{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2024/807 - 2026/291<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/807 <br>KARAR NO\t: 2026/291<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14.05.2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/606 Esas 2024/296 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Nedeniyle Maddi Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 20.02.2026<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 17.03.2026<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.04.2023 tarihinde davacının eşi ...'ın yolcu olarak bulunduğu araca, kavşak içerisinde ... plakalı aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının eşinin ağır yaralandığını, 10.05.2023 tarihinde de vefat ettiğini, davacının eşinin desteğinden mahrum kaldığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın kusurlu olduğunu, zararın zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında karşılanması için davalı ... Sigorta AŞ'ye müracaat edilmiş ise de, aracın sigortası olmadığından bahisle taleplerinin reddedildiğini, davalı ... tarafında da zararın karşılanmadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, her bir davalıdan ayrı ayrı 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazası ile ilgili olarak davalı şirkete yapılan başvurunun kazaya neden olan ... plakalı aracın kaza esnasında ... Sigorta AŞ tarafından sigortalı olması nedeni ile reddedildiğini, bu nedenle davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece yapılacak yargılama neticesinde ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise öncelikle kusur oranlarının tespiti gerektiğini, davalının sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, SGK tarafından davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müteveffanın müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, davanın ... plakalı araç sürücüsüne ihbarını talep ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket nezdinde kaza tarihini kapsar herhangi bir sigorta poliçesi mevcut olmadığını, kazaya karışan aracın satış tarihinin 17.03.2023 olduğunu, poliçenin yeni alıcı için 15 gün daha geçerli olduğunu, davalı şirket tarafından tanzim edilen poliçenin ise 01.04.2023 tarihinde iptal edildiğini, bu nedenle kaza tarihinde davalı şirket tarafından düzenlenmiş bir poliçenin olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı şirketin sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemli olarak açıldığı, 22.04.2023 tarihinde davacıya ait olup, ... sevk ve idaresindeki, davacının eşi ...’ın yolcu olarak bulunduğu araç ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç arasında trafik kazasının meydana geldiği, kazada davacının murisi ...'ın vefat ettiği hususlarının ihtilaflı olmadığı, kusur bilirkişisinden alınan 24.01.2024 tarihli raporda; ... plakalı araç sürücüsünün (%100 oranında) kusurlu olduğu,  araç sürücüsü ...'ın ise, kural ihlali görülmediğinden kusursuz olduğunun belirlendiği, ... plaka sayılı araç için 10.03.2023-10.03.2024 dönemini kapsar şekilde davalı ... Sigorta AŞ tarafından ZMMS poliçesinin düzenlendiği, ancak 17.03.2023 tarih ve 08223 yevmiye numaralı Ankara 59. Noterliği'nin araç satış sözleşmesi ile aracın dava dışı ... tarafından dava dışı ...'e satışının yapıldığı, 01.04.2023 tarihinde zeyilname ile poliçenin iptal edildiği, dava konusu trafik kazasının 22.04.2023 tarihinde meydana geldiği, söz konusu araç için yeni ZMMS poliçesinin ise 31.05.2023 tarihinde düzenlendiğinin anlaşıldığı, davalı ... hakkında açılan dava yönünden; ZMMS sigorta poliçesine istinaden davalı ... Sigorta AŞ'ye ve ayrıca ...'na karşı iş bu dava açılmış ise de; kaza tarihi itibariyle 2918 sayılı yasanın 94.maddesine uygun şekilde düzenlenmiş ve geçerli bir ZMMS poliçesinin bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğunun bulunmadığı, adı geçen davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak bu gerekçe ile davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği. (Ankara BAM 35.Hukuk Dairesi'nin 08.02.2023 tarih ve 2022/1871 Esas, 2023/122 Karar sayılı kararı) Güvence Hesabına yönelik dava yönünden ise; \taktüer bilirkişiden alınan raporda; kaza tarihi itibariyle geçerli bir ZMMS (trafik) poliçesinin bulunmadığı, dava konusu kazada desteğini kaybeden davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 1.862.984,09 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçe teminat limitinin ölüm halinde kaza başına 1.200.000,00 TL olduğu, bu sebeple davalı ...'nın sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğunun belirlendiği  raporun  hükme esas alındığı; davacının eşinin vefatı nedeniyle destek zararını davalıdan limit ile sınırlı olarak talep edebileceği gerekçesiyle; \t\"Davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... yönünden; davanın kabulü ile; toplam 1.200.