{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:13/02/2026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:11/10/2021<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:13/02/2026<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; müvekkili olan kurumca “Su Sayacı Okuma, Bağlama, Kesim Kontrol ve Buna Bağlı Hizmetlerden Oluşan Muhtelif Saha İşlerinin Yaptırılması” hizmet alım işinin davalılara ihale edilmesi neticesinde davalıların işçileri eliyle söz konusu hizmeti yürüttüğünü, ancak davalı şirketlerde çalıştığını beyan eden işçi ... tarafından müvekkili kuruma karşı açılan Antalya 6. İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde dava dışı işçi lehine kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, karara karşı istinaf başvurusunda bulunduklarını, ancak kararın istinaf incelemesinde olduğunu, dava dışı işçi ... vekili tarafından Antalya 11. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, takipte kesinleşen miktarın, icra faiz ve masrafları ile bu dava kapsamında mahkum kalınan yargılama giderleri ve harçları dahil olmak üzere toplamda 35.519,20.-TL'nin kurum tarafından ödendiğini, ayrıca 1.782,08.-TL bakiye karar harcı ile istinaf kanun yoluna başvurma harcının müvekkili olan kurum tarafından ödendiğini, dava dışı işçinin haklarının korunması adına Mahkemece işçi alacaklarından diğer davalıların birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduklarını, müvekkili kurumun ihale bedelini ihaleyi alan firmalara ödenmesinden başka bir sorumluluğunun bulunmadığını, işçi alacaklarına ilişkin sorumluluğun ihaleyi alıp işi aldığı işçilerle yapan davalı şirketlere ait olduğunu, işçiyi işten çıkaranın davalı şirketler olduğunu, bu nedenle işçiyi işten çıkartan davalı şirketlerin dava yargılama giderleri ve vekalet ücretinden de sorumlu olduklarını, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gereğince ihale usulüyle hizmet alımı yapıldığından yapılan işlemin ihale mevzuatı hükümlerine tabi olduğunu, işçi alımı niteliğindeki bir alım olmadığından İş Kanunu ve Mevzuatı hükümlerine tabi olmadığını, davalı firmalar ile kurum arasında yapılan ihale sözleşmesinde ; “ ... işçilerin İş Kanunu Ve Sosyal Sigortalar Mevzuatı gereğince doğacak tüm hak ve yükümlülüklerinden yüklenici firma sorumludur” hükmüne yer verildiğini belirterek Antalya 6. İş Mahkemesi'nin 31/01/2019 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı neticesinde; Antalya 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücretinin alt işveren konumunda bulunan davalı şirketlerden rücuen tazmini ile 37.519,20 TL'nin ödeme tarihi olan 10.07.2019 tarihinden itibaren; 1.782,08TL bakiye karar harcı ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ödeme tarihi olan 11.09.2019 tarihinden itibaren; toplamda 39.301,28 TL'nin arabuluculuk yoluna başvuru tarihi ile ödeneceği tarihe kadar işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketlerden rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.        <br>DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalılar vekili; davacı tarafın dava dilekçesindeki tüm iddia ve beyanlarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yetki ve görev yönünden itirazlarının olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, davaya dayanak yapılan Antalya 6. İş Mahkemesi'nin ... E. -... K. sayılı dosyasında taraf olmayan ... Ltd. Şti. ve ... Temizlik Ltd. Şti. aleyhine husumet yöneltilemeyeceğini, dava dışı işçinin başından beri davacı kurumun çalışanı olduğunu, davacı kurum ile imzalanan ihale sözleşmesine istinaden yine davacı ... tarafından, müvekkili olan şirketlere işe alınacak personel listesi verilmek suretiyle ve belirli süreli hizmet sözleşmesiyle müvekkili olan şirketlerde işe başladığını, 01/08/2014 - 31/07/2014 tarihlerinde ... Ltd. Şti.'de 01/08/2013-31/07/2013 tarihleri arasında ... Ltd. Şti. 