{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2026/195 <br>KARAR NO:2026/323<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:07/10/2020<br>NUMARASI:2017/133 Esas -  2020/217 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:05/04/2017<br>KARAR TARİHİ:07/10/2020<br>BİRLEŞEN DAVA:<br>DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:25/02/2026<br>Mahkememizden verilen 24.10.2024 Tarih 2021/56 Esas ve 2024/1537 Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.10.2025 tarih ve 2025/1129 Esas ve  2025/6019 Karar sayılı ilamı ile bozulmakla, dosyanın Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp duruşmalı olarak yapılan incelemesi sonucunda dosya ele alındı. <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ ASIL DAVADA DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin nakliyat sigorta poliçesi ile sigortaladığı emtiaların davalı ... Lojistik firmasının gerçekleştirdiği nakliye sırasında hasarlanması sonucu sigortalıya ödenen hasar tazminatının tahsili için taşıyıcı firma ile onun sigorta şirketi olan ... aleyhine İstanbul Anadolu 9 İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların borçlu olmadıkları iddiasıyla borca itiraz etmeleri sonucunda takibin durdurulduğunu, davalıların itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, zira sigortalı firma ... AŞ tarafından Almanya'dan satın alınan anten kablo şanzıman, civata, vida, somun, yakıt hortumu kelepçesi vb.üretim parçalarından oluşan emtiaların sigortalı alıcıya teslim edilmek üzere ... - ... plakalı tır ile nakliyesinin davalı ... Lojistik firması tarafından üstlenildiğini, ... Lojistikin sorumluluğunda bulunan ... plakalı dorsenin \"...\" isimli gemiye yüklendiğini, geminin Ege Denizinde seyri sırasında 14/03/2016 tarihinde emtiaların bulunduğu dorse üst raylı sistemin ve üst brandanın açılması sebebiyle denizden gelen dalgalar ile emtianın tamamının ıslanması sonucunda hasarlanmasına sebebiyet verildiğini, müvekkili şirkete yapılan hasar ihbarı sonrasında ekspertiz raporu düzenlendiğini, raporda nakliyeci ... Lojistik..AŞ'nin tam ve sağlam olarak almış olduğu emtiayı ıslak ve hasarlı olarak teslim etmiş olması nedeniyle hasardan sorumlu olduğunun değerlendirildiğini, bu şekilde emtia hasarının nakliye esnasında meydana geldiğinin raporda açıkça ifade edildiğini, davalı nakliye firmasının sigortalısı olan davalı ... Sigortanın da poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı taşıyıcıyla birlikte müştereken ve müteselsilen hasardan sorumlu bulunduğunu, müvekkili sigorta şirketinin ekspertiz raporu doğrultusunda 01/07/2016 tarihinde sigortalısına 426.686,88 TL hasar tazminatı ödediğini, böylelikle müvekkilinin TTK'nun 1472.maddesine göre davalılara rücu hakkının doğduğunu ileri sürerek davalıların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı ... ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının öncelikle sigortalısına ödeme yaptığını ispatlaması gerektiğini, taşımanın niteliği gereğince uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiğini, CMR konvansiyonunun ikinci maddesine göre kara taşıyıcısının deniz taşıyanının dayandığı sorumluluk hükümlerine dayanabilmesi için gerekli olan şartların mevcut olduğunu, emtia hasarı ... gemisinde taşımanın yapıldığı sırada ortaya çıkan şiddetli rüzgar neticesinde meydana geldiğinden müvekkilinin sorumluluğunun TTK'nun 1178 ve devamı maddelerine göre değerlendirilmesi gerektiğini, TTK'nun 1182/1-a maddesine göre denizin veya geminin işletilmesine elverişli diğer suların tehlike ve kazalarından ileri gelmesi halinde taşıyan ve adamları kusursuz sayıldığından anılan madde hükmüne göre müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, zira dava konusu zararın ... gemisinin seyri sırasında ortaya çıkan şiddetli fırtına nedeniyle meydana geldiğini, geminin 