{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1372 <br>KARAR NO:2026/315<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:24/06/2022<br>NUMARASI:2021/847 Esas -  2022/656 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:25/02/2026<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, davacı şirketten 28.02.2019 tarih ... seri nolu fatura ile 50.000,00 TL bedelle bir adet mikser karıştırıcı ve 26.03.2019 tarih ...seri nolu fatura ile 8.260,00 TL bedelli mikser bakımı ve onarımı hizmeti satın aldığını, satın alınan ürüne ilişkin 28.02.2019 tarih 50.000,00 TL faturanın davalı şirket yetkilisi ...’e elden verildiğini, faturaya imzasının alındığını, satılan mikser karıştırıcının 08.03.2019 tarihinde davacı çalışanı teslim eden ...’ın, teslim alan ... ... plakalı araca yükleyerek teslim ettiğini, 08.02.2019 tarih ... seri nolu sevk irsaliyesi ile mikser bakım ve onarımı yapılan ürünün ... tarafından... plakalı araç ... isimli şahsa teslim edildiğini, davalı şirketin satın aldığı mikser karıştırıcı ve bakım onarım bedellerini ödemediğini, davalı şirket hakkında Büyükçekmece 1.İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile borçlu şirket hakkında icra takibi yapıldığını, borçlu şirketin vekili vasıtası ile borcu olmadığına dair itirazda bulunduğunu, takibin durduğunu, davalı borçlunun davacı şirkete dava konusu 28.02.2019 tarih 50.000,00 TL bedelli mikser karıştırıcı faturası ve 26.03.2019 tarih 8.260,00 TL bedelli bakım onarım faturası nedeni ile 67.260,00 TL borçlu olduğunun tespitini, itirazın iptalini, takibin devamını ve davalı şirketin haksız itirazı nedeni ile %20 inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalı şirketten olan alacaklarına takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesini istemek zaruretinin hasıl olduğunu, davacı şirketin davalı şirketten 50.000,00 TL bedelli 28.02.2019 tarih ... seri nolu fatura ve 8.260,00 TL bedelli, 26.03.2019 tarih ...seri nolu fatura nedeni ile toplam 67.260,00 TL alacaklı olduğunun tespitine, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı şirketin haksız itirazı nedeni ile %20 icra inkar tazminatına, alacağa fatura tarihinden itibaren avans faiz yürütülmesine mahkeme masrafı ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davalı vekili cevap veren dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı şirketin yeni bir mikser üretim ve satışı hususunda anlaştıklarını, hatta davacının söz konusu faturayı daha ortada ürün mevcut değilken düzenleyip davalıya gönderdiğini, nasıl olsa ürün yapılacak zannı ile hareket eden davalının de söz konusu faturayı defterlerine işlediğini, davalı şirketin davacıdan kendi eski mikser karıştırıcısının bakım ve onarımını yapmasını da istemiş ve eski makinenin nakliyeci ... tarafından davalıdan alınarak davacının işletmesine götürüldüğünü, nihayet bakım ve onarımı tamamlanan eski mikser karıştırıcının yine nakliyeci ... tarafından davalı şirkete geri getirildiğini, davacı tarafın utanmadan sıkılmadan yeni makinenin teslimine delil olarak sunduğu 08.03.2019 tarihli sevk irsaliyesinin bu eski mikser karıştırıcının teslimi için düzenlendiğini, bakım ve onarım için davacı tarafından kesilen 26.03.2019 tarih ve ...seri nolu faturanın sağ üst köşesinde yazan ve faturanın ilişkilendirildiği sevk irsaliyesinin numarasının ... olduğunu, ne tesadüftür ki davacının yeni mikser karıştırıcı için düzenlendi dediği 08.03.2019 tarihli sevk irsaliyesinin numarasının da ... olduğunu, ürün teslim edilmeden düzenlenen 28.02.2019 tarih ve 59.000,00 TL’lık faturanın sağ üst köşesinde herhangi bir sevk irsaliye numarası yer almadığını, bu kısmın boş bırakıldığını, ekli faturada yer alan kaşede sevk irsaliyesi düzenlenmediğinin de net olarak yazdığını, davalı şirketin de yeni mikser almaktan vazgeçtiğini ve davacının da o günden bu yana herhangi bir talepte bulunmadığını, davacı şirketin, açıkça dolandırıcılık suçunu işlediğini ve teslim etmediği bir malın bedelini sanki teslim etmiş gibi davalıdan talep ettiğini, tamir ve bakım bedelinin de ekli tahsilat makbuzundan da görüleceği üzere 30.09.2019 ileri vade tarihli çek ve EFT yolu ile davacı şirkete ödendiğini, davacı tarafın... Mahkeme’yi yanıltmak adına ayni zamanda sahte evrak tanzimi yoluna da gittiğini, davacının güya tamir edilen mikser karıştırıcı için düzenlendiğini iddia ettiği 08.02.2019 tarihli bir sevk irsaliyesinin mevcut olmadığını, haksız