{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1286 <br>KARAR NO:2026/261<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:31/05/2022<br>NUMARASI:2019/758 Esas -  2022/574 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/02/2026<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı-birleşen dosya davacısı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı firmanın, sipariş üzerine davalı tarafa ait ham kumaşları boyama, baskı, işleme işlemlerini yaparak davalı/ borçluya iade etmiş, davalının teslim aldığı malları kabul etmiş ve herhangi bir itirazi kayıtta bulunmadığını, ayrıca md.23 gereğince belirlenen 2 ve 8 günlük ayıp ihbar sürelerinde davacıya herhangi bir ayıp ihbarında da bulunmadığını, ancak davalı tarafın teslim almış olduğu bu siparişlerin parasını davacıya ödemediğini ve kendisinden sipariş bedeli talep edildiğinde ise bedeli ödemeyeceği öylemiş olduğunu, bunun üzerine taraflarınca icra takibi başlatıldığını ve borçluya ödeme emri gönderilmiş olduğunu, ancak davalının takibe itiraz ettiğini, Davalının, icra takip dosyasına da sundukları faturalardan dolayı borçlu bulunmakta olduklarını, davalının itirazında davacıya borcu bulunmadığından bahisle borca itiraz ettiğini, ancak takip konusu faturalar ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödeme belgesi de sunmamış olduğunu,Yukarıda açıklamış oldukları ve yargılama sırasında ortaya çıkabilecek sebeplerle; Davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile itirazla duran tüm alacaklar yönünden takibin devamına, Borçlunun takip konusu borcu İşlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminata mahküm edilmesine, HMK 329 maddesinde belirtilen yaptırımların davacı hakkında uygulanarak davacı şirketçe taraflarına ödenmesi kararlaştırılan vekalet ücretini ve HMK 329/2 maddesinde yer alan idari para cezasını ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı şirket ile davalı arasında tekstil ürünlerinin boyanması ve baskı yapılması üzerine bir ticari iş ilişkisi söz konusu olduğunu, davalının ürettiği ham kumaşları davacı boya ve baskı yaparak davalıya teslim etmekte olduğunu, Ürünler, davacı tarafından davalıya kararlaştırılan süreden geç ve ayıplı teslim edilmiş, davacı tarafından boyama ve baskı işlemi tamamlanarak davalıya gönderilen kumaşların numunesinde bir sorun tespit edilmemesi üzerine geri kalan kısmı incelenmeksizin davalı tarafından kesilip dikilerek ihracat malı ürünlerin elde edilmiş olduğunu, Üretilen mallar davalının müşterisi ihracat mümessili ... Tekstil'e teslim edilmiş, ... Tekstil mallar ihracat malı olması sebebiyle davalının kendisine gönderdiği ürünler üzerinde ... firmasında mukavemet testi yaptırdığını, ancak test sonucunda ürünlerin baskı dayanıklılığı, sürtünmeye karşı renk haslığı, yıkamadan sonraki görünüm gibi birden fazla hususta problem içerdiğinin görülmüş olduğunu, ürünler mukavemet testinden geçememiş, elle yapılan kontrolde de kumaşların çekiştirilince yırtıldığının anlaşılmış olduğunu, Ürünlerin testten geçememesi üzerine ayıplı ürünler ... Tekstil tarafından müvekkilden alınmadığını, bu durumun davacıya bildirildiğini, davacı tarafından yapılan boyama ve baskı işlemi sonucu ayıplı hale gelen kumaşlar kullanılmak suretiyle üretilen tüm ürünlerin halen davalının elinde bulunmakta olduğunu, Davalının, davacının boyama ve baskı işlemi sebebiyle zarara uğramış olduğunu, davalının, davacıdan alacaklı duruma geçmişken davacı sanki davalıdan alacağı varmış gibi icra takibi başlatarak haksız ve kötü niyetli olarak davranmış olduğunu, Davalının, söz konusu ürünlerin üretimi için yapmış olduğu masraflar toplamının 38.540,81 TL olduğunu, üretim için yapılan masraflara ilişkin davalıya çeşitli firmalar tarafından kesilen faturalar mevcut olduğunu, davalının davacıya mevcut cari hesaptan kaynaklanan 12.522,66 TL borcu olduğunu, bu borç miktarı masraflar için yapılan 38.540,81 TL'den düşüldüğünde borcu kalmayıp 26.018,00 TL alacağı mevcut olduğunu, davacıdan alacağı 26.018,00 TL üzerinden de, davacıya karşı davalı tarafından Bakırköy15. İcra Müdürlüğü .... Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, Yukarıda arz edilen nedenlerle; haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.Birleşen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/78 Esas Sayılı Dosyada  <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında tekstil ürünlerinin boyanması ve baskı yapılması üzerine bir ticari iş ilişkisi söz konusu olduğunu, davacının ürettiği ham kumaşları davalı boya ve baskı yaparak davalıya teslim etmekte olduğunu, kumaşların, davalı tarafından baskı ve boyama işlemi yapılarak boyalı baskılı son hali davacıya numune olarak bir top gönderilmiş, davalının gönderdiği numune top üzerinde davacı tarafından yapılan inceleme sonucunda bir problem tespit edilmemiş olduğunu, bunun üzerine davacının, davalıdan kumaşların tamamının - sevkiyatının yapılmasını talep etmiş olduğunu, ürünlerin davacıya kararlaştırılan süreden geç teslim edilmiş olduğunu, davalı tarafından boyama ve baskı işlemi tamamlanarak davacıya gönderilen kumaşların geri kalan kısmının, gönderilen numune kumaşta sorun tespit edilmediğinden incelenmeksizin kesimhaneye gönderilmiş, nihayetinde davacı tarafından kesilip dikilerek ihracat malı ürünlerin elde edilmiş olduğunu, Üretilen malların, davacının müşterisi ihracat mümessili ... Tekstil'e teslim edilmiş, ... Tekstil mallar ihracat malı olması sebebiyle davacının kendisine gönderdiği ürünler üzerinde ... firmasında mukavemet testi yaptırmış, ancak test sonucunda ürünlerin baskı dayanıklılığı, sürtünmeye karşı renk haslığı, yıkamadan sonraki görünüm gibi birden fazla hususta problem içerdiğinin görülmüş olduğunu, Ürünler mukavemet testinden geçememiş, elle yapılan kontrolde de kumaşların çekiştirilince yırtıldığının anlaşılmış olduğunu, ürünlerin testten geçememesi üzerine ayıplı ürünlerin ... Tekstil tarafından davacıdan alınmamış, bu durumun davalıya bildirilmiş olduğunu, davalı tarafından yapılan boyama ve baskı işlemi sonucu ayıplı hale gelen kumaşlar kullanılmak suretiyle üretilen tüm ürünlerin halen davacının elinde bulunmakta olduğunu, davacının, söz konusu ürünlerin üretimi için yapmış olduğu masraflar toplamı 38.540,81 TL olduğu, davacının davalıya mevcut cari hesaptan kaynaklanan 12.522,66 TL borcu, masraflar için yapılan 38.540,81 TL'den düşülerek 26.018,00 TL üzerinden davalıya karşı Bakırköy 15. İcra Müdürlüğü .... Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış olduğu, yukarıda arz edilen nedenlerle; davalarının kabulü ile davalının Bakırköy 15. İcra Müdürlüğü'nde başlatılan .... sayılı dosyasındaki borca itirazının iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesin özetle; Müvekkili firmanın, sipariş üzerine ... firmasına ait ham kumaşları boyama işlemlerini yaparak ... firmasına iade etmiş, ...'den aldığı siparişi süresinde ve talimatlara uygun olarak yapmış ve davalıya teslim etmiş, ... firmasının - teslim aldığı malları kabul etmiş ve herhangi bir itirazi kayıtla bulunmamış, ayrıca TTK md.23 gereğince belirlenen 2 ve 8 günlük ayıp ihbar sürelerinde ... firmasına herhangi bir ayıp ihbarında da bulunmamış, ancak ... firmasının teslim almış olduğu bu siparişlerin parasını ... firmasına ödememiş ve kendisinden sipariş bedeli talep edildiğinde ise bedeli ödemeyeceğini söylemiş olduğunu, bunun üzerine taraflarınca, Bakırköy 14. İcra müdürlüğü ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine ... firmasının itiraz etmiş ve itiraz üzerine taraflarınca Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2019/758 e sayılı dosya ile itirazın iptali davası açılmış olduğunu, ... firması tarafından işlemleri yapılan ürünlerin, ... firması tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin teslim alınmış ve yasal süreler içerisinde