8-9 bofor şiddetinde kötü hava koşullarına maruz kaldığını, kara nakliyecisi olan müvekkilinin ve adamlarının dava konusu olayın gerçekleşmesinde herhangi bir fiillerinin bulunmadığını, sorumsuzluk konusundaki beyanları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin ancak TTK'nun 1186/1. maddesi uyarınca zarardan sınırlı sorumluluk hükümlerine göre sorumlu tutulabileceğini, diğer yandan CMR 17/2.maddesine göre de müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, şiddetli rüzgarın müvekkilinin önlemesine yada kaçınmasına olanak bulunmayan bir durum olduğunu savunarak davanın aktif husumet yokluğu ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davasını dayandırmış olduğu ekspertiz raporundaki tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, zira sözkonusu raporun tek taraflı olarak düzenlendiğini, CMR Konvansiyonu ve TTK hükümlerine göre yükleme, ambalaj ve istif sırasında yapılan hata ve noksanlıkların taşıyıcının sorumluluk kapsamı dışında kaldığını, bu nedenle yükleme, ambalaj ve istifin kim tarafından ve kimin sorumluluğunda gerçekleştiğinin tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusurlu olması ve kusuru oranında sözkonusu olduğunu, ayrıca sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin hükümlerin müvekkili sigorta şirketi bakımından da tatbik edilebileceğini, davanın TTK'nun 885 ve 1188.maddelerine göre zamanaşımına uğrayıp uğramadığının araştırılması gerektiğinin, takip talepnamesinde istenilen işlemiş faiz miktarının da fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>BİRLEŞEN  2018/26 ESAS SAYILI DAVADA DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde sigortalı emtiaların yüklenmiş olduğu ... plakalı dorsenin geminin açık güvertesinin en ön sırasına yüklenmiş olmasından dolayı davalı gemi donatanının hasardan dolayı sorumlu olduğunu, zira donatanın tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermeyerek taşımasını üstlendiği ve deniz suyunun teması ile mutlak sovtaj haline geleceği aşikar olan otomotiv üretim parçalarının deniz taşıması sırasında ıslanabileceğini, deniz suyunun emtiaya zarar verebileceğini gözardı ederek dorseyi geminin açık güvertesinin ön sırasına yükleyerek dava konusu zararın oluşmasına sebebiyet vermekle bu davlaının da TTK'nun 1178. maddesi gereğince sorumluluğunun doğduğunu, davalının takibe itirazının haksız olduğunu iddia ederek davalının itirazının iptali ile bunun yönünden de icra takibine  devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekillinin tedbirli bir taşıyandan beklenen tüm dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bu nedenle iddia edilen hasar nedeniyle kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, yükün içerisinde bulunduğu dorsenin geminin açık güvertesine yüklendiğini, kötü hava koşulları nedeniyle ... üzerindeki brandanın yırtıldığını, ... firmasının düzenlediği 14/12/2016 tarihli sörvey raporunda bu hususun tespit edildiğini, brandanın yırtılmasında müvekkile yüklenebilecek bir kusurun olmadığını, ... taşıma şartlarının güverte yüküne ilişkin 9.maddesinde güverte üstünde taşınan yükün kaybı, gecikmesi veya hasar görmesinden taşıyanın sorumlu olmayacağına ilişkin şart bulunduğunu, sözkonusu taşıma şartı nedeniyle de müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, aksinin kabulü halinde sınırlı sorumluluk miktarını aşan talebin reddi gerektiğini savunarak davanın reddi ile davacının % 20 'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"... davacının sigortalısı olan ... firmasının Almanya’dan satın aldığı muhtelif otomotiv parçalarının Almanya’dan İzmit’e ... plakalı dorse ile taşınması konusunda davalı ... Lojistik firması tarafından hamule senedi düzenlendiği, yükün İtalya’dan Türkiye’ye taşınmasının ise davalı ... İşletmelerine ait ... gemisi ile gerçekleştirildiği, taşınan