{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/371 <br>KARAR NO\t: 2026/549<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                     K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...                              ...<br>ÜYE\t\t: ...     ...<br>ÜYE\t\t: ...             ...<br>KATİP\t\t: ...                      ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/142 E.  -  2023/662 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16/10/2023 tarih ve 2021/142 E. - 2023/662 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında kiralık kayonet sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre davalının ... plakalı aracı ile müvekkili tarafından dağıtılan ve toplatılan her türlü emtiayı zimmetine alarak belirtilen adresleri götürmeyi ve getirmeyi taahhüt ettiğini, 09/09/2020 tarihinde sözleşme konusu araç, tahsis edilen şoförle dağıtıma çıktığında meydana gelen kaza neticesinde araçta bulunan müvekkili şirketin sigortalı çalışanı olan kuryenin araçtan düşerek vefat ettiğini, çalışanın ailesine müvekkili tarafından maddi ve manevi tazminat olarak 53.000,00-TL ödeme yapıldığını, kazada davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 100.00-TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 53.000,00-TL'ye yükseltmiştir. <br>Davalı vekili, husumet, hak düşürücü süre ve derdestlik itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin kaza yapan aracı davacıya kiraladığını, davacının da aracı kendi hesabına işlettiğini, aracın 7/24 davacı işyerinde durduğunu, müvekkilinin işleten sıfatını haiz olmadığını, kusur oranlarının belli olmadığını, kaza sırasında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığını, kazaya seyir halindeyken aracın tekerleğinin çıkması sebebiyet vermiş olup, bunun umulmadık bir hal olduğunu, aracın periyodik bakımlarının düzenli olarak yapıldığını, ödeme belgesi bulunmadığını, talep edilen tutarın da fahiş olduğunu, savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının davacı şirketin SGK'lı çalışanı olmadığı; taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alındığında davalının mesafe ve taşınan ürünlerin ağırlığına bağlı ücret almak koşulu ile davacının topladığı ya da dağıtımını yaptığı ürünlerin taşınmasını üstlendiği için araç işletenin davacı şirket olmadığı, davalı sıfatının davalı gerçek kişiye ait olduğu; taraflar arasındaki sözleşmenin \"taşıma\" işini kapsadığı, taşımaya ilişkin hükümler TTK'da yer aldığı için uyuşmazlık bakımından Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu; davacı şirketin taşıma işi sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu kendi çalışanı ölmüş olup, ölenin hak sahiplerine yaptığı ödemeyi sözleşmenin 3. maddesi uyarınca davalı kamyoncudan talep etmesinin mümkün olduğu; Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/38 esas sayılı dosyasında açılan manevi tazminat davasının ret ile sonuçlandığı ve kesinleştiği, bu hali ile derdestlikten söz edilemeyeceği, zamanaşımı ya da hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı; davacı tarafından yapılan maddi tazminat ödemesinin denetlenebilmesi için rapor alındığı, ölenin yaşı ve elde ettiği gelir esas alındığında ölenin hak sahiplerinin talep edebilecekleri destekten yoksun kalma zararının 436.927,97-TL olduğu; ceza yargılaması sırasında düzenlenen raporda teker kopmasının mekanik sorun olduğu, kamyoncunun kusuru bulunmadığı belirtilip beraat kararı verilmiş ise de; davalının işleteni olduğu kamyonet ile ilgili bakım ve tamir yükümlülüğü davalıya ait olduğu için cezai açıdan sorumlu olmasa dahi aracın bakımını yaptırması gerektiği için aracın işletilmesinden kaynaklanan hukuki sorumluluğunun devam ettiği, aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilerin somut olayda olduğu gibi davacının ölen ...'un hak sahiplerine yaptığı ödemeden davalının kusursuz sorumluluk ilkesi gereği sorumlu olduğu; davacının hak sahiplerine ödeme yaptığı ... olay sırasında emniyet kemeri olmaksızın yolculuk yaptığı için zararın artmasına neden olduğu için toplam tazminat miktarı olan 436.927,97-TL'den %20 oranında indirim yapılsa dahi 349.542,38-TL tazminat talep etme hakkı bulunduğu mahkememizce hesaplanmış, davacı ödemesinden ayrıca indirim yapılmamış, bu miktarın davacı ödemesinden daha az olduğu, üç hak sahibine yapılan toplam 33.000,00-TL manevi tazminatın makul olduğu, bu nedenle hem maddi hem de manevi tazminata ilişkin davacı ödemelerinin sözleşmenin 6. maddesi uyarınca davalıdan tahsilinin gerektiği, daha önce temerrüt gerçekleşmediği için dava dilekçesindeki 1.000,00-TL için dava tarihinden ihbarın ıslah işlemine konu 52.000,00-TL için ise ıslah tarihinden itibaren taleple bağlı kalınarak yasal faiz uygulanması gerektiğinin kabul edildiği gerekçesiyle, 53.000,00-TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, davacı alacağının 1.000,00-TL'sine 04/03/2021 dava tarihinden itibaren, 52.000,00-TL'sine 19/06/2023 ıslah tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkiline kusur ve sorumluluk yüklenemeyeceğini, ceza dosyasında müvekkilinin delil sunamadığını, denetimden geçmemiş dayanaksız bir karara göre müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, kaza sırasında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığını, müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığını, ıslah edilen tutarın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, taşıma sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu kazanın, davalının davacıya kiraladığı aracın tekerleğinin araç seyir halinde iken yerinden çıkması sonucu gerçekleştiği, taraflar arasında sözleşmede hizmete davet edilen aracın belirlenen gün 1 saat içinde şirket adresinde hazır bulunmak zorunda olduğu gibi hükümler dikkate alındığında, davalının halen aracın işleteni olduğu sonucuna ulaşıldığı, aracının bakım ve onarımını yapmayan davalının, meydana gelen kaza neticesinde davacının ödediği 53.000,00-TL tutarındaki maddi ve manevi tazminattan sorumlu olduğu, kaza esnasında aracı kullanan sürücünün kusurunun bulunmadığına ilişkin ceza mahkemesi kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği; bu hale göre kazada kusurun tamamın davalıya ait olduğu, öte yandan ölenin yakınlarının talep edebileceği maddi tazminatın  436.927,97-TL olarak hesaplandığı, kaza sırasında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle, ödenmesi gereken bu tutardan indirim yapılsa da, davacı tarafça ölenin ailesine ödenen 33.000,00-TL maddi tazminatın bu tutarın altında kaldığı, taraflara sırasında sözleşme bulunup, TTK'nın 855/1. maddesi uyarınca da somut uyuşmazlığa 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı, davalı tarafın zamanaşımı def7inin de yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.620,43-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL maktu, 477,51-TL nispi istinaf karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 905,11-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.715,32-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile  06/03/2026 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 15/03/2026\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"abbbf091ea327a9a","SID":"d19fdcb1f48e6efe"}}