{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/90 <br>KARAR NO: 2026/242<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/10/2021<br>NUMARASI:2020/69 Esas -  2021/685 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/02/2026<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin 6493 Sayılı “Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun” kapsamında kurulan ve ...'nin 30.06.2016 Tarih ve 6930 Sayılı Kararı ile faaliyet izni aldığı bir ödeme kuruluşu olduğunu, sanal pos ile e.ticaret firmalarına kolay ve güvenli ödeme hizmeti ve ödeme yönetim platformu sunduğunu, böylelikle de e ticaret firmaları ortamında müvekkili şirket tarafından sağlanan teknolojik altyapı sayesinde kredi kartlarından ödeme kabul edildiğini, yapılan ödemelerin görüntülenip iptal yada iadelerininin gerçekleştirebildiğini, tüketiciler tarafından yapılan ödemelerin yetkili ödeme kuruluşu olan müvekkili şirketin banka hesaplarına ödenmekte olduğunu, müvekkili Şirket Komisyon kesintisi sonrasında kalan tutarları Müşteri hesaplarına gönderdiği, davalı/borçlu Elektronik ticaret alanında faaliyet gösterdiğini, bu sitede tekstil ürünleri ve aksesuarları satışa sunduğunu, davalı/borçlunun ödeme hizmetlerinden faydalanmak üzere müvekkili şirkete başvuruda bulunduğunu,... adlı internet sitesi ve ilgili diğer belgelerin incelenmesi akabinde başvurusunun kabulü ile 04.08.2016 tarihinde “sanal pos kullanım sözleşmesi” imzalanıp onaylanarak ödeme hizmetlerinden yararlanmaya davalının internet sitesi üzerinden tüketicilerin / kart hamillerinin rızası hilafına işlemler gerçekleştirildiğini, söz konusu ödemeleri kendileri tarafından gerçekleştirmeyen tüketiciler: ödemeleri kendi kartları ile yaptıklarından Uluslararası Kredi Kartı (...) ve Bankalararası Kart Merkez (BKM) kuralları kapsamında kartlarını aldıkları bankalara harcama itirazlarında (...-ters itiraz talebi) bulunduklarını, söz konusu harcama itirazlarının nedeni, işlemlerin kart hamilleri tarafından yapılmaması olduğunu, gelen harcama itirazlarına ilişkin batıka bildirim e.postaları (Ek.CD içeriğinde) Harcama İtirazlarına ilişkin Prosedürün müvekkili şirketin lisanslı bir ödeme kuruluşu olarak bankalardan sanal pos tedarik ettiğini, tedarik edilen Sanal POS'ları kendi üye işyerlerine/müşterilerine kullandırdığını, tedarik edilen sanal pos'lar açısında müvekkilinin üye İşyeri, müvekkilin üye İşyerleri ise alt üye işyeri konumunda olduğunu, bu nedenle POS'lar üzerinden gerçekleşen ödeme işlemlerinde müvekkili sadece aracılık eden konumda olmasına rağmen bankalara karşı sorumlu olduğunu, müvekkili bankalara karşı sorumluluğu nedeniyle sanal pos kullanım sözleşmesi ile satışı gerçekleştiren alt üye işyerlerine aynen yansıttığını, tüketicilerin harcama itirazlarının olumlu sonuçlandığında banka satışı gerçekleştiren müvekkili şirket olmamasına rağmen üye İşyeri olarak müvekkili sorumlu tuttuğu, ve 6 Müvekkili şirket de işbu sorumluluğu kendi müşterisi alt üye işyerine yansıttığını, kart hamili bankasına yapılan harcama itirazlarına ilişkin bedellerin müvekkili şirketten tahsil edildiğinde ödenen işbu bedellerin de alt üye işyeri konumunda olan davalı/borçlunun derhal ödemesi gerektiğini, sektörde kartlı ödeme yöntemleri ile ödeme hizmeti sunan benzer firmaların harcama itirazları da bu şekilde bir işleyiş içinde olduğunu, harcama itirazları sonrasında müvekkili şirket, davalı/borçludan söz konusu itirazlara ilişkin bankalara cevap verilebilmesi için bilgi talebinde bulunulduğunu, davalının 108 adet ürün satışı, tüketicilerin harcama itirazı nedeniyle iptal edildiğini, tüketicilerin harcama itirazlarına karşı yapılan itirazlardan 5 tanesi kabul edilerek iptal edildiğini, 103 adet harca itirazı için bankalar tarafından bu ödemelere aracılık eden müvekkili şirket hesabına harcamama itirazlarına konu tutarlar borç kaydedildiğini, müvekkil şirket toplamda dava konusu 182.026,87 TL