{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/818 <br>KARAR NO: 2026/460<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/12/2022<br>NUMARASI: 2022/920 Esas - 2022/1161 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 14/10/2022<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2026<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalıya otomatik kumaş serim makinası ve ekipmanlarının satışını yaptığını, 02.04.2019 tarihli fatura düzenlendiğini, faturada belirtilen malların davalıya aynı gün teslim edildiğini, faturada belirtilen 46.000-USD'nin 12.000-USD kısmının ödendiği, bakiye 34.000-USD'nin ise ödenmediğini, ödeme için 28.07.2020 tarihli ihtarın gönderildiğini, ancak davalı tarafça ödeme yapılmaması üzerine .... İcra Dairesi'nin ... sayılı takibinin başlatıldığını belirterek davalının haksız itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkili şirketin davacıdan transit ticaret kapsamında otomatik kumaş serim makinası ve ekipmanlarını satın aldığını, bu ilişkide tek başına müvekkili ile davacının yer almadığını, müvekkilinin aracı olarak hareket ederek ekipmanları yurt dışı şirketlere gönderdiklerini, davacının da belirttiği üzere 46.000-USD'den 12.000-USD kısmının müvekkili tarafından davacıya ödendiğini, faturaya konu ekipmanların müvekkili aracılığıyla transit ticaret kapsamında asıl şirkete iletildiğini, davacı tarafından teslim edilen otomatik kumaş serim makinası ve ekipmanları ayıplı mal kategorisinde olduğunu, söz konusu ekipmanların çok büyük ve maliyetli ekipmanlar olması sebebiyle ayıbın ve ekipmanlarda yer alan eksikliklerin tespit edilmesinin uzun zaman aldığını, bu süreçte söz konusu bedelin davacı tarafa ödenmediğini, davaya konu takibin başlatılmasının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; makinenin teslimi hususunun ihtilaf konusu olmadığı davacının faturada belirtilen 46.000-USD'den 12.000-USD'nin düşümü ile bakiye 34.000-USD ücrete hak kazandığı, davacının davalıya çektiği ihtarın 30.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 08.08.2020 tarihinde temerrüte düştüğü, takipte faiz bitişinin 24.12.2021 tarihi olarak belirtildiği, davacının 08.08.2020-24.12.2021 tarihleri arasında 503 gün için 3095 S.lı Kanun'un 4/a maddesi gereğince %3 faiz oranı üzerinden 1.405,32-USD işlemiş faiz talep edebileceği, davalının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığından ayıba ilişkin savunmalarının dinlenmeyeceği gerekçesiyle davanın  kısmen kabulüne, davalının ....  İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 34.000-USD asıl alacak ve 1.405,32-USD işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin işlemiş faizin reddine, devamına karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %1,25 oranında ve bu miktarı aşmamak kaydıyla değişen oranlarda bir yıla kadar vadeli kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami mevduat fazi oranı (USD) işletilmesine, hükmolunan alacağın takip tarihindeki kur karşılığı 416.596,70-TL'nin %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; malların davalıya teslim edildiği tarihin belli olduğunu, bu nedenle mahkemece faizin başlangıcı için esas alınan tarihin hatalı olduğunu, ayrıca icra inkar tazminatına karar tarihindeki kur karşılığından hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>2-Davalı vekili; müvekkili şirketin davacıdan transit ticaret kapsamında otomatik kumaş serim makinası ve ekipmanlarını satın aldığını, bu ilişkide tek başına müvekkili ile davacının yer almadığını, müvekkilinin aracı olarak hareket ederek ekipmanları yurt dışı şirketlere gönderdiklerini, davacının da belirttiği üzere 46.000-USD'den 12.000-USD kısmının müvekkili tarafından davacıya ödendiğini, faturaya konu ekipmanların müvekkili aracılığıyla transit ticaret kapsamında asıl şirkete iletildiğini, davacı tarafından teslim edilen otomatik kumaş serim makinası ve ekipmanları ayıplı mal kategorisinde olduğunu, söz konusu ekipmanların çok büyük ve maliyetli ekipmanlar olması sebebiyle ayıbın ve ekipmanlarda yer alan eksikliklerin tespit edilmesinin uzun zaman aldığını, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, alıcı şirketin yurt dışında olması nedeniyle ayıp tespiti yapılamadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Somut olayda davacının davalı tarafa 02/04/2019 tarihli 46.000-USD bedelli fatura konusu kumaş serim makinesini satarak aynı gün teslim ettiği, davalı tarafından davacıya 12.000-USD kısmının ödendiği, ancak kalan borcun ödenmediği hususu ihtilaf dışı olup, davalı makinenin ayıplı olduğunu belirterek davanın reddini savunmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık, davacının ayıptan kaynaklanan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Fatura konusu malın 02/04/2019 tarihinde satılarak teslim edildiği halde iş bu davanın açıldığı 14.10.2022 tarihine kadar ayıba yönelik ihbarda bulunulmadığı gibi bu süreçte makinede arıza meydana geldiğine dair herhangi bir delil de ibraz edilmediğinden davalının soyut nitelikteki ayıp iddiası yerinde görülmemiştir.Davacı ise temerrütün ürün teslimi ile meydana geldiğini iddia etmektedir. 6098 Sayılı TBK nın 117. madde hükmünce muaccel bir alacağın borçlusu alacaklının yöntemine uygun ihtarıyla temerrüte düşer. Vadenin kesin olarak kararlaştırıldığı veya saklı tutulan bir hakka dayanarak iki taraftan birinin usulen ihbarda bulunarak kesin vadeyi tespit ettiği hallerde sadece bu günün geçmesiyle borçlu temerrüte düşmüş olur. Buna göre bir alacağa temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacağın istenebilir olması yeterli olmayıp alacaklının miktar da belirterek ödeme talebini içeren ihtarıyla borçlunun temerrüte düşürülmesi ya da sözleşmede kesin vadenin kararlaştırılmış ya da saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan birisinin usulen bir ihbarıyla kesin vadenin tayin edilebilir olması zorunludur. Somut olayda mal bedelinin 02/04/2019 tarihinde ödeneceğine ilişkin bir sözleşme hükmü bulunmamaktadır. Davalı gönderilen 28/07/2020 tarihli ihtarın davalıya 30.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarda davalıya verilen sürenin sona ermesi ile temerrütün 08.08.2020 tarihinde meydana geldiği anlaşılmakla davacının faizin başlangıç tarihine yönelik itirazı yerinde değildir.Yabancı para alacağı olan icra takibine dayalı itirazın iptali davasında, icra inkar tazminatına kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı Türk Lirası üzerinden hükmedilmesi gerekmekte olup, bu husus kamu düzenine ilişkindir. Dolayısıyla mahkemece icra inkar tazminatının hükmedilen alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden belirlenmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davacı ve Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>Davacıdan alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davalıdan alınması gereken 28.457,72-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 7.114,43-TL harcın mahsubu ile kalan 21.343,29-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davalı ve davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,<br>Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,<br>HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.12/03/2026<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ab546a823537e72c","SID":"1140d983b6b96646"}}