{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ADANA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2026/269 - 2026/635<br><br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2026/269 <br>KARAR NO\t: 2026/635<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:  <br>ÜYE\t:  <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 30/01/2025<br>NUMARASI\t: 2021/987 Esas 2025/95 Karar<br>DAVACI\t: ... TURİZM REKLAM VE TELEKOMÜNİKASYON TİCARET ANONİM ŞİRKETİ<br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALILAR\t: 1- ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ -   <br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>\t 2- ... ... ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ -   <br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>DAVA TÜRÜ                   \t: İstirdat<br>İstinaf Yoluna Başvuran(lar)<br>DAVACI\t: ... TURİZM REKLAM VE TELEKOMÜNİKASYON TİCARET ANONİM ŞİRKETİ<br>VEKİLİ\t: Av.  <br>TALEP KONUSU\t: Mahkeme Kararının Kaldırılması<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 12/03/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/03/2026 <br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/01/2025 tarih ve 2021/987 Esas 2025/95 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :<br>Davalı firmaların EPDK uyarınca faaliyet gösteren elektrik dağıtım ve perakende satış firmaları olduğunu, müvekkili şirketin \"... Mahallesi ... Sokak No:2/21 Merkez ...\" adresinde bir mağazası bulunduğunu, işbu mağaza ile ilgili olarak müvekkili ile davalı ... arasında elektrik enerjisi kullanımına ilişkin ... sözleşme numaralı sözleşme bulunduğunu, davalılar elektrik tedarik etmekte; müvekkili ise kullanımının karşılığını ödediğini, davaya konu edilen fatura ise ... tarafından yapılan cezalandırmaya istinaden davalı ... tarafından tahsil edildiğini ve ... firmasına aktarıldığını, bu sebeple taraflar arasında üçlü bir ilişki bulunduğunu, müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen bedelin iadesi için her iki firma da müvekkiline karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından cebri icra tehdidi nedeniyle mezkur 65.591,92 TL ödenmek zorunda kalındığını, müvekkili şirketin Mersin mağazasında kaçak elektrik kullanımı söz konusu olmadığını, mahallinde bilirkişiler eşliğinde yapılacak keşif ile bu husus anlaşılacağını, her halükarda davalılar tarafından kesilen kaçak elektrik kullanımına ilişkin ceza usulüne uygun olmadığını, müvekkili şirkete kaçak tespit tutanağı vs belge iletilmediğini, itiraza rağmen herhangi bir cevap verilmeyerek ödenmek zorunda kalınan tutar iade de edilmediğini, hiçbir şekilde kabul edildiği manasına gelmemek üzere, bir kaçak kullanım söz konusu olsa idi dahi, bunun ne şekilde, ne tutarda söz konusu olduğu, kesilen cezanın hesaplamasının yönetmeliğin 28 ve 29 maddelerine uygun olup olmadığı hususları müvekkilinin noter kanalıyla başvurmasına rağmen bildirilmediğini, kesilen fatura içeriği de TTK hükümlerine uygun olmayacak şekilde hiçbir açıklayıcı bilgi içermemekle fatura da bizzat usulsüz olduğunu, arz olunan nedenlerle ... sözleşme numaralı, ... tüketici numaralı müvekkili şirketin \"... Mahallesi ... Sokak No:2/21 ...\" adresindeki ... tesisat numaralı mağazasında kaçak kullanım olmadığının tespitine, müvekkili tarafından cebri icra tehdidi altında ödenen 65.591,92 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte istirdatı ile davalılardan alınıp müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: <br>Davalı ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi vekili; Davacı şirketin ... sözleşme numarası ile ... seri numaralı sayaç üzerinden enerji almakta olduğunu, müvekkili şirket görevlilerince 28/01/2016 tarihinde şirket adresinde yapılan incelemede, davacı şirketin ... seri numaralı sayaç dışında ayrıca kayıtlarda bulunmayan ... numaralı ayrı bir sayaç daha olduğunu, bu sayaç üzerinden de enerji kullanıldığının tespit edildiğini, bu durumun 28/01/2016 tarih ve ... numaralı elektrik tüketim tespit tutanağı ile kayıt altına alındığını, davacı şirketin elektrik fatura tahakkukları ... numaralı sayaç üzerinden herhangi bir aboneliği olmadığını, abonelik başvurusunun da bulunmadığını, bu