maddi zarara uğradığı, müvekkili şirket ile davalı arasındaki sanal pos kullanım sözleşmesinin 7.2 maddesinde “sistem ortağı” olarak bankalar tanımlandığını, İnternet sitesinde, şüpheli işlem gerçekleştirilmesi ile tüketicileri mağdur eden davalı/borçlu, harcama itirazlar da ödemek zorunda kalan müvekkil şirketi de mağdur ederek zarara uğrattığını, müvekkili şirket nezdinde söz konusu harcama itirazları sebebi ile sözleşmenin 7.3 maddesi gereğince bloke edilmiş 148.331,38 TL 'sı bulunduğunu, davalı/borçlunun icra dosyasına itirazına bahsi geçen işbu miktar, harcama itirazlarının taraflar arasında imzalanan SANAL TL'den mahsup edilmek suretiyle müvekkili şirketin davalı/borçludan 33.695,39 TL alacağı bulunduğunu, davalı/borçlunun İstanbul 34.İcra Md ... Sayılı icra takibindeki alacağının Sözleşme gereği ticari faiz işletileceğini, takibe yapılan haksız gerçeğe aykırı itirazın iptaline, davalı aleyhine 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davanın kabulüne, davalı/borçlunun İstanbul 34.İcra Md. ... sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline, kötü niyetli davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına bükmedilmesine, yargılama giderleri, vekalet Ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin internet üzerinden yurtdışına satış yapan hazır giyim firması olduğu,... müvekkile ait site olduğunu, davacı, elektronik ortamda satış yapan internet siteleri ile anlaşmada, müşterilerin sanal ortamda yaptığı ödemeleri ilgili finans kuruluşlarından sistem ortağı olarak aldığı ve bu bedelleri belli bir komisyon karşılığında satıcılarına aktardığını, yani davacı şirket finans kuruluşlarından temin ettiği Sanal Pos Cihazları aracılığı ile müşterilerin yapmış oldukları ödemeleri satıcılara aktarına noktasında faaliyet gösterdiğini, somut olayda, yurt dışı müşteriler müvekkili şirketin WEB sayfasından yer alan ürünlerden satın alacakları ürünlerin ödemeleri için müvekkilin WEB sitesi ile bağlantılı olan davacının ödeme sayfasına yönlendirildiğini, davacı tarafından kontrol edilip uygun gördüğünü sistem tarafından müvekkili şirkete bildirildiğini, malın gönderilebileceği yönünde onay verdiğini, müşterinin kredi kartı bilgilerini girmesi ile artık davalı şirket sürecin içinden çıktığını, müvekkili şirket ödemenin başarılı olduğunu, siparişin onaylandığı yönündeki bildirimi davacı şirketten beklediğini, onay geldiği takdirde, ürün hazırlığı yapıldığını,  mümkün olan en kısa sürede ürün kargoya verildiğini, müvekkiline ait internet sitesinden değişik tarihlerde ve değişik müşteriler tarafından alışverişler yapıldığını, ve bir takım ürünler sipariş verildiğini, müvekkili davacı onayı ile siparişleri hazırlayıp kargoya verdiğini, gönderdiği ürünlere ilişkin sözleşmede karartaştırıları süre içinde müvekkili banka hesabına aktarılmamış toplamda 148.331,38-TL  bakiyenin davacıdan alacaklı durumda olduğunı, iş bu müvekkilinin alacağının müvekkil banka hesabına aktarılması için başvurduğunu, ancak yapılan işlemlerde şüphe olduğunu, harcama itirazlarının bulunduğunu, ödeme itirazlarından 33.695.51 TL'lık müvekkilinin borçlu bulunduğu ifade edildiğini, İstanbul 34 İcra Md'den 39.397.20 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine ve işlemiş faiz ve ferilere itiraz ile işbu davayı açtığını, davacı iddiaları asılsız ve talebi haksız olup davanın reddi gerektiğini, davacı yapılan bir çok alışverişe ilişkin ödemelerin şüpheli olduğu hakkında hiçbir bilgi vermediğini, hatta davalı müvekkili şirket kartların şüpheli olduğunu, davacının sair itirazlarını onaylanmış siparişlere ilişkin bedellerin zamanında müvekkili şirket hesabına aktarmamış olması üzerine davacı şirkete müracaat ettiğinde davacı çalıntı kartlara karşı kendi sistemi içinde gerekli önlemeleri alıp, araştırma yapması ve kartların çalıntı olup olmadığı yönünde teknik altyapıya sahip olması gerektiğini, davacı sorumluluğun