{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2048 <br>KARAR NO: 2026/357<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/04/2022<br>NUMARASI: 2020/495 Esas - 2022/264 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit ve İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 18/10/2020<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili, davalının 24/06/2019 tanzim ve 08/07/2019 vade tarihli 60.000-TL (35.000-TL'si icra takibine konu edilmiş) ve 24/06/2019 tanzim ve 08/08/2019 vade tarihli 60.000-TL bedelli senetlere dayanarak müvekkilleri aleyhine İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı kambiyo takibi başlattığını, müvekkilinin bu senetlerden dolayı davalıya borçlu bulunmadığını, müvekkili site yönetimi ile davalı arasında, mantolama malzemesi alımı hususunda 24/06/2019 tarihli sözleşme akdedildiğini, diğer müvekkili ...'ün  site yöneticisi olduğunu,  KDV dahil 253.464-TL bedelin 60.000-TL 08/07/2019, 60.000-TL 08/08/2019, 65.000-TL 08/09/2019 ve 68.464-TL 08/10/2019 tarihli senetlerle ödeneceğinin kararlaştırıldığını; davalının hesabına toplam 159.000-TL ve elden 29.000-TL ödendiğini, yani takibe konu 08/07/2019 ve 08/08/2019 vadeli senetlerin ödendiğini, buna rağmen senetlerin iade edilmediğini, daha fazla faiz almak için mükerrer tahsilata yol açacak şekilde, sonraki tarihli senetler yerine bu senetlerin takibe konulduğunu, ödemelerin TBKnın 102 maddeye göre ilk iki senede mahsup edileceğini ve takipte sitenin ... hesabından 604,10-TL tahsil edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, 604,10-TL'nin tahsil tarihinden itibaren temerrüt faiziyle istirdatına ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, cari hesaba ilişkin davacıların 95.000-TL borcu kaldığı hususunda mutabık kalındığını, davacının bu bedeli ödemediğini, takibe itiraz etmediğini, dekontlarda hangi borç veya senet için ödendiğinin belirtilmediğini, müvekkilinin cari hesaba göre düşük bedelli senetler alacağı karşıladığından takibe koyduğunu, 65.000-TL 08/09/2020 ve 68.464-TL 08/10/2020 tarihli senetlerin ödendiğinin düşünüldüğünü, senetlerin iadesi için müvekkilinin  beklediğini ancak davacının gelmediğini ve elden 29.000-TL'nin ödenmediğini belirterek, davanın  reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, taraflar arasında 4 adet senet düzenlendiği, senetlerin vadelerinin geçtiği, elden ödediğini iddia edilen 29.000-TL'nin davalının ticari defterlerinde bulunmadığı, bu hususta bir belge sunulmadığından ispat edilemediği, davalının takip tarihi itibariyle 94.419,72-TL alacaklı olduğu, ilk tarihli 35.000-TL'lik senetten ibaret asıl alacaktan 580,28-TL'nin 4.219,90-TL bu senede ilişkin işlemiş faizden 69,77-TL'nin düşülerek takibin yürütülmesine, takipten sonra yapılan ödemeler icra dairesinde nazara alınacağı ve tedbir nedeniyle gecikmiş alacağı oluşmadığından kötü niyet tazminat şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, 585,28-TL asıl alacak ve 69,77-TL işlemiş faiz yönünden davanın kısmen kabulüne ve fazla talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili, uyuşmazlıkta müvekkilinin ödemelerinin hangi senetlere mahsup edilmesi gerektiğinin önemli olduğunu, bu hususun değerlendirilmediğini, temel ilişki nedeniyle menfi tespit istenilmediğini, takibe konu senetler nedeniyle menfi tespit istenildiğini, bu nedenle bakiye alacak tutarının çözüme katkısının bulunmadığını, TBK 102/1, c.1'e göre müvekkilinin yaptığı 159.000-TL ödemenin öncelikle takibe konu 08/07/2019 vadeli, 60.000-TL ve 08/08/2019 vadeli 60.000-TL bedelli, kalan 39.000-TL'nin de 08/09/2019 vadeli 65.000-TL bedelli senede mahsup edilmesi gerektiğini, böylece davaya konu senetler ve takip kapsamında müvekkillerinin davalıya bir borcunun bulunmadığının görüldüğünü, fakat davalının kötü niyetli olarak önceki vade tarihli senetlerin ödendiği kabul edilmeyerek bunları takibe koyduğunu, böylece davalının her bir senet için 2 aydan fazla faiz alacağı doğduğunu ve site yöneticisi müvekkili ...'ün diğer müvekkili site yönetimi için kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi bulunmadığından, müvekkili site yönetiminin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE :Dava, iki adet bononun tahsili için başlatılmış icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve takipte ödenen tutarın istirdatı istemine ilişkindir.Davacı ... ile davalı şirket arasında 14/06/2019 arasında \"... dış cephe ısı yalıtım sistemi malzeme satın alım idari ve teknik şartnamesi\" düzenlenmiş olup davalının davacıdan toplam 253.464-TL bedelle izolasyon malzemesi satın aldığı, ödemenin 60.000-TL bedelli 08/07/2019, 60.000-TL bedelli 08/08/2019, 65.000-TL bedelli 08/09/2019 ve 68.464-TL bedelli 08/10/2019 tarihi senetli yapılacağı ilk senedin avans olarak belirtildiği görülmüştür . Sözleşmeye konu senetlerin tamamında lehtar davalı olup, düzenleme tarihinin 24/06/2019 ve nakten kaydının yazıldığı, borçlu kısmında davacı ... Yönetim Kurulu kaşesinin ve kaşe üzerinde diğer davacı ...'