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 03.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş hüküm davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Kararın hatalı olduğunu, usulûne uygun başvuru olmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kaza tarihinde davalının aracının ZMMS poliçesi olması nedeniyle, davalının sorumluluğunun olmadığını, poliçenin geçerliliğinin denetime elverişli şekilde incelenmediğini, aracın sigortasız olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, mahkemece KTK’nın 94. maddesindeki iptal süreleri ve işlemleri nazara alınmadan karar verildiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, kaza ile ölüm arasında illiyetin kanıtlanması gerektiğini, bu husus tespit edilmeden davanın esası hakkında karar verilmesinin hatalı olduğunu, desteğin, anne ve babasının hayatta olup olmadığının araştırılmadığını, hayatta olması halinde pay ayrılması gerektiğini, emniyet kemeri takılı olmaması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının eksik evrak ile müracaatı nedeniyle dava öncesinde temerrütün gerçekleşmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı istemidir.<br> Davacı dava dilekçesinde, 22.04.2023 tarihinde meydana gelen çift taraflı araç kazasında, kusurlu olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini tanzim eden davalı ... Sigorta AŞ'ne zararının karşılanması için müracaat ettiğini, sigorta şirketi tarafından kaza tarihinde geçerli poliçe olmadığını belirterek zararın ödenmediğini, davalı ...'nın ise aracın geçerli bir ZMMS poliçesi bulunduğundan, sorumluluklarının bulunmadığını belirterek ödemeye yapmadığını,  davalıların zararlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek, maddi tazminat talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama neticesinde, kaza tarihinde sigorta şirketinin geçerli bir poliçesi olmadığından bahisle, zarardan davalı ... sorumlu olduğu kabul edilerek, ... Sigorta AŞ hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, ... hakkındaki davanın kabulüne karar vermiş, davalı ... zarardan diğer davalının sorumlu olduğunu, husumetin Güvence Hesabına yönetilemeyeceğini ileri sürerek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Öncelikle, davalının husumete yönelik itirazlarının incelenmesi gerekmiştir. Davacı, davalı ...'ndan, kaza tarihinde kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası olmadığından, bedensel zarar kapsamında, eşinin vefatı nedeniyle destek tazminatı talep etmiştir.<br>... sorumluluğu, Sigortacılık Kanun 14. Maddesinde düzenlenmiş ve söz konusu maddede \" (1) Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10.7.2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21.12.1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ... Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde ... oluşturulur.<br>(2) Hesaba;<br>a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,<br>b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,<br>c) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için,<br>ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için,<br>d) Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren ... Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler için, başvurulabilir. Cumhurbaşkanı, gerekli görülen hallerde, eşyaya gelecek zararların kısmen veya tamamen Hesaptan karşılanmasına karar vermeye yetkilidir.<br>(3) Hesabın gelirleri; birinci fıkrada belirtilen zorunlu sigortalar (…)6 için tahsil edilen toplam primlerin yüzde biri oranında sigorta şirketlerince ödenecek katılma payları ile sigorta ettirenlerden safî primlerin yüzde ikisi oranında tahsil edilecek katılma paylarından oluşur. (Değişik son cümle: 13.6.2012-6327/50 md.) Bakan, bu oranları yarısına kadar indirmeye veya iki katına kadar artırmaya ya da katılma paylarını maktu olarak tespit etmeye yetkilidir.<br>(4) Sigorta şirketleri, üçüncü fıkra hükmü gereğince kendileri tarafından ödenmesi gereken bir takvim yılına ilişkin katılma paylarını takip eden yılın Şubat ayı sonuna kadar; sigorta ettirenlerden tahsil edilen katılma paylarını ise tahsil edildikleri ayı takip eden ayın sonuna kadar Hesaba yatırmak zorundadır.<br>(5) Hesap kapsamındaki her zorunlu sigorta ve yeşil kart sigortası için ayrı hesap açılır ve bunların gelir ve giderleri bu hesaplarda izlenir.<br>(6) Hesabın gelir ve giderleri ile işlemleri, Müsteşarlıkça her yıl denetlenir.