eşyanın tesliminden sonra yapılan muayenesinde deniz suyuna maruz kalarak hasarlandığının tespit edildiği, bu durumda yükteki ıslanmanın deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin sabit olduğu, bu noktada kara nakliyecisi olan ... Lojistik’in sorumluluğunun belirlenmesi açısından Türkiye’nin taraf olduğu CMR hükümlerinin mi yoksa deniz taşıması için geçerli olan TTK hükümlerinin mi uygulanacağının belirlenmesi gerektiği, CMR konvansiyonunun 2.maddesindeki düzenlemeye göre yükün hasarlanmasında kara nakliyecisinin kusurunun bulunmadığının anlaşılması halinde bunun yönünden deniz ticareti hükümlerinin uygulanabileceği, bilirkişi kurulunun düzenlediği kök raporda taşımanın bir kısmının deniz yoluyla yapılacağı, satım ilişkisinin taraflarına bildirilmemiş olduğundan ... Lojistik’in kusurlu olduğu değerlendirilmiş ise de, rapor tarihinden sonra davalı tarafça dosyaya sunulan satış faturalarının taşıma methodu bölümünde “...” yani açık deniz kaydının yer aldığı, sözkonusu kayıttan yükün alıcısı ... firması ile satıcı Alman firmasının haberdar olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle taşımanın bir kısmının deniz yoluyla yapılmasından dolayı kara nakliyecisine kusur yüklenemeyeceği değerlendirildiğinden ... Lojistik'in sorumluluğu yönünden de TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.TTK’nun 1191.maddesinde, taşımanın bir kısmının veya tamamının bir fiili taşıyana bırakıldığı durumda akdi taşıyanın taşımanın tamamından sorumlu kalmaya devam edeceği hükmü sevkedilmiştir. Anılan yasa maddesine göre davalı ... Lojistik’in taşıma işinin bir kısmını kendisine bıraktığı davalı ...’nun kusuruyla ortaya çıkacak yük hasarından sorumlu olması gerektiği kabul edilmelidir. Teknik bilirkişiler tarafından yapılan değerlendirme sonucunda yurtdışından satın alınan emtianın içinde bulunduğu dorsenin ... gemisinin güvertesinde taşımasının TTK’nun 1151.maddesi kapsamında hukuka uygun olduğu, taşımanın yapıldığı rotada mevsim koşulları itibariyle karşılaşılabilecek hava ve deniz durumunun önceden öngörülmesinin mümkün olduğu, dolayısıyla taşıma sırasında sert rüzgar görülmesinin öngörülebilir ve olağan olduğu, geminin Türkiye’nin en büyük ... gemisi olması, geminin boyutu gözönüne alındığında zor hava şartlarında dahi seferine devam etmesinin beklenebilir bir durum olduğu, tüm bu değerlendirmeler sonucunda hasarın asıl sebebinin önceden tahmin edilebilen öngörülmesi mümkün olan şiddetli rüzgar ve hava şartları değil hava ve deniz durumuna uygun bir yüklemenin yapılmamasından kaynaklandığı, güvertenin ön bölümüne tamamı kapalı tentesiz dorselerin yerleştirilerek hasarın önüne geçilmesi mümkün olduğu halde üstü tende ile kaplı dava konusu dorsenin güvertenin ön sırasına yerleştirilmesinin yükün istifinde taşıyıcının ihmal ve kusurunun bulunduğunu ortaya koyduğu, bu nedenle davalı deniz taşıyanı ... meydana gelen hasardan dolayı TTK’nun 1178 ve devamı maddeleri gereğince sorumlu olduğu, taşımanın bir kısmını ...’ya bırakan ... firmasının da TTK’nun 1191.maddesi gereğince deniz taşıyıcısı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu kanaatine varılmıştır.Teknik bilirkişiler tarafından yükteki hasar miktarı 395.643,14 TL olarak tespit edilmiş olup, taşınan yükün niteliğine göre davalıların sorumluluğu açısından TTK’nun 1186.maddesinde düzenlenen sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiği, yükün ağırlığına göre sorumluluk sınırının ise 46.528,78 ÖÇH olduğu, özel çekme hakkı tutarının dava tarihindeki karşılığı 514.055,00 TL olup, bilirkişilerce tespit edilen 514.055,00 TL olan hasar bedeli sınırlı sorumluluk tutarının içerisinde kaldığından davalıların 395.643,14 TL tutarınca sorumlu oldukları kabul edilmiştir. Davacı sigorta şirketi sigortalısına 01/07/2016 tarihinde sigorta tazminatı ödediğinden bu