sayacın tamamen kayıt dışı kullanıldığını, kullanılan sayaç ile ilgili ne perakende şirkete ne de müvekkili şirkete herhangi bir bilgi verilmediğini, kayıt dışı bulunan sayaç üzerinden faturalandırma işleminin yapılamadığını, ... seri numaralı sayaç ve ölçü devresi içinde bulunan 150/5 A akım trafolarının müvekili şirketin bilgisi dışında harici bir hat üzerinde bulunduğunu, bu sayaç ile ilgili müvekkili şirkete herhangi bir müracaatlarının olmadığını, bu durum değerlendirildiğinde davacının kaçak elektrik kullandığının aşikâr olduğunu, müvekkili şirket görevlilerinin kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilen sayacın mühürlendiğini, belirlenen nedenler dahilinde, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekili; Davaya ilişkin yetki, görev, aktif-pasif husumet ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, bu davanın muhattabının müvekkili şirket olmadığını, muhattabın, görevli dağıtım şirketi  olan ... Elektrik Dağıtım A.Ş. olduğunu, müvekkili şirketin yalnızca satış faaliyeti görevini üstlendiğini, bölgedeki elektrik dağıtım faaliyetini, dağıtım şirketi olan ... Elektrik Dağıtım AŞ'nin yaptığını, ... Elektrik Dağıtım AŞ ile ... Elektrik Perakende Satış AŞ'nin iki ayrı şirket olduğunu, aynı bölgede kendilerine verilen görevleri yerine getirdiklerini, belirtilen tüm nedenlerle, öncelikle davanın zamanaşımı,  yetki, görev, husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :<br>İlk derece mahkemesince; Davalı ... (... ... Elektrik Perakende Satış AŞ) yönünden Mahkememizin 2016/190 esas, 2017/443 karar sayılı dosyasında husumet nedeni ile davanın reddine karar verildiği, Adana BAM 5 Hukuk Dairesi 2018/540 esas, 2018/482 karar  sayılı ilamı ile ... yönünden herhangi bir bozma yapmadığı anlaşılmakla, Mahkememizce verilen kararın davalı ... yönünden kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... EDAŞ'a yönelik davanın kısmen kabulü ile; 1.746,96 TL alacağın ödeme tarihi olan 02/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... EDAŞ'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verildiği görülmüştür. <br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu kaçak tutanağının hatalı ve hukuka aykırı olduğu, davalı tarafından tahsil edilen ve istirdatı talep edilen bedelin hukuki dayanağının bulunmadığının açıkça tespit edildiğini, buna rağmen yerel mahkemece tam kabul yerine kısmen kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu istirdat davasının konusu ve dava kapsamında taleplerinin kaçak elektrik kullanımının olmadığının tespitine ve cebri icra tehdidi altında ödenen 65.591,92 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte istirdatı olduğunu, istirdat davasının amacı ve taleple bağlılık ilkesi gereğince yerel mahkemece kaçak kullanımın olmadığı tespiti üzerine buna konu düzenlenen tutanağın iptali ve müvekkil şirketçe ödenmek zorunda kalınan 65.591,92 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, mahkemece taraflarca takas ve mahsup talebi olmaksızın resen yaptığı mahsup işlemi usul ve yasaya aykırı olduğunu, aynı şekilde normal kullanım için düzenlenen bir kullanım faturası olmaksızın ortada doğmamış bir alacağın var kabul edilmesi ve mahsuba konu edilmesinin dahi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı lehine fahiş vekalet ücretine hükmedildiğini, mahsuba konu edilen bedel hukuken mevcut olmadığından mahsup edilemeyeceğini, mahkemece mahsup edildiği kabul edilen normal tüketim bedeli için düzenlenmiş bir fatura olmadığını, kesilmiş bir makbuz olmadığını, muaccel hale gelmiş bir alacak ve taraflarca mahsup talebinin olmadığını, böyle bir alacağın istirdat davasında iadesi gereken bedelden mahsup edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, mahkemenin tarafların talep ve savunmalarıyla bağlı olduğunu, talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğini, tarafların mahsup talebi olmadan mahkemenin mahsup yapmasının taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu ve usul ve yasaya uygun olmadığını, doğmamış bir alacak için mahsup yapılamayacağını, mahsuplaşmada iki ayrı alacak bulunmadığını ve alacağın gerçek miktarını belirlemek amacıyla yapılan bir işlem olduğunu, mahsupta