{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1320 <br>KARAR NO:2026/181<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:30/05/2022<br>NUMARASI:2020/28 Esas -  2022/411 Karar<br>DAVA:Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/02/2026<br>Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı aleyhine taraflar arasında akdedilen 18/10/2018 tarihli sözleşme uyarınca verilen hizmet nedeniyle kesilen faturaya dayalı icra takibi başlatıldığını, davalı itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının her ne kadar icra müdürlüğünün yetkisine itiraz etmiş ise de, sözleşme ile taraflar arasında doğabilecek tüm ihtilafların İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinde çözümleneceği konusunda yetki anlaşması bulunduğunu, dava dışı .. Gayrimenkul ...'ın gerçek kişilere ait ticari işletmesi ile davalı arasında ... Ankara adresindeki mukim komple bina niteliğindeki taşınmazın kiralanmasına ilişkin Kiralama Komisyon Sözleşmesi imzalandığını, akdedilen sözleşmenin 2.maddesi uyarınca davalının taşınmazın kiralanması konusunda anlaşma sağlanması halinde dava dışı ... ...'a kira kontratının imzalanmasından sonra 110.000 TL+KDV komisyon bedeli ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, temlik eden dava dışı... ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin aynı günü davalı tarafından komisyon sözleşmesine konu binanın kiralanması konusunda mal sahibi konumunda olan ....A.Ş ile 18/10/2018 tarihli kiralama ön sözleşmesi imzalandığını, davalının işbu sözleşmeyi imzaladıktan daha sonraki aşamada temlik eden 3.kişi şirket ile arasında bulunan kiralama komisyon sözleşmesini bertaraf etme iradesi ile kendisi ile bağlantısı olan ... ... A.Ş'nin 20/03/2019 tarihli kira sözleşmesinin tarafı olarak gösterdiğini, ... Ürünleri şirketinin şu anki yetkili temsilcisi...'in ... Ürünleri şirketinin eski yetkilisi konumunda olduğunu, ayrıca davalının, davacıyı ve dava dışı 3.kişiyi aradan çıkartma iradesi gerçekleştirmiş olduğu 20/03/2019 tarihli kira sözleşmesinde kefil olarak gösterilen ...A.Ş'nin yetkili temsilcisinin davalı olarak gözüktüğünü, davacı ile asıl alacaklı ... ... gerçek kişilere ait ticari işletmesi arasında 01/04/2019 tarihi itibarı ile alacağın temliği sözleşmesi imzalandığını, buna göre... ticari işletmesinin davalıdan olan 110.000 TL +KDV değerindeki Kiralama Komisyon Sözleşmesi alacağını davacıya temlik ettiğini, alacak için muhatabının davalı olduğu fatura kesilerek Bakırköy ...Noterliğinin 19/04/2019 tarihli ihtarnamesi ile davalıya tebliğ edildiğini, faturanın davalı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt koyulmaksızın teslim alındığını, davalı ile dava dışı 3.şirket ... Grupun adreslerinin kapı numaraları haricinde aynı olduğunu, gayrimenkulun maliki konumunda bulunan ....A.Ş.ve ... Grup arasında akdedilen 20/03/2019 tarihli kira sözleşmesi içeriğinde alt kira yasağı ile ilintili herhangi bir hüküm bulunmadığını, mezkur sözleşmede alt kira yasağının bulunmamasının ticari teamüllere ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalı şirket adına kayıtlı menkul, gayrimenkul ve 3.kişiler üzerindeki hak ve alacakları üzerine takdiren teminatsız olarak ve İİK. 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz konulmasına, davanın gayrimenkulün maliki konumunda bulunan ....A.