{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  12. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2026/532 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2026/671 Karar<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN;<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t\t: 2026/29<br>KARAR NO\t\t: 2026/34<br>KARAR TARİHİ\t: 21/01/2026<br>KESİNLEŞME TARİHİ\t: 24/02/2026 <br>İNCELENEN KARARIN;<br>MAHKEMESİ \t: ÇEŞME 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t\t: 2025/46<br>KARAR NO\t\t: 2025/55<br>KARAR TARİHİ\t: 17/11/2025<br>KESİNLEŞME TARİHİ\t: 16/12/2025 <br>DAVA\t\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 18/03/2026<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ: 18/03/2026<br><br>\tİzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Çeşme 4. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmiş olmakla dosya incelendi;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ün ... isimli işletmesinde kahvaltı evi/ restoran işletmekte olup aynı zamanda işletmesinde ATV motor turları düzenlediğini, bu amaçla motorsiklet ticareti ile uğraşan davalı borçlu ... ile 4 adet ATV 300 model motorun 400.000 TL kaşılığında satışı hususunda anlaştıklarını, davacı müvekkilinin anlaşma gereğince 11.06.2024 tarihinde,.... Bankasından, davalının hesabına  4 adet TR ATV 300 ödemesi açıklaması ile 400.000 TL ödemede bulunduğunu,  satış sözleşmesine konu 3 adet ATV motorun 2 tanesinin; Çeşme 1. Noterliği huzurunda 12.06.2024 tarihinde 6080 ve 6081 Yevmiye numaralı sözleşme ile ...'ın akrabası olduğunu beyan ettiği ve talimatı üzerine ...'tan  devir ve tesliminin yapıldığını,1 adet ATV motorun ise; Çeşme 1. Noterliği huzurunda 12.06.2024 tarihinde 6082 Yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile ...'ın yetkilisi olduğu .... Şirketi'nden devir ve teslim olunduğunu, davalı tarafın en kısa sürede 400.000 TL'den kalan 190.000 TL'ye karşılık motor teslim edeceğini beyan etmiş ise de herhangi bir şekilde motor teslim edilmediği gibi, bir süre sonra telefonlarına da çıkmamaya başladığını, bunun üzerine davacı müvekkilinin İzmir 33. Noterliği aracılığıyla 19.09.2024 tarihinde davalı ...' a ihtaren borcun ifasına ilişkin tebliğ ettiği ihtarnamede; güveni sarsıldığından gelinen noktada artık davalının uhdesinde kalan 190.000 TL bedele karşılık ATV motor teslimini istemediğini, sözleşmeden döndüğünü, işbu nedenlerle davalı uhdesinde bulunan 190.000 TL'yi ihtarname tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde tarafına belirlenen banka hesabına gönderilmesini ihtar ettiğini, işbu ihtarnamenin davalı tarafa 10.09.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız yere icra takibine itiraz ederek takibi durduğunu beyanla, Çeşme İcra Müdürlüğü'nün 2024/1241 esas sayılı icra dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin tüm fer'ileriyle birlikte devamına, davalı borçlu aleyhine, dava konusu icra takibine kötüniyetle itiraz ettiği için alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçludan alınarak kendilerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, davacının, davalı müvekkilinden herhangi bir alacağı ve dahi başkaca bir ad altında herhangi bir alacak hakkı ve/veya alacağı bulunmadığını, davacının satışa ilişkin olarak tüm haklarını zamanında ve eksiksiz olarak  aldığını,  davacı tarafın da kabulünde 3 adet ATV davacıya satışı gerçekleştirilmiş olduğunu, bunların dışında bir alacaktan bahsedilemeyeceğini, geçerli bir sözleşmenin mevcut olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davanın açıldığı Çeşme 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce tarafların tacir oldukları ve aralarındaki anlaşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesinden kaynaklı olduğu, 6102 sayılı TTK'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirileceğinin belirlendiği anılan kanunun 5. maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun belirtildiği, 08/07/2021 tarih ve 31535 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin İzmir ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesi ile mahkemelerinin asliye ticaret mahkemesi sıfatının kaldırıldığı, görev kuralları kamu düzeninden olup, HMK'nin 114/1-c fıkrası uyarınca mahkemenin görevli olmasının dava şartlarından olduğu, yine HMK'nin 115/1 hükmüne göre mahkemenin görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetmesi gerektiği, görevli mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsiz kararı verilmiş ve bu karar 16/12/2025 tarihinde kesinleşmiştir.