gereklerini yerine getirmediğini, müvekkilin davacı ile çalıştığı süre içindeki satış ödemelerinin % 90'nın çalıntı kartlarla yapıldığını, bu durum davacının yetersiz olduğunun kanıtı olduğunu, bu alanda faaliyet gösteren diğer şirketlerde, müvekkili ile çalıştığı ... üzerinden yapılan satışlarda firma gelen siparişlerin çoğunu eleyerek ödeme kartlarının çalıntı yada şüpheli tespiti halinde ödeme kabul edilmemekte ve sipariş gönderilmesine onay vermediğini, davacı şirket ödemelere itiraz edildiğini, ürünlerin kargoya verilmemesi gerektiği yönünde hiçbir uyarıda bulunmadığını, siparişler onaylandığı tarihten uzun bir süre sonra siparişler hazırlanıp kargoya verildiğini, ödemenin yapıldığı siparişin onaylandığını, aynı zamanda hiçbir uyarı gelmediğini, bir durumda irünlerin kargoya verilmesi olağan ve hatta olması gereken durum olduğunu, davalı müvekkili şirket ödemeleri başarılı gözüken, siparişi onaylanmış alışverişlere ilişkin irünleri kargoya vermiş ancak bunlara ilişkin bedeller davacı şirket tarafından ödenmediğini, davacının sözleşmeye aykırı olarak kargoya verilen ürün bedellerinin müvekkile ödenmemesi nedeniyle, ürünlerin nüvekkili şirketten çıkmış olmasından kaynaklanan zararı söz konusu olduğu bu alacağın ferileri ile birlikte her türlü vasal ve hukuki hatların davacı ihmalkarlığından ve ağır kusurundan müvekkilin sorumlu olmasının mümkün olmadığını, davacının kusur ve hatta müvekkilin alacaklı olduğu bir durumda davacı şirketin alacaklı olduğunu iddia etmesi haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle de davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiği, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olamamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet Ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...taraflar arasındaki hukuki ihtilafın davacı yanın 18/04/2018 tarihinde davalı borçlu aleyhine İstanbul 34 İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile; 39.397,20-TL tutarlı alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalı yanın takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunduğu, taraflar arasında imzalanan 04.08.2016 tarihli sanal pos kullanım sözleşmesi kapsamında E Ticaret yapan davalının ... ve ... adlı Web sitesi üzerinden İnternet yoluyla kartlı alışveriş yapan kart hamili tüketicilerden satılan mal bedellerinin tahsil edildiği, taraflar arasında imzalanan  04.08.2016 tarihli sanal pos kullanım sözleşmesi kapsamında e.ticaret yapan davalının ... ve ... adlı web sitesi üzerinden internet yoluyla kartlı alışveriş yapan Kart hamili tüketicilerden satılan malların, davalı tarafından alıcılarına ... ile sipariş veren kart alıcılarının bildirilen adreslerine kargo’ya verilmek suretiyle ... teslim edildiği ve Kargo Teslim belgelerinde, Kargoların Sipariş verilen kart alıcılarına teslim edildiğine ilişkin Belge Örneklerinin dosyaya sunulduğu, davalı tarafından dosyaya dilekçe ekinde sunulan 105 adet ... kargo teslim belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde ,Kargo göndericisi ....Şti olduğu, kargo alıcısı bölümünde ise, farklı ülkelerdeki  (Belçika,İspanya, Senegal, Kanada, İngiltere, İtalya, Zambia, Fransa, İsviçre, Portekiz, Almanya…vs.) farklı gerçek kişiler, adreslerinin yazılı olduğu, bu halde davalı şirket tarafından e ticaret yoluyla satışı, davacıya ait pos cihazı üzerinden kartlı satışlara konu malların davalı tarafından alıcılarına ... ile kargo ile gönderildiği ve söz konusu kargoların alıcılarına teslim edildiğinin kabulü gerektiği, işbu satışlardan dolayı davalının 105 adet işlemden dolayı 182.026.87 TL’lik Satış gerçekleştirildiği, işbu satışa ait bedelin 148.331,38-TL’lik kısmının davacı nezdinde bloke tutulduğu ve davalıya ödenmediği taraf beyanlarından anlaşıldığı, davalının söz konusu e ticaret üzerinden, gerçekleştirilen kartlı satışlara konu ürünlerin davalı tarafından alıcılarına ... üzerinden