Ş.ye ihbarına, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu komisyon sözleşmesinin iki nüsha olarak akdedildiğini, her iki nüshada da sözleşmenin 2.maddesi kısmına aynı el yazısı ile parantez içerisine alınarak kira kontratı imzalandıktan sonra) aracıya komisyon ödeneceğini tarafların birlikte kabul ettiklerini, 6098 Sayılı T.B.K.madde 520.maddesine göre taraflar bunu belirlememiş olsalardı dahi simsarın ücrete hak kazanması için simsarlık ettiği sözleşmenin kurulması gerektiğinin zikredildiğini, davalı ile dava dışı kiralayan arasında bir kira sözleşmesi kurulmamış olduğundan söz konusu simsar temlik edenin de ücrete hak kazanmadığını, 18/10/2018 tarihli ....A.Ş.ile imzalanan sözleşmenin kira kontratı mahiyetinde olmadığını, davalı firmanın söz konusu gayrimenkulu kiralamadığını, davalının bu sözleşmeyi imzalayarak bir bağlanma beyanında bulunmuş olup sözleşmenin konusu olan kiralamanın gerçekleşmediğini, bağlanma sözleşmesi yapıldıktan sonra tarafların özel şartlarda anlaşamadığını ve kira kontratı yapılmadığını, söz konusu gayrimenkulu bambaşka bir firma kiralamış olup şu anda bu firma tarafından kullanıldığını, davalı ile kiralayan dava dışı ... ...A.Ş.ile hiçbir organik bağ veya bağlantı bulunmadığını, tamamıyla farklı olarak ticari hayatını sürdüren iki firma olduklarını, gayrimenkul kiralama sözleşmesinde alt kiraya ilişkin hususların taraflarca serbestçe belirlenebilir mahiyette hususlar olduğunu, davacının iddia ettiği gibi davalının bu gayrimenkulu kiralayan dava dışı firmadan kiraladığı gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davalının yetkilisi ...'in dava dışı kiralayan firmanın eski yetkilisi olduğu beyanının da gerçek dışı olduğunu, söz konusu dava dışı firmaların gayrimenkul kira sözleşmesinde dava dışı ... Ürünleri'nin kira sözleşmesine kefil olmasının da davacının iddialarını ispat eder bir durum olmadığını, nitekim bu firmanın da ticari hayatını devam ettiren başka bir firma olduğunu, bu kira sözleşmesinde bir an için davalı firmanın kefil olarak bulunduğu varsayılsa dahi kiralama sözleşmesinin dava dışı başka bir firma ile yapılarak başka bir firmaya gayrimenkulün kiralandığı durumunu değiştirmeyeceğini, takip dayanağı fatura ve temlik sözleşmesini davalının 24/04/2019 tarihinde Ankara ... Noterliğinin ... numaralı ihtarı ile faturaya itiraz ettiğini, söz konusu temlik sözleşmesini de kabul etmediğini beyan ettiğini, yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, bu nedenlerle davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" , temlik eden dava dışı ...  ... ile davalı arasında 18/10/2018 tarihinde Kiralama Komisyon Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin 2.maddesi ile kiralayanın anlaşmayı sağlayan aracıya anlaşmanın imzası anından itibaren 110.000 TL+KDV komisyon ödemeyi kabul ettiği, söz konusu maddenin üstünde el yazısı ile kira kontratı imzalandıktan sonra ifadesinin yer aldığı, alacağını davacıya temlik eden simsarın, davalı ile dava dışı mal sahibi ....A.Ş yetkilisini bir araya getirdiği,  davalının beyanına göre, davalı taraf komşusu  ....A.Ş.'ye taşınmazın kiralık olduğu bilgisini verdiği, sözleşmenin imzalandığı aynı gün yani 18/10/2018 tarihinde ....A.Ş.ile davalı arasında ....A.Ş.adına ...'e ait olan Kiralama Komisyon Sözleşmesine konu taşınmazın hastane olarak davalı tarafınca kiralanması işi konulu ön kiralama sözleşmesi imzalandığı, sözleşme ile davalının binayı aylık kira bedeli olan 110.000 TL+KDV olarak kiralamayı kabul ettiği,   dinlenen davacı tanığı; 2017-2019 yıllarında davalı ve dava dışı ... ile ... şirketlerinin genel müdürlüğünü yaptığını, dava konusu taşınmazın komisyon ödenmemesi için davalı ile organik bağı olan ...'e kiralandığını, üç şirketin tamamının yönetiminin ... Hastanesinden yapıldığını, şirket sahiplerinin..., ... ve ... olduğunu beyan etmiş, dosya içerisine alınan vergi kayıtları ve  ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, davalı ile dava dışı ... şirketinin faaliyet alanı aynı olup, faaliyet adreslerinin de aynı binada olduğu, ... şirketinin adresinin ... Çankaya/Ankara olarak bildirildiği, İlksen Söyler'in 3 yıllığına yönetim kurulu üyesi seçildiği, davalı adresinin ... Çankaya/Ankara olup şirket kurucunun... olduğu, kira sözleşmesinde kefil olan ...