tarihten takip tarihine kadar faiz talebinin yerinde olduğu, 395.643,14 TL 'nin bu dönem için belirlenen avans faizi 22.616,70 TL olarak tespit edildiğinden davacının rücu edebileceği tazminat miktarı 395.643,14 TL + 22.616,70 TL = 418.259,84 TL 'dir. ... Lojistik'in sorumluluk sigortacısı olan ...'nın sigorta limiti 5.000.000,00 Euro olup, tahsili gereken tazminat miktarı sigorta limitini aşmadığından ...'nın da diğer davalılar ile birlikte davacıya karşı 418.259,84 TL tutarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmakla, bu kanaat ışığında tüm davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile davalıların İstanbul Anadolu 9 İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki icra takibine vaki itirazlarının kısmen iptaline, bu kapsamda 395.643,14 TL asıl alacak, 22.616,70 TL işlemiş faizden oluşan toplam 418.259,84 TL'nin, bu tutar içerisindeki asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili için icra takibinin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, birleşen dosya davalısı ... vekilinin koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Asıl davada davalı ... AŞ istinaf başvuru dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın tebliğinin usulsüz olarak müvekkili şirket tarafından azledilen vekil Av....'a yapılmış olup, ilgili kararı 08.01.2021 tarihinde öğrenmiş olduklarını, Mahkemece verilen karar cevapları ve dosya içeriği yeteri kadar incelenmeden verilmiş hatalı bir karar olduğunu, 1 nolu davalı ... .... A.Ş., Müvekkil Şirkette 29.02.2016/2017 tarihleri arasında ... nolu ... poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili Şirket Sigortalısı 1 nolu davalının meydana gelen hasardan bir sorumluluğunun kabul edilemeyeceğini, zarara  “...” gemisi seyir halindeyken ortaya çıkan 8-9 bofor şiddetindeki ( hatta 10 bofora ulaşan)  fırtınanın sebebiyet verdiğini, Mahkemenin bu hususta TTK 1182/1-a hükmü gereği taşıyıcıların sorumluluğunun bulunmadığı yönünde değerlendirmek yerine davanın kısmen kabulüne karar vermiş olmasının hatalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, Mahkeme kararında açık güverteye dorsenin yerleştirilmesininin kusur nedeni olarak  tespit edilmiş olmasının hatalı olduğunu, davacının sigortalısı tarafından da taşıyana da herhangi bir bildirim yapılmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, Mahkeme tarafından tespit edilen zarar bedelinden muafiyet bedelinin düşülmediğini, işbu husus da karara dayanak tespitlerin sigorta hukuku ve tekniği bakımdan irdelenmediğini açıkça gösterdiğini, ilgili muafiyet bedeli uygulanmadan, teminat limiti ve klozlar değerlendirilmeden verilen karar hukuk aykırı olup kaldırılması gerektiğini, Mahkeme tarafından verilen kararda, ilamsız takipte yer alan işlemiş faiz miktarı kabul edilmiş olup işbu tutarın  fahiş olduğunu, açıklanan nedenlerle İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07.10.2020 tarihli,  2017/133 E. 2020/217 K. sayılı kararının kaldırılarak, istinaf incelemesi sonucunda davanın reddine karar verilmesi ve kararın icrasının durdurulmasını talep etmiştir. Asıl davada davalı... ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu olayın gerçekleşmesinde müvekkili Şirket’in hiçbir şekilde sorumluluğu ve kusuru bulunmadığını, zararın, müvekkili şirket de dahil olmak üzere taşıyanların üzerine düşen özen yükümlülüklerine yerine getirmesine rağmen meydana geldiğini, bu koşullar altında müvekkili şirketin TTK m. 1182/1-a uyarınca kusursuz sayılması ve zarardan sorumlu tutulmaması gerektiğini, Mahkemenin dava konusu emtiaların taşındığı dorsenin tentesinin kopmasına neden olan şiddetli rüzgar ve hava koşullarının öngörülebilir olduğunu, dolayısıyla zararın bu öngörülebilir hava koşullarına uygun bir yüklemenin yapılmaması nedeniyle meydana geldiğine kanaat getirdiğini, dosyada