doğmuş bir alacağın söz konusu olması gerektiğini, doğmamış veya henüz muaccel olmamış alacaklar için mahsup talebi ileri sürülemeyeceğini, mahsup talebi hukuki niteliği itibariyle defi değil itiraz niteliğinde olduğunu ve yargılama devam ettiği sürece karşı tarafın muvafakati olmaksızın ileri sürülebileceğini, istirdat davasının haksız olarak ödenen veya verilen paranın veya değerin geri alınmasını sağlamak amacıyla açıldığını ve davanın hukuka aykırı tahsil edilen bedelin aynen iadesini amaçladığını, dava dilekçesindeki taleplerinin de bu yönde olduğunu, davalının varsa bir alacağı, ayrı fatura, ayrı talep ve ayrı dava konusu yapılması gerektiğini, mahkemenin yaklaşımının istirdat davasını fiilen işlevsiz hale getirdiğini, bu durumun da usul ve yasaya aykırı olduğunu, vekalet ücreti bakımından hakkaniyete aykırı hareket edildiğini, davanın kısmen reddinin davacının kusurundan değil hukuka aykırı mahsup uygulamasından kaynaklandığını, bunun da tamamen haklı olan davacı vekili aleyhine ölçüsüz ve hakkaniyete aykırı bir sonuç doğurduğunu, mahkeme ilamı ile davalının sayaç hataları, okuma eksiklikleri, evrak yanlışlıkları olduğu, dava açılmasına sebebiyet verdiği sabit hale gelmesine rağmen adeta fahiş vekalet ücreti ile ödüllendirildiğini, AAÜT'nin amacının haklıyı korumak olup davayı fiilen kazanan taraf aleyhine bu derece ağır vekâlet ücreti yüklenmesinin adalet duygusunu zedelediğini, işbu davanın açılmasına davalılar sebebiyet vermiş olup davada haklılıklarının da ispatlandığını, sadece bu açıdan bile işbu ilamın usul ve yasaya aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İstinaf dilekçesine cevap veren davalı vekili dilekçesinde özetle; <br>Karşı tarafın yapmış olduğu istinaf talebinin reddi ile usul ve yasaya uygun olduğundan mahkeme kararının onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir. <br>KABUL VE GEREKÇE: <br>Dava, kaçak elektrik kullanımı olmadığının tespiti ile davalı tarafından kaçak elektrik kullanımı nedenine dayalı olarak tahakkuk ettirilen ve davacı tarafından cebri icra tehdidi altında ödendiği iddia edilen kaçak kullanım bedelinin istirdadı talebine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu 355. Madde gereğince istinaf  sebepleri ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup, <br>İlk derece mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 102.11.2021 tarih ve  2019/1771  Esas ve 2021/2127 Karar sayılı ilamı ile ; \"Davacı tarafından kaçak elektrik tahakkuku nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile ödenen miktarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebi  ile açılan davada mahkemesince yapılan yargılama sonucunda .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/09/2017 tarih ve  2016/190 Esas,  2017/443 Karar sayılı hükmü ile davalı  ...'a yönelik davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... EDAŞ'a yönelik davanın kabulü ile 65.591,92.-TL alacağın ödeme tarihi olan 02/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... EDAŞ'tan alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Tarafından istinaf edildiği ve Adana Bölge Adliyesi 5. Hukuk Dairesinin 18/04/2018 tarih ve  2018/540 Esas,  2018/482 Karar sayılı ilamı ile \"...bilirkişi asıl ve ek raporunda anormalliğin neden kaynaklandığı yasal dayanakları ile birlikte açıklanmamıştır. Düzenlenen rapor bu haliyle olayı ayınlatmaktan, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli olmaktan uzaktır. Bilirkişiden öncelikle normal kullanım bedelinin niçin kaçak elektrik kullanım bedelinden yüksek hesaplandığı hususunda ek rapor alınması, sonrasında alanında uzman bir başka bilirkişiden kaçak kullanım olup olmadığı ve davacının(kaçak veya normal kullanım olarak) borcu  bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınarak, kaçak kullanım yoksa kaçak kullanım bedeli ile normal kullanım bedeli arasında fazla ödenen miktar varsa, bu bedel davacıya iade edilmelidir...\" gerekçeleri ile hükmün kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. <br> Mahkemesince, kaldırma kararı doğrultusunda dosya bilirkişiye önceki bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 22/05/2018 tarihli ek raporda, kaçak tahakkukta reaktif değer hesabı yapılmadığı, ... tarafından kaçak tahakkukun aktif değer üzerinden yapıldığı, bu nedenle 5.154,34.