{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> 8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2026/220 <br>KARAR NO: 2026/393<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/10/2025<br>NUMARASI: 2024/932 Esas - 2025/720 Karar<br> DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2026<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile davalı .....Genel Müdürlüğü'nün işleteni bulunduğu diğer davalı ...'e ait ...plaka sayılı ... davalı ...'ın sevk ve idaresindeyken meydana gelen 27/07/2014 günlü tek taraflı trafik kazasında söz konusu araçta yolculuk etmekte olan vekil edeninin ağır bir biçimde yaralandığını, eşi olan ...'nun da hayatını kaybettiğini, kazaya sebebiyet veren ...plaka sayılı aracın davalı ...A.Ş nezdinde ... sigortalı, diğer davalı sigorta şirketi nezdinde de Kasko + ... Sigortalı olduğunu ve ...Şirketi nezdinde düzenlenen iş bu poliçede manevi tazminatların da teminat altına alınmış bulunduğunu, bu durumda oluşan maddi ve manevi zararların davalılarca giderilmesi gerektiğini beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve tazminat miktarları kesin olarak belirlendiğinde arttırılmak kaydıyla, davacının kendi yaralanması nedeniyle uğradığı maddi zarar ile eşinin ölümü nedeniyle uğradığı destekten yoksun kalma tazminatına karşılık olmak üzere 5.000,00-TL maddi tazminatın davalı ... Şirketi dışında kalan tüm davalılardan; 250.0000,00-TL manevi tazminatın da ... sigortacısı dışında kalan diğer davalılardan (-davalı ... Şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiş; müteakip sunduğu 06/09/2017 işlem tarihli dilekçe ile, dava dilekçesindeki talep şekline açıklık getirilerek 6100 Sayılı Yasa'nın 107.maddesi kapsamında açılan davada, davacının kendi yaralanmasına ve aynı zamanda eşinin ölümüne bağlı maddi zararlarının kapsamının ancak yargılama sırasında belirlenebileceğini ileri sürmüş, 13/03/2023 işlem tarihli dilekçe ile de, 13/02/2023 günlü bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere vekil edeninin kendi yaralanmasına bağlı maddi zararlarının ve eşinin ölümüyle oluşan destek zararının ne olduğunun ayrı ayrı belirlendiğini, davalı ...tarafından sulh sözleşmesi uyarınca yapılan ödeme de dikkate alındığında ödenmemiş toplam tazminat tutarının 784.994,25-TL olduğunu beyanla fazlaya ilişkin haklar ve ek dava açmak hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminata ilişkin 5.000,00-TL'lik talep miktarını 784.994,25-TL'ye çıkarttıklarını açıklayarak bu miktar alacağın ...dışındaki davalılardan alınarak vekil edenine verilmesini istemiştir.Davalılar ise davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın aşamaları açıklanmak ve Hukuk Genel Kurulu kararlarına atıfta bulunulmak suretiyle; davanın ilk olarak 16/02/2017 tarihinde işlemden kaldırıldığı, davacı vekilince yapılan yenileme üzerine davaya kaldığı yerden devam edilerek yeni duruşma oturumu belirlendiği, müteakip yargılamada davacı vekilinin haberdar olduğu 18/06/2020 günlü duruşma oturumuna da mazereti olmaksızın katılmadığı, her ne kadar davanın işlemden kaldırılmasına ilişkin açık bir karar oluşturulmamış ise de, esasen davanın bu tarih itibariyle 2.kez işlemsiz bırakıldığı, davanın 2.kez işlemsiz bırakılmasından sonra  davacı vekili tarafından sadece .......yönelik olarak yenileme talebinde bulunulduğu, diğer davalılar yönünden davanın yenilenmediği, buna rağmen sehven davalılar arasında ayrım yapılmaksızın davaya devam olunduğu ve en son davacı vekili tarafından yine haberdar olduğu 27/12/2023 günlü duruşma oturumuna yine mazeret bildirilmeksizin iştirak edilmediği, söz konusu bu oturumda hazır bulunan davalıların da davayı takip etmeyeceklerini bildirdiği, bu durumda davacı taraf eldeki davayı 3.kez işlemsiz bıraktığından  davanın açılmamış sayılması gerektiği şeklindeki özet gerekçeyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.27/03/2024 gün 2015/1824 Esas - 2024/285 sayılı iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizce verilen 07/11/2024 gün, 2024/1842 Esas - 2024/1757 