mübrez belgelerden de anlaşılacağı üzere “...” gemisi seyir halindeyken ortaya çıkan 8-9 bofor şiddetindeki fırtınanın zarara sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin dava konusu taşımaya elverişli bir araç tesis ederek basiretli taşıyan gibi davrandığını, dorse brandasının hasarlanmaması adına hava koşulları gözetilerek fırtına öncesinde ön ve arkasına spanzet vurulduğunu  ve geminin baş tarafından gelecek deniz serpintileri ve güverteye konulacak araçların maruz kalacağı rüzgarı azaltmaya yarayan siperlik konulduğunu, Mahkeme’nin kararına dayanak olan bilirkişi raporlarındaki, güvertenin ön bölümüne tamamı kapalı tentesiz dorselerin yerleştirilerek hasarın önüne geçilmesi mümkün olduğu yönündeki tespit ... taşımacılığının genel prensiplerine ve somut olayın özelliklerine göre uygulanabilir nitelikte olmadığını, müvekkil şirkete emtianın taşınması esnasında dikkat edilmesi gereken hususlara ilişkin herhangi bir talimat vermediğini, ...hiçbir tespit olmamasına rağmen müvekkil şirket tarafından tedarik edilen uyuşmazlığa konu dorsenin tentesinde daha önceden bir yırtık olduğunu iddia ettiğini, bu iddianın kabulünün kesinlikle mümkün olmadığını, eşyanın cinsi ve niteliği hakkında en iyi bilgi sahibi olan kişi davacının dava dışı sigortalısı olduğunu, taşımanın bir kısmının deniz yoluyla yapılacağını bilen ve bu yönde talimatta bulunan davacının dava dışı sigortalısı, deniz taşımasına uygun olacak şekilde daha özel bir ambalaj kullanması gerektiğini, bu hususun Mahkemece hiç değerlendirilmediğini beyanla istinaf taleplerinin kabulüne, Mahkeme’nin 7 Ekim 2020 tarihli ve 2017/133 E., 2020/217 K. kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve sair tüm sonuçların Davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davalı ... A.Ş.(... A.Ş.) vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından atanan  teknik bilirkişinin kök ve ek bilirkişi raporlarındaki görüşü ... taşımacılığının genel kurallarına aykırı olduğunu, Mahkemenin teknik bir konuda, sundukları uzman görüşünü ve beyanlarını dikkate almayıp yeniden bir bilirkişi incelemesi yapmaksızın hüküm vermesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin, Türk Ticaret Kanunu madde 1178 f.1 uyarınca tedbirli bir taşıyan olarak tüm dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, Mahkeme dosyasında alınan bilirkişi raporlarında ise açık güvertenin ön tarafına tenteli dorse yüklenmesinin deniz taşıyanının bir hatası olduğu ve açık güvertenin ön tarafına tentesiz dorse yüklense idi dava konusu hasarın meydana gelmeyeceği şeklinde ... taşımacılığının genel kurallarına aykırı bir değerlendirmede bulunulduğunu, bilirkişilerin kök raporlarında ... ilgilileri tarafından gerekli bildirim yapılsaydı iddia konusu hasarın oluşmayacağı kanaatinde olduklarını ancak bu halde tüm sorumluluğun gerekli uyarı ve bildirimleri yapmayan ... yetkililerine ait olduğunu tespit etmeleri gerektiğini, bilirkişi heyetindeki kaptan ...'in bilindiği kadarıyla ... gemilerinde kaptanlık tecrübesi bulunmadığını, mahkeme dosyasında mevcut uzak yol kaptanı ... tarafından düzenlenen uzman görüşünde de ayrıntılı olarak açıklandığı üzere Mahkemenin atadığı bilirkişi heyetince düzenlenen raporlarda ... taşımacılığına, dava konusu dorsede mevcut yırtığa, dorselerin niteliğine ve ...Taşıma Koşullarına uygun değerlendirme yapılmadığını, ayrıca dava konusu yüklemede taşıma sadece dorse olarak yapıldığını, dorse, eşek tabir edilen destek (dorse eşeği) üzerine oturtulduğunu, bu da dorsenin neden ilk sıraya yüklendiğini açıklar nitelikte olduğunu, dorse bir mafi trailer ile ilk sıraya getirildiğini  ve böylece daha sonra çekicisi ile yüklenecek araçların arızası nedeni ile bekleme ihtimali en aza indirildiği gibi diğer araçlara daha fazla manevra alanı bırakıldığını,Mahkeme dosyasında mevcut fotoğraflarda solda F/R üzerinde tank konteyner bulunduğunun görüldüğünü, bu tür yüklerin çoğunlukla tehlikeli yük sınıfında olduğunu, açıklanan nedenlerle İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.10.2020 tarihli, 2017/133 Esas 2020/217 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak birleşen davanın reddine dair karar verilmesini talep  etmiştir.