şirketinin kanuni temsilcisinin..., şirket kurucusunun davalı şirket olduğu, davalı ile şirketler arasında organik bağ bulunduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı tarafça ....A.Ş.nin vergi numarasının ... olup adresinin ... Yenişehir/Diyarbakır olduğu, ....A.Ş.'nin ise vergi numarasının ... olup adresinin ... Çankaya/Ankara adresi olduğu, kiralamanın bu firma tarafından yapıldığı, ...'in ....A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olup bu firmanın yargılama ve yargılama konusu ile alakası olmadığını beyan etmekle birlikte dosyaya ekli 20/07/2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde kiracının adı ....A.Ş., vergi numarası ..., adresi ... Çankaya/Ankara olarak yazıldığı, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 30/09/2020 tarihli cevabi yazısında ... sicil numarasına kayıtlı ....A.Ş.'nin vergi numarasının ... adresinin  \"... Çankaya/Ankara\", yetkilisinin ... olduğu yine mahkememizce dosya içerisine alınan 17/04/2015 tarih ... sayılı ticaret sicili gazetesinde ... sicil  numarasıyla kayıtlı ... vergi numaralı ....A.Ş.de ...'ın müdür olarak temsil yetkisinin sona erdiği, ...'in 3 yıllığına yönetim kurulu kurulu başkanı olarak seçildiği bu itibarla söz konusu kira sözleşmesinde adı geçen ... firmasıyla incelenen firmanın ticaret sicil kayıtlarının ve vergi numarasının birebir örtüştüğü,  davalı tarafça bildirilen firmanın ise vergi numarasının ... olup, 08/03/2017 tarih ... sayılı ticaret sicil gazetesinde şirketin ... Kızılay/Ankara olan adresinin ... Diyarbakır adresi olarak değiştirildiği anlaşılmakla davalı vekilinin itirazlarına itibar edilmemiştir. Sonuç olarak, taraflar arasında düzenlenen 18/10/2018 tarihli \"Kiralama Komisyon Sözleşmesi\"nin 2.maddesi ile  kararlaştırılan ücretin davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine varılmış olup, talep edilen ihtar masrafına dair belge sunulmadığından davanın kısmen kabulü ile, davalı tarafından yapılan itirazın 129.800 TL asıl alacak ve 10.546,25 TL işlemiş faizi üzerinden kısmen iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına,  alacak belirlenebilir olduğundan asıl alacak tutarının (129.800 TL'nin) İcra İflas Kanununun 67/2 maddesi uyarınca %20' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazı kiralayan firma ile diğer firma arasındaki isim benzerliğine dikkat etmek gerektiğini, çünkü mahkemece iki firmanın birbirine karıştırıldığını, mahkeme gerekçeli kararında ... Şirketi'nin ticaret sicil kayıtlarının olmadığını beyan ettiğini, oysaki mahkemeye firmaya ait bilgilerin yazılı olarak bildirilmiş ve ticaret sicil kaydı örneğinin de yargılama esnasında sunulduğunu, firmanın Ankara Çankaya Vergi dairesine bağlı olup VKN: ... olduğunu, adresinin ise ...  