-TL + Kdv olarak az  hesap yapıldığı, ... tarafından normal tüketim değerlerine denk getirilmesi için değerler üzerinde oynama yapıldığı, ulusal tarife değeri 0.12131 iken bunun yerine 0,09843 değerinin kullanıldığı, tahakkuk etmesi gereken dönem faturasının 68.277,24.-TL. Olduğu bildirilmiş, mahkemece yeniden başka bir elektrik mühendisi bilirkişiye dosya tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından  sunulan 10/08/2018 tarihli raporda, davacı şirketin ... marka sayaç ile aboneliğinin olduğu ve bu sayaç üzerinden enerji kullanmasına rağmen ... personelinin ihmali ile ... marka sayaç üzerinden ve tüketim bulunmadığı bildirilerek kaçak tutanak tanzim edildiği, ... ve ... marka sayaçlar ile davacının ödemesi gereken tüketim bedelinin normal tarife üzerinden 60.174,80.-TL olduğu, 20/03/2019 havale tarihli ek raporunda ise  ... marka sayaç ile davacının ödemesi gereken kapasitif enerji bedeli KDV dahil 5.756,20.-TL olup davacının ... ve ... marka sayaçlar ile ödemesi gereken miktarın aktif ve reaktif normal tarife üzerinden 65.931,00.-TL. olduğunun bildirildiği görülmüş ve mahkemece hükme esas nitelikte bulunmayan bu rapor hükme esas alınarak davacının davasının reddine karar verilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı sonrası dosya bilirkişiye tevdi edilerek alınan rapor doğrultusunda karar verilmiş ise de, bilirkişi raporunun kaldırma kararı gerekçesinde belirtilen hususları açıklamaya yeter nitelikte olmadığı, davacı adına tahakkuk ettirilen faturaya ilişkin olmak üzere bu faturada davacının kaçak tüketim ve normal tüketim miktarlarının ayrı ayrı belirlenmediği, tamamının kaçak tüketim kapsamında değerlendirilerek hesaplamaların yapıldığı anlaşılmakla dosyanın yeniden konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile  tahakkuka konu faturada davacının normal tüketim yaptığı miktar ile kaçak miktarlarının ayrı ayrı belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, yetersiz bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın reddine yönelik verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı tarafın istinaf istemi yerinde bulunmuştur.\" gerekçesi ile kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. <br>İlk derece mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda; yeni bir bilirkişi heyetinden alınan rapor doğrultusunda davanın kısmen  kabulüne karar verilmiş bu karara karşı davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>    Bilirkişi raporundan davacının kaçak elektrik kullanımının bulunmadığı ancak 63.844,96 TL normal elektrik tüketim bedeli ödemesi gerektiği tespit edildiğinden  mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı yan bulunmamaktadır.   <br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi heyet raporuna göre karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı yan olmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.<br> Mahkemenin dosyada toplanan delillere göre, vermiş olduğu kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf talebinde bulunanın istinaf başvurusunun HMK.'nun 353/1-b-1 maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; <br>1-İstinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b(1) maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 732,00 istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf ile ilgili yapılan masrafların istinaf talebinde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br><br>4-Kararın, 6100 Sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince dairemiz tarafından taraflara tebliğine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu 361/1 maddesi gereğince gerekçeli kararın  tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde YARGITAY ilgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/03/2026<br><br>       Başkan-...                           Üye-...                        Üye -...                Katip-...<br>        ¸e-imza\t             ¸e-imza                     ¸e-imza                 ¸e-imza<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2aa67f9113c9a5c5","SID":"fc8657bf03beb3e3"}}