{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1539 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/405<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/06/2024<br>NUMARASI\t: 2021/278 ESAS,  2024/128 KARAR<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 11/03/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili markasının 1967 yılında yaratıldığını, ... ibareli markalarının Türkiye ve Dünya çapında müvekkili adına tescilli olduğunu, markalarının  Dünya çapında tanınırlığa ulaştığını, davalı taraf adına TPMK nezdinde ... ve ... numara ile tescilli markaların davalı tarafından tescil edildiği hiçbir sınıfta kullanılmadığını, davaya konu markalar nedeniyle müvekkilinin zaman zaman nispi ret tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, ayrıca ticari faaliyetlerinin kısıtlandığını, müvekkilinin ... markalarının gerçek hak sahibi olduğunu, davalının kötü niyetli olarak hareket ettiğini, müvekkilinin SMK kapsamında zarar gören sıfatına haiz olduğunu ileri sürerek davaya konu markaların kullanmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine, iptal koşullarının oluşmaması halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 1977 yılında kadın ve erkek hazır giyim sektöründe faaliyet göstermek üzere kurulduğunu, müvekkili adına tescilli markaların dava dilekçesinde sunulduğunu, Türkiye dışında da pek çok ülkede markaların tescilli olduğunu, davacının terditli olarak dava açmasının usulen mümkün olmadığını, davacının işbu dava bakımından hukuki yararının bulunmadığını, müvekkili şirketin dava konusu tüm markaları tescilli olduğu emtialarda kullandığını, hükümsüzlük talebi yönünden ise davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, davacının kötü niyetli olduğunu, tarafların ... ibareleri ile yıllardır aynı sektörde birlikte var olduklarını, davacının hali hazırda kullanmadığı bir markasını gerekçe göstererek Müvekkiline ait markaların hükümsüzlüğünü talep edemeyeceğini, öncelikle davacının ... ibareli markalarını kullandığını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  27/06/2024 tarih ve 2021/278 Esas - 2024/128 Karar sayılı kararıyla; ''...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, TPMK'dan gelen kayıtlar incelendiğinde davaya konu ...numaralı \"...\" ibareli, ... numaralı \"...\" ibareli, ... numaralı \"... şekil\" ... numaralı \"...\" ibareli, ... numaralı \"...\" ibareli, ... \"...\" ... numaralı \"...\" ibareli,  ... numaralı \"...\" ... \"...\" ... numaralı \"...\" ... \"...\" ... numaralı \"...\" ibareli, ... numaralı \"...\" ... numaralı \"...\" ibareli, ... numaralı \"...\" ... numaralı \"...\" ibareli, ... numaralı \"mr....\" ... numaralı \"...\" ... numaralı \"...\" ibareli, ...numaralı \"...\" ... numaralı \"...\" ibareli,  ... \"...\" ibareli, ... numaralı \"... classic\" ibareli, ...numaralı \"... şekil\" ibareli ve ... numaralı \"şekil\" ibareli markaların davalı adına kayıtlı olduğu, davaya konu ... numaralı \"...\" ibareli marka davalı adına tescilli iken 19/03/2021 tarihinde devir yoluyla dava dışı ... adına tescil edildiğinin anlaşıldığı, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde yukarıda belirtilen markaların tescil edildiği tarihten itibaren tescil edildiği gibi ciddi olarak kullanılmadığı beyan edilerek 6769 sayılı SMK'nun 9.ve 26.maddeleri kapsamında markaların iptalinin, iptal koşullarının bulunmaması halinde 6769 sayılı SMK'nun 6/3 ve 6/9 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının da bulunduğu beyan edilerek markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesinin talep edildiği,  ... numaralı \"...\" ibareli marka dışındaki diğer markalar yönünden inceleme yapıldığında 6769 sayılı SMK'nun 9/1 maddesinde tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceğinin düzenlendiği, davalıya ait markaların başvuru ve tescil tarihleri değerlendirildiğinde davanın açıldığı tarih itibariyle tescil tarihlerinden itibaren 5 yıllık sürenin geçtiği, bu nedenle davacının süre yönünden bu davayı açabileceği, markanın SMK'nun 9.maddesinde belirtildiği şekilde kullanıldığının ispat yükünün davalıda olduğu, davalı tarafça delil olarak reklam ve tanıtım amaçlı  hazırlandığı beyan edilen broşür ve katalogların, faturaların, dava dışı üçüncü kişilerle yapılan bayilik ve lisans sözleşmelerinin sunulduğu, sunulan deliller kapsamında kullanımların tespiti hususunda dosyada üç farklı  bilirkişi heyetinden