ün imzası bulunduğu, kefil kısmında da davacı ...'ün isminin ve çift imzasının bulunduğu; 08/07/2019 vadeli bononun (1), 08/08/2019 vadeli bononun (2), 08/09/2019 vadeli bononun (3) ve 08/10/2019 vadeli bononun (4) nolu olarak numaralandırıldığı belirlenmiştir.Dava dilekçesinin ekindeki banka EFT dekontlarında davacının davalının hesabına 09/07/2019-21/01/2020 tarihleri arasında çeşitli tarih ve bedellerle toplam 159.000-TL ödeme yaptığı ve dekontlarda \"izolasyon malzemesi avans ödemesi\" açıklaması bulunmaktadır. Eldeki dava tarihi 18/10/2020 olup, davaya konu İstanbul .... İcra Dairesi'nin kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılacak takip 11/03/2020 tarihinde başlatılmıştır. Takipte 35.000-TL 08/07/2019 vadeli senet, 60.000-TL 08/08/2019 vadeli, 4.213,90-TL 08/07/2019 vadeli senet işlemiş faizi, 105-TL komisyon, 6.230,14-TL 08/08/2019 vadeli senet işlemiş faizi, 180-TL komisyon olmak üzere toplam 105.729,04-TL talep edildiği; ödeme emrinin davacılara tebliğ edildiği ve takibin kesinleştiği; istirdat talebi olarak davaya konu edilmiş davacının ...'ndaki hesabında haczedilmiş 604,10-TL'nin reddiyat işleminin 29/07/2019 tarihinde davalı-alacaklıya yapıldığı görülmüştür. Yargılama aşamasında alınmış mali müşavir bilirkişi raporunda, davalı şirketin ticari defterlerinde davalının davacı site yönetimine 10/07/2019, 20/07/2019, 30/07/2019, 10/09/2019 ve 20/09/2019 tarihlerinde toplam 253.419,72-TL bedelli 5 adet fatura kestiği; dava dilekçesinin ekinde dosyaya sunulan 14 adet dekont ile yapılan toplam 159.000-TL ödemenin ilgili tarihlerde davalının defterlerine işlendiği, davacıların davalıya elden yaptığını iddia ettiği 29.000-TL ödemenin davalı şirket kayıtlarında gözükmediği, icra takibinde 89/1 haciz ihbarnamesi gereği, davacı sitenin ... hesabındaki 604,10-TL'ye haciz konulduğu, 27/07/2020 tarihinde bu bedelin gönderilmesinin istenildiği ve takip tarihi itibariyle davalı şirketin alacağının 94.419,72-TL olduğunun belirlendiği ifade edilmiştir. Eldeki dava bonoya dayalı takip kapsamında menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Davalı davacının yaptığı 159.000-TL ödemeden sonra davacı tarafın 95.000-TL cari hesap borcu bulunduğu hususunda mutabık kaldıklarını, takibin de 95.000-TL asıl alacak üzerinden yapıldığını savunmuştur. Her iki taraf da davaya konu bonoların verilme sebebi teşkil eden temel ilişkiyi kabul ettiklerinden, davacı taraf artık temel ilişki sebebiyle davalıya borçlu olmadığını ispat etmek durumundadır. Bu nedenle davacılar vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği gibi, alacağın tespitinde bonolar ve davacının ödemeleri bakımından değerlendirme yapma imkanı bulunmamaktadır. Davacı, davalıya banka havalesiyle 159.000-TL ödediğini ispat etmiş, elden ödediği 29.000-TL'yi ise ispat edememiştir. Bilirkişi raporunda takip tarihi itibariyle, davalının 94.419,72-TL borçlu olduğu belirlenmiştir. Takipte ise davalı 95.000-TL asıl alacak olmak üzere, (95.000-94.419,72=) 580,28-TL fazla  talep ettiği; buna karşılık gelen 08/07/2019 vade tarihli bono bakımından da, fazla 69,77-TL işlemiş faiz talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece bu miktarlar gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Ayrıca davacılar vekili istinaf dilekçesinde, müvekkili ...'ün diğer müvekkili site yönetimi için kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi bulunmadığını iddia etmiş ise de, bu husus yargılama aşamasında ileri sürülmediğinden HMK'nın 357/1. maddesine göre dikkate alınmamıştır. Öte yandan gerekçede davacıların 580,28-TL borçlu olmadığı ve hüküm fıkrasının 3. bendinde bu miktar belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasının 2. bendinde bu tutarın \"858,28-TL\" ve 3. bentteki \"Davacılar\" ibaresi yerine \"Davalılar\" yazılması maddi hata olarak kabul edileceğinden HMK'nın  304/1. maddesi uyarında mahkemece her zaman tashih edilebileceğinden kaldırma sebebi yapılmamıştır.Açıklanan nedenlerle ve ileri sürülen istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacılar tarafından yapılan giderlerin kendileri üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,<br>HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026<br>\t\t\t\t<br>             <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"635457fb52774238","SID":"903d73a41c3dace1"}}