<br>Dosyanın gönderildiği İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce uyuşmazlığın satım sözleşmesine ilişkin olduğu, bu sözleşmenin TBK'da düzenlendiği ve bu nedenle davanın mutlak ticari dava olmadığı, davacı ve davalının gerçek kişi olduğu, bu kapsamda davanın nispi ticari dava olup olmadığının değerlendirilmesi için yazılan yazı cevaplarından da anlaşılacağı üzere tarafların ticaret siciline kayıtlı olmadıkları, davalının  Çeşme Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na kayıtlı esnaf olduğunun bildirildiği, Çeşme Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilen yazı cevabında davalının sözleşmenin düzenlendiği 2024 yılı itibari ile gayri safi iş hasılatının - 287.965,16-TL olduğu, 2024 yılı itibari ile bu tutarda zarar beyan edildiği,  213 sayılı  VUK 177/2.  Maddesi uyarınca davalının tacir olarak kabul edilebilmesi için 2024 yılındaki gayri safi iş hasılatının 690.000,00 TL'yi aşması gerektiği, davalının sözleşmenin imzalandığı 2024 yılı gelir beyannamesine göre esnaf sınırını aşmadığı, gerçek usulde gelir vergisine tabi ikinci sınıf mükellef olduğu, tacir olmadığı, her iki taraf tacir olmadığından davanın nispi ticari dava olmadığı, davalının araç satım sözleşmesinin tarafı olan satıcı şirketin yetkilisi olduğu ancak davada ilgili şirketin taraf olarak gösterilmediği, davalı olarak  ...'ın gösterildiği, davalı ...'ın şirketi ortağı ve yetkilisi olmasının davalıya tacir sıfatı kazandırmayacağı, davalının tacir olmadığı,  bu nedenlerle davanın nispi ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, açılan davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiş ve kararın 24/02/2026 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br>Dava, satım akdinden dolayı yapılan ödemeye rağmen malın teslim edilmediği iddiasıyla ödenen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Ticaret Mahkemelerinin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/1. Maddesinde; \"Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.\" ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır.<br> Ticari davalar ise TTK 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1. maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır.<br>Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nun 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.<br>Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. <br>Somut olayda uyuşmazlığın satım sözleşmesine ilişkin olduğu ve satım sözleşmesinin TBK'da düzenlendiği ve bu nedenle davanın mutlak ticari dava olmadığı, davacı ve davalı tarafın gerçek kişi olduğu bu anlamda davanın nispi ticari dava olup olmadığının değerlendirilmesi açısından dosya kapsamında bulunan cevabi yazılara göre tarafların ticaret siciline kayıtlı olmadıkları davalının Çeşme Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na kayıtlı esnaf olduğunun bildirildiği, Çeşme Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün  cevabi yazısına  göre davalının 2024 yılı gelir vergisi beyannamesinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 178.maddesine istinaden işletme usulüne göre defter tuttuğu, işletme esasına göre dönem içinde 289.965,16 TL zarar beyan edildiği, 213 sayılı VUK 177/2 maddesi uyarınca davalının tacir olarak kabul edilebilmesi için 2024 yılındaki gayrisafi iş hasılatının 690.000,00  TL'yi aşması gerektiği, davalının 2024 yılı gelir beyannamesine göre gerçek usulde gelir vergisine tabi 2.sınıf mükellef olduğu, tacir olmadığı her iki taraf tacir olmadığından davanın nispi ticari dava niteliğinde olmadığı, davalı tarafın davalının yetkilisi olduğu şirket olmayıp davalı olarak ...'ın gösterildiği ve açılan davada görevli mahkemenin Çeşme 4. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle Çeşme 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.<br>KARAR: 6100 sayılı HMK'nun 21 ve 22. maddeleri gereğince Çeşme 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, <br>Dosyanın yargı yeri belirlenmesi talep eden mahkemesine iadesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/03/2026<br><br>\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1c94d9e63f27a7ca","SID":"718da58b353c2feb"}}