{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 31/10/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas - ... Karar<br>MÜTEVEFFA\t: ...'nün (...) Mirasçısı <br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ... <br>DAVALI\t: ...  <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...  <br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 20/01/2026<br>YAZIM  TARİHİ\t: 20/01/2026<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 31/10/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin akvaryum süs balıkları aksesuar ithalat ve ihracat işiyle uğraştığını, 2016 yılı Şubat ve Mart aylarında ...'nün iş yerine gelen ......'ün  Konya'da ...... isimli iş yerini üvey kardeşi ... ile birlikte işlettiklerini ve işleri kendisinin yürüttüğünü, kendisinin ...'nın temsilcisi olduğunu beyan ederek müvekkilinden mal satın almak istediğini, müvekkilinin bono karşılığında davalıya farklı tarihlerde satış yaptığını, bu satışların karşılığında ......'ün davalının ticari temsilcisi olarak icra takibine konu bono ile takibe henüz konulmayan bonolar verdiğini, ...... davalının iş yeri yetkilisi ve ticari temsilcisi olduğunu beyan ederek hem davalıyı temsilen hem de kendi adına asaleten “çift imzalı” şekilde imzalamak suretiyle müvekkiline verdiğini, senetlerin çoğunda  davalının iş yeri kaşelerinin ...... tarafından bono senetlerinin borçlu kısmına basıldığını, bu durumun bile ......'ün davalının temsilcisi olduğunu açıkça gösterdiğini, davalının, irsaliyeli faturalara itiraz etmediği gibi bunları ticari defterlerine de kaydettiğini, davalının fatura bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlattıkları icra takibi üzerine davalının açtığı imzaya itiraz davasında Konya .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından takibin durdurulmasına ve müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedildiğini, her ne kadar davalı, ticaret siciline ......'ü temsilci olarak kaydetmese de örnek Yargıtay kararında da belirtildiği üzere yine de temsilcisinin işlemlerinden sorumlu olduğunu, davalı ve ......'ün, eylem birliği içinde hareket ederek piyasayı dolandırmaya çalıştıklarını,  bu konu hakkında yaptıkları şikayet üzerine açılan Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma no'lu dosyasının sonucunun beklenmesini talep ettiklerini belirterek;  Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle Konya .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu imzaya ve borca itiraz talebi nedeniyle bu mahkemece verilen  ... Esas ... Karar sayılı kararıyla verilen takibin durdurulmasına dair kararın kaldırılmasına, alacağın tahsiline ve %20'den aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hiçbir somut bilgi ve belgeye dayanmadan ...'nün malları sattıkları ......'ün müvekkilinin \"Ticari temsilcisi\" olduğunu iddia ve beyan ederek mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, davacının, dava dışı ......'ün davacının ticari temsilcisi olduğuna ilişkin iddialarının doğru olduğu kabul edilse dahi müvekkilinin bu kişinin ticari temsilci olduğundan bilgisi, haberi ve rızası olmadığını, ......'ün davacıdan aldığı malların hiç birinin müvekkilinin dükkanına getirilmediğini, ......'ün ceza soruşturması dosyasındaki ifadesinde senetlerdeki imzaların kendisine ait olduğunu, ancak \"...'yı temsilen\" ibaresinin şüpheli tarafından sonradan yazıldığını beyan ettiğini, ......'ün mahkemeye hitaben yazdığı dilekçesinde senetlerdeki \"...'yı temsilen\" ibaresinin kendisine ait olmadığını, davacı ile yaptığı alışverişin ... ile ve sahibi olduğu ...... isimli işyeriyle hiçbir alakası olmadığını beyanla davanın reddine, takibinde ve davasında haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br> İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacının 13/12/2019 tarihinde vefat ettiği, mahkememizce vefat nedeniyle HMK 'nın ilgili maddeleri uyarınca davacı vekiline süre vererek davacının murislerinin davayı takip edip etmeyecekleri konusunda beyanları istenmiş olup davacı vekilince müteveffanın varisi olan ...'nün davacı olarak davaya devam ettiği, Eskişehir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamında, muris ...'nün tek mirasçısının ... olduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya incelendiğinde davacı vekilince Konya .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası nedeniyle Konya .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasınca imzaya ve borca itiraz talebi neticesinde verilen durdurma kararı kaldırılması ve takibin devamı talebi istenmiş olduğu anlaşılmakla Mahkememizce yapılan yargılamada öncelikli olarak davaya ilişkin diğer dosyalar mahkememizce getirtilmiş, yapılan incelemelerde imzaların davalı ...'ya ait olmadığı anlaşılmakla davacı vekilince dosya kapsamında verilen beyan dilekçelerinde söz konusu imzaların davalının üvey kardeşi tarafından davalı tarafından verilen yetkiye istinaden atıldığı, dolayısıyla davalının da borçlu olduğu iddiaları mahkememizce dosya kapsamındaki belgelerle ve alınan bilirkişi raporları ile incelenmiştir.<br>Dosya kapsamında alınan taraflar arasındaki defter incelemelerinde davaya konu senetlerin tarafların ticari defterlerinde ayrı ayrı kayıtlı olmadığı, bilirkişi raporlarında tespit edilmiştir. Bununla birlikte davacı vekilinin davaya konu malları davalıya teslim ettiğine ilişkin herhangi bir evrakta yine yapılan bilirkişi incelemelerinde tespit edilememiştir.