'de, 28/09/2013-... tarihleri arasında ise ... Ltd. Şti.'de belirli süreli iş sözleşmesi kapsamında çalıştığını, ihale sürelerinin bitimiyle de iş akitlerinin sonlandırıldığını, davacı ... tarafından iş azaltımına gidildiği bildirilerek bazı işçilerin işten çıkışının yapılmasının müvekkili olan şirketlere bildirildiğini, dava dışı işçinin çıkışının da bu sebeple yapıldığını, bu elemanların tamamen kurum yetkililerinin gözetimi altında onların emir ve talimatlarıyla çalıştıklarını ve bu nedenle de işçi alacaklarından da asıl işveren olan kürumların sorumlu olması gerektiğini, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/son maddesi uyarınca “işletmenin ve işin gereğiyle teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.” hükmünün yer aldığını, davacı ... tarafından ihale ile müvekkili şirketlere verilen işlerin ...'ın asıl işlerinden olduğunu, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine yeni bir fıkra eklenerek alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları hakkında yeni bir düzenlemeye gidildiğini, işçinin değişik alt işverenler nezdinde aynı kamu kuruluşuna ait işyerinde çalışması halinde işçinin kıdem tazminatının ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından ödeneceği yasal düzenlemesi getirildiğini, 7166 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile..” kamu kurum ve kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda; 112. maddesinin 6. fıkrası kapsamında rücu edilmeyecek kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekalet ücreti taraflar üzerinde bırakılır..” hükmünün getirildiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte alt taşerona rücu imkanı bulunsa dahi alt taşeronun sorumluluğunun işçinin kendi bünyesindeki çalışma süresiyle sınırlı olduğunu, davacı asıl işverenin kendi payı oranında sorumluluğunun devam ettiğini belirterek neticede davanın hem husumeten hem de esasen reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece; \"Dava dışı işçi 01/10/2011 ile 31/07/2012 tarihleri arasında davalı ... ... Ltd. Şti. de işçi olarak çalışmakta iken sırası ile ihale ile işi devralan  01/08/2012 ile 31/07/2013 tarihleri arasında davalı ... Tem. ... Ltd. Şti. de, 01/08/2013 ile 31/07/2014 tarihleri arasında da ... ... Ltd. Şti. de çalıştığı, Antalya 6. İş Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile iş verenin dava dışı işçiyi işe başlatmaması nedeniyle hizmet süresine 4 ay daha eklendiği, dava dışı işçinin yaptığı işe aynen devam ettiği, yani önceki alt işverenin ihale süresinin sona ermesi anında dava dışı işçinin iş akdinin sonlandırılmayıp ihaleyi yeni alan alt işveren nezdinde çalışmasını sürdürdüğü, bu itibarla emsal Yargıtay içtihatlarına göre davalılar arasındaki ilişkinin iş yeri devri niteliğinde olduğu, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında, kıdem tazminatından her bir işverenin işçiyi çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, İzin ücreti ve ihbar tazminatından ise son yüklenicinin sorumlu olduğunun belirtildiği, yine iş akdinin haklı bir neden olmaksızın feshine bağlı işe iade davalarında hükmedilen boşta geçen süre tazminatı ile işe başlatmama tazminatından da işçiyi işe almayan son işveren davalı  ... ... Ltd. Şti.'ye ait olup, diğer davalı işverenlerin ihbar tazminatı, boşta geçen süre tazminatı ve işe başlatmama tazminatından ötürü herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı, davalı yüklenicilerin sorumluluklarının miktarında davacının icra dosyasına ödediği faiz ve yargılama gideri dahil yapılan tüm ödemenin dikkate alınması gerektiği, gerek ihale sözleşmelerinin 11/09/2014 tarihinden önce yapılması gerekse 7166 sayılı yasanın 11. Maddesi ve 12. Maddesinin 1. Cümlesi Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden davalılar vekilinin kıdem tazminatından asıl işverenin sorumlu olduğuna ilişkin savunmalarına itibar edilemeyeceği anlaşılmış,  denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olması ve işçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumlu olduklarından (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2019/633 Esas, 2020/819 Karar Sayılı ilamı) alınan bilirkişi raporunun 1. nihai değerlendirmesinin 2. seçeneği doğrultusunda, davacının davasının kabulü ile  40.572,98.-TL 'nin 6.266,05.-TL'sinden davalı ... ... Ltd. Şti.'nin, 7.502,78.-TL'sinden davalı ... Temizlik ... Ltd. Şti.'nin, 26.804,15.-TL'sinden davalı ... ... Ltd. Şti.'nden tahsil edilmesi gerektiği anlaşılmış, ancak kısa kararda ıslah ile artırılan miktar sehven gözden kaçırılarak ıslah ile artırılan miktar gözetilmeden dava dilekçesinde belirtilen değer üzerinden hüküm kurulmuş, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşmaması için gerekçeli kararda herhangi bir değişiklik yapılmamış, harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti kısa kararda belirtilen miktar üzerinden hesaplanmıştır.\" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, Dairemizce davalılar vekili tarafından her bir davalı yönünden istinaf başvuru ve istinaf karar harcı yatırılmadığından bu eksikliğin giderilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince davalılar vekiline 14/10/2025 tarihinde muhtıra tebliğ edilmesine rağmen davalı ... Tem. ... Taah. San. Dış. Tic. Ltd. Şti. yönünden verilen süre içerisinde eksik istinaf başvuru ve istinaf karar harcı yatırılmadığından 23/10/2025 tarihli ek kararla davalılar vekilinin  ... Tem. ... Taah. San. Dış. Tic. Ltd. Şti. yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ve işbu karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece ıslah dilekçelerinin dikkate alınmadığını, ıslah dilekçelerinin dikkate alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel Mahkeme kararında da ıslah dilekçesinin gözden kaçırıldığını, sehven dikkate alınmadığı hususunun yer aldığını, istinaf incelemesi neticesinde ıslah dilekçeleri dikkate alınarak, ıslah dilekçelerinin sonuç ve istem bölümündeki miktarlar üzerinde hüküm kurulmasını ve yine harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden de bu miktarlar üzerinden hüküm kurulması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>Davalılar ... Dış. Tic. Ltd. Şti. ve ... Hizm. ... Turizm A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumet ve muvazaa itirazlarının değerlendirilmediğini, dava dışı işçinin davacı kurum ile imzalanan ihale sözleşmesine istinaden yine davacı  tarafından müvekkili şirketlere işe alınacak personel listesi verilmek suretiyle ve belirli süreli hizmet sözleşmesiyle müvekkil şirketlerde işe başladığını, ihale süresi sona erdiğinde de dava dışı işçinin müvekkili şirketlerden çıkışının yapıldığını, dava dışı işçinin başından beri davacı kurumun  işçisi olmasına rağmen bu şekilde çeşitli işverenlere bağlı gözükerek uzun yıllar çalıştığını, bu nedenle müvekkili şirketlere rücu etme hakkının bulunmadığını, gerek müvekkili şirketler ile gerekse diğer davalılarla imzalanan ihale sözleşmeleri incelendiğinde aslında ihale konusunun iş değil işçi olduğunun açıkça görüldüğünü, sözleşmede yaptırılacak ihale ile üstlenilen belirli bir iş bulunmadığını, sözleşmenin esasen işçi teminine yönelik olduğunu, bu nedenledir ki gerçekte davacı ile müvekkili şirketler arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisinden dahi söz edilemeyeceğini, işçinin işe başladığı günden beri aslında davacının işçisi olduğunu, müvekkili şirketler ile davacı arasında yapılmış olan sözleşmenin muvazaalı olduğunun kabulü gerektiğini, bu nedenlerle müvekkili şirketlerin işçiye karşı dava konusu alacakları bakımından bir sorumluluğunun bulunmadığını, 4857 Sayılı Kanun'un 112. maddesine eklenen fıkra  gereği kıdem tazminatından asıl işveren davacı kurumun sorumlu olduğunu, davacının kıdem tazminatı alacağının ödenmesinde sorumluluğun münhasıran davacıda olduğunu, 11.09.2014 tarihli 6552 sayılı yasanın 8. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine yapılan ekleme ile işçinin değişik alt işverenler nezdinde aynı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerinde çalışması halinde işçinin kıdem tazminatının ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından ödeneceğinin belirtildiğini, taraflar arasındaki sözleşmede işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin sorumlu olacağına dair bir düzenleme bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşme veya teknik/genel şartnamenin işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin sorumlu olduğuna dair bir düzenleme içermediğini, Yargıtay kararlarına göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme hükümlerine göre, sözleşmede hüküm bulunmaması halinde ise Borçlar Kanunu hükümlerine çözümlenmesi gerektiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile idari şartname hükümlerinde, çalışanların sözleşmelerinin sona ermesinde davacı kurum tarafından ödenmek zorunda kalınan işçilik alacağını yüklenicilere rücu