{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/1670 <br>KARAR NO\t: 2026/359<br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 07/12/2021<br>NUMARASI\t: 2019/892 Esas, 2021/923 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 11/03/2026 <br>  Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :<br>I.DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirketin zemin/çatı kaplama ve izolasyon işleri ile iştigal ettiğini, bu bağlamda davalı ile akdedilen 13.03.2013 tarihli sözleşme ile davalının taahhüdünde bulunan \"... Kampüsü Yeniden Yapım İşi\" kapsamında yurt binalarının teras ve çatı izolasyon işini taşeron olarak üstlendiğini, 26.03.2013 tarihinde başlanan işin 20.10.2014 tarihinde bitirildiğini, işe başlama ve bitiş tarihlerini SGK'ya bildirildiğini, iş bitimi karşılığında fatura düzenlendiği ve davalınında fatura bedeline karşılık ödemeler yaptığını, davalı ile yapılan mutabakat gereğince 30.11.2015 tarihi itibariyle müvekkil şirkete 27.536,15 TL bakiye borcu olduğunun davalı tarafça kabul edildiğini, bakiye borcun ödenmesi hususunda talepleri sonuçsuz kaldığından İstanbul Anadolu 17. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını ancak davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek, davanın kabulüne, takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>II.CEVAP<br>Davalı Sinpaş şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasında anlaşma olmasına rağmen davacı tarafça işlerin eksik bırakılmış olduğunu, eksik bırakılan işlerin ... ...Ltd.Sti. ... firmalarına yaptırıldığını, ikame işlere ilişkin faturaların sunulduğunu, gerekli özeni göstermeyerek işini yarım bırakan davacının bir alacağının bulunmadığını, davaya dayanak faturanın usulünce tebliğ edilmediğini, yine davacı tarafından müvekkil şirkete vade farkı faturalarının kesilip gönderildiğini, bu faturaların davacıya iade edildiğini, temerrüte düşürülmeden talep edilen faizin haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, dosya, defter inceleme günü belirlenerek ve gerekli ihtaratlar yapılarak mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş; defter inceleme gün ve saatinde davacı yanın defterlerini hazır bulundurduğu, davalı yanın defter ibraz etmediği, bu hali ile HMK 222.madde uyarınca defter ibrazından kaçınmış sayılması gerektiği nazara alınarak, 22.03.2021 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, faturalar ve ibraz edilen ticari defterler ışığında, davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil teşkil ettiği, davacı tarafın BS formuna göre, 2013 yılı BS formunun 13.sırasında 3 adet fatura bedeli olarak 109.042,00 TL, 2014 yılı BS formunun 18.sırasında 7 adet fatura bedeli olarak 242.701,00 TL, 2015 yılı BS formunun 13 sırasında 2 adet fatura bedeli olarak 15.503,00 TL'nin beyan edildiği, davalının BA formuna göre, 2013 yılı BA formunun 164 sırasında 3 adet fatura bedeli olarak 109.042,00 TL, 2014 yılı BA formunun 146 sırasında 7 adet fatura bedeli olarak 243.701,00 TL, 2015 yılı BA formunun 101 sırasında 2 adet fatura bedeli olarak 15.503,00 TL'nin beyan edildiği,  tarafların BA-BS formlarının birbirleri ile uyumlu olduğu, taraflar arasındaki satım ilişkisinden davacı yanın davalıya hizmet sunduğu, davalının ise süreç içerisinde bedelini ödediği, tarafların birbirlerinden olan borç ve alacaklarını işleyen hesap şeklinde takip ettikleri, 30/11/2015 tarihli cari hesap mutabakatına göre, 30/11/2015 tarihi itibariyle 27.536,15 TL davalının bakiye borcu olduğu hususunda mutabakatlarının bulunduğu,  davacının, takip tarihi itibariyle davalıdan 27.536,15 TL alacağı olduğu rapor edilmiş olduğu, davalı tarafça rapora itiraz edildiği ve defterlerinin incelenmesi talep edilerek keşif talebinde bulunulduğu, 06.07.2021 tarihli celse ara kararı gereği, davalı tarafa yapılan ihtaratlı tebliğe rağmen defter inceleme gün ve saatinde davalı tarafça herhangi bir beyanda bulunulmamış olması ayrıca raporda davalının BA kayıtlarının incelenmiş olması, davacı tarafın yeniden defter incelemesi yapılması  talebine açıkca  muvafakat etmemesi sebepleriyle yeniden defter incelemesi yapılması talebinin reddine karar verildiği, ayrıca davalı vekilinin keşif yapılması talebinin davanın mahiyetine göre cari hesap alacağına dayalı olması sebebiyle dosyaya bir yenilik katmayacağından reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuş, mali müşavir bilirkişi raporunda belirtilen sözleşme kapsamına ilişkin hususlarda inceleme yapılması amacıyla dosya, sözleşme yorum denetim uzmanı ile inşaat mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 03.09.2021 tarihli rapora göre, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre davacının sözleşme aşamasında vermiş olduğu kesin teminat mektubunun yarısının sözleşme kapsamındaki işin bitirilmesi durumunda, geçici kabul yapılarak teminatın yarısı ve bir yıl sonra da yapılan işin kesin kabulü yapılınca kalan teminatın yarısının iade edilmesi gerekmekte olduğu, dosya kapsamında işin geçici ve kesin kabul tutanaklarının bulunmadığı,  davacının davalıya vermiş olduğu teminatının davalıda bulunduğuna dair bir belge veya ifade bulunmadığından, işin