{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C.***** BAM  ******. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: *****<br>T.C.<br>******<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> ****. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: *****<br>KARAR NO\t:*********<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t: *<br>ÜYE\t\t: *<br>ÜYE\t\t: *<br>KATİP\t\t:*<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: * ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: *<br>NUMARASI\t\t: *<br><br>DAVACI\t: *****\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>VEKİLİ  \t: Av.*<br>DAVALI\t:***\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t0165028043000010 Küçükbalıklı Mah 11 Eylüm Bulv\t\t\t\t\t\t\t\t\t \t\t\t\t\t\tNo:208/1 Osmangazi/ BURSA<br>VEKİLİ  \t: Av. <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tKaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: <br>..........Ticaret Mahkemesi'nin****** tarih, ******* Esas ve***********Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TALEP\t:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten 50 Watt fiber markalama makinesi satın aldığını, kullanılmaya başlandıktan bir süre sonra cihazın arıza yapmaya başladığını, defalarca tamir edilmek üzere davalı şirket tarafından alındığını, davalı şirket tarafından birçok kez kafasının değiştiğini, bir keresinde de güç kaynağının değiştiğinin söylendiğini, söz konusu arızalar nedeniyle müvekkilinin 3 vardiya çalışmakta olduğu iş akışını engellemekte olduğunu, işlerin zamanında ve düzgün şekilde yetişmesine engel olduğunu ve zarara uğradığını, müvekkilinin benzer şikayetler ile yine davalı şirkete ulaşamayınca*********. Sulh Hukuk Mahkemesinin ***********D.iş sayılı dosyası kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırdığını, raporda üründe meydana gelen sorunların tekniksel anlamda gizli ayıp olduğunun belirtiğini, 50 W Fiber markalama makinesinin fatura bedeli olan 50.563,00 TL'nin fatura tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsili veya eşit özelliklerde sahip tam kapasite çalışan bir makine ile değiştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.<br><br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşamasından reddi gerektiğini, davacının malı aldıktan uzunca bir süre sonra davayı açtığını, gizli ayıp iddiasını kabul etmediklerini, süresinde ayıp ihbarı bulunmadığını, davacının 50 W makine aldığını ancak stokta bulunmadığından 100 W lik makine gönderildiğini, bir süre bu makinenin kullanıldığını daha sonra 50 W lik makinanın teslim edildiğini, yaklaşık 1,5 yıl kullandığını ve kendisinden hiçbir şikayet alınmadığını, 1,5 yıl sonra davacının güç kaynağının yandığını beyan etmesi üzerine müvekkili firmadan güç kaynağı satın aldığını,  arızanın neden kaynaklandığı konusunda bilgi verildiğini, bu tarihten sonra müvekkiline bir ihtar gönderilmediğini,davacının 1,5 sene kullandığı makinedeki güç kaynağının yanmasından sonra  davacının şikayetlerinin başladığını, güç kaynağı değiştikten sonra müvekkilinden makine iadesi ya da bedelini istediğini, makinede gizli ayıbın olması halinde 3 vardiya durmaksızın çalışan bir makinenin daha önce arıza vermesi gerektiğini, ancak 1,5 yıl sonra power beslemesinin arızalandığını ve durumun tek nedeninin şebeke elektriğindeki dalgalanmadan kaynaklandığını, güç kaynağının arızalanması sonucu meydana gelen hasarlar  garanti kapsamında olmadığından davacıya karşı müvekkili firmanın bir yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının şikayetinin güç kaynağının yanması sonrası olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; bilirkişi raporlarında da ayrıntılı olarak belirtildiği üzere cihazın kendinden beklenilen lazer ışın gücünü sağlayamadığı, cihazdan istenilen verimin alınamadığı ve silik baskı yaptığı, 50W olması gereken lazer çıkış gücünün 15W olarak ölçüldüğü, ayna/mercek çapının çıkış gücüne göre küçük olduğu ve bunun çatlamalara neden olabileceği, mercekte yeterli güçte lazer ışının alınamadığı, dolayısıyla cihazın ayıplı olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile \"dava konusu 50 Watt fiber markalama makinesinin davalı tarafa teslimine ve satış bedeli olarak davalıya ödenen 50.563,00 TL'nin makinenin iade tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Güç kaynağı talebi haricinde davacının davalıya hiçbir şekilde ayıp ihbarı vb bir bildirimi olmadığını, teslim tarihinden 6 aylık süre zarfında dava açma hakkının düştüğünü, Zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafından usulüne uygun ve BK 198 ve TTK'nın 25 maddesine göre süresinde bir ayıp ihbarı yapılmadığını, makinenin 1,5 yıl kullanılarak, garanti süresinin dolmasına kısa bir süre kala bu davanın açılmasının davacının kötüniyetini gösterdiğini, 17/03/2021 tarihli raporun 6. Maddesinde \"..... Makine ilk teslim edildiğinde 100W çıkış gücüne göre sorunsuz çalıştığı taraflarca kabul edildiğine göre ayıplı olarak nitelendirilemeyeceği.....\" tespiti ile makinenin ayıplı olmadığını, ayıplı olmadığı için alıcı/davacının seçimlik hakları kullanmasının mümkün olmadığını, makinenin tamir için dahi davalı firmaya hiç gelmediğini, sadece güç ünitesinin talep üzerine değiştirildiğini, davacının bir çok kez müvekkil firmaya bildirildiğine ilişkin usulüne uygun bir bildirimde bulunmadığı gibi buna ilişkin bir delilde sunmadığını, ortada bir ayıp söz konusu olsa idi davacıya seçimlik haklarını kullandırırken TBK 227. göre makineyi kullandığı zamanın bedelinin düşülmesi gerektiğini, sözleşmeden dönme ve malın yenisi ile değiştirilmesi seçeneklerinin müvekkili için orantısız güçlükleri beraberinde getirdiğini, satılanın davacıda bırakılıp ayıp oranında indirim yapılması ve ayıp oranının davacıya ödenmesi veya yaklaşık 1,5 yıl kullanılan bu makinenin kira bedelinin talep edilen alacaktan düşülmesi suretiyle hakkