{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 05/11/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas- ... Karar<br>DAVACI\t: ......  <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...  <br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ... <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 22/01/2026<br>YAZIM  TARİHİ\t: 23/01/2026<br>  Taraflar arasında görülen davada   Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas- ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA:Davacı vekili, davalı aleyhine Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında takip başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile  takibi durdurduğunu,  taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak müvekkili tarafından davalıya fatura kesildiğini, davalının borcu ödemediğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının  takibe konu  borcu takip doyasında belirtilen faiziyle birlikte ödemeye ve davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, davacının iddialarının yerinde olmadığını ve tüm taleplerinin  zaman aşımına uğradığını, taraflar  arasında beton alım satımı konusunda bir ticari ilişki bulunduğunu,  müvekkili şirketin yapılan  anlaşma  gereğince 750 metre küp betonun tamamını teslim almadan bedelin tamamını eksiksiz ödediğini ancak, davacı tarafından betonun teslim edildiği tarihlerdeki fiyatları üzerinden kötü niyetli olarak fiyat farkı faturası kesildiğini, davacı tarafından kesilen faturanın gerçek dışı ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu savunarak,  davanın reddi ile davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Mahkememizce Konya Vergi Dairesi Başkanlığı'na yazı yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. <br>Mahkememizce SMMM ...... 23/08/2023 tarihli raporunda sonuç olarak;  <br>her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahipleri lehine delil <br>olarak kullanılabileceği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 1 fatura hariç diğer faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterinde kayıtlı olmayan faturanın ise 800,00 TL <br>olduğu, <br>davalı tarafından davacı adına düzenlenen iade faturalarından 29.06.2022 tarih ve 275.584,70 TL’sinin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 2 adet 403.480,70 + 403.480,70 TL olmak üzere toplam 806.961,14 TL'lik iade faturasının ise davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, <br>davacı ve davalının düzenlemiş olduğu faturaların E fatura olması nedeniyle BS ve BA formlarında tarafların bildirim yükümlülüğü olmadığı için sistemde otomatik düzenlendiği bu nedenle tespit imkanının olmadığı, (Tarafların kendi iradeleri ile bildirme imkanlarının olmadığı) <br>tarafların ticari defterlerinde cari hesap ilişkisi olduğu, <br>tarafların defterlerinde ödeme ve iade kayıtlarının olduğu, davacı şirketin 2020-2021 ve 2022 yılı ticari defter kayıtlarına göre, davacının <br>davalıdan takip tarihi itibariyle 806.821,40 TL asıl alacağı olduğu, (Talep, 403.340,70 TL) <br>davalının ticari defter kayıtlarına göre davacıya takip tarihi itibariyle borcu <br>olmadığı, 159 01 Verilen sipariş ve avanslar hesabından bekleyen 150.800 TL alacağı olduğu, <br>şayet mahkemenizce, davalı tarafından davacı adına düzenlenen ve  davacı tarafından ticari deftere kayıt edilmeyen 2 adet iade faturası ile 320 14 LDR kendi <br>hesabından mahsup edilmek sureti ile ödenmiş gibi gösterilen hesapların, mahkemenizce <br>kabul edilmemesi durumunda, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle <br> 403.480,70 + 403.480,70 + 149.860,00 - 150.800,00 = 806.021,40 TL alacağı olabileceği <br>belirtilmiştir. <br>Yapılan yargılama sonunda Mahkememizin 20/10/2023 gün ve  ... Esas 2023/648 Karar sayılı ilam ile davacının davasının reddine karar verilmiş, karara karşı istinaf yoluna gidilmesi üzerine Konya BAM 6. HD'nin 17/04/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile Mahkememizin kararı kaldırılmış ve dava ... E. sıramıza kaydedilmiştir.<br>Konya BAM 6. HD'nin ... E. ... K. Sayılı ilamında özetle \"... Somut olayda, takibe konu edilen faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup, yukarıda açıklandığı üzere davalının takibe konu faturaları ticari defterlerine kaydetmesi, faturaya konu malın davalıya teslim edildiğine karine teşkil etmektedir. Davalının alacağa konu malların teslim edilmediğinin yada bedelin ödendiğinin ya da borcu ortadan kaldıran diğer nedenler bulunduğunu yazılı delillerle ispatlaması gerekmektedir. Bu çerçevede davalı tarafından davacıya kesilen  29.06.2022 tarihli 275.584,70 TL miktarlı, 08.07.2022 tarihli 403.480,70 TL miktarlı ve 21.07.2022 tarihli 403.480,70 miktarlı iade faturalarından   08.07.2022 tarihli 403.480,70 TL miktarlı ve 21.07.2022 tarihli 403.480,70 miktarlı iade faturalarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, her ne kadar   29.06.2022 tarihli 275.584,70 TL miktarlı iade faturası davacı ticari defterlerinde kayıtlı ise de; iade faturası düzenleme tarihi, takibe konu faturaların düzenlenme tarihlerinden önceki tarihli olduğundan, iade faturasının takibe konu faturalar nedeniyle kesilmiş olmasının mümkün olmadığı, bu itibarla davacının takip konusu alacağını ispatladığı, bunun aksinin ise davalı tarafça yazılı delillerle ispatlanamadığı, ancak davalı yemin deliline dayandığından, davalıya yemin delili hatırlatılarak sonucuna göre bir  karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından...\" şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.<br>Konya BAM kaldırma kararı sonrası davacı şirket temsilcisi Mahkememize çağrılmış ve usulüne uygun yemini yaptırılmıştır.<br><br>Mahkememizin ... Esas nolu dosyasında 17/10/2023 tarihinde; \"Somut olayda; davalı tarafça düzenlenen faturaya bağlı iş nedeniyle ödeme yapılmadığından bahisle, Konya .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında takip yapıldığı, yapılan takibe itiraz üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı, mahkememizce davacının alacağının tespiti amacıyla, davacı ve davalının ticari defterlerinin incelemesinin bilirkişi marifetiyle yaptırıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre; davacı şirketin 2020-2021 ve 2022 yılı ticari defter kayıtlarına göre, davacının <br>davalıdan takip tarihi itibariyle 806.821,40 TL asıl alacağı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre davacıya takip tarihi itibariyle borcu olmadığı,  <br>tarafların ticari defterlerinde cari hesap ilişkisi olduğu, yönünde tespitte bulunulduğu, bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere tarafların ticari defterlerinin bir birini doğrulamadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda  davalının ticari defterinde kayıtlı olmayan faturanın 800,00 TL <br>olduğu, denilmiş ise de, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunması nedeniyle ve davalının ticari defterlerine göre borç bulunmadığına yönelik kayıt bulunması nedeniyle, davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin iddiaları ispatlar mahiyette delil olmadığına karar verilmiş, davacının başka bir delil ile de davasını ispatlayamadığı kanaatine varılmakla, davacının davasının reddine karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Konya BAM. 6.HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı sonrası, davalı tarafa yemin deliline dayanılıp dayanılmadığı hatırlatılmış, yemin deliline dayanılması üzerine, davacı şirket temsilcisi tarafından usulüne uygun olarak yemin eda edilmiştir. BAM kaldırma kararında belirtildiği üzere; Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir.  Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez. Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükelleftir. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmamakla birlikte faturanın kabul edilerek ticari deftere kaydedilmiş olması ve faturayla ilgili olarak Vergi Dairesi'ne BA-BS bildirimi verilmesi faturaya konu malın teslim edildiğine veya hizmetin gerçekleştirildiğine karine teşkil etmektedir.<br>Somut olayda, takibe konu edilen faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup, yukarıda açıklandığı üzere davalının takibe konu faturaları ticari defterlerine kaydetmesi, faturaya konu malın davalıya teslim edildiğine karine teşkil etmektedir. Davalının alacağa konu malların teslim edilmediğinin yada bedelin ödendiğinin ya da borcu ortadan kaldıran diğer nedenler bulunduğunu yazılı delillerle ispatlaması gerekmektedir. Bu çerçevede davalı tarafından davacıya kesilen  29.06.2022 tarihli 275.584,70 TL miktarlı, 08.07.2022 tarihli 403.480,70 TL miktarlı ve 21.07.2022 tarihli 403.480,70 miktarlı iade faturalarından   08.07.2022 tarihli 403.480,70 TL miktarlı ve 21.07.2022 tarihli 403.480,70 miktarlı iade faturalarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, her ne kadar   29.06.2022 tarihli 275.584,70 TL miktarlı iade faturası davacı ticari defterlerinde kayıtlı ise de; iade faturası düzenleme tarihi, takibe konu faturaların düzenlenme tarihlerinden önceki tarihli olduğundan, iade faturasının takibe konu faturalar nedeniyle kesilmiş olmasının mümkün olmadığı, bu itibarla davacının takip konusu alacağını ispatladığı, bunun aksinin ise davalı tarafça yazılı delillerle ispatlanamadığı sonucuna varılmış, BAM kaldırma kararı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş....\" gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağa uygulanacak %20 icra inkar tazminatı olan  80.668,14 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br><br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ticari defterlerin incelenmesinde taraflar arasında cari hesap ilişkisi olduğu ve müvekkilinin usulüne uygun tutulan defterlerinde davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığının ve dolayısıyla davacının ticari defterlerinin kendi lehine delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığının görüleceğini ancak, mahkemece ticari defterlerin davacı lehine delil olarak değerlendirilip, davanın kabulüne karar verildiğini,  müvekkili şirketin Hotamış bölgesinde yapacağı 2 adet silonun beton temini için davacı şirket ile bağlantıya geçtiğini ve bunun sonucunda  taraflar ın m³'ü 200 TL'den 750 m³ betonun alımı için 150.000,00 TL bedel konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin 75.000,00 TL bedelli 2 adet çek keşide ettiğini,15/10/2020 tarihinde davacıya teslim ettiğini ve 750 m3'lük betonun henüz daha beton teslimatı başlamadan ödemesinin yapıldığını, davacının ticari defterlerine bu çekleri kaydettiğini, bu kayıt neticesinde müvekkiline 150.000,00 TL borçlu hale geldiğini, ardından bu bedeli 31.12.2020 tarihinde muhasebe kayıtlarında avans hesabına virman ettiğini, takip eden kayıtlara bakıldığında bu bedelin 14.4.2022 tarihinde avans hesabından 65.452,00 TL ve 30.6.2022 tarihinde de 84.548,00 TL olarak tekrar cari hesaba aktarıldığının görüldüğünü, dolayısıyla müvekkil şirketin ödeme yaptığı tarih itibariyle mal teslim almadığını ve cari hesaba göre alacaklı konuma geldiğini, tarafların müvekkil şirketçe henüz teslimat başlamadan ücreti peşin olarak ödenen betonun müvekkil şirketin Hotamış bölgesindeki silonun inşaatın başlamasıyla  muhtelif zamanlarda döküleceği konusunda anlaştıklarını, ihtiyaç durumuna göre davacı şirketin beton sevkiyatlarını 09/04/2022 tarihinden başlanılmak sureti ile 29/06/2022 tarihine kadar gerçekleştirdiğini,  özetlemek gerekirse 15/10/2020 tarihinde teslim aldığı ve tahsil ettiği çek karşılığında teslim etmesi gereken betonu 09/04/2022 ile 29/06/2022 tarihleri arasında, yaklaşık 18 ay sonra teslim etmeye başladığını, 20. ay itibarı ile de teslimi tamamladığını, davacı şirketin haksız olarak 18 ay evvel tahsil etmiş olduğu beton bedelini sanki 09/04/2022 tarihinde satılmış ve bedeli de bu tarihte alınmış gibi faturalandırmaya başladığını, teslimat tamamlandığında ise, müvekkili şirketi teslim tarihindeki beton fiyatları üzerinden borçlandırmak sureti ile 275.584,70 TL fazladan borçlandırdığını, davacının 22/06/2022 tarihli faturasına gelindiğinde 750 M3 alımın tamamlandığını, bu tarihten itibaren yapılan alımlar için güncel beton fiyatları üzerinden ödeme gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin de doğal olarak ödeme tarihi itibari ile anlaşılan bedelden fazla olan kısım için iade faturası düzenlemek sureti ile hesabı doğru hale getirdiğini, bu iadenin davacı şirket tarafından da kabul gördüğünü ve kendi defterlerine kaydedildiğini, mahkeme kararında her ne kadar iade faturalarının davacı şirket defterine kaydedilmediği belirtilmişse de bu hususun  gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirketin, davacı şirketçe kesilen usul ve yasaya aykırı faturaları yasal süresi içinde davacı tarafa iade ettiğini ve davacı tarafın da bu iade faturalarını kabul ederek kendi ticari defterine kaydettiğini, kaldı ki,  taraflar arasında cari hesap ilişkisi olduğu ve müvekkilin usulüne uygun tutulan defterlerinde de borç bulunmadığına dair kayıt bulunmasından dolayı davacının  ticari defterlerinin kendi lehine delil olarak değerlendirilmesinin  mümkün olmadığını, davacının defterlerinin geçerliliğini kaybettiğini, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın ödeme yapıldığı tarih ile betonun teslim tarihi arasında oluşan fiyat artışı olduğunu, davacının  ödeme tarihini görmezden gelmek sureti ile teslim tarihindeki beton fiyatı üzerinden faturalandırma yaptığını, müvekkili şirketin henüz 750 m³ betonun tamamını teslim almadan bedelini eksiksiz bir biçimde ödemesine rağmen davacının betonun teslim edildiği tarihlerdeki fiyatları üzerinden kötüniyetli olarak faturalandırma yaptığını  ancak, müvekkil şirketin, fiyat farklarını de içeren faturaya ilişkin herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının  fiyat farkı alacağı olarak kestiği ve müvekkil şirketçe iade edilen ve hiçbir şekilde kabul edilmeyen faturaları kendi defterine işlemesinin onun gerçekte alacaklı olduğunu göstermediğini, mahkemece yemin öncesinde değerlendirilmesi gereken somut delilleri olduğunu, öncelikle davacı tarafından edilen yeminin gerçeğe aykırı olması sebebiyle taraflarınca  kabul edilmediğini, tüm delilleri nazara alındığında davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Mahkemece daha önce verilen kararın Dairemizin ... E-... K. sayılı ilamı ile ''....Taraflar arasında, 01.11.2020 tarihi itibariyle başlayan hazır beton satışına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile 116.820,00 TL bedelli (02.07.2022 tarihli), 107.970,00 TL bedelli (06.07.2022 tarihli) ve 261.283,10 TL bedelli (30.06.2022 tarihli) faturalardan kaynaklı bakiye alacak için toplam 403.340,70 TL alacak yönünden ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine, itirazın iptali istemli eldeki davanın açıldığı, mahkemece yazılı şekilde karar verildiği görülmüştür.