kargoya verildiği ve alıcılarına teslim edildiğinin davalı tarafından ispatlanmış olması karşısında; davacı tarafından huzurdaki davanın dayanağı olarak İstanbul 34. İcra Md ... Sayılı dosyasından 33.695.49-TL üzerinden yapılan takibin yerinde olmadığı  hususunun tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın reddine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca dosyaya sunulan deliller ve taraflar arasında akdedilen sözleşme hükme esas alınmadığı gibi mahkemecede değerlendirilmediğini, mahkemece kargoların teslim edildiği kabulüyle davanın reddine karar verilmişse de 103 işlemde itiraz olduğunun açık olduğunu, bu itirazlı işlemler için gönderilen kargoların ilgili müşterilerce istenen ürünler olduğu tespitinin hiçbir şekilde ne mahkemece ne de bilirkişice yapılmadığını, bu somut ilişkilendirilme yapılmadan davanın reddine karar verilmesi kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasını gerektirdiğini , dosyaya sunulmuş olan taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme hükümlerinin bilirkişi raporunda ve hüküm kurulmasında değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda ilgili kargoların ve siparişlerin tesliminin sözleşmeye ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususu değerlendirilmeksizin rapor hazırlandığını ve hüküm kurulduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 7/3-d fıkrasında \"Yukarıda belirtilen şekilde hatalı/yetkisiz işlemler veya şüpheli işlemler ile son kullanıcının ürün iadesi gerçekleştirerek geri ödeme talep etmesi nedeniyle ...'nun sistem ortağı son kullanıcının ödeme hizmet sağlayıcısı veya son kullanıcıya her hangi bir şekilde geri ödeme veya zarar tazmininde bulunması veya ilgili idari kurumlar nezdinde idari yaptırıma tabi olması halinde uğraaycağı tüm zarar veya ziyan müşteriye rucü edilecek ve müşteri tarafından ...'nun ilk talebine istinaden tüm ferileri ile birlikte ödenecektir. ...'nun bahsi geçen durumlarda ilgili bedelleri müşteriye yapılacak ödemelerden mahsup hakkı saklıdır. Müşteri, bu durumlarda ...'dan komisyon ücreti iadesi talep edilemez..\" denildiğini, sözleşmeye aykırı olay ve olgular nedeniyle davanın kabulü  taleplerinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini beyanla istinaf başvurularının kabulü ile İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/69 esas ve 2021/685 karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, davacı tarafından kart hamillerinin harcama itirazları sonucunda ödenen bedellerin, davalıdan tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, \"04/08/2016 tarihli sanal pos kullamım sözleşmesi\" sebebine dayalı olarak 33.695,51 TL asıl alacak ve 5.701,69 TL faiz olmak üzere toplam 39.397,20 TL  alacağın tahsili istemiyle 26.04.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Dosya kapsamına göre taraflar arasında  04.08.2016 tarihinde “sanal pos kullanım sözleşmesi” imzalanmış olup, davacı internet sitesi üzerinden yer sağlayıcı, davalı ise davacının sahibi olduğu online alışveriş sitesinde üye işyeri sahibi olarak müşterilere kendi ürün ve hizmetlerini satan tüzel kişi konumundadır.Davalının satış yapması sonucunda ürün bedellerinin önce davacı hesabına yatırıldığı, davacının, komisyonu düşüldükten sonra satış bedelini davalı hesabına ödediği anlaşılmaktadır.<br>Somut olayda davacı, davalının 108 adet ürün satışı, tüketicilerin harcama itirazı nedeniyle iptal edildiğini, tüketicilerin harcama itirazlarına karşı yapılan itirazlardan 5 tanesinin kabul edilerek iptal edildiğini, 103 adet harcama itirazı için bankalar tarafından borç kaydedildiğini, internet sitesinde, şüpheli işlem gerçekleştirilmesi sonucu yapılan harcama itirazları nedeniyle ödemek zorunda kalması nedeniyle 182.026,87 TL maddi zarara uğradığını, davalı lehine bloke edilen 148.331,38 TL 'den zarar miktarı mahsup edilmek suretiyle davalıdan 33.695,51 TL alacağı bulunduğunu