{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2026/356 <br>KARAR NO:2026/441<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ:20/01/2026<br>NUMARASI:2025/1129 Esas(Derdest)<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP :İhtiyati haciz talep eden ...'in vekili talep dilekçesinde özetle; mahkemenizce İİK m.257 hükmüne dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilmişse de söz konusu kararın hatalı olduğunu, zira ilgili hükümde vadesi gelmiş para borçları için düzenleme getirilmiş olup, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının iddia ettiği araç satış sözleşmesinde müvekkilinin borcu aracın satış ve devrinin yapılmasına ilişkin olabileceğini, herhangi bir para borcunun söz konusu olmadığını, dolayısıyla İİK Madde 257 hükmünün somut uyuşmazlıkta uygulanabilirliğinin bulunmadığını, müvekkili şirketin mal varlığının tasfiye edilmesi veya alacaklılardan mal kaçırma kastıyla işlem yapılması gibi bir durum söz konusu olmadığını, bu iddiayı doğrulayan hiçbir somut dayanağın mevcut olmadığını, davacı iddiaları doğrultusunda eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı nitelikte olduğunu iddia ile müvekkili şirket aleyhine verilen ihtiyati haciz kararına itirazlarının kabulüne, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir/haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"Yapılan değerlendirmede, davacı tarafından davalıya, ... plaka sayılı ikinci el aracın devri için 1.345.000,00 TL gönderdiğinin sabit olduğu, davalı vekili tarafından uyuşmazlığa konu olayın reddedilmediği ancak aracın teslim edildiği ancak tamamlayıcı merasim niteliğindeki noter devrinin yapılmadığının beyan edildiği, motorlu araçların devrinin noterlik vasıtasıyla yapılmasının satışın asli unsuru olduğu gibi aracın davacıya teslim edildiğini gösterir bir delilin de sunulmadığı, davalı borçlu tarafından itiraz konusu yapılan diğer hususların İİK m.265 hükmünde belirtilen itiraz nedenlerinin hiç birisine uygun bulunmadığından, itirazın reddine karar verilmiş ayrıca davacı alacaklı tarafın teminatın iadesi koşullarının da bulunmadığı anlaşılmakla istemin reddine...,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati hacze itiraz eden ... Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan 07.10.2025 tarihli ve ihtiyati haciz talep edenin ıslak imzasını taşıyan araç teslimat formu ve teslim-tesellüm belgeleri, aracın ihtiyati haciz talep eden tarafından aylar önce teslim alındığını gösterdiğini ve mahkeme tarafından eksik inceleme ile karar verildiğini, ihtiyati haciz talep eden ile akdedilen araç satış sözleşmesinde ihtiyati haciz talep edenin  edimi satış bedelini ödemek iken ihtiyati hacze itiraz edenin  borçlandığı edim ise aracın teslimini sağladığını, aracın ihtiyati hacze itiraz edenin  şirket tarafından ihtiyati haciz talep edene teslim edildiğini, aracın teslimi ile ihtiyati hacze itiraz edenin zilyetliğin devrini sağladığını ve esasen teslim olgusunun gerçekleştiğini, bu sebeple davacının ihtiyati hacze konu edilebilecek bir alacağı veya zarara uğrama riski söz konusu olmadığından ihtiyati haciz kararının  verilmesinin hatalı olduğunu, vadesi gelmiş para borçları için düzenleme getirilmiş olup, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının iddia ettiği araç satış sözleşmesinde ihtiyati hacze itiraz edenin borcu aracın satış ve devrinin yapılmasına ilişkin olabileceğini ve herhangi bir para borcu söz konusu olmayacağını, ihtiyati hacze itiraz edenin  belirli yerleşim yeri bulunmadığını, ihtiyati hacze itiraz edenin  şirketi yıllardır \"... Ataşehir/istanbul\" adresinde olduğunu ve dolayısıyla ihtiyati hacze itiraz edenin  belirli yerleşim yeri bulunmadığından ihtiyati haciz istenemeyeceğini, ihtiyati hacze itiraz eden şirketin mal kaçırmak veya gizlemek gibi herhangi bir fiilin söz konusu olmadığını, ihtiyati haciz talep edenin kötüniyetli olarak gerçeğe aykırı şekilde yayılan haberler nedeniyle ihtiyati hacze itiraz edenin aleyhine haciz talep etmesinin hukuken mesnetsiz olduğunu, ihtiyati haciz talep edenin ihtiyati hacze itiraz eden şirket ve yetkilisi hakkındaki iddialarının somut hiçbir dayanağı bulunmadığını, ihtiyati hacze itiraz eden şirket yetkilisi hakkında soruşturma başlatılması ne şirket ne de şirket yetkilisi hakkında bir kanaate varılmasına sebep olmamalıdır ki aksi durumda da masumiyet karinesinin ihlali söz konusu olacağını, ihtiyati hacze itiraz eden şirketin mal varlığı, ekonomik durumu, ödeme gücü ve sair hususlarda da herhangi bir bir inceleme yapılmadan, davacının varlığını iddia ettiği alacağına kavuşamama riski varmış gibi dava konusu alacağın çok daha üzerinde bir değeri olan taşınmaz üzerine haciz işlenmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ihtiyati hacze itiraz eden şirketin mal varlığının tasfiye edilmesi veya alacaklılardan mal