edebileceği veya yüklenicilerin sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmadığını, yine söz konusu alacak nedeniyle oluşabilecek ödemelere ilişkin olarak davacı tarafından hizmet alım sözleşmesi kapsamında yükleniciye yapılmış bir ödeme bulunmadığını,  bu durumda da sorumluluğun 6098 Sayılı  TBK’nın 167. madde ve devamı hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu genel hükümler kapsamında düşünülecek olursa davacı kurumun yarısını rücu edebileceğini, öncelikle davanın reddini aksi kanaat halinde ise yarı sorumluluğun davacı kurumda bırakılarak yapılan hesaplamanın nazara alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla işçiye ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki ücret üzerinden ödendiğini, bu ödemenin alt işverenlere oranlanmak suretiyle rücu edilmesinin hatalı olduğunu, her yüklenicinin sorumlu olacağı kısmın kendi dönemlerine isabet eden hizmet süresi ve devir tarihindeki son brüt ücretle sınırlı olduğunun Yargıtay yerleşik içtihatları arasında olduğunu,dava dışı işçinin ... Turz.... Ltd. Şti.'de 28.09.2021-31.07.2012 tarihleri arasında, ...Ltd. Şti.'de 01.08.2013-31.07.2014 tarihleri arasında, ...Ltd. Şti.'de 01.08.2014-31.07.2014 tarihleri arasında çalıştığını, işçinin belirtilen tarihlerde almış olduğu ücret baz alınarak hesap yapılması gerekirken dava dışı işçinin en son ayrıldığı dönemdeki ücreti üzerinden yapılan hesaplama esas alınarak müvekkili şirketler aleyhine rücu edilmesine ilişkin hüküm kurulduğunu, böyle bir hesaplamada müvekkili firma aleyhine fahiş bir hesap ortaya çıktığını, dava dışı işçinin müvekkili firmada çalışma yaptığı dönem ve müvekkili firmada en son almış olduğu ücret üzerinden hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.\t\t\t                <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.<br>Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; davacı asıl işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının sözleşme kapsamında davalı alt işverenlerden tahsili istemine ilişkin rücuen tazminat davası niteliğindedir.<br>Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Davacı tarafın istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirmede;<br>Dava, davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının rücuen tazmini istemine ilişkin olup, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla istinaf incelemesine konu kararda reddedilen miktar davacı tarafça ıslah yoluyla artırılan 1.271,70 TL'dir. Davacı da bu miktar yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>02 Aralık 2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 TL'ye çıkarılmıştır. Bu miktar 2018 yılı için 3.560,00 TL, 2019 yılı için 4.400,00 TL'dir, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için 5.880,00 TL, 2022 yılı için 8.000,00 TL'dir. <br>İstinafa konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra 13/09/2021 tarihinde verildiğinden miktar itibariyle kesin niteliktedir. <br>İstinaf başvurusunun kesin nitelikte bir karara yönelik olup olmadığını denetleme görevi öncelikli olarak İlk Derece Mahkemesine aittir. Ancak İlk Derece Mahkemelerinin bu hususu gözetmeden dosyayı Bölge Adliye Mahkemesine göndermesi halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ne şekilde bir karar verileceği 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde gösterilmemiş, sadece gerekli kararın verileceği ifade edilmiştir.<br>Bu konuda kanunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 01/06/1990 tarih ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın bu tür olaylarda kıyasen uygulanması mümkündür. Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı, İlk Derece Mahkemelerinden verilen bir kararın kesin nitelikte olmasına rağmen temyiz edilmesi ve İlk Derece Mahkemesi tarafından bu konuda bir karar verilmeksizin dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi halinde Yargıtay'ın, İlk Derece Mahkemesine bu konuda geri çevirme kararı verilmeksizin, temyiz talebinin reddine karar vermesinin mümkün olduğu yönündedir.