herhangi bir bildirimde bulunmadığından ... firması ürünleri kabul etmiş olduğundan artık ayıp hükümlerine dayalı olarak talepte bulunamayacağını, ayrıca ... firmasının düzenlemiş olduğu ve ... firmasının teslim aldığı ürünlere ilişkin faturalarda \"reklamasyon kabul değildir” ibaresi açıkça bulunmakta olduğunu, buna rağmen ... firmasının nleri teslim aldıktan ve ayıba ilişkin süreler geçtikten sonra taraflarına reklamasyon faturası göndererek yapılan ürünlerin ayılı olduğunu iddia etmiş, ancak ... firması tarafından, ... firmasına yasal süreler içerisinde yapılan hiçbir ayıp ihbarı dahi bulunmamakta olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile ... firması, üzerine düşen ürünü kontrol etme yükümlülüğü ürünler iddia edildiği gibi ayıplı olsa bile bu ayıpların giderilmesinin, uygulanacak ekstra bir işlem ile mümkün olabileceğini, ancak ... firmasının, yapmış olduğu işlemler sonucunda artık kumaşların işlem göremeyecek ve başka şekilde değerlendirilemeyecek derecede hasar görmüş olduğu dile getirilmekte olduğu, bu durumda ... firması oluşan zarara kendi kusuru ile sebebiyet vermiş olduğunu, ... firmasının ... firmasına karşı içerisinde bulunduğu herhangi bir kusursuz sorumluluk hali de bulunmamakta olduğunu, bu nedenle ... firmasının ... firmasından hak talep edebileceği bir tazmin yolu da mevcut olmadığını, zira yerine getirmiş olsaydı, ... firmasının, ... firmasının da ikrar ettiği üzere kumaşlar için talep edilen numune onayı alındıktan sonra siparişlerin boyaması yapılıp ... firmasına teslim edilmiş ... firmasının da hiçbir itiraz veya ayıp ihbarının olmadığını, ... firmasının iddiasına göre zararın meydana gelmesinde ... firmasının ürünleri ayıplı teslim etmiş olması tek başına sebep olmamış, teslimden sonra kumaşlara uygunluk testi yapılmadan uygulanan baskı ve kesim işlemi neticesinde zarar ortaya çıkmış, tüm bu sebepler göz önüne alındığında ... firmasının, ... firmasından talep edebileceği herhangi bir hak ve alacak bulunmamakta olduğunu, yukarda açıklamış oldukları ve yargılama sırasında ortaya çıkabilecek sebeplerle; ... firmasının hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile takip konusu alacağın % 20'sindan az olmamak üzere icra inkar tazminata mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ... firması üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"araflar arasında davalı-birleşen dosya davacı tarafından davacı-birleşen dosya davalı tarafa teslim edilen kumaşların boyama, baskı ve işlenmesi işlemlerinin yapılmasına ilişkin eser sözleşmesi olduğuna, davacı-birleşen dosya davalısının yüklenici, davalı-birleşen dosya davacının iş sahibi olduğuna ve bu sözleşme kapsamında söz konusu işlemlerin davacı-birleşen dosya davalı tarafından yapıldığına ve davacı-birleşen dosya davalısının karşı taraftan  12.522,66-TL alacaklı olduğuna dair ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf davacı-birleşen dosya davalısı tarafından yapılan işlerin ayıplı olup olmadığı, süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı ve davalı-birleşen dosya davacısının kumaşlar için yapılan masrafları talep edip edemeyeceği  hususlarındadır. Mahkememizce taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından 6102 Sayılı TTK'nun 83 ile 85 ve 6100 Sayılı HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davacı-birleşen dosya davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve kendi lehine delil niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Davalı-birleşen dosya davacı şirket  tarafından ticari defter ve kayıtlar inceleme sunulmamıştır. Davacı-birleşen dosya davalısının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalından 12.522,66-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce dava konusu ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliği ve süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığının tespiti için ayıplı ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, ancak ayıp iddiasında bulunan davalı-birleşen dosya davacısı tarafından ayıplı ürünler bilirkişisi incelemesine sunulmamıştır. Davalı-birleşen dosya davacının iddia ettiği mukavemet ayıbının elle yapılan incelemede tespit edilecek açık ayıp olduğu, diğer iddia edilen baskı dayanıklılığı, sürtünmeye karşı renk haslığı, yıkamadan sonraki görünüm gibi ayıpların test yapılarak anlaşılacağı belirtilmiş, ancak davalı tarafça söz konusu incelemeler ve testler yapılmadan kesim ve dikim yapılara müşterilerine kumaşlar teslim edilmiştir. Ayıp iddiasında bulunan davalı birleşen dosya davacısı tarafından kontrol yükümlülüğü yerine getirilmemiş, ayıp tespiti yaptırılmamış ve süresinde ayıp ihbarında bulunulmamıştır. Bu nedenle davalı-birleşen dosya davacı vekilinin ayıp iddialarına itibar edilmemiştir. Davacı-birleşen dosya davalısının karşı tarafından 12.522,66-TL alacaklı olduğu taraflar arasında ihtilaf konusu değildir ve bu husus davalı-birleşen dosya davacısı tarafından da kabul edilmiştir. Bu nedenle asıl davada davacı-birleşen dosya davalısının alacağı üzerinden davanın kısmen kabulüne, icra takibinden önce borçlu temerrüte düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin ve fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacak likit olduğundan davacı-birleşen dosya davalısı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Davalı birleşen dosya davacısı tarafından ayıp iddiası ispatlanamadığından birleşen davanın reddine, davacı-birleşen dosya davalısının kötü niyeti ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine , ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı/birleşen davada davacı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında tekstil ürünlerinin boyanması ve baskı yapılması üzerine bir ticari iş ilişkisi söz konusu olduğunu, davalının ürettiği ham kumaşları davacı-karşı davalı şirket  boya ve baskı yaparak davalıya teslim ettiğini, Davacı-karşı davalıya boyama için  verilen  ürünlerin davalıya kararlaştırılan süreden geç ve ayıplı teslim edildiğini, davacı tarafından boyama ve baskı işlemi tamamlanarak davalıya gönderilen kumaşların numunesinde bir sorun tespit edilmemesi üzerine geri kalan kısmı acele sipariş yetiştirilmek için incelenmeksizin müvekkil tarafından kesilip dikilerek ihracat malı ürünler elde edildiğini, Davacı-karşı davalının yaptığı işlemdeki ayıp gözle hemen tespit edilemediği için derhal davacı-karşı davalıya bildirilemediğini, üretilen malların davalı müşterisi ihracat mümessili ... Tekstil'e teslim edildiğini, ... Tekstil mallar ihracat malı olması sebebiyle davalının kendisine gönderdiği ürünler üzerinde ... firmasında mukavemet testi yaptırdığını, ancak test sonucunda ürünlerin baskı dayanıklılığı, sürtünmeye karşı renk haslığı, yıkamadan sonraki görünüm gibi birden fazla hususta problem içerdiğini, ürünlerin mukavemet testinden geçemediğini, kaldı ki elle yapılan kontrolde de kumaşların çekiştirilince yırtıldığının anlaşıldığını, bu ürünlerin testten geçememesi üzerine ayıplı ürünler ... Tekstil tarafından davalıdan alınmadığını, bu durum derhal davacı-karşı davalıya bildirildiğini, fakat davacı -karşı davalı taraf  gizli olan bu ayıbı kabul etmemiş teslimden sonra ayıp ihbarı için gerekli sürenin geçirildiğini iddia ettiğini, bu sebeple de Davacı-karşı davalı tarafından yapılan boyama ve baskı işlemi sonucu  ürünlerin baskı dayanıklılığı, sürtünmeye karşı renk haslığı, yıkamadan sonraki görünüm gibi birden fazla hususta ayıplı hale gelen kumaşlar kullanılmak suretiyle üretilen tüm ürünler halen davalının elinde kaldığını, davalının bunları ilk anda tespitinün mümkün olmadığını, bu hususlar alıcı firmanın profosyonel test firmasına yaptırdığı testler sonucunda ortaya çıkmış olup davacının davacı-karşı davalının boyama ve baskı işlemi sebebiyle zarara uğradığını, davalının davacı-karşı davalıdan alacaklı duruma