Karar sayılı ilamla; davanın aşamalarına ve konuya ilişkin yasal düzenlemelere açıklık getirildikten sonra;\"Hal böyle olunca; 16/02/2017 tarihinde icra olunan duruşma oturumunda davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmadığından, eldeki davanın 3.kez işlemsiz bırakıldığı sonucuna varılamaz. Bundan ayrı; eldeki davada, duruşma gün ve saatinden usulüne uygun şekilde haberdar  olan davacı vekili 18/06/2020 tarihinde icra olunun duruşmaya katılmamış ve mazerette bildirmemiş ve  davanın davalıları da bu celseye katılmamışlardır. Bu durumda; duruşma oturumunda hazır olmayan davalıların mazeret bildirmeleri  davayı takip  iradesini gösterdiği yönünde yorumlanamayacağından, yasa gereği davanın  1.kez işlemsiz bırakıldığı kabul edilerek buna göre işlem yapılması gerekirken, mahkemece  bu celse, davanın işlemden kaldırıldığına ilişkin açık bir hüküm tesis etmemiş aksine  aynı celse mazeret bildirerek hazır bulunmayan davalılar vekillerinin mazeretleri kabul edilerek, mazeret bildiren davalılara davayı takip edip etmeyecekleri yönünde beyanda bulunmaları için süre  tanınarak yeni duruşma günü belirlenmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece yapılan hatalı bu  uygulamanın tüm sonuçlarının davacı tarafa yükletilmesi, açıklık ve  güvenilirlik ilkelerine  aykırı olacağından davanın bu celse işlemsiz bırakıldığı gibi bir sonuca da yasal olanak bulunmadığından, yani  somut olayda davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi  için gerekli olan iki kez işlemden kaldırma hali gerçekleşmemiş bulunduğundan, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalı olmuştur...\" denilmek suretiyle, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/5 hükmü uyarınca kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2024/932 esasa kayıtlanan davanın sürdürülen yargılaması sırasında davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 02/07/2025 günlü ıslah dilekçesi ile müvekkilinin eşinin ölümüyle uğradığı destekten yoksun kalma zararının 2.332.395,04-TL, kendi yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik zararının da 71.086,14-TL olduğunun bilirkişi raporuyla belirlendiğini beyanla, 13/03/2023 tarihli bedel arttırım dilekçesine konu maddi tazminata ilişkin talep miktarını 1.618.486,93-TL arttırarak toplam 2.403.481,18-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır.Mahkemece iddia, savunma, kaldırma kararı, kaldırma kararından önce ve sonra toplanan deliller, taraf beyanları, bilirkişi raporları, ceza yargılamasına ilişkin dava dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; Her ne kadar davalı tarafça zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de; görülmekte olan davanın, HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğiyle açılması nedeniyle davacı vekili tarafından fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak sunulan 07/10/2021 tarihli dilekçenin bedel arttırım dilekçesi, 02/07/2025 tarihli dilekçenin ise ıslah dilekçesi olduğu, zira belirsiz alacak davalarında davacının bedel arttırım talebinden başka bir kez de ıslah hakkı bulunduğu, 2918 sayılı KTK'nın 109/2.maddesinde düzenlemeye göre; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı  ve fakat dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağına dair düzenleme bulunduğu, dava konusu kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu dikkate alındığında, 02/07/2025 ıslah tarihi itibariyle zamanaşımının dolmadığından, davalı tarafın zamanaşımı itirazlarının yerinde bulunmadığı;Davalı ...vekili tarafından husumet itirazının da yerinde olmadığı, zira davalı ...her ne kadar ... maliki olmasa da özel halk otobüsleri...'den aldıkları çalışma ruhsatı ile çalışmakta olup, bu otobüslerde Akpil kullanılabilmekte ya da...'nin sorumluluğunda bilet kesildiğinden söz konusu aracın davalı .....'nin denetim ve kontrolünde bulunduğu, dolayısıyla...'nin ...sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi ve otobüsün maliki davalı .......ile birlikte işleten sıfatı ile sorumlu olacağı;Davacı