<br>İlk Derece Mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 8/11 maddesi gereğince kanun yolu formu hazırlanmak suretiyle istinaf dilekçesiyle birlikte dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi halinde, İlk Derece Mahkemesinin istinaf kanun yoluna başvurulan kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşarak dosyayı Bölge Adliye Mahkemesine göndermiş olduğunu kabul etmek gerekir. Zira İlk Derece Mahkemesince kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşılması halinde ayrı bir karar yazılmamaktadır. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesinin kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaştığı kabul edilerek, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince gerekli kararın (ret kararının) verilmesi gerekecektir. <br>İlk Derece Mahkemesince verilen karar 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca davacı yönünden kesin nitelikte olduğundan, davacının karara karşı istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın miktar itibariyle  kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>Davalılar ... Dış. Tic. Ltd. Şti. ve ... Hizm. ... Turizm A.Ş.'nin istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirmede ise; <br>Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.  Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması  sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik   alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği  bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.<br>6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, usul ve yasaya uygun olduğu, işçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup  yüklenicilerin bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak işverene karşı sorumlu oldukları, bilirkişi raporunda davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatından davalıların kendi dönemiyle sınırlı olarak sorumlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamanın doğru olduğu, dosyada mevcut Teknik Şartname, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi ve diğer belgelere göre işçilik alacaklarından davacının sorumlu olacağına ilişkin açık hüküm bulunmadığı, Teknik Şartname ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre ödenen işçilik alacakları ile ferilerinden davalıların kendi dönemleri ile sorumlu olduğunun anlaşıldığı, sözleşmenin 11/09/2014 tarihinden önce imzalandığı nazara alındığında 4857 Sayılı İş Kanunu'nda 21/02/2019 tarih 7166 Sayılı Yasa'nın 11. ve 12. maddeleri ile yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması nedeniyle bu maddelerin uygulanma kabiliyetinin kalmadığı, feri mahiyetindeki ödemelerinin de rücu kapsamında kaldığı, davalı alt işverenin dava dışı işçiye yapılan ödemelerin yarısından sorumlu olacağına dair bir düzenlemenin de mevcut olmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davalılar ... Dış. Tic. Ltd. Şti. ve ... Hizm. ... Turizm A.Ş.'nin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından işbu davalıların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2 ve 352/1-b maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-Davalılar ... Dış. Tic. Ltd. Şti. ve ... Hizm. ... Turizm A.Ş.'nin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>3-Davacının istinaf başvurusu açısından davacı tarafça  yatırılan peşin istinaf karar harcının talep halinde davacıya İADESİNE,<br>4-Davalı ... Dış. Tic. Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusu açısından Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gereken 2.684,67 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 671,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 2.013,67 TL istinaf karar harcının davalı ... Dış. Tic. Ltd. Şti.'den tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>5-Davalı ... Hizm. ... Turizm A.Ş.'nin istinaf başvurusu açısından Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gereken 2.684,67 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 671,50 TL harcın mahsubuyla bakiye 2.013,17 TL istinaf karar harcının davalı ... Hizm. ... Turizm A.Ş.'den tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>6-Taraflarca istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, <br>7-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce ilgilisine İADESİNE, <br>9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.13/02/2026<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"796330219e0c31a5","SID":"54820fdae87c3f33"}}