geçmişken davacı-karşı davalı taraf sanki davalıdan alacağı varmış gibi icra takibi başlatarak haksız ve kötü niyetli davrandığını, üretim için yapılan masraflara ilişkin davalıya çeşitli firmalar tarafından kesilen faturalar olduğunu, davacı-karşı davalıya mevcut cari hesaptan kaynaklanan 12.522,66 TL borcu olduğunu, fakat 38.540,81 TL olan masraf miktarından cari borcu düşüldüğünde 26.018,00 TL alacağının  ortaya çıktığını, firmanın karşı/davalının ayıplı imal ettiği ürünler nedeniyle 38.540,81 TL zarara uğrarken davacı-karşı davalının haketmediği halde ürünlerini mahvettiği boyama ve baskı  işleminin parasının tahsiline karar verildiğini, bu durumun ticari  ahlaka uymadığı gibi hukuk ve  hakkaniyete de aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali; birleşen dava ise eserin ayıplı olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, işin ayıplı olup olmadığı, süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı ve davalı-birleşen dosya davacısının zararının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Asıl davaya konu davacı-birleşen dosya davalısı tarafından, davalı-birleşen dosya davacısı takip borçlusu hakkında, Bakırköy 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, \"fatura\" sebebine dayalı olarak 15.829,62 TL asıl alacağın, 1.306,29 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 09/04/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Birleşen davaya konu davalı-birleşen dosya davacısı tarafından, davacı-birleşen dosya davalısı takip borçlusu hakkında, Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, \"gecikmeli, hatalı, ayıplı ürün işleme ve boyamadan kaynaklı toplam zarar\" sebebine dayalı olarak 26.018,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 18/03/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Asıl ve birleşen davada, davacılar tarafından, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki asıl ve birleşen dava açılmıştır.Davacı ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davacının 12.522,66 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafça ticari defterler sunulmamış ise de, söz konusu borç davalının da kabulündedir.22/04/2022 tarihli raporda, davalının da beyan ve iddia ettiği üzere davacının boyamış olduğu kumaşta mukavemet ayıbının elle yapılan kontrolde de kumaşların çekiştirilince yırtıldığı anlaşıldığından basit bir muayeneyle anlaşılabilecek açık ayıp olduğu, ürünlerin baskı dayanıklılığı, sürtünmeye karşı renk haslığı, yıkamadan sonraki görünüm gibi ayıplar test yapılarak anlaşılabilecek ayıplar olduğu, ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin bilirkişi incelemesine sunulmadığını, işin olağan akışına göre açık ayıplı ve test yapılarak anlaşılabilecek ayıba sahip kumaşın kesilip dikilmeden önce kontrol edilerek ayıplı olduğunun anlaşılması ve kesilmemesinin gerektiği ifade edilmiştir.Davalı-birleşen dosya davacı tarafından ayıp iddiasında bulunulmuş ise de, ayıplı olduğu iddia edilen kumaşlar bilirkişi incelemesine sunulmadığı gibi ayıp iddiasını ispata yarar başka bir delil de sunulmamıştır. Davalı-birleşen dosya davacısı ayıp iddiasını ispatlayamamış olup, bu halde davacı-birleşen dosya davalısına kendi kabulünde de olduğu gibi 12.522,66 TL borçlu durumdadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı/birleşen davada davacı ... Şirketi  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı/ birleşen davada davacı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Asıl dava yönünden davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 214,00 TL harcın, alınması gerekli olan 855,42 TL harçtan mahsubu ile bakiye 641,42 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Birleşen dava yönünden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-Davalı/ birleşen davada davacı ... Şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d070ad0b1fb329b","SID":"88ed9bc1f7e144be"}}