Çankaya /Ankara olduğunu, kayıtları var olan bir firmaya ilişkin kayıt yok denilerek verilen hükme itibar edilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda dava ile alakası olmayan firma ile kiralama yapan firmanın ticaret sicil kayıtlarının karıştırıldığını, bu denli büyük ve önemli bir  karışıklık üzerine hazırlanan bilirkişi raporuna itibar etmenin mümkün olmadığını, davacı tarafından gönderilen faturaya noter kanalı ile itiraz ve iade edildiğini, raporda ise aksine itiraz edilmemiş denildiğini,  açıklanan nedenlerle İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/28 Esas 2022/411 Karar sayılı ilamının istinaf incelemesi sonrasında ortadan kaldırılmasına, açılan davanın ve davacının tüm taleplerinin reddine, haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak başlatılan icra takibine müteakiben yine aynı kötü niyetle açılmış bulunan dava bakımından, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile ücret-i vekaletin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan komisyon alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı ile dava dışı şirket arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, davacı simsarın komisyon ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Bakırköy 24. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında, \"11.04.2019 tarih ve ... nolu fatura, Temlikname, ihtarname ve sözleşmeden kaynaklanan alacak\" sebebine dayalı olarak 129.800,00 TL asıl alacak, 10.546,25 TL faiz, 361,76 TL ihtar mas. olmak üzere toplam 140.708,01 TL alacağın tahsili istemiyle 30.09.2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı taraf, sözleşmenin sonradan doldurulduğunu savunmuştur.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 520/1. Maddesine göre, simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. Anılan maddenin 3. Fıkrasına göre ise, taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04.02.2020 Tarih,  2017/13-543 Esas ve 2020/64 Karar sayılı ilamında, simsarın ücret alacağının doğumu için şu şartların birlikte gerçekleşmesinin gerektiği tespit edilmiştir: <br>a) Simsarın aracılık ettiği asıl sözleşmenin iş sahibi (vekâlet veren) ile üçüncü kişi arasında kurulması gerekir. Bu şart, iş sahibinin, kendisine teklif olunan üçüncü kişilerle sözleşme yapmayı sebepsiz olarak reddetmesi hâlinde de gerçekleşmiş sayılmalıdır. Ücret alacağının doğumu için, bu sözleşmenin ifa edilmesi gerekli değildir.Taraflar, asıl akit kurulmamış olsa bile, ücret ödenmesini kararlaştırabilecekleri gibi ücretin, sözleşmenin ifa edilmesi durumunda ödeneceğini de kararlaştırabilirler.<br>b) Asıl sözleşmenin kurulması ile simsarın faaliyeti arasında nedensellik ilişkisi bulunmalıdır. TBK bu şartı, \"yaptığı faaliyet sonucunda\" sözleriyle ifade etmiştir (m. 521/1). Bu şartın aksi de kararlaştırılabilir.<br>c) Anılan Kanun’un  523. maddesinde (BK m. 407) düzenlenen ve simsarın ücret ve giderlere ilişkin alacağının kaybı sonucunu doğuracak durumlardan birinin gerçekleşmemesi gerekir. (Yavuz, C.: Borçlar Hukuku Dersleri Özel Hükümler, 9. Baskı, İstanbul 2011, s. 604 vd).18.10.2018 tarihinde Dava dışı  ... ... ile davalı  .... A.Ş. arasında, dava dışı ... A.Ş. 'nin maliki  olduğu,... adresinde bulunan taşınmazın kiralanması konusunda  Kiralama Komisyon Sözleşmesi imzalanmış olup,  aynı gün ... A.Ş. İle davalı  .... A.Ş. arasında Ön Kira Sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı dava dışı  ...'dan 25.02.2019 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesi ile dava konusu alacağı temlik almıştır.Kiralama Komisyon Sözleşmesinin, 2. maddesinde kiralayan bu anlaşmayı sağlayan aracıya anlaşmanın imzası anından itibaren 110.000,00 TL +KDV komisyon ödemeyi, kabul, taahhüt ettiği düzenlenmiştir.20.07.2019 tarihinde dava dışı malik  ... A.Ş. ile dava dışı  ... A.