yere icra takibi yapan davacının davasının reddi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutuldu ve lehlerine delil vasfının bulunduğu,  her ne kadar davalı sevk irsaliyesindeki imzaya itiraz etmiş ise de davalı tarafından uyuşmazlığa konu faturalara itiraz edildiğine dair dosyada davalı tarafından sunulmuş tevsik edici belge bulunmadığı, davalının faturaları itirazsız kabul edip ticari defterlerine kaydettiği anlaşılmakla davacı tarafından faturalara konu edilen hizmeti aldığının kabulü gerektiği ve her ne kadar davacı ticari defterlerinde davalı ile olan cari hesabında, dava dışı ... Plastik' e ait faturayı alacak kaydı yaparak davalının cari hesabından düşmüş ve bu hususun muhasebe hatası olduğunu iddia etmiş ise de, davaya konu ilamsız takip dayanağının iki adet fatura olduğu ve uyuşmazlığın cari hesaba dayalı olmadığı anlaşılmakla, yalnızca dava konusu edilen faturalar kapsamında yapılan inceleme sonucu, ispat yükü  üzerinde olan davacı tarafından alacağın varlığının yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere tarafların ticari defter ve kayıtlarıyla ispatlandığı anlaşılmış olup davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak  bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın  kabulüne, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  davalı şirket, davacıdan sadece tamir hizmeti almış ve bunun bedelini de dosyada mübrez tahsilat makbuzundan görüleceği üzere 30/09/2019 ileri vade tarihli çek ve EFT yolu ile davacı şirkete ödendiğini, davacı tarafın \"davacı şirkete bir adet mikser karıştırıcı satıldığını bunun için 28/02/2019 tarihli fatura düzenlendiğini bu faturanın davalı şirket yetkilisi ...'e; satılan ürünün ise 08/03/2019 tarihinde ... tarafından ...'a ... plakalı araca yüklenerek teslim edildiği\" noktasındaki iddiasını ispat edemediği bilirkişi raporu ile sübuta ermiş olmasına rağmen Muhterem Mahkemenin bu hususu görmezden gelmesi ciddi bir yanılgı olduğunu,  davacı şirket, \"sattım ve teslim ettim\" dediği mikser karıştırıcıyı davalıya hiç bir zaman teslim etmediğini,  o tarihte davalı şirket ile davacı şirket yeni bir mikser üretim ve satışı hususunda anlaşıldığını, davacı söz konusu faturayı daha ortada ürün mevcut değilken düzenleyip davalıya gönderdiğini, nasıl olsa ürün yapılacak zannı ile hareket eden davalı da söz konusu faturayı defterlerine işlediğini, davalı şirket davacıdan kendi eski mikser karıştırıcısının bakım ve onarımını yapmasını da istemiş ve eski makine, nakliyeci ... tarafından davalıdan alınarak davacının işletmesine götürüldüğünü, nihayet bakım ve onarımı tamamlanan eski mikser karıştırıcı yine nakliyeci ... tarafından davalı şirkete geri getirildiğini, bakım ve onarım için davacı tarafından kesilen 26/03/2019 tarih ve ...seri nolu faturanın sağ üst köşesinde yazan ve faturanın ilişkilendirildiği sevk irsaliyesinin numarası ... olduğunu ve ayrıca davacının yeni mikser karıştırıcı için düzenlendiğini dediği 08/03/2019 tarihli sevk irsaliyesinin de numarası  ... olduğunu, ürün teslim edilmeden düzenlenen 28/02/2019 tarih ve 59.000,00-tl'lık faturanın sağ üst köşesinde herhangi bir sevk irsaliye numarası yer almadığını ve bu kısımın boş bırakıldığını, dosyada mübrez kaşede sevk irsaliyesi düzenlenmediği de net olarak yazmasına rağmen davacı taraf sahte bir sevk irsaliyesi tanzim ederek dosyaya ibraz etiğini, üzerinde sevk irsaliyesi düzenlenmediği ve davacı tarafından satıldığı iddia edilmesine rağmen \"yerinde teslim edildi\" ibaresi yazılan bir faturaya konu mal için ayrıca sevk irsaliyesi düzenlenmesine bir açıklama getirilmediğini, bu noktada  davacı tarafın mahkemeyi yanıltmak adına ayni zamanda sahte evrak tanzimi yoluna da gittiğini, zira davacının güya tamir edilen mikser karıştırıcı için düzenlendiğini iddia ettiği 08/02/2019 tarihli bir sevk irsaliyesinin mevcut olmadığını, ancak okunaklı olmayan, dosyaya sunulu irsaliyeden anlaşılacağı üzere bu irsaliyede bakım ve onarımın yazmadığını, bakım ve onarım teslimi diye bir şey söz konusu olamayacağı gibi mezkur irsaliyenin bakım ve onarım faturası ile bir bağlantının da mevcut olmadığını, ... isimli kişi şirket yetkilisi, davacının çalışanı ya da davacıya hizmet vermiş bir nakliyeci olmadığını, haksız yere icra takibi yapan davacının davasının reddi gerekmekte iken Muhterem Esas Mahkemesi çok eskide kalan bir uygulama ile faturayı alacağın varlığı için yeterli