rapor alındığı, kullanımların tespiti yönünden son iki heyetten alınan raporların uyumlu olduğu raporlar arasında çelişki bulunmadığı, davalı vekilince bilirkişiler tarafından davalının iş yerinde incelemeler yapılmadığı yönünde itirazda bulunulmuş ise de bilirkişilerce davalının iş yerinde inceleme yapılması durumunda inceleme tarihindeki durum ve kullanım tespit edilmiş olacak olup, bu davada davalı tarafça davaya konu markaların tescil tarihinden dava tarihine kadar olan kullanımlarını ispat etmesi gerektiğinden davalı vekilinin davalının iş yerinde inceleme yapılmadığı yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı, davaya konu markalar incelendiğinde markalarda ortak unsur olarak ... ibaresinin kullanıldığı, bu nedenle markaların birbirinden ayırt edici unsurunun ... ibaresinin yanına eklenen ibarelerle veya şekillerle birlikte marka ibarelerinin tamamı olduğu, SMK'nun 9/2-a maddesinde markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması halinde markanın kullanıldığının kabul edileceğinin düzenlendiği, yukarıda açıklandığı üzere davaya konu markaların ayırt edici karakterlerinin ... ibaresinin yanına eklenen ibare ve şekillerle birlikte markanın tamamının olduğu, bilirkişilerce davalının ticari defter ve faturalarının incelendiği, davalı tarafça bir kısım fatura suretlerinin de dosya içerisine delil olarak sunulduğu, faturalar incelendiğinde faturalarda davalının şirket ünvanın bulunduğu, şirket ünvanındaki ... ibaresinin ön planda daha büyük yazıldığı, fatura üzerinde markasal olarak \"... ...\" ibaresinin bulunduğu, satılan ürünlere ilişkin olarak ürün kodlarının ve türünün belirtildiği, satışı yapılan ürünler kısmında marka belirtilmediği, faturalarda davaya konu markaların ayırt edici karakteri değiştirilmeden kullanımının bulunmadığı yine delil olarak sunulan  reklam ve tanıtım amaçlı  hazırlandığı beyan edilen broşür ve kataloglar yönünden bu broşür ve katalogların ne zaman hazırlandığı ve kamuya sunulduğu tespit edilememekle birlikte broşür ve kataloglar incelendiğinde de yukarıda belirtilen markaların ayırt edici karakterleriyle kullanılmadığı, aynı şekilde davalı tarafça sunulan dava dışı üçüncü kişilerle yapılan bayilik ve lisans sözleşmelerin de davaya konu markaların ayırt edici karakterleriyle birlikte kullanımının bulunmadığı tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde ispat yükü üzerinde bulunan davalı tarafça davaya konu markaların SMK 9.maddesi kapsamında belirtildiği şekilde kullanıldığının ispat edilemediği, davaya konu markalardan  ... numaralı \"...\" ibareli markanın dava tarihinde davalı adına tescilli iken 19/03/2021 tarihinde devir yoluyla dava dışı ... adına tescil edildiğinin anlaşıldığı, davacı vekiline markayı devralan ...'na karşı davaya devam edilip edilmeyeceğinin sorulduğu, davacı vekilince ...'na karşı davaya devam etmeyeceklerinin beyan edildiği, davanın niteliği de değerlendirilerek bu marka yönünden açılan kullanmama nedeniyle iptal ve hükümsüzlük davaları yönünden  pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, bu marka yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmekte ise de davanın açıldığı tarihte markanın davalı adına tescilli olduğu, diğer markalar yönünden davanın kabulüne karar verildiği bu nedenle reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,<br> 1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... ve ... numaralı markaların kullanmama nedeniyle iptali ile sicilden terkinine,<br>2-TPMK nezdinde tescilli ... numaralı marka yönünden açılan kullanmama nedeniyle iptal ve marka hükümsüzlüğüne ilişkin davalar yönünden pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine,...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirket uhdesinde herhangi bir inceleme yapılmadığını, önceki bilirkişilerin örnek olarak dosyaya aldığı faturalar üzerinden eksik inceleme yapıldığını, dosya kapsamında alınan ilk bilirkişi raporunda, müvekkilin markaları aktif bir şekilde kullandığının tespit edildiğini, raporlar arasında çelişki söz konusu olduğunu,  dosya kapsamında alınan ilk bilirkişi raporunda, Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından, Müvekkil Şirket uhdesinde ticari defter ve kayıtlar incelenmiş olup, bu incelemenin neticesinde;-Müvekkilin 44 adet aktif şube ve perakende satış mağazası bulunduğu,-“...” ana unsur markasının yan unsurlar ile birlikte satışa hazır ürün, tedarik edilen malzeme, ticari