{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1328 <br>KARAR NO:2026/184<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:12/07/2021<br>NUMARASI:2020/298 Esas -  2021/516 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden  Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/02/2026<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı .... A.Ş. İle davalı arasında ticari iş ilişkisi çerçevesinde cari hesap oluştuğunu, bu cari hesaptan dolayı davalının davalıya 7.212,52 TL borcu bulunduğunu, davalı şirketin davalıya olan borcu için İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazı sebebiyle takibin durduğunu, bu sebeplerle itirazın iptaline ve hukuki dayanaktan yoksun yapılan itiraz sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekilinin 23/11/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalıyı şirket ile davacı yan arasında 01.12.2015 tarihli atıştırmalık tedarik sözleşmesi akdedildiğini, davalıyı ile davacı yan arasındaki ticari ilişki kapsamında uzun yıllar boyu süre gelene cari hesap ilişkisinde düzenlenmiş olan tüm faturalar herhangi bir aksaklık veya temerrüt yaşanmaksızın davalıyı şirketce ödendiğini, davalıyı şirket muhasebe standartları gereği, Tedarikçi/davacı yan tarafından düzenlenen faturalarda yer alması gereken kriterlere dair bilgilendirme ticari ilişkinin en başında davacı yana iltetildiğini, bu kriterlere uygun fatura düzenlenmemesi halinde ise faturaların davalıyı şirketçe iade edileceği yine aynı bildirim ile belirtildiğini, davalıyı şirket cari hesabında kayıtlı bulunan ve mal ve hizmet alımlarına ilişkin ticari ilişkide tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, iletilen tüm faturaların ödemesinin yapıldığını, davalıyı şirkete gönderilen bakiyeye dayanak fatura numaralarının da davalıyı şirkete tebliğ edilmediğinin anlaşıldığını, pek çok kez davacı şirket yetkililerine mail ortamında, alacak iddiasına dayanak fatura numaralarının davalıyı şirkete gönderilmediği, kontrollerin sağlanması gerektiği iletildiğini ancak cevap alınamadığını, davacı tarafından davalıyı şirkete gönderilen gerçeğe ve usule uygun faturalar davalıyı şirket kayıtlarına alındığını ve ödemesinin yapıldığını, davalıyı şirketin davacıya dava tarihi itibari ile hiçbir borcu bulunmadığını, davacının haksız alacak iddiası ile dava ikame etmesi nedeni ile ayrıca kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, bu sebeplerle, davacının davasının yetkisiz mahkemede ikame edilmiş olması nedeni ile usulden reddine, davacının haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddine, davacının %40tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin 07/07/2020 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın tebligatın usulen vekile değil, asile yapılması gerektiğini belirterek itiraz ettiğini, ancak aynı zamanda dava dilekçesinin davalı şirkete de yapıldığını ikrar ettiğini, dava dilekçesinin usulüne uygun olarak davalı asile, tebliğ edildiğini, süreler açısından davalı şirkete tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerektiğini, davalı tarafça yetki itirazında bulunulduğunu, davalı tarafça işbu itirazın iptali davasına konu İstanbul 32. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına da yetki itiraz bulunmadığını, davalı tarafın, faturalara ve hizmete ilişkin itirazlarının gerçeği yansıtmadığını ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline ve hukuki dayanaktan yoksun yapılan itiraz sebebiyle %20 icra inkar tazminatına karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" , Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, takip talebine itirazın iptaline ilişkindir. İİK m.67’de \"Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir\" hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu İstanbul 32.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; Alacaklısının ... A.Ş.  olduğu, borçlusunun ... A.Ş olduğu, takip konusu alacak miktarının 7.212,52TL, takibin ilamsız icra yoluyla takip olduğu, ödeme emrinin borçluya 30/12/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, borçlunun 02/01/2020 tarihinde İcra Müdürlüğü'ne itiraz dilekçesini sunmuş olduğu ve takibin İİK m.66 gereğince durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce resen görevlendirilen Mali müşavir ...'in 18/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"...davacı ... tarafından İstanbul 32. İcra Dairesi'nin ... Sayılı İcra Dosyası ile 7.252,12 TL cari hesap bakiyesi nedeniyle takip başlatıldığı, taraflar arasındaki ticari ilişkin uzun yıllara dayandığı ve yıllar itibariyle tarafların mutabık olmadıkları, davalı ...'nın kayıtlarında olup, Davacı ...'in kayıtlarında olmayan 3.810,46 TL tutarındaki iade faturalarının tevsik edici belge niteliğinde olduğu, Davacı ...'in yasal defterlerindeki 4.572,78 TL ve 1.069,77 TL tutarlı tek taraflı kayıtların ekinde tevsik edici belgeye rastlanılmadığı, taraflar arasındaki cari hesabın düzenlenmesi sonucu 100,95 TL fark oluştuğu ancak bu farkın geçmiş yıllardaki hesaplama farklarından kaynaklandığı, davacı ...'in Davalı ...k'den bu durumda alacağının olmadığı,...\" yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve davanın reddine...