{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ                                                                                                   <br>DOSYA  NO: 2026/1238 <br>KARAR NO\t: 2026/639<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ<br>TARİHİ : 25/12/2025<br>NUMARASI\t: 2025/1 Esas,  2025/1164 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (İstirdat)<br>KARAR TARİHİ: 04/03/2026                          <br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler  incelendi. <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile karşı taraf arasında \"İçmeler Mah. ... Cad. ...-Tuzla-İST\" adresinde bulunan taşınmazın özel eğitim kurumu için kullanılması amacıyla 15/02/2019 imza, 01/06/2019 kira başlangıç tarihli aylık 200.000,00-TL + KDV olacak şekilde kira sözleşmesi imzalandığını, keşidecisi davacı şirket olan 1.500.000 TL'lik teminat senedi imza edilerek davalıya verildiğini, davalı tarafça teminat olarak verilen kambiyo senedine istinaden İstanbul Anadolu 20.İcra Müd. ... Esas sayılı icra dosya numarası ile 3.000.000-TL asıl alacak olmak üzere 3.027.360,04-TL üzerinden kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığını, dava tarihi itibari ile haciz baskısı ile davalıya ödenmiş olan 469.220,54 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren ticari temerrüt faizi ile istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.<br> Davalı vekili cevap dilekçesinde; istirdat davası için hak düşürücü sürenin geçtiğini, senet teminat senedi olduğu iddiası yerinde olmadığını, senedin üzerinde yer alan teminat senedidir ibaresi hiçbir şekilde kanunen geçerli bir yazılı kayıt içermemekte olup senedin kambiyo senedi vasfını etkilememekte olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince, mahkemenin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna  kararı vermiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu edilen senedin hangi sözlemenin teminatı olarak verildiğine dair bir ibare bulunmadığını, senet sebepten soyut olduğundan kira sözleşmesi ile ilgisi bulunmadığından mahkeme kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak, görevli olan Asliye Ticaret Mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava, istirdat talepli bir davadır. <br>HMK'nın 4/a maddesi gereğince \"kiralanan taşınmazların İcra İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinde\" görüleceği düzenlenmiştir. <br>Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.Somut olayda, taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğu, kira sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra davacı kiracının keşide ederek davalı kiraya verene verdiği senedin davalı tarafından icra takibine konu edildiği, davacının haciz baskısı altında senedi ödediği iddia edilmektedir. Kira ilişkisinden kaynaklı olarak keşide edilen senede dayanılarak başlatılan icra takibi sırasında ödenen senet bedelinin istirdadı talebiyle açılan davanın   HMK'nın 4. maddesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davanın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. İlk derece Mahkemesinin aynı gerekçe ile görevsizlik kararı vermiş olduğu, davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.  İlk derece mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br> 1-İlk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>  2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf  maktu karar harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine,<br>4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362/1-b maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/03/2026\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1968aa8bb7e861be","SID":"5b2eea6ca5a58b45"}}