işgöremezlik maluliyetinin belirlenmiş  olduğu; ATK.2.İhtisas Kurulu'ndan alınmış olan ... tarihli rapor her ne kadar ... kaza tarihinde yürürlükte olan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” kapsamında olmayıp, yürürlükte olmayan \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" kapsamında alınmış rapor ise de, davacı ...'ın her halükarda %100 oranında sürekli maluliyetinin olduğu ve sürekli bakıma muhtaç olduğu anlaşılmakla; davalı sigorta vekilinin maluliyete yönelik aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.   <br>6098 sayılı TBK’nın 52/1. maddesi, “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.\"\t<br>Yargıtay  17. Hukuk Dairesinin  14/05/2019 tarih, 2016/13076 E. ve 2019/6001 K. sayılı kararında \"...Kabule göre de; davacı, meydana gelen kazada yolcu olup, kusursuzdur. Davacının emniyet kemeri olmadan nizamlara aykırı ve kendi can emniyetini tehlikeye atacak şekilde yolculuk yapması ise sürüş kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmelidir. Emniyet kemeri olmadan yolculuk yapmak gibi hususlar bilirkişi tarafından kusur oranı belirlenirken dikkate alınacak hususlar değildir.<br>Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından mahkemece  bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. (Yargıtay 4.HD.’nin 03/11/2021 tarihli 2021/6032 E. 2021/8065 K. sayılı ilamı) <br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesinde \"belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir\" düzenlemesi yapılmıştır. <br>Somut olayda; davacı ...'ın kazaya karışan ... plaka sayılı aracın sürücüsü olduğu, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden emniyet kemerini takmadığı anlaşılmakla; aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplanan 2.109.076,06 TL. sürekli işgöremezlik tazminatından %20 oranında, yine 2.487.695,21 TL. sürekli bakıcı giderinden ve 502.125,97 TL. SGK.tarafından karşılanmayan tedavi giderinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmadığı anlaşılmakla birlikte, 2.109.076,06 TL.' sürekli işgöremezlik tazminatından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında davacı ...'ın  talep edebileceği sürekli işgöremezlik tazminatı 1.687.260,85 TL. olup davalı sigortanın poliçe üst limiti olan 290.000-TL.'nin üstünde olması ve davacı tarafça her iki davalıdan da 290.000-TL. sürekli işgöremezlik tazminatının talep edilmiş olması;  yine 2.487.695,21 TL. sürekli bakıcı gideri ile 502.125,97 TL. tedavi gideri toplamından oluşan  %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında davacı ...'ın  talep edebileceği sürekli bakıcı gideri ile tedavi gideri toplam 2.391.856,94 TL. olup, davalı sigortanın poliçe üst limiti olan 290.000-TL.'nin üstünde olması ve davacı tarafça her iki davalıdan da 290.000-TL. sürekli bakıcı gideri ve tedavi gideri talep edilmiş olması hususu dikkate alındığında davalı sigortanın sorumlu olduğu poliçe üst limiti üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılamayacağından, davalı sigorta vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.  <br>01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin \"Sağlık Giderleri teminatı\" başlıklı (b) maddesinde \" Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir.\" ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,<br>1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, <br>2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,<br>3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,<br>Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.<br>Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. <br>Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; <br>1-Bakıcı giderleri<br>2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)<br>3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 90. maddesinde “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E - 202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. T.C. Anayasası’nın 153./6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da; “Sonradan çıkan içtihadı birleştirme kararının, Temyiz Mahkemesinin bozma kararına uyulmakla meydana gelen usule ait müktesep hak esasının istisnası olarak henüz mahkemede veya Temyiz Mahkemesinde bulunan işlere tatbiki gereklidir. Anayasa Mahkemesi iptal kararlarında da aynı ilke geçerlidir.” şeklinde açıklama yapılmış olup Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği sabittir. <br>Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihli, 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile  Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması nedeniyle, davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesinin gerekmesi, 6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybının, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar ile tedavi giderleri bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, bakıcı giderlerinin de bu kapsamda bulunması, sürücü ve işletenin, zarar görenin bakıcı giderlerinden sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesi gereğince, sigortanın sorumluluğu da TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve tedavi giderleri içerisinde olan bakıcı giderleri de 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, davacının bakıcı giderleri tazminatı, geçici işgöremezlik tazminatı ve SGK. tarafından karşılanmayan tedavi giderleri, davalı sigorta şirketinden talep edilebilir. SGK. tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ile bakıcı giderlerinin sürekli sakatlık-ölüm teminatı kapsamında olduğundan bahisle, üst limitin ödenmesiyle artık SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ile bakıcı giderlerinin talep edilemeyeceği yönündeki Sigorta Genel Şartlarına atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. <br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin uygulamaları gereği geçici işgöremezlik, bakıcı gideri ve SGK sorumluluğunda olmayan (belgesiz) tedavi giderleri de anılan kanun hükmü kapsamında tazmini gereken zararlardandır. 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98.maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 31/01/2022 tarih ve 2021/8288 E. 2022/1147 K. sayılı ilamı)<br>Somut olayda, trafik kazasından kaynaklı olarak yaralanan davacı ...'ın   SGK. tarafından karşılanmayan tedavi gideri ile sürekli bakıcı giderinin SGK'nın sorumluluğunda olan tedavi kapsamı içerisinde olmadığı kanaatine varılmakla, davalı sigorta vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. <br>01/06/2015 tarihinden önce meydana gelmiş olan trafik kazalarında cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Yargıtayca PMF - 1931 yaşam tablosu esas alınıyor ve %10 artırım %10 iskonto yöntemiyle zarar görenlerin tazminat alacağı hesaplanıyordu. 01/06/2015 tarihinde yeni Genel Şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, 01/06/2015 tarihinden sonra meydana gelen ve 01/06/2015 tarihinden sonra düzenlenmiş olan poliçelerde PMF 1931 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yönteminden vazgeçilerek poliçelerin eki niteliğindeki genel şartlar gereğince tazminat hesabında TRH - 2010 yaşam tablosu ve 1,8 Teknik Faiz yöntemi kullanılmaya başlanıldı. Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK’nın 90. ve 92. maddelerinde “genel şartlara” atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar ... tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesince zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup  TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir.  (Yargıtay 17.HD.’nin 2019/5206 E. 2020/8874 K. 22/12/2020 tarihli ilamı)<br>Somut olayda, davacıların destekten yoksun kalma tazminatında hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artırım, %10 iskonto yöntemi esas alınmak ve bakiye ömür dikkate alınmak suretiyle hesaplanmış olduğu anlaşılmakla; ... tarihinde ...sayılı RG'de aynı gün yürürlüğe giren 7327 kanun numaralı \"İCRA VE İFLAS KANUNU İLE BAZI KANUNULARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN'un; 18. maddesi ile 2918 sayılı KTK'nun 90. maddesine yapılan değişiklik neticesinde \"...sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2'yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat üniteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır...\" hükmünün 19/06/2021 tarihinden sonraki kazalar neticesinde açılan tazminat davalarında uygulanacağı, ancak 2918 sayılı KTK'nun 90.maddesinde 7327 kanun numaralı \"İCRA VE İFLAS KANUNU İLE BAZI KANUNULARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN'la yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 tarihli ve E.:2021/82, K:2022/167 sayılı ile iptal edildiği hususu dikkate alındığında; davalı sigorta vekilinin tazminatın TRH 2010 yaşam süresi ve 1,8 Teknik faiz yöntemi dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerektiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. <br>Yukarıda izah edilen sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kanunun olaya uygulanmasında  hata edilmediği anlaşılmakla,  davalı ... Aş. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>1-) Davalı ... A.Ş vekilinin  istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi  gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-) İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 39.620,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 9.904,95  TL harcın mahsubu ile eksik kalan  29.715,05 TL istinaf karar  harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-)Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>5-)İstinaf yargılaması bakımından davalı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,<br>6-)Kararın kesin olmaması nedeniyle taraflara tebliğ işlemlerinin dairemizce yerine getirilmesine, <br>Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca Yargıtay yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/03/2026\t\t\t<br> <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6eaad7be2f8cb676","SID":"f079318bbe99e1f0"}}