\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin alınan kararına dayanak bilirkişi hesaplamasına göre davanın reddine karar vermiş olup, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, bir faturaya itiraz usulünde noter marifetiyle fatura aslının tanzim eden satıcıya iade edilmesi gerektiğini, davalı tarafın sadece iade faturası düzenleyerek davalı tarafından  düzenlenen faturalara itiraz edemeyeceğini, bu yöndeki itirazların dikkate alınmadan, dosya kapsamındaki bilirkişi raporundaki hatalı hesaplamaya göre karar verilmesi hukuki dayanaktan uzak olduğunu,  kararının kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; uyuşmazlık konusu, davanın ispatlanmış olup olmadığı,  bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olup olmadığı noktalarındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında, \"cari hesap alacağı\" sebebine dayalı olarak 7.212,52 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 26.12.2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.Tarafların incelenen ticari defterlerine göre, davacı ... tarafından İstanbul 32. İcra Dairesi'nin ... Sayılı İcra Dosyası ile 7.252,12 TL cari hesap bakiyesi nedeniyle takip başlatıldığı, taraflar arasındaki ticari ilişkin uzun yıllara dayandığı ve yıllar itibariyle tarafların mutabık olmadıkları, davalı ...'nın kayıtlarında olup, Davacı ...'in kayıtlarında olmayan 3.810,46 TL tutarındaki iade faturalarının tevsik edici belge niteliğinde olduğu, Davacı ...'in yasal defterlerindeki 4.572,78 TL ve 1.069,77 TL tutarlı tek taraflı kayıtların ekinde tevsik edici belgeye rastlanılmadığı, taraflar arasındaki cari hesabın düzenlenmesi sonucu 100,95 TL fark oluştuğu ancak bu farkın geçmiş yıllardaki hesaplama farklarından kaynaklandığı, davacı Sanset'in Davalı ...'den bu durumda alacağının olmadığı tespit edilmiştir.Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altındadır (HMK 190).  Bu  temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Somut olayda, taraflar arasında 01.12.2015 tarihli Satıcı Firma Sözleşmesi imzalanmış, davacı taraf davalıdan  7.212,52 TL cari hesap alacağı için icra takibi yapmış olup, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 7.212,52 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı, davacının kayıtlarında olmayan 3.810,46 TL tutarındaki iade faturalarının davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının defterlerinde kayıtlı olmayan davacının defterlerinde bulunan, davacı tarafından yapılan tek taraflı  4.572,78 TL ve 1.069,77 TL tutarlı kayıtların bulunduğu tespit edilmiş olup, her ne kadar davalı tarafından düzenlenen davacının defterlerinde kayıtlı olmayan 3.820,46 TL tutarlı iade faturalarının, tevsik edici belge olarak benimsenerek davacının alacağından düşülmüşse de, bu faturaları tevsik edici herhangi bir belge sunulmadığı,  salt iade faturası düzenlenmesi  ve bu faturaları dayanağı herhangi bir belge sunulmamış olması nedeniyle, söz konusu iade faturalarının dayanağının davalı tarafından ispatlanamamış olduğundan davacının alacağından düşülmeden, davacının defterlerinde  bulunan tek taraflı  4.572,78 TL tutarlı kaydın da dayanağı davacı tarafından ispatlanmadığından bu kaydı da tevsik edici herhangi bir belge sunulmadığından, davacının defter ve kayıtlarına göre 7.212,52 TL alacaktan 4.572,78 TL'nin düşülmesinden sonra 2.639,74 TL'ye hükmedilmesi gerekirken Mahkemece hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.Eldeki davada, dava konusu fatura alacağı likit (belirlenebilir) olup, hükme esas alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluştuğundan  icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.İİK'nın 67/2. Maddesinde itirazın iptali davasında, (...) takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir.Hukuk Genel Kurulunun 23.03.1974 tarihli ve 1971/8-143 E., 1974/262 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere dava açan kişinin  kötüniyetli olması, yani hiçbir hakkı olmadığını bilmesi ya da durumu icabı bilmesi gerektiği hâlde sırf aleyhine dava açtığı kişiyi ızrar kastı taşıması gerekmektedir. Kendisini haklı bilerek dava açan kişinin davasının reddedilmesi hâlinde maddenin uygulanması düşünülemez(Yargıtay HGK'nın 08.04.2021 tarih ve 2017/1-1228 E. -  2021/443 K. sayılı kararı). Eldeki davada her ne kadar  davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamamıştır. Bu haliyle davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmadığından, davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davanın reddine yönelik Mahkemece verilen karar isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde  karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında davalının 2.639,74TL'lik kısmına yönelik yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin asıl alacak 2.639,74-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>2-Davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinini kabulü ile asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 527,94-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,<br>4-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan  davacı  tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 123,18 TL harcın,  mahsubu ile eksik  608,82 TL  karar harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan  123,18 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan 90,50 TL posta, tebligat masrafı, 800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 890,50 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 325,91 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince tespit olunan 2.639,74-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince tespit olunan 4.572,78 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden, 483,11 TL'sinin davalıdan,836,89 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>10-Artan gider avansının karar kesin olduğundan  HMK 333. Madde ve  Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, <br>11-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;<br>a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,<br>b-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 365,23 TL harcın, alınması gerekli olan 1.460,89 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.095,66 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>c-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 52,00 TL olmak üzere toplam272,70 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.05/02/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"16ae4f6284c9c3f6","SID":"a062f410d83ee403"}}