{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2026/58 - 2026/578<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t        <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t           <br>ESAS NO\t: 2026/58 <br>KARAR NO\t: 2026/578<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t: 10.11.2025<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t\t: 2025/1187 E., 2025/1023 K.<br><br>TALEP\t\t: Konkordato <br>KARAR TARİHİ\t\t: 12.03.2026<br>YAZIM TARİHİ\t\t: 13.03.2026\t     \t<br><br>\tKonkordato talep eden vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>\tKonkordato talep eden vekili özetle: Müvekkilinin, özel  sektöre hizmet verdiğini, Temmuz/2025  sonu itibariyle ortalama 37 işçi istihdam ettiğini, 2024 yılı itibariyle de gelir tablosunda yer alan net satış cirosunun 94.322.141,51 TL, Temmuz /2025 döneminde 7 aylık cirosunun ise net 75.540.286,88 TL olduğunu, müvekkilinin verilen mühlet ve ödeme süresince, proje kapsamındaki borçlarının tamamını ödeyebilecek kapasitede olduğunu, adi alacak tutarı olan 1.215.109.524,57 TL'nin tasdik kararından sonra 6 ay eşit taksitler halinde tamamen ödeneceğini, kamu ve işçi alacakları tutarı olan toplam 18.682.049,46 TL'nin ise 2025 yılı içerisinde ödenmesinin planlandığını, <br> konkordato teklifi kapsamında şirketin borçlarının tasfiyesinde kullanılacak kaynakların şirketin esas faaliyetlerinden elde edeceği karlar ve bilanço içi kaynaklardan elde edilecek tahsilatlardan oluştuğunu, şirketin  tüm taşınmazları üzerine istinaf mahkemesi kararıyla ihtiyati tedbir konulduğunu, istinaf mahkemesi kararının henüz kesinleşmediğini, müvekkilinin bir kısım borçlarını vadesi geçtiği halde ödeyemediğini ve bir kısım borçlarını da vadesi geldiğinde ödeyememe tehlikesi altına girdiğini, kanun ve yönetmelikte belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğu dikkate alınarak ivedilikle geçici mühlet kararı verilmesi ve geçici mühlet süresi içerisinde İİK 294, 295 ve 296. maddelerinde açıklanan tüm tedbirlerin uygulanması gerektiğini iddia ederek, konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince 16.09.2025 tarihinde 3 ay süre ile geçi mühlet kararı verilmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince \"...Geçici mühlet süresi içerisinde komiserler kurulu tarafından hazırlanan raporda işletmenin likitide durumunun ve duran maddi varlıklarının projeyi gerçekleştirmeye uygun olduğu belirtilmiştir.Ancak bu ön rapor ve dava dilekçesine ekli makul güvence raporu incelendiğinde davacı tarafın duran varlıklarının yaklaşık 2,5 milyar TL borçlarının ise 1,26 milyar TL olduğu görülmektedir. Bundan başka alacaklı sıfatıyla dosyaya beyanda bulunan iki alacaklının toplam alacağının oranının % 90 civarında olduğu, bu alacaklıların projeye onay vermeyeceklerini açıkça bildirdikleri görülmektedir.<br>\tBuradan hareketle Yargıtay 6.HD.nin 05.03.2025 Tarih ve  2025/197 Esas , 2025/887  Karar sayılı ilamında aynen belirttiği gibi   İİK’nın  287/5. fıkrasına göre; İİK’nın 291. ve 292. maddelerinin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanabileceği, İİK’nun 292/b bendine göre  konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması halinde kesin mühlet talebinin reddi ile 292/1. maddesi gereğince  konkordato talebinin reddi ile iflasa res’en karar verilebileceği, yine İİK’nın 289/3. maddesine göre konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde ise kesin mühlet verilebileceği, tüm bu yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; konkordatonun başarıya  ulaşmasının mümkün görülmemesi halinde geçici mühlet aşamasında dahi kesin mühlet kararı verilmeyerek,  konkordato talebinin reddi ile borçlunun iflasına karar verilebileceği gözetilerek,davacı tarafın konkordato talebini bahsedilen alacaklıların alacaklarını geç alması için talep ettiği, aksi düşünülse bile bu haliyle projenin oylama gözetilerek hukuken devamının mümkün olmadığı  vicdani kanaatine varan Mahkememiz iflas koşullarının da oluşmadığını dikkate alarak davanın reddine...