<br>(7) (Değişik: 13.6.2012-6327/50 md.) Hesabın kuruluşuna, işleyişine, tanıtımına, idari masraflarına, fon varlıklarının nemalandırılmasına, Hesaptan yapılacak ödemelere, gerek ilgililere gerekse ... Motorlu Taşıt Bürosuna yapılacak rücûlara, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, Sigortacılık Eğitim Merkezi ve Komisyona yapılacak katkı payları ile, Hesap kapsamındaki zorunlu sigortaların denetimi ve takibinden kaynaklanan giderler ile diğer harcamalara ilişkin esaslar yönetmelikle düzenlenir. \" denilerek, ...'nın sorumluğunu gerektiren durumlar ve yapısı düzenlemiştir.<br>Bunun yanında, ... Yönetmeliği 14. Maddesinde zarar görenlere \"Ödemelerin yapılması\" düzenleyen 14. maddesinde \"(1) Hesap tarafından gerekli inceleme yapıldıktan sonra, tazminat miktarında ve hak sahiplerinde tereddüt bulunmadığı takdirde belirlenen miktar, hak sahiplerine ödenir.\" denilerek, ..., sorumluluğunun kapsamı ve ödeme yapmasını gerektirecek koşullara yer verilmiştir.<br>Dolayısı ile Yasa'nın 14. Maddesinde, ... sorumluğunu gerektiren durumların bulunmaması durumda, özellikle kazaya karışan aracın, kaza tarihi itibariyle mevcut zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunduğunun belirlendiği durumda (Yasa'nın 14/2-c maddesindeki sigorta şirketinin ruhsatının iptali ve iflas durumu söz konusu olmadıkça) zarar gören, zararının karşılanmasını ancak sorumluluk sigortasının tanzim eden sigorta şirketinden talep edebilecektir. Zarar görenin, ... ve Sigorta Şirketinden, zararını talep etmesi noktasında seçimlik bir hakkı bulunmamaktadır.<br>Bu nedenle, Sigorta Şirketine ya da Güvence Hesabına karşı açılan davalarda, husumete itiraz edilmesi durumunda görülmekte olan davada husumete yönelik itirazlar, davacının, zararının karşılanması hususunda seçimlik bir hakka sahip olmaması nedeniyle titizlikle incelenmelidir. <br>Somut uyuşmazlıkta, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, tarafından kazaya karışan aracın 10.03.2023-10.03.2024 tarihinde ZMMS poliçesi yapılmış ise de, poliçe dönemi içerisinde, aracın satış yolu ile 17.03.2023 tarihinde devredilmesi nedeniyle 01.04.2023 tarihinde ZMMS Poliçesinin iptal edildiğini, dolayısı ile 22.04.2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle poliçe kapsamında sorumlulukları olmadığını savunmuştur. Davalı ... vekili ise poliçe süresi içerisinde aracın satış yolu ile devredilmiş olmasının, poliçenin sona ermesine neden olmayacağını, kazaya karışan aracın satışı gerçekleşse dahi, KTK'ya uygun şekilde poliçe sona erdirilmediği durumda, poliçe bitiş tarihine kadar, sorumluluğun poliçe tanzim eden şirkette olacağını, sigorta şirketi tarafından da poliçenin Yasa'ya uygun olarak feshedilmediğinden eldeki uyuşmazlıkta husumetin sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini savunmuştur. <br>Taraflar arasında kazaya karışan aracın, davalı ... Sigorta AŞ tarafından ZMMS poliçesi tanzim edildikten sonra poliçenin geçerli olduğu dönem içerisinde 17.03.2023 tarihinde satış ile devredilmiş olduğuna ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, aracın devrinden sonra davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen poliçenin Kanuna ve usulüne uygun iptal edilip edilmediği, araç satışı ile poliçenin kendiliğinden sona erip ermeyeceği (ZMMS Genel Şartları gereğince), Kanuna ve usulûne uygun bir iptal söz konusu değil ise, davalı ... Sigorta AŞ'nin aralarında sözleşme ilişkisi bulunmayan zarar görene karşı Kanun ile belirlenen sorumluluğu çerçevesinde, poliçenin iptal edildiğini ya da satış ile poliçenin kendiliğinden sona erdiğini ileri sürüp süremeyeceğine ilişkindir.<br>Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortaları, Kanun ile öngörülen faaliyetler çerçevesinde Kanunlar ile yapılma zorunluluğu bulunan sigorta türü olup, 3. Kişiye verilen zararları güvence altına aldığından, geçerli şekilde yapılmış sorumluluk sigortasının bulunması halinde, bu sigorta poliçesi ancak kanunlarda belirtilen koşulların gerçekleşmesi halinde sona erer. Tarafların sözleşme serbestliği çerçevesinde dilediği gibi geçerli bir poliçeyi sonlandırması mümkün olmadığı gibi, bu durum sözleşmenin tarafı olmayan zarar görenlere karşı da ileri sürülemeyecektir. Bu nedenle sözleşmenin geçersizliğinin, 3. Kişiye karşı ileri sürülüp sürülmeyeceği yasal düzenlemeler çerçevesinde belirlenmelidir. <br>Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası açısından \"Sigorta sözleşmesinin verilmesi ve işletenin değişmesi halinde yapılacak işlemler\" başlıklı maddesinde, sigortalı aracın işletenin değişmesi halinde, poliçenin geçerliğine etkisi düzenlenmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Yasanın 94. maddesinde \" (1) Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. (2)Sigortacı sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde feshedebilir. (3) Sigorta fesih tarihinden onbeş gün sonrasına kadar geçerlidir\" düzenlenmesine yer verilerek, sigortalı aracın 3. kişiye devri halinde, Trafik Sigortasının sorumluluğunun hangi şartlarda devam edeceği ve sözleşme tarafı olamayan zarara göre karşı hangi durumda ileri sürülebileceği düzenlenmiştir. Maddeden de açıkça anlaşıldığı üzere sigortalı aracın devri durumunda, sigorta şirketi kendisine devrin bildirilmesi tarihinden itibaren 15 gün içinde feshetmesi halinde 3. kişiye karşı sorumluluğu sona ereceğinden, kaza tarihinde mevcut trafik sigortası var ise ve fesih bildirimi yapılmamış ise, 3. kişiye karşı sigorta şirketinin sorumluluğu devam eder. Bu durumda husumet Güvence Hesabına yöneltilemez. Her ne kadar Anayasa Mahkemesinin 23.01.2024 Tarihli ve E: 2023/130, K: 2024/17 Sayılı Kararı ilgili maddede kısmi iptal kararı verilmiş ise de AYM'nin iptal kararlarının Anayasanın 153/5 maddesinde geçmişe yürümeyeceği kabul edildiğinden, ayrıca söz konusu iptal kararı da, sigortanın sorumluluğunu kaldıracak mahiyette olmadığından, sigortanın sorumluluğu kaza tarihindeki yasal düzenlememeye göre belirlenmelidir.<br>Bunun yanında ZMMS Genel Şartlarında \"Sigortalının Değişmesi\" düzenleyen \"C.4\" maddesinde \"Sigorta sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan sigortalıyı takip eder. Sigortalının değiştiği her durumda mevcut sözleşme değişim tarihi itibarıyla kendiliğinden sona erer ve ilgiliye gün esasına göre prim iadesi yapılır. Ancak, mevcut sözleşme sigortalının değiştiği tarihten itibaren onbeş gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten için sözleşme yapılana kadar geçerlidir.\" düzenlemesine yer verilmiş ise de, Kaza tarihi itibariyle KTK'nın 94. maddesinde, bu hususu açıkça düzenlendiğinden, sigorta şirketi, Genel Şartlardaki düzenlemeye istinaden poliçenin kendiliğinden sona erdiğini, sözleşmenin tarafı olmayan 3. kişiye karşı ileri süremeyecektir.<br>Somut olayda, ... Sigorta AŞ, sigortalı aracın 17.03.2023 tarihinden sonra, satış nedeniyle iptal edildiğini ileri sürmüş ve 01.04.2023 başlangıç tarihli poliçe zeyilnamesini sunmuş ise de, zeyilnamenin oluşturulma tarihinin hangi tarih olduğu açıkça belirtilmediği gibi Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi tarafından, gönderilen belgelerde de, farklı tarihlere yer verilerek sigortanın önce 01.04.2023 tarihi itibariyle satış nedeniyle iptaline karar verildiği sisteme girilmiş, akabinde poliçe yeniden yürürlüğe alınmış, son olarak da 31.05.2023 tarihinde satış nedeniyle iptal bildiriminin sisteme giriş yapıldığı görülmüştür. Açıklandığı üzere sigortanın üçüncü kişiye karşı poliçe kapsamında sorumluluğun sona erip ermediği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan KTK'nın 94. maddesine göre belirleneceğinden, Yasal düzenlememe karşısında uyuşmazlığa konu kaza tarihi itibariyle Genel Şartlarda belirtilen \" Sigortalının değiştiği her durumda mevcut sözleşme değişim tarihi itibarıyla kendiliğinden sona erer\" düzenlemesinin 3. Kişilere karşı ileri sürülmesi de mümkün olmadığından, kaza yapan aracın satışı sonrasında, sigorta şirketine bildirim yapılıp yapılmadığı, bildirim yapılmış ise sigorta şirketi tarafından sözleşme iptaline ilişkin zeyilnamenin hangi tarihte oluşturulduğu hususu, diğer davalından ve Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezinden sorularak, sözleşme iptalini kaza tarihinden sonra oluşturulmuş olması halinde, geçmişe etkili olacak şekilde poliçe iptali, 3. Kişiye karşı sigortanın sorumluluğunu kaldırmayacağından, bu durumda da (kazanın başka bir sebeple ZMMS kapsamında kalmadığı tespit edilmediği sürece) ... sorumluluğuna gidilemeyeceğinden, açıklanan hususlar araştırılarak davalı ...'nın pasif husumete yönelik itirazları değerlendirilerek sonucuna göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiğinden, davalının istinaf başvurusu yerinde görülerek, kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek davalının husumete yönelik itirazı değerlenmek suretiyle davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesi gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı ... vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı ... vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine,<br>4-İİK'nın 36. maddesi gereğince, Ankara Batı 1. İca Hukuk Mahkemesinin 2024/503 E. 2024/503 K. Sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara Batı İcra Müdürlüğü 2024/23423 Esas dosyasına depo edilen 1.851.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye<br>Katip<br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2af0a536e6baf9af","SID":"3d50c7331955fc73"}}