ileri sürmüş; davalı ise müşterilerin, şirketin internet sitesinde yer alan ürünlerden satın alacakları ürünlerin ödemeleri için davacının ödeme sayfasına yönlendirildiğini, davacı tarafından kontrol edilip uygun gördüğünün sistem tarafından kendilerine bildirildiğini, ödemenin başarılı olduğu ve sipariş onayı geldiği takdirde  ürünün kargoya verildiğini, davacının ödemelere itiraz edildiği ve ürünlerin kargoya verilmemesi gerektiği yönünde hiçbir uyarıda bulunmadığını, davacının çalıntı kartlara karşı kendi sistemi içinde gerekli önlemeleri alması gerekirken sorumluluğunu yerine getirmediğini savunmuştur.Taraflar arasındaki sözleşmenin \"şüpheli/yetkilendirilmemiş/hatalı işlemlerde sorumluluk\" başlıklı 7.3.maddesinin b bendinde \"son kullanıcının ödeme hizmet sağlayıcısı veya sistem ortağı tarafından ödemenin yetkilendirilmeden veya hatalı olarak gerçekleştirildiğinin...'ye bildirilmesi halinde bedel müşteriye aktarılmamış ise aktarım gerçekleştirilmeden son kullanıcının ödeme hizmet sağlayıcısına gönderilir, bedel aktarıldı ise de Müşteri 1 gün içerisinde bedeli son kullanıcının ödeme hizmet sağlayıcısına aktarılmak üzere...'ye geri gönderir veya... kendi kararı doğrultusunda ilgili tutarı Müşteri'ye yapılacak ödemelerden mahsup eder.\"; c. Bendinde \"..., özellikle aşağıdaki durumlar olmak üzere şüpheli işlemlerde ve son kullanıcının ödeme hizmeti sağlayıcısı veya sistem ortağı tarafından kendisine bildirilmesi hâlinde, işlem tutarlarını sistem ortağı veya son kullanıcının ödeme hizmet sağlayıcısının ödeme işlemine  ilişkin onayı verme tarihine kadar saklama ve müşteriye ödeme yapmama hakkına sahiptir. Şüpheli durumun belgelendirilmek kaydıyla kesinleşmesi halinde ödemeler kesin olarak işlenmeyecektir. -ödeme işleminin yasal hükümlere uygun olmadığına yönelik bir şüphe varsa, -ödeme işleminin, ödeme işleminde  kullanılan kredi kartının hamilinin bilgisi dışında yapıldığına yönelik bir şüphe  varsa, -ödeme işleminin, ödeme işleminde kullanılan banka hesabı sahibinin bilgisi dışında yapıldığına yönelik bir şüphe varsa, -ödeme işleminin,  gerçek bir ödeme işlemi olmadığına  (testler hariç) yönelik bir şüphe varsa\"; d bendinde \"Yukarıda belirtilen şekilde hatalı/yetkisiz işlemler veya şüpheli işlemler ile son kullanıcının ürün iadesi gerçekleştirerek geri ödeme talep etmesi nedeniyle ...'nun sistem ortağı , son kullanıcının ödeme hizmet sağlayıcısı veya son kullanıcıya herhangi bir şekilde geri ödeme veya zarar tazmininde bulunması veya ilgili idari kurumlar nezdinde idari yaptırıma tabi olması halinde uğrayacağı tüm zarar ve ziyan müşteriye rücu edilecek ve müşteri tarafından ...'nun ilk talebine istinaden tüm ferileri ile birlikte ödenecektir. ...'nun bahsi geçen durumlarda ilgili bedelleri müşteriye yapılacak ödemelerden mahsup hakkı saklıdır. Müşteri, bu durumlarda ...'dan komisyon ücreti iadesi talep edemez\" hükümleri mevcuttur. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 15. Maddesinde \"Bu Kanunun 20 nci maddesi uyarınca harcama belgesi düzenlenmeksizin çeşitli iletişim araçları yoluyla veya sipariş formu vasıtasıyla yapılan mal ve hizmet alımlarındaki hukuka aykırı kullanımlardan kaynaklanan zararlardan kart hamili sorumlu tutulamaz \";  17/2. maddesinde “Üye işyerleri, mal ve hizmet bedeli karşılığını banka kartı veya kredi kartı ile ödemek isteyen kişilerin imza gerektiren işlemlerde imza kontrolünü yapmak, kartın tahrifata uğrayıp uğramadığını kontrol etmek ve üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlarca kendilerine ulaştırılan bilgiler çerçevesinde kartın geçerliliğini tespit etmekle yükümlü olup, gerekli durumlarda kart üzerinde yer alan bilgilerle kimlik belgesi üzerinde yer alan bilgileri karşılaştırmak üzere geçerli bir kimlik belgesi ibrazını talep etmek ve harcama belgesi üzerindeki bilgilerle kredi kartı üzerindeki bilgileri karşılaştırarak kontrol etmekle yükümlüdür. Bu kontrollerin yapılmamasından doğan zararlardan üye işyerleri sorumludur.” 