<br>GEREKÇE:Asıl ve birleşen dava, uluslararası taşımaya konu yükün alıcısına hasarlı teslim edilmesi nedeniyle sigortalısının uğradığı zararı tazmin eden sigorta şirketi tarafından, ödediği zarar tutarını rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın davasıdır.Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı asıl dava yönünden davalılar vekilleri ve birleşen dosya yönünden davalı vekili, istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dairemizin 24.10.2024 Tarih 2021/56 Esas ve 2024/1537 Karar sayılı kararı ile asıl davada davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 346/1.maddesi gereğince usulden reddine, asıl davada davalı ... ... AŞ vekilinin  istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, birleşen davada davalı ... A.Ş'nin istinaf başvurusunun kabulü ile; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.10.2025 tarih ve 2025/1129 Esas ve 2025/6019 Karar sayılı ilamı ile; \" ...multi model taşımada TTK hükümlerinin uygulanabilmesi için değişik tür araçlar ile taşıma işini düzenleyen aynı Kanun'un 902. maddesindeki şartların kümülatif olarak bulunması gerekmektedir. Bu maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtildiği üzere TTK hükümlerinin uygulanabilmesi için gerekli olan şartlardan biri de uluslararası sözleşmelerde aksi yönde bir düzenlemenin bulunmamasıdır. Somut olay bakımında ise uluslararası kara yolu ile yapılan taşımaya ilişkin CMR'nin 2. maddesinde aksi yönde hüküm bulunmaktadır. İşbu  hükme göre “Mal yüklü taşıt, 14 üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde bu Sözleşme taşımanın tümü için uygulanır.”  Yani mal yüklü taşıt yüküyle birlikte gemiye bindirilerek taşımanın gerçekleşmesi halinde multi model taşımanın tümüne CMR hükümlerinin uygulanacağı anılan maddeyle düzenlenmiştir. Somut olayda  değişik tür araçlar ile gerçekleşen uluslararası taşıma yük gemiye bindirilirken ve gemiden indirilirken tırdan indirilmeden gerçekleştiğinden TTK'nın 902/1-d hükmü ve CMR'nin 2. maddesi hükmü uyarınca taşımanın tamamına CMR hükümleri uygulanmasının gerektiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca CMR hükümlerinin uygulanması suretiyle davanın çözümüne gidilmesi gerekirken, aksi düşünce ile TTK hükümleri uygulanarak uyuşmazlığın halli doğru görülmemiş..\" Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.Yargıtay bozma ilamı üzerine Dairemizce HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca duruşma açılmış, taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.Yargıtay bozma kararına uyulması halinde, bozma ilamı kapsamında inceleme yapılması ve karar verilmesi gerekir. Dosya kapsamından dava dışı  ... şirketi tarafından dava dışı sigortalı ... .... AŞ'ye satılan otomobil parçalarından oluşan  konsinye malın Gölcü- Kocaeli'de mukim alıcı ... Tesislerine 221.968,88 Euro bedel karşılığında fabrika teslimi esasına göre satıldığı, davalı ... ... AŞ tarafından düzenlenen 10.03.2016 tarihli ... numaralı CMR belgesine ve ... numaralı ilgili A.TR. belgesine dayalı olarak gönderen ... tarafından malların 10.03.2016 tarihinde Köln Almanya'da treylere yüklendiği, yükün Almanya'dan karayoluyla Lüksemburg üzerinden Avusturya'ya taşındığı, treylerin burada demiryolu taşımacılığı ile ... İtalya'ya sevk edilmek üzere trene yüklendiği, daha sonra treylerin ... limanından ... limanına deniz nakliyesi için ... (...) gemisinin açık güverte kısmına yüklendiği, geminin 15.03.2016 