<br>Taraflar arasında satımdan kaynaklı olarak 01.11.2020 - 01.08.2022 tarihleri arasında ticari ilişki bulunduğu ve açık hesap usulü çalışıldığı ancak davacının icra takibinde yukarıda belirtilen faturalar yönünden alacak talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece  tarafların ticari defterleri üzerinden inceleme yapılmak suretiyle  mali müşavir bilirkişiden alınan 23.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda, takibe konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından, davacıya 29.06.2022 tarihli 275.584,70 TL miktarlı, 08.07.2022 tarihli 403.480,70 TL miktarlı ve 21.07.2022 tarihli 403.480,70 miktarlı iade faturası kesildiği, iade faturalarından   29.06.2022 tarihli 275.584,70 TL miktarlı iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu diğer iki iade faturasının ise kayıtlı olmadığı, davacının ticari  defterlerine göre davacının davalıdan 806.821,40 TL alacaklı, davalının ticari defterlerine göre ise davalının davacıya borcunun bulunmadığı tespitlerinin yer aldığı, görülmüş olup; mahkemece  davacının alacağını ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İspat yükü ile ilgili genel kuralı düzenleyen TMK’nın 6. maddesine göre; “Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” İspat yükü kenar başlıklı HMK’nın 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” <br>Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir.  Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez. Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükelleftir. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmamakla birlikte faturanın kabul edilerek ticari deftere kaydedilmiş olması ve faturayla ilgili olarak Vergi Dairesi'ne BA-BS bildirimi verilmesi faturaya konu malın teslim edildiğine veya hizmetin gerçekleştirildiğine karine teşkil etmektedir.<br>Somut olayda, takibe konu edilen faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup, yukarıda açıklanığı üzere davalının takibe konu faturaları ticari defterlerine kaydetmesi, faturaya konu malın davalıya teslim edildiğine karine teşkil etmektedir. Davalının alacağa konu malların teslim edilmediğinin yada bedelin ödendiğinin ya da borcu ortadan kaldıran diğer nedenler bulunduğunu yazılı delillerle ispatlaması gerekmektedir. Bu çerçevede davalı tarafından davacıya kesilen  29.06.2022 tarihli 275.584,70 TL miktarlı, 08.07.2022 tarihli 403.480,70 TL miktarlı ve 21.07.2022 tarihli 403.480,70 miktarlı iade faturalarından   08.07.2022 tarihli 403.480,70 TL miktarlı ve 21.07.2022 tarihli 403.480,70 miktarlı iade faturalarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, her ne kadar   29.06.2022 tarihli 275.584,70 TL miktarlı iade faturası davacı ticari defterlerinde kayıtlı ise de; iade faturası düzenleme tarihi, takibe konu faturaların düzenlenme tarihlerinden önceki tarihli olduğundan, iade faturasının takibe konu faturalar nedeniyle kesilmiş olmasının mümkün olmadığı, bu itibarla davacının takip konusu alacağını ispatladığı, bunun aksinin ise davalı tarafça yazılı delillerle ispatlanamadığı, ancak davalı yemin deliline dayandığından, davalıya yemin delili hatırlatılarak sonucuna göre bir  karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına...'' gerekçesiyle,  kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Dairemiz kaldırma kararı sonrası mahkemece, davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış ve davalı tarafça davacı tarafa yemin teklif edilmiş, davacı şirket yetkilileri tarafından yeminin eda edilmesi üzerine yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Bu durum karşısında, Dairemiz kaldırma ilamı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı ve bu itibarla, davalı vekilinin istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 27.552,20 TL harçtan, peşin alınan 6.888,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.664,15 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,<br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, <br>6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  22/01/2026  tarihinde oybirliği le karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br>...<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cff7ffe90c7ef945","SID":"0fcd485d91bc6e3a"}}