18/son maddesinde “Üye işyerleri, 20. maddesi uyarınca harcama belgesi düzenlenmeksizin çeşitli iletişim araçları yoluyla veya sipariş formu vasıtasıyla işlem yapılmasına olanak sağlamak üzere kuracakları sistemlerin güvenli bir şekilde çalışmasını temin etmekle yükümlüdür.”; 20. Maddesinde \"İşlemin niteliği nedeniyle harcama ve alacak belgesi düzenleme imkânı olmayan hallerde kartlar, hamil tarafından çeşitli iletişim araçları ile kart numarası bildirilmek veya imza yerine geçen kod numarası, şifre ya da kimliği belirleyici benzeri başka bir yöntemle işlem yapılmak suretiyle de kullanılabilir.\",  32/1. maddesinde “Kart numarası bildirilmek suretiyle üye işyerinden telefon, elektronik ortam, sipariş formu veya diğer iletişim araçları yoluyla yapılan işlemlerden doğacak anlaşmazlıklarda ispat yükü üye işyerine aittir.” şeklinde yasal düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemeler ile, riskli ve dolandırıcılığa açık bir kullanım şekli olan kredi kartı ile yapılan mesafeli işlemlerde kart sahiplerinin güvence altına alınması amaçlanmıştır.Eldeki uyuşmazlıkta davalı tarafından internet ortamında (...) tüketicilere satışı yapılan ve bedelleri kredi kartları üzerinden tahsil edilen mallara ilişkin alımların kart hamilleri tarafından yapılmadığı iddiasıyla harcama itirazında bulunulmuş olup, bilirkişi incelemesinde, harcama itirazları (chargeback) sonucunda kart hamili bankaların talepleri doğrultusunda davacı tarafından ilgili bankalara mal/hizmet satış bedellerinin ödendiği tespit edilmiştir.Davalı tarafından, satıma konu ürünlerin, sipariş veren kart alıcılarının bildirilen adreslerine gönderilmek üzere ... Kargo'ya teslim edildiğine ilişkin kargo teslim belgeleri dosyaya sunulmuş olup, belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere alınan bilirkişi ek raporunda, 105 adet ... kargo teslim belgeleri üzerinde kargo göndericisi bölümünde davalı şirket isminin, kargo alıcısı bölümünde farklı ülkelerdeki farklı gerçek kişiler ile adreslerinin yazılı olduğu , e-ticaret üzerinden gerçekleştirilen kartlı satışlara konu ürünlerin alıcılarına ... üzerinden teslim edilmesi nedeniyle davalının harcama itirazına konu işlemlerden dolayı sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.Davacı, gönderilen kargoların ilgili müşterilerce istenen ürünler olup olmadığı ve ilgili kargo ve siparişlerin tesliminin sözleşmeye ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığı yönünde itirazda bulunmuş ve  ve aynı itirazları istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de bu itirazlar, davalı ve müşterileri arasındaki ilişkiye yönelik olduğu gibi taraflar arasındaki sözleşmenin 7.2.a.maddesinde davacının, davalının internet sitesinde sunulan ürünlerin son kullanıcılara tedarik edilmesine veya iade edilmesine katılmayacağının düzenlediği gözetildiğinde söz konusu itirazların davanın esasına etkili olmadığı anlaşılmakla davacının bu yöndeki istinaf sebebi  yerinde görülmemiştir.5464 sayılı yasanın  32. maddesi gereğince kart numarası bildirilmek suretiyle üye işyerinden telefon, elektronik ortam, sipariş formu veya diğer iletişim araçları yoluyla yapılan işlemlerden doğacak anlaşmazlıklarda, ispat yükü üye işyerine ait olup, somut olayda davalı,  dosya kapsamındaki delillerle internet sitesi üzerinden yapılan ve harcama itirazına uğrayan kartlı satışlara konu ürünlerin alıcılarına teslim edildiğini ispatlamıştır. Bu durumda ödemelerin davacıya ait sanal POS cihazından gerçekleştirilmiş olması nedeniyle şüpheli işlemlere ilişkin sorumluluk davacıya ait olup, mahkemece taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerinin değerlendirildiği hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.   13/02/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"44ec5562c240fb5c","SID":"a7f1af5318219fee"}}