tarihinde ... limanında rıhtıma yanaştığı ve treylerin aynı tarihte Kocaeli'de bulunan alıcının tesisine taşınmak üzere gemiden indirildiği ve belirtilen tesise 17.03.2016 tarihinde ulaştığı anlaşılmaktadır.CMR Konvansiyonu'nun 2. maddesi, karma taşımacılığı düzenlemekte olup, karma taşımada kayıp, hasar veya gecikmenin karayolu ile taşıma sırasında meydana gelmesi durumunda söz konusu talepler CMR hükümlerine tabi olacaktır. Kayıp, hasar ve gecikmelerin taşımanın hangi aşamasında meydana geldiği tespit edilemiyorsa söz konusu talepler yine CMR ye tabi olacaktır. Buna karşılık mallar araçtan boşaltılmamış olsa dahi kayıp, hasar veya gecikmenin karayolu dışındaki taşımada (örneğin deniz yolu ile taşıma aşamasında) meydana geldiği biliniyorsa, kara taşıyıcısının sorumluluğu CMR hükümlerine tabi olmayacaktır. Bu durumda karayolu dışındaki taşıyıcı (gemi) ile gönderen arasında bir taşıma sözleşmesi yapılmış farz edilecek ve karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu hükümlere göre belirlenecektir. (Karayolu İle Milletlerarası Eşya Taşımacılığı Ve CMR, Doç. Dr. Ziya Akıncı )Somut olayda  değişik tür araçlar ile gerçekleşen uluslararası taşıma yük gemiye bindirilirken ve gemiden indirilirken tırdan indirilmeden gerçekleştiğinden TTK'nın 902/1-d hükmü ve CMR'nin 2. maddesi  hükmü uyarınca taşımanın tamamına CMR hükümleri uygulanmasının gerektiği anlaşılmaktadır.Dava dışı sigortalı ile davalılar arasında yapılmış yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmamakta ise de düzenlenen navlun faturalarına göre dava dışı ... A.Ş.'ye karşı  üstlendiği taşıma taahhüdünün deniz yolu taşımacılığına ilişkin kısmı  davalı ... AŞ'ye bırakılmış olduğundan davalı ... ... A.Ş. akdi taşıyan, davalı ... AŞ ise fiili taşıyıcı konumundadır. Somut olayda davalı ... ... A.Ş., davaya konu taşımada hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğini, taşıtanın kendisine deniz taşımaya ilişkin bir talimat vermediğinden deniz taşıyıcısı fiili taşıyıcıya bir talimat verilmediğini belirterek meydana gelen hasardan sorumlu olmadığını iddia etmiş ise de davaya konu taşımanın niteliği itibariyle TTK 902 ve devamı maddeleri uyarınca multi modal taşıma olmasına göre taşımanın tamamından davalı ... ... A.Ş. akdi taşıyan olarak sorumlu olup, ileri sürülen bu husus, CMR 17/2. maddesi uyarınca sorumluluğunu ortadan kaldıracak mahiyette değildir. Davalı ... ... A.Ş. vekili, ilk kez istinaf dilekçesinde ambalajlamanın yetersiz olduğunu ileri sürdüğü gibi hasarın, ambalaj eksikliğinden değil, davalının taşımaya konu emtianın bulunduğu üstü tente ile kaplı dorseyi deniz taşımacılığına uygun ve elverişli olmayan şekilde taşıttırmasından kaynaklandığı gözetildiğinde davalının bilgisi dahilindeki taşıma şartlarını gerçekleştirmemiş olmasına göre davalı ... ... A.Ş., taşınan emtiada meydana gelen hasardan sorumludur. Yargıtay bozma kararı kapsamında yapılan yargılama sonunda, dosyada mevcut deliller, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya mündericatı değerlendirildiğinde; asıl dava yönünden davalı ... A.Ş. hakkında Dairemizce verilen kararın kesinleştiği gözetilerek bu davalı  yönünden hüküm tekrarı yapılmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalıların İstanbul Anadolu 9.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki icra takibine vaki itirazlarının kısmen iptaline, bu kapsamda 395.643,14 TL asıl alacak, 22.616,70 TL işlemiş faizden oluşan toplam 418.259,84 TL'nin bu tutar içerisindeki asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili için icra takibinin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, birleşen davada Dairemizce verilen kararın temyiz incelemesine konu edilmeyerek kesinleştiği gözetilerek birleşen dava yönünden hüküm tekrarı yapılmak suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;<br>1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile davalıların İstanbul Anadolu 9.