gördüğünü, borçlunun temerrüdü için borcun ödeneceği tarihin belirli ya da en azından belirlenebilir olması gerektiğini, aksi halde borçlunun temerrüde düşürülmesi için yazılı olarak ihtarı gerektiğini, sadece fatura tarihinden itibaren faiz talebi mümkün değilken muhterem mahkemenin bu noktada da hatalı değerlendirme yaptığını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari (açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, faturaya konu mal ve hizmetin verilip verilmediği noktasındadır.Davacı tarafından davalıya 26/03/2019 tarih ve 8.260,00 TL bedelli mikser makinesi bakım ve onarım bedeli açıklamalı fatura ile, 28/02/2019 tarih ve 59.000,00 TL bedelli mikser karıştırıcı açıklamalı fatura düzenlenmiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, \"fatura\" sebebine dayalı olarak 67.260,00 TL asıl alacağın, 24.776,54 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 01/07/2021 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca 67.260,00 TL(harçlandırılan tutar) üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir(TTK m. 4/2).6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Tarafların incelenen ticari defterlerine göre davacının takibe konu ettiği faturaları davacı ve davalının ticari defterlerinde kayıtlıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan  bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza  uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu  sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Bu durumda borçlu taraf,  faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır(Yargıtay 11. HD'nin 19/12/2018 tarih ve 2017/2642 E. - 2018/8096 K. Sayılı kararı). Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder(Yargıtay 19. HD'nin 09/11/2016 tarih ve  2016/3391 Esas - 2016/14472 Karar sayılı ilam). Bu durumda davalı davacının faturalarını benimseyerek ticari defterine kaydettiğine göre, kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerekir. Davalı tarafça, davacının söz konusu faturayı daha ortada ürün mevcut değilken düzenleyip davalıya gönderdiğini, nasıl olsa ürün yapılacak zannı ile hareket eden davalının da söz konusu faturayı defterlerine işlediğini savunmuş ise de bu iddiayı ispatlayacak bir delil sunulmamıştır. Davalının bir ödeme iddiası da bulunmadığı nazara alındığında, aksini yazılı delille ispatlayamadığı kendi ticari defterlerindeki kayıtlı borçtan davacıya karşı sorumludur. Bu nedenle ilk derece mahkemesince dava konusu faturalar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak, davalı icra takibine borca ve faize itiraz etmiş olup, davacı ise takibe konu asıl borç yönünden itirazın iptali davası açılmasına rağmen dava konusu edilmeyen işlemiş faiz yönünden de itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmamıştır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince dava konusu edilmeyen işlemiş faiz yönünden de itirazın iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin nihai kararı ile bu karara ilişkin 08/07/2022 tarihli tashih kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara ilişkin 08/07/2022 tarihli tashih şerhinin HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>1-Davanın kabulü ile davalının Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibe vaki itirazın 67.260,00 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin asıl alacak bakımından aynı koşullar ile devamına,<br>2-Asıl alacağın %20'si üzerinden  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>3-Alınması gerekli 4.594,53 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 688,46 TL harcın mahsubuyla bakiye 3.906,07 TL  harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>4-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 688,46 TL peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 756,26 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı)  838,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-AAÜT gereğince hesap edilen 9.543,80 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya  verilmesine,<br>7-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;<br>a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,<br>b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta gideri 93,50 TL olmak üzere toplam 314,20 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 25/02/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"082f2c863ab15a2f","SID":"238dcb95be9bc30f"}}