Ş. arasında ... adresinde bulunan taşınmazın  aylık 110.000,00 TL +KDV kira üzerinden 10 yıllık kira sözleşmesi imzalandığı, dava dışı ... A.Ş.'nin kira sözleşmesine kefil olarak imzaladığı  görülmüştür.  20.07.2019 tarihli Kira Sözleşmesinin, ... vergi numaralı,  ... Çankaya/Ankara adresinde bulunan, ... A.Ş. ile yapılmış olup, yetkilisi ...'dır. Mahkeme gerekçesinde adı geçen ..A.Ş ile davalı şirketin   ticaret sicil kayıtlarının ve vergi numarasının birebir örtüştüğü, kanaatine varılmış ise de  ... vergi numaralı ....A.Ş.de ...'ın müdür olarak temsil yetkisinin sona erdiği, ...'in 3 yıllığına yönetim kurulu başkanı olduğu, söz konusu şirketlerin iki ayrı şirket olduğu anlaşıldığından mahkemenin bu tespiti hatalı bulunmuştur.Somut olayda, taraflar arasındaki Kiralama Komisyon Sözleşmesinde, herhangi bir süre belirlenmemiş olup, sözleşmede, söz konusu taşınmazın davalının, kan veya sıhri akrabaları, ortağı, yöneticisi veya çalışanı olduğu şirket, şirketin iştirakleri veya ortakları ya da müşteri ile belirtilen ve benzeri yollarla organik bağ kanıtlanmasa dahi, gayri resmi ilişki veya akrabalık derecesinde olmasa da kişisel yakınlığı kanıtlanan 3. kişi tarafından kiralanması durumunda da davacı aracılığı ile görülmüş sayılacağı ve bölge ortağının komisyon ücreti talep hakkı kazanacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmaması  karşısında, 18.10.2018 tarihli Kiralama Komisyon Sözleşmesinden sonra, dava konusu taşınmazın 20.07.2019 tarihinde, dava dışı malik ... A.Ş. tarafından dava dışı ... A.Ş. 'ye kiralanmasında, davacının taşınmazın kiralanmasına aracılık ettiği ve komisyon alacağına hak kazandığı kabul edilemeyeceğinden, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.İİK'nın 67/2. Maddesinde itirazın iptali davasında, (...) takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir.Hukuk Genel Kurulunun 23.03.1974 tarihli ve 1971/8-143 E., 1974/262 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere dava açan kişinin  kötüniyetli olması, yani hiçbir hakkı olmadığını bilmesi ya da durumu icabı bilmesi gerektiği hâlde sırf aleyhine dava açtığı kişiyi ızrar kastı taşıması gerekmektedir. Kendisini haklı bilerek dava açan kişinin davasının reddedilmesi hâlinde maddenin uygulanması düşünülemez(Yargıtay HGK'nın 08.04.2021 tarih ve 2017/1-1228 E. -  2021/443 K. sayılı kararı). Eldeki davada her ne kadar takip haksız ise de davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamamıştır. Bu haliyle davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece  davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,<br>3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 732,00 TL'den dava açılırken yatırılan  54,40 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 677,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5- Davalı tarafından yapılan 50,00 TL tebligat, posta gideri yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen kısım için, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,<br>8-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 .maddesi  ve  Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana iadesine <br>9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;<br>a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,<br>b-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 54,00 TL olmak üzere toplam 274,70TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>d-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.05/02/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"60ddc55234ef8873","SID":"7f260606d76ac654"}}