eksiksiz olarak kabul edildiği ve kesin teminat mektubunun davalıya iade edildiği kanaatinin oluştuğu, davalı tarafın sözleşme kapsamındaki işi eksik, noksan veya kusurlu yaptığına dair her hangi bir belge veya usulünce davacıya bildirilmiş herhangi bir ihtarnameye de rastlanmadığı, mali müşavir bilirkişi raporunda belirtilen  27.536,15 TL'nin davacı alacağı olduğu rapor edilmiş olduğu, sunulan bilirkişi raporlarının bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebepleriyle yeni bir heyetten rapor alınması cihetine gidilmediği, her ne kadar davalı tarafça, BA-BS formlarına dayanılamayacağı belirtilmiş ise de, yerleşik ve güncel içtihatlara göre, ilgili formların, ticari defterlerin aydınlatılması amacıyla dosyaya kazandırılarak inceleme yapılması gerektiği, bunun yapılmaması durumda ise yargılamanın eksik yapılmış sayıldığı nazara alınarak davalının bu savunmasına itibar edilmediği, 3095 sayılı yasaya göre taraflar arasındaki faaliyetin ticari iş sayılması ve ticari faiz talep edilebilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle, (takip talebi ile bağlı kalınarak yıllık %9,75 oranında ve değişen oranlarda) tespitiyle beraber davanın kabulü ile İstanbul Anadolu 17.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında asıl alacak 27.536,15 TL üzerinden takibin devamına karar vermek gerektiği, öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 27.536,15 TL asıl alacağın likit olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerektiği belirtilerek, davanın kabulü ile, davalının İstanbul Anadolu 17.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline,  asıl alacak 27.536,15 TL üzerinden takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 oranında ve değişen oranlarda ticari faiz uygulanmasına, İİK 67/2. maddesi gereğince 27.536,15 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 5.507,23 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. <br>IV İSTİNAF SEBEPLERİ <br>Davalı vekili istinafında, bilirkişi raporunda arabuluculuk görüşlerine yer verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, BA/BS formlarının ticari defter olmadığını ticari kayıt olduğunu, davacının delillerinde bunlara dayanmadığını, vergi dairesine beyan edilen bir form çeşidi olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itiraz iptali davasıdır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı davada, davalının yaptığı yurt binasında 13.03.2013 tarihli sözleşmeye dayalı olarak  çatı izolasyonu işini yapıp bitirdiğini, davalı ile yaptıkları 30.11.2015 tarihli mutabakat nedeniyle 27.536,15 TL. alacaklı olduğunu, bakiye alacağı sebebiyle faturaya dayalı icra takibi yapıldığını ileri sürerek davalının icra takibine yapmış olduğu  haksız itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı ise, işin eksik yapıldığını, eksiklerin 3. kişilere yaptırıldığını, davacıya borçları olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.<br>Yerel mahkemece, bilirkişi raporlarının hükümde esas alındığı, tarafların BS/BA formlarının uyumlu olduğu, davalının eksik iş konusunda ihtar yapmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.Somut olayda, taraflar arasında birim fiyatlı çatı izolasyonuna dair 13.3.2013 tarihli sözleşme olduğu, işin 20.10.2014 tarihinde bittiğinin SGK'ya bildirildiği, taraflar arasında 30.11.2015 tarihli imzalı  mutabakat olduğu bu metne göre davalının 27.536,15 TL. borçlu olduğu, eksik ve ayıplı iş bulunduğuna dair davalı tarafından her hangi bir ihtar davalı tarafça gönderilmediği anlaşılmıştır.Davalı vekilinin bilirkişi raporunun arabulucuk görüşlerine dayandığını esas alınamayacağına dair istinafının incelenmesinde, Mahkemece mali müşavir bilirkişiye yaptırılan incelemede BS/BA formlarına dayanıldığı, ayrıca işin eksiksiz teslim edildiği ve eksik işle ilgili davalının bir ihtar göndermediği hususlarına dayandırmıştır. Buna göre, mahkeme kararının arabuluculuk görüşmelerine dayanmadığı ortadır. Bu sebeple davalı istinafı yerinde değildir.Davalının BA/BS formlarına davacının dayanamayacağı çünkü bildirmediği, bunların ticari defter olmadığına dair istinafının incelenmesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde delil olarak, ticari defter ve kayıtlara dayandığı anlaşılmaktadır. Vergi Dairesine verilen BS ve BA formları defterleri açıklayan ticari kayıtlar olup, davacının bu kayıtlara dayanmış durumda olduğu, davalı BA formu ile vergi dairesine bildirdiği miktar kadar davacının alacaklı olduğu sabittir. Davalının BA da bildirmiş olması, ticari deftere kaydedilmesi gereken belge olduğunu göstermektedir. Ayrıca davalı taraf işin eksik yapıldığına ilişkin savunmasını da dosya kapsamında ispatlayamadığı  için davalı tarafın bu istinaf talebi de yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 07/12/2021 tarih ve 2019/892 Esas, 2021/923 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, <br>2-Alınması gereken 1.880,99 TL nispi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 470,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.410,49-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e8e69ddc01804308","SID":"753766fe8b7f5a2d"}}