belgeler, faturalar, reklam görselleri vb. tüm alanlarda kullanıldığı, Bu kullanımlara ilişkin yıllık ortalama maliyetin 2 Milyon TL olduğu, dolayısıyla marka ana unsuru ile tali unsurlarının ticari defter ve belge incelemesine göre “yoğun kullanım” koşullarını taşıdığı şeklinde görüş bildirildiğini, Hali hazırda, dava dosyasında Mali Müşavir tarafından yerinde inceleme yapılarak ticari evrakların incelendiği ve raporun tanzim edildiği dikkate alındığında, gelen raporun ne denli eksik ve hatalı inceleme mahsulü olduğu aşikar olduğunu, bu nedenle de Müvekkilin yalnızca ... ... markasını kullandığı, diğer markaları kullanmadığı hususu gerçeğe aykırı olduğunu, kullanmama nedeniyle iptal davalarında ispat yükü davalı üzerindeyken ve taraflarınca mağazalar kapsamında inceleme yapılması taleplerinin sayın mahkeme tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde yerine getirilmediğini, müvekkili şirkete ait marka tescillerinin hepsi 5 yıldan uzun süredir Türk Patent başta olmak üzere sair diğer ülkelerde de tescilli ve Müvekkili tarafından da bir fiil markaların ticaret hayatında kullanılmakta olduğunu, müvekkiline ait ... mağazalarında inceleme yapılması, buna ilişkin adreslerin bildirilmesi hususları gerçekleştirildiğini, herhangi bir hukuki gerekçe gösterilmeksizin, 30.05.2024 tarihli celsede talepleri karar verilmeksizin sözlü yargılama aşamasına geçildiğini, davacı yanın kötü niyetli olup, taraflar ... ibareleri ile yıllardır aynı sektörde birlikte var olduğunu, müvekkili şirket ile davacı yanın yıllardır aynı sektörde ... markaları ile birlikte faaliyet gösterdiğini, tüketicilerin her iki markanın da farklı işletmelere ait olduğunu bildiklerini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 16.10.2014 T. 2014/7482 E. 2014/15776 K. sayılı ilamında; \"Davacı markalardan kaynaklanan haklara tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve manevi tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davalının 1998, 2000, 2002, 2003 tarihli hazır cep+şekil, ...+şekil biçimindeki marka tescilleri söz konusu olup, her iki tarafa ait cep ibareli bu markaların 1998 ve 2000' li yıllardan dava tarihi olan 2013 yılına kadar yaklaşık 13 yıl boyunca bir arada kullanıldığı, bu kullanımlardan dolayı taraflar arasında herhangi bir nizanın meydana gelmediği, markaların piyasada aynı anda ve birlikte var oldukları, gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmelidir.\" Emsal olarak yer verilen Yargıtay kararı da dikkate alındığında, işbu durumun Müvekkil Şirket ve davacı açısından da gerçekleştiği aşikar olduğunu, nitekim müvekkili şirkette de uzun yıllardır ... ibaresini ticaret hayatında markasal olarak ve ticaret unvanı, işletme adı olarak bifiil kullanmakta olduğunu, kullanmama def'ilerinin incelenmediğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>Dava; Kullanmama nedeniyle marka iptali aksi halde hükümsüzlük talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne  karar verilmiştir. Karar davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.<br>İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 9/1. maddesinde tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği hükmünün düzenlendiği,  yapılan bilirkişi incelemesi ile davalı adına tescilli \"...\" esas unsurlu ... ve ...4 numaralı markaların ciddi kullanımının bulunmadığının tespit edildiği gibi ispat külfeti üzerinde olan davalı tarafından dosya kapsamına aksi delil sunulmadığı, davalı vekilince her ne kadar 12.05.2022 tarihli bilirkişi raporu ile sunulu diğer iki bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu ileri sürülmüş ise de; 12.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda yer alan veri ve görsellerin incelenmesinden, kullanımın tespit edildiği markanın davaya konu olmayan \"...\" ibareli markaya ilişkin olduğunun belirtildiği, bu kapsamda sunulu diğer raporlarla çelişki bulunmadığı, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu gibi terditli açılan davada, öncelikle asli talep hakkında hüküm kurulmuş olduğu dikkate alındığında, kullanmama nedenine dayalı iptal isteminin incelenmesinde \"sessiz kalma yoluyla hak kaybına\" dayalı savunma öz itibariyle ileri sürülemeyeceğinden davalı vekilince ileri sürülen istinaf taleplerinin esastan reddi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/03/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e928cfcc545d375d","SID":"364b1b3b5170261c"}}