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki icra takibine vaki itirazlarının kısmen iptaline, bu kapsamda 395.643,14 TL asıl alacak, 22.616,70 TL işlemiş faizden oluşan toplam 418.259,84 TL'nin bu tutar içerisindeki asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili için icra takibinin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,<br>2-Birleşen davanın REDDİNE<br>3-Birleşen dosya davalısı ... vekilinin koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine, <br>4-Asıl dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 28.571,32 TL harçtan  5.464,41 TL peşin harcın  mahsubu ile bakiye 23.106,91 TL harcın  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,  <br>5-Asıl davada davacı tarafça yatırılan 5.464,41 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>6-Asıl davada davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan davanın kabul ve reddi oranına göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 37.728,18 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Asıl davada davalılar vekil ile temsil olunduğundan davanın kabul ve reddi oranına göre  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 5.127,77 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>8-Asıl davada davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 31,40 TL ilk harç, 361,50 TL posta gideri ile 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.392,90 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 11.456 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,  <br>9-Asıl davada davalı ... ... AŞ tarafından yapılan yargılama gideri olan 4,50 TL posta giderinin usul ekonomisi nazara alınarak bu davalı üzerinde bırakılmasına, <br>10-Asıl  davada taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin HMK'nın 333. Md. Ve gider avansı tarifesi 5. uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>11-Birleşen davada karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 427,60 TL harçtan 7.726,63 TL peşin harcın mahsubu ile arta kalan 7.299,03 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine <br>12-Birleşen davada davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına<br>13-Birleşen davada davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına<br>14-Birleşen davada davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4.maddesi gereğince tayin olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>15-Birleşen davada taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin HMK'nın 333. Md. Ve gider avansı tarifesi 5. uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>16-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;<br>Asıl dava yönünden;<br>a-Davalı ... A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istemi halinde iadesine,<br>b-Davalı ... A.Ş tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>c-Davalı ... ... AŞ tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 7.142,83 TL karar harcından, alınması gereken 28.571,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.428,49 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>d-Davalı ... ... AŞ tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Birleşen dava yönünden;<br>a-Davalı ... A.Ş'nin vekilince yatırılan istinaf karar harcının  kararın kesinleşmesi ve istemi halinde kendisine iadesine,<br>b-Davalı ... A.Ş tarafından  istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL ve posta masrafı  40,70 TL olmak üzere 189,30 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>17-HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesine temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/02/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f37bee2af3b9aa4c","SID":"d6253ee5db405e35"}}