kaçırma kastıyla işlem yapılması gibi bir durum söz konusu olmadığını, bu iddiayı doğrulayan hiçbir somut dayanak mevcut olmadığını, mahkemece davacı iddiaları doğrultusunda eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu,  ihtiyati hacze itiraz eden şirket aleyhine haciz, muhafaza ve satış talebinde bulunulamayacağını, ihtiyati hacze itiraz eden şirketin iflasının istenemeyeceği gibi, işbu dosya kapsamında ihtiyati hacze itiraz eden şirkete ait taşınmaz üzerine işlenen haciz şerhinin de kaldırılması gerektiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararın kaldırılmasını ve talebin reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir<br>GEREKÇE:Talep, derdest itirazın iptali davasında İİK 265. maddesi uyarınca ihtiyati haczin itiraz üzerine kaldırılması istemine ilişkindir.Mahkemenin ihtiyati haczin kabulüne ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine itiraz eden davalının  itirazın reddine karar verilmiş, bu karara karşı itiraz eden davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı, davalıdan, ... plaka sayılı aracı ihale ile aldığını, 06/10/2025 tarihinde 25.000,00 TL muamele bedeli olmak üzere toplam 1.345.000,00 TL araç bedelini davalının banka hesabına havale ettiğini, söz konusu aracın... A.Ş. Adına kayıtlı olduğunu piyasadan öğrendiğini, davalının yetkilisinin bahis soruşturması kapsamında tutuklu yargılandığını, uzun süre geçmesine rağmen söz konusu aracın satışının müvekkiline geçmediği gibi paranın da iade edilmediğini, bu kapsamda davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ve takibe itiraz edilmesi sebebiyle iş bu itirazın iptali davasını açtığını, davalının Antalya ... Mah. 103 ada 175 parsel adresindeki taşınmazına ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir.Borçlu şirkete,7145 sayılı KHK kapsamında Tasarruf  Mevduatı Sigorta Fonu (fon) Kayyım Olarak atandığını hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.7145 s.y KHK geçici 2. Madde ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 134 üncü maddesinin beşinci fıkrasında,“Ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturulmasına karar verilmesinden itibaren iki yıl içerisinde ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturan varlıklar ile ilgili işletmelere ait menkul, gayrimenkul ve her türlü hak ve alacaklar ile üçüncü kişiler nezdindekiler de dahil nakit varlıklarının imtiyazlı alacaklılar dâhil üçüncü kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemez, mahcuzların maliklerinin iflasına karar verilemez, ilgili takyidatlar hakkında zaman aşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.” düzenlemesi bulunmaktadır.T.C. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu I. Tahsilat Daire Başkanlığının ...-...-...-... sayılı,... Grubu Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün Oluşturulması konulu yazısında, 28/01/2026 tarihli idari işlemi ile Fon Kurulunun 27.01.2026 tarih ve 2026/77 Sayılı kararı ile ... Grubu Ticari ve İktisadi Bütünlüğü içerisine dahil edildiği bildirilmiştir.Mahkemece; aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirket hakkındaki 27.01.2026 tarihli, 5411 sayılı Bankacılık Kanunun ve 7145 s.y KHK geçici 2. Madde maddesi kapsamında,  Ticari ve İktisadi Bütünlüğü oluşturulduğu buna göre iki yıl içinde menkul ve gayrimenkul  malları ile her türlü hak ve alacakları üzerinde üçüncü kişiler tarafından haciz, muhafaza altına alınma ve satış talep edilemeyeceği gözetilerek buna göre itirazın iktisadi bütünlük kararı  kapsamında, değerlendirilmesi gerekmektedir.Borçlu şirketin mal varlığının TMSF tarafından Ticari ve İktisadi Bütünlük (TİB) kapsamına alındığı, ve karar tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturan varlıklarının haciz edilemeyeceği anlaşılmakla itiraz edenin istinaf istemi yerinde olmakla itirazın kabulüne  karar verilmesi gerekmiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, itirazın kabulü ile  İİK.259/1. maddesi uyarınca teminat mukabilinde  ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde  karar verilmiştir<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  20.01.2026 tarihli ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;<br>2-İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin itirazının  KABULÜNE, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1129 E. Sayılı, 04.12.2025 tarihli ihtiyati haciz kararının KALDIRILMASINA,<br>3-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak;<br>a-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana İADESİNE,<br>b-İhtiyati hacze itiraz eden davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte, yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi  ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.05/03/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"680540c1e4ae9f2b","SID":"dd8dcc8cfd54986c"}}