dahil birden çok kişinin yaralanması ve dahi davacının eşinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda ...plaka sayılı araç sürücüsü davalının tam kusurlu bulunduğunun dosya kapsamında temin edilen bilirkişi raporlarıyla belirlendiği, ayrıca davacı ...'nun kaza neticesinde 4 ayda iyileşebilecek biçimde yaralanarak %5,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin de ATK raporuyla tespit edildiği ve davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesi ile davalılardan 2.332.395,04-TL'si destekten yoksun kalma tazminatı, 71.086,14-TL'si de sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 2.403.481,18-TL tazminat talep edilmiş ise de; aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 11/06/2025 günlü aktüer bilirkişi raporuyla davacı tarafın yargılama sırasındaki feragat beyanları dikkate alındığında, davacının zayi olduğunu belirttiği eşyaların bedeline ve geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerinin feragat nedeniyle reddine, bakıcı gideri, tedavi gideri ve sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik taleplerinin ise subut bulmadığından reddi gerektiği, buna karşılık davacının destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin isteminin ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulü gerektiği; ayrıca  kazanın oluş şekli, sonuçları, kusur durumu dikkate alındığında, davacının manevi tazminata ilişkin taleplerinin de kısmen kabulüne karar verilmesinin somut olayın özelliklerine uygun olacağı şeklindeki özet gerekçeyle;<br>-Davacının kaza nedeniyle zayi olduğunu belirttiği eşyaların bedeline ilişkin talebin Feragat nedeniyle REDDİNE,<br>-Davacının geçici iş görememezlik tazminatı talebinin feragat nedeniyle REDDİNE,<br>-Davacının bakıcı gideri, tedavi gideri ve sürekli iş görememezlik tazminatı taleplerinin REDDİNE,<br>-Davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebinin arttırılan ve ıslah edilen haliyle KABULÜNE, 2.332.395,04 TL'nin davalılar... , ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, hükmedilen tutara kaza tarihi olan 27/07/2014 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine,<br>-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, eşinin kaybı için 40.000,00 TL, kendisinin yaralanması nedeniyle 20.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,(davalı ... Şirketi poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) hükmedilen tutara davalı ... şirketi yönünden dava tarihi olan 13/11/2015 tarihinden ve diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 27/07/2014 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, karar verilmiştir.Karara karşı davalı ...Genel Müdürlüğü vekili ve davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur....Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf nedenleri; ilk derece mahkemesince verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin ilk karar, Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmış olsa bile dava sefahati incelendiğinde, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken esasa girilerek hüküm tesis edilmiş olmasının isabetsiz olduğun; ayrıca işleten sıfatına haiz olmayan müvekkili aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme neticesinde diğer zarar sorumlularıyla birlikte sorumluluğu yoluna gidilmesinin doğru bulunmadığı, kabule göre de kazanın mücbir bir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü bir kişinin ağır kusurundan ileri gelip gelmediği araştırılmaksızın var sayıma dayalı bir biçimde özel halk otobüsü sürücüsüne tam kusur izafe edilmesinin kabul edilemez olduğu, ayrıca davacı ile ... sigortacısı aracında düzenlenen ibraname ve buna bağlı feragatin diğer müteselsil sorumlulara etkisi üzerinde tam olarak durulmadığı gibi tazminat hesabının ve mahsup işleminin de hatalı yapıldığı, manevi tazminatın fahiş biçimde belirlendiği ve davanın reddine ilişkin hüküm bölümü bakımından müvekkili kurum lehine takdir edilmesi gereken vekalet ücretinin de tam olarak belirlenmediği, faiz başlangıcı ve