\" karar verilmiştir. <br>Konkordato talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle: Tensiple verilen 16.09.2025 tarihli üç aylık geçici mühlet süresi ve 16.12.2025 olarak belirlenen duruşma günü beklenmeden, dosya üzerinden 10.11.2025 tarihli ara kararla konkordato talebinin reddedilip geçici mühletin sonlandırılması, tedbirlerin kaldırılması ve komiser görevinin bitirilmesi suretiyle adil yargılanma, hukuki dinlenilme ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlal edildiğini, komiserler kurulunun ön raporunda işletmenin likidite durumu ile duran maddi varlıklarının projeyi gerçekleştirmeye elverişli olduğunun, ön projenin uygulanabilir ve başarılabilir bulunduğunun tespit edilmesine rağmen mahkemenin bu tespitlerle çelişir biçimde ve duruşma yapılmaksızın talebi reddettiğini, müvekkilin duran varlıkları yaklaşık 2.500.000.000 TL iken borçlarının 1.260.000.000 TL seviyesinde olduğunun bizzat gerekçede kabul edildiğini, bu veriler karşısında konkordatonun başarıya ulaşamayacağı sonucuna ulaşılmasının hatalı olduğunu, alacaklı olarak beyanda bulunan iki alacaklının alacak oranının yaklaşık %90 olduğu ve projeye onay vermeyeceklerini bildirdikleri gerekçesine dayanılmasının yerinde olmadığını, zira bu alacakların iki icra takip dosyasına konu henüz kesinleşmemiş, temyiz incelemesi devam eden ilama dayalı bulunduğunu, kesinleşmemiş alacaklara dayanılarak ve bu aşamada “onay vermeme” beyanı esas alınarak konkordato talebinin reddinin eksik inceleme niteliğinde olduğunu, mahkemenin konkordato talebinin alacaklıların alacaklarını geç almalarını sağlamak amacıyla yapıldığı yönündeki kabulünün dayanaksız ve peşin nitelikte olduğunu, konkordatonun şirketin kısa süreli likidite bozukluğu ve nakit sıkışıklığı nedeniyle muhtemel iflastan kurtulmak amacıyla İİK 285. madde kapsamında talep edildiğini, şirketin mali daralmaya sürüklenmesinin, ortakların açtığı fesih ve çıkma davaları sonucu henüz kesinleşmemiş kararlar üzerine uygulanan ihtiyati tedbir/hacizler nedeniyle tüm malvarlığına, banka hesaplarına ve kira alacaklarına haciz konulmasıyla likidite akışının bloke edilmesinden kaynaklandığını beyan ederek, istinaf incelemesi sonucunda ilk derece kararının kaldırılarak İİK 287. madde uyarınca tensiple birlikte tensip tarihinden itibaren üç aylık geçici mühlet verilmesine ve gerektiğinde iki ay uzatılmasına, aksi kanaatte olunması hâlinde kararın kaldırılıp dosyanın yeniden inceleme ve yeniden hüküm kurularak geçici mühlet kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Talep, İİK 287. madde uyarınca geçici mühlet ve konkordatoya ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; konkordato talep eden vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\t1-) Konkordato talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, <br>\t2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın düşümü ile kalan 116,60 TL harcın konkordato talep edenden alınıp Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, <br>\t4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\t       dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK 293. madde gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 12.03.2026<br><br>        Başkan                    Üye                Üye               Katip <br>   <br><br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3adf4af1dd17b78","SID":"2a1e10ec6ba9aa56"}}