<br>Bununla birlikte davacı vekilince davaya konu senetlerin imza harici kısımları kendisinin doldurduğu iddiası da davalı tarafından gündeme getirilmiştir. Yapılan değerlendirmelerde Türk Borçlar Kanununun 504/3.maddesine göre Ticari Temsilcilik çeşitli şartlara bağlanmış olup söz konusu şartların yine aynı kanun 551.maddesine göre özel yetkilerle donatılmış olması ve buna ilişkin temsilciye yetki verilmesi gerektiği anlaşılmakla dosya kapsamında yapılan incelemelerde davalı vekilinin dava dışı 3.kişi olan ......'e herhangi bir yetki vermediği, ve bu durumun davacı tarafından da ispat edilemediği anlaşılmıştır.<br>Söz konusu bütün değerlendirmeler yapıldığında öncelikli olarak davalı ile davacının bir araya hiçbir zaman gelmediği, dava konusu senetlerdeki imzaların davalıya ait olmadığı, zaten davacı tarafın da davaya ilişkin senetlerin davalının temsil yetkisi verdiği dava dışı 3.bir kişi tarafından yapıldığı ancak sez konusu kişinin davalıyı temsil yetkisine sahip olup olmadığı mahkememizce değerlendirildiğinde söz konusu malların davalının muhtesine geçmediği, anlaşılmakla ve yapılan defter incelemelir doğrultusunda davalının davacıya herhangi bir borcu olmadığı ve davacının da iddialarını somut delillerle ispatlayamadığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş, davacının da kötü niyetinin de bulunup bulunmadığı konusunda yeterli ve somut delil olmadığından davalı vekilinin de talep etmiş olduğu kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\" gerekçesiyle davacının davasının reddine, yasal şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine   karar verilmiştir. <br> İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ......'ün bono senetlerini hem ...’yı temsilen hem de kendi adına asaleten imzalayarak müvekkiline teslim ettiğini, dava dilekçesi ekinde yer alan ve senet düzenleme tarihleriyle aynı tarihlerde düzenlenmiş bulunan ve düzenlenen senetlerin dayanağı emtia satışına ilişkin faturalardan görüleceği üzere satışı yapılan malların, ... ...... firmasına fatura edildiğini ve ......'ün irsaliye faturalarını ... adına malları teslim alarak imzaladığını, faturaların ... adına düzenlenmesi, faturayı ve fatura dayanağı malları ......’ün ... adına teslim alması; ......’ün ... adına hareket ettiğinin ve ... adına malları satın aldığının en açık delili olduğunu, dava dilekçesi ekindeki fotoğrafların ait olduğu facebook sosyal medya hesabının bilirkişi marifetiyle incelettirilmesini ve hesabın çözümlemelerinin yaptırılmasını ve ......’ün ... adına bu hesabı idare ettiğinin tespitinin yapılmasını talep etmelerine rağmen yerel mahkemece buna ilişkin hiçbir değerlendirme ve inceleme yapılmaksızın hüküm kurulmasının eksik ve hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; İİK 170.maddesine dayalı genel hükümlere göre açılan  alacak   istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacının, davalının ticari temsilcisi olarak hareket eden dava dışı ......'e davalı adına bir kısım malların satışını yaptığını, karşılığında bu kişi tarafından bono düzenlendiğini, bu bonoları Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe koyduğunu, davalının imzaya itiraz etmesi üzerine Konya ....İcra Hukuk Mahkemesinin 22/06/2017 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile takibin davacı yönünden durdurulmasına karar verildiğini, ......' ün davalının ticari temsilcisi olduğunu belirterek Konya ....İcra Hukuk Mahkemesince verilen takibin durdurulmasına ilişkin kararın kaldırılmasını talep ettiği,  olayları açıklamanın tarafları hukuki nitelemenin hakime ait olduğu, davacının talebinin İİK 170.maddesine  dayalı genel hükümlere göre açılan  alacak   istemine ilişkin olduğu, dosya içerisinde davalı tarafından dava dışı Hamza ......' e verilen bir vekaletnamenin bulunmadığı,  davacının dava dışı  Hamza ......'ün davalının ticari temsilcisi olduğunu yazılı delillerle ispat edemediği, her ne kadar davacı Konya CBS 2018/65377 soruşturma nolu dosyasında verilen takipsizlik kararında dava dışı  Hamza  ......' ün  davalının ticari temsilcisi olduğunun tespit edildiğini beyan etmişse de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.02.2012 gün 2011/19–639 Esas 2012/30 Karar; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2009/4–13 Esas 2009/12 Karar; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.04.2010 gün ve 2010/2–76 Esas 2010/77 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere düşme, takipsizlik, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar kesinleşmiş mahkûmiyet kararları olarak kabul edilemeyeceği (Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 10.03.2020 tarih 2019/6471  Esas 2020/2173 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi), ancak davacının yemin  deliline  dayandığı da gözetilerek,  davacıya davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 17.01.2011 tarih 2010/13819 Esas 2011/122 Karar sayılı ilamı)  sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulüne, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:  Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/10/2024 tarih ... Esas  ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/01/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.  <br><br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br>...<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d2cd4bc2621ebdf","SID":"a261fbdbb638703e"}}