cinsine ilişkin tespitlerin isabetsiz olduğu ve zamanaşımına ilişkin itirazlarının mahkemece reddedilmiş edilmemiş olmasının da hukuka uygun bulunmadığı, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf nedenleri ise; vekil edeni sigorta şirketi nezdinde düzenlenen ... sigorta poliçesinde teminat kombine limiti 100.000,00-TL olduğu ve bu limitin 50.000,00-TL'lik kısmının İBAM 40. Hukuk Dairesi'nce verilen 28/01/2025 gün ve 2023/2189 Esas - 2025/122 Karar sayılı kararın infazı neticesinde tüketildiği dikkate alınarak, müvekkili sigorta şirketinin manevi tazminata ilişkin sorumluluğunun 50.000,00-TL ile sınırlandırılması ve yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin de bu duruma göre düzeltilmesi gerektiğine ilişkindir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına ve bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.(1)Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesiyle birlikte istinaf başvuru sebepleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde (aşağıda açıklanacak husus hariç olmak üzere) usul ve yasaya aykırılık olmamasına, oluşa ve dosya kapsamına uygun gerekçeli ve denetlenebilir niteliğe haiz 20/05/2016 günlü bilirkişi heyet raporundaki kusura ilişkin kazanın oluş şekli ve kusur durumuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülerek davalı araç sürücüsü ...'ın cezalandırılmasıyla sonuçlanan ve hem istinaf hem de temyiz yasa yolundan geçmek suretiyle de 12/09/2017 kesinleştiği anlaşılan 06/10/2016 gün, 2015/14 Esas - 2016/310 Karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasındaki tespit ve kabul şekliyle tam olarak örtüşmesi karşısında mahkemece, talep konusu kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsü ...'in tam kusurlu olduğunun kabul edilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik olmamasına; ayrıca destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin hesaplamanın, Dairemizin de katıldığı Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre TRH 2010 Yaşam Tablosu, prograsif rant uygulaması, müteveffa gelirinin de asgari ücret olduğu varsayımıyla yapılarak yine Dairemizin katıldığı Yargıtay Özel Dairesi'nin emsal içtihatları gözetilerek kazaya sebebiyet veren aracın ... sigortacısı olan ...A.Ş ile davacı arasında poliçe limiti 268.000,00-TL olmasına rağmen yargılama sırasında gerçekleştirilen 18/08/2022 tarihli anlaşma uyarınca  davacıya ödenen 180.000,00-TL ile yetinilerek ...A.Ş.'ye yönelik davadan feragat edildiği, bu durumda diğer zarar sorumlularının yapılan bu anlaşma nedeniyle poliçe limiti olan 268.000,00-TL'nin tamamı bakımından borçtan kurtulacakları kabul edilerek ve ödemenin yargılama sırasında gerçekleştirildiği dikkate alınarak kaza tarihine en yakın verilerek göre düzenlendiği anlaşılan 11/06/2025 günlü aktüer bilirkişi raporu ile belirlenen destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi neticesinde kalan miktara hükmedilmiş olmasında ve dahi belirsiz alacak niteliği taşıdığı sabit olan davada, 13/03/2023 günlü dilekçenin bedel arttırım dilekçesi, 02/07/2025 günlü dilekçenin de ıslah dilekçesi olarak kabul edilmesinde ve uzamış zamanaşımı süresinin de (-ölüm+yaralama) 15 yıl bulunduğu, bunun sonucu olarak da zaman aşımı süresinin geçirilmemiş olduğu yönündeki kabulün de hukuka uygun ve isabetli olmasına; Tüm bunlardan ayrı, kaza yapan ...plaka sayılı ... ...İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nden aldığı ruhsatla çalışıyor olması ve ...İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün denetiminde bulunması nedeniyle (-Bkn. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 16/06/2025 gün, 2022/16128 Esas - 2025/90401 Karar sayılı ilamı) oluşan zararın giderilmesinden ...İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün yazılı sebeplerle sorumlu tutulmasında da bir yanılgı bulunmamasına; ...plaka sayılı ... ticari amaçla yolcu taşımacılığı yapması nedeniyle hüküm altına alınan manevi tazminat bakımından avans faizine hükmolunmasının ve 2918 sayılı KTK'nın 85/son madde hükmü uyarınca araç sürücüsünün kusurundan kendi kusuruymuş gibi sorumlu olan ...İşletmeleri Genel Müdürlüğü bakımından temerrüt halinin kaza tarihinden itibaren oluşacağından hareketle hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatlara da kaza tarihinden itibaren faiz uygulanmasının da doğru bulunmasına göre; Ve dahi kazanın oluş şekli, tarihi, sonuçları, kazaya sebebiyet veren araç içerisinde yolculuk etmekte bulunan davacı ve müteveffa eşine yükletilebilecek herhangi bir kusur bulunmayışı, kazanın yolcu taşımacılığı yapıldığı sırada meydana gelmesi, tarafların dosyaya yansıyan sosyo-ekonomik durumları, davacının yaralanmasının niteliği ile ölümün karşılaşılabilecek en ağır sonuç oluşu birlikte değerlendirildiğinde mahkemece davacı yararına belirlenen manevi tazminat miktarlarının 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kurala göre, fazla olmadığı sonucuna varılmakla, aşağıda açıklanacak husus hariç olmak üzere davalı ...Genel Müdürlüğü vekili tarafından yapılan tüm istinaf başvuru sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>(2)Ne var ki; ...'nun  dava konusu kazada  vefatı sebebiyle, davacı eşi ...'na kısa vadeli sigorta kolundan, iş kazası kaynaklı olarak peşin sermaye değeri 59.323,92-TL olan gelir bağlandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Bu durumda, 5510 sayılı Yasa'nın 39. madde hükmü gereğince .........'nın iş kazası kaynaklı olarak hak sahibine bağladığı gelirin yarısını davalılara rücu edebileceği konusunda duraksama bulunmamaktadır.Dairece verilen kaldırma kararından önce dosyaya ibraz edilen  aktüer bilirkişi raporlarında da bu durum doğru bir biçimde değerlendirilerek hüküm altına alınacak destekten yoksun kalma tazminatından indirilmesi gereken rücuya tabi peşin sermaye değerinin 29.661,92-TL olduğunun açıklandığı görülmüştür.Hal böyle olunca, TBK'nın 55.madde hükmü uyarınca  ilk derece mahkemesince resen dikkate alınması gereken bu hususun atlanılması yani, rücuya tabi peşin sermaye değeri düşülmeksizin destekten yoksun kalma tazminatına hükmolunması doğru olmamıştır.(3)Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf nedenlerine gelince;Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde, kazaya karıştığı belirtilen ...plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 04/03/2014-04/03/2015 tarihleri arasını kapsar biçimde 100.000,00-TL azami limitle Kasko + ... Sigortalı ise de; görülmekte olan davanın konusunu oluşturan kazada yaralanan başka hak sahipleri tarafından vekil edeni sigorta şirketine yöneltilerek İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılan 2014/1543 esas sayılı dosya bulunduğunu ve bu dosyada toplam 50.000,00-TL manevi tazminat talep edildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olması nedeniyle, sözü edilen bu dosyanın eldeki yargılamada dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.Dosyadaki bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarında yapılan incelemede, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan 2014/1543 esas sayılı maddi ve manevi tazminat istemli dava neticesinde verilen görevsizlik kararının Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmasını müteakip mahkemenin 2022/221 esasına kayıtlandıktan sonra verilen 2023/236 sayılı kararla; ...plaka sayılı aracın sebebiyet verdiği 27/07/2014 günlü tek taraflı trafik kazasında yaralanan başka kazazedeler için toplam 35.000,00-TL manevi tazminata hükmolunduğu ve bu tazminatın araç maliki ...'den ve aracın İİM + Kasko sigortacısı olan ... Şirketi'nden tahsiline karar verildiği, davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine İBAM 40. Hukuk Dairesi'nce verilen 28/01/2025 gün ve 2023/2189 Esas - 2025/122 Karar sayılı kesin nitelikli kararla, ilk derece mahkemesince ait karar kaldırılarak davacılar yararına daha yüksek manevi tazminat (-toplam 50.000,00-TL) takdir edildiği görülmüştür.Bu durumda, ilk derece mahkemesince davalı sigorta şirketinin poliçe limitine ilişkin iddiası gözetilerek İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan ve daha sonra aynı mahkemenin 2022/221 esasına kayıtlandığı anlaşılan 2014/1543 esas sayılı dosyasının ve sonucunun eldeki davaya etkisi üzerinde durulması ve bu suretle istinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketinin limitle sınırlı sorumluluğunun kapsamının belirlenmesi gerekirken bunun yapılmamış olması da doğru değildir.Ancak az yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan biçimde gerçekleşen hatalı uygulamaların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı ...İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili ile davalı ... Şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının belirtilen hususlara münhasır ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca istinaf edenler yararına kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlarla reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilerek (-kamu düzeninden harç hariç) davacı ...'nun destekten yoksun kalma tazminatı talebi dışında kalan diğer maddi tazminat taleplerine ilişkin hüküm bölümleri ile istinaf yasa yoluna başvurmayan davalılar  hakkında verilen karara ve davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminatın miktarına dokunulmaksızın, sadece istinaf yasa yoluna başvuran ...İşletmeleri Genel Müdürlüğü yönünden, davacı ... yararına belirlenen destekten yoksun kalma tazminatından rücuya tabi miktarın düşülmesiyle kalan (-2.332.395,04-29.661,96) 2.302.733,08-TL destek tazminatına hükmolunmak ve davalı ... Şirketi'nin manevi tazminata ilişkin sorumluluğunun da kalan poliçe limiti olan 50.000,00-TL ile sınırlandırılmak suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,<br>(I) İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../10/2025 tarih ve 2024/. Esas - 2025/.Karar sayılı kararına davalı ... Şirketi  vekili ve davalı  ...vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle  ayrı ayrı KABULÜNE, davalı .........Genel Müdürlüğü vekilinin öteki istinaf itirazlarının ise (1) nolu bentte gösterilen sebeplerle REDDİNE,<br>a/İstinaf yasa yoluna başvuran  davalılar   tarafından ayrı ayrı  yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harçlarının  talep halinde ilgili davalıya iadesine,<br>b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,<br>c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise  yapan davalı üzerinde bırakılmasına, <br>(II) İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ./10/2025 tarih ve 2024/. Esas - 2025/. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,  <br>1/Davacının kaza nedeniyle zayi olduğunu belirttiği eşyaların bedeline ilişkin talebin Feragat nedeniyle REDDİNE,<br>2/Davacının geçici iş görememezlik tazminatı talebinin feragat nedeniyle REDDİNE,<br>3/Davacının bakıcı gideri, tedavi gideri ve sürekli iş görememezlik tazminatı taleplerinin REDDİNE,<br>4/Davacının destekten yoksun kalma tazminatına yönelik isteminin KABULÜ ile; 2.332.395,04-TL'nin  davalılar (-davalı  .......Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğu 2.302.733,08-TL ile sınırlı olmak  kaydıyla)  ........ Genel Müdürlüğü,  ... ve ...'den  müşterek ve müteselsilen tahsili ile  davacıya ÖDENMESİNE, hükmedilen tutara  kaza tarihi olan 27/07/2014 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine,<br>5/Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, eşinin kaybı için 40.000,00-TL, kendisinin yaralanması nedeniyle 20.000,00-TL olmak üzere toplam 60.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan (-davalı ... Şirketi'nin sorumluluğu kalan poliçe limiti bulunan 50.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, hükmedilen tutara davalı ... şirketi yönünden dava tarihi olan 13/11/2015 tarihinden ve diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 27/07/2014 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin talebin  ise REDDİNE,<br>6/Hükmedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca belirlenen  159.325,90-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça, davanın başında  yatırılan 870,96-TL peşin harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 27.639,71-TL ve 13.303,28-TL harcın düşümü ile  ile kalan 117.511,95-TL'nin davalı ... Şirketi dışında kalan diğer  davalılardan (-davalı ......Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğu 115.973,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, (-İlk derece mahkemesi tarafından harç tahsil müzekkeresi yazılmış ve tahsilat yapılmış ise mükerrer ödeme olmaması için bu durumun dikkate alınması suretiyle)<br>7/Davacı tarafından yatırılan 41.813,95 TL  harcın davalı ... Şirketi dışında kalan tüm  davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>8/Hükmedilen manevi tazminat yönünden hesaplanan  4.098,60- TL karar ve ilam harcının  davalılardan (-davalı ... Şirketi'nin sorumluluğu 3.414,13-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, (-İlk derece mahkemesi tarafından harç tahsil müzekkeresi yazılmış ve tahsilat yapılmış ise mükerrer ödeme olmaması için bu durumun dikkate alınması suretiyle)<br>9/Davacı tarafından yapılan 32,55-TL ilk masraf, 15.500,00-TL bilirkişi ücreti,1.360,00 TL ATK fatura bedeli, 2.314,13-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 19.206,68-TL yargılama giderinin kabul oranı gözetilerek (%90), 17.286,01-TL'sinin  davalılardan (-yargılama giderleri konusunda maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden bir ayrımı yapılamadığı için, davalıların kendi aralarındaki müteselsil sorumluluk durum ve oranına göre; davalı ... Şirketi'nin sorumluluğu 14.399,25-TL ve davalı ..... Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğu da 17.060,00-TL  sınırlı olmak kaydıyla)  tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin ise davacı üzerinde bırakılmasına,<br>10/İlk derece yargılaması aşamasında davalı ...Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 575.00-TL yargılama giderinin kendisi yönünden geçerli kabul oranı (%89) dikkate alındığında 63,25-TL sinin,  davalı... tarafından yapılan 50,00-TL yargılama giderinin 5,00-TL'sinin davacıdan tahsili ile bu davalılara ödenmesine, kalanın ise   iş bu davalılar üzerinde bırakılmasına,<br>11/İlk derece yargılaması aşamasında diğer davalılarca yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,<br>12/Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hükmedilen maddi tazminat yönünden (-usulü kazanılmış haklar ile istinaf edenler aleyhine hüküm tesis edilemeyeceğine ilişkin ilke gözetilerek) ilk derece mahkemesi karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 316.563,45 TL vekalet ücretinin davalı ... Şirketi dışında kalan tüm davalılardan (-davalı ........Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğu  312.416,47-TL ile sınırlı olmak kaydıyla)  müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>13/Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hükmedilen manevi tazminat yönünden (-usulü kazanılmış haklar ile istinaf edenler aleyhine hüküm tesis edilemeyeceğine ilişkin ilke gözetilerek) karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>14/Davalılar  ....., ... ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat  yönünden (-usulü kazanılmış haklar ve karşılıklılık ilkesi gözetilerek) ilk derece mahkemesince belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan  alınarak bu davalılara verilmesine, <br>15/Tüm davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden (-usulü kazanılmış haklar ve karşılıklılık ilkesi gözetilerek) ilk derece mahkemesi karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan  alınarak davalılara verilmesine,<br>(III) Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda manevi tazminata ilişkin hüküm bölümü bakımından HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin; maddi tazminata ilişkin hüküm bölümü bakımından ise HMK.m.361 hükmü uyarınca tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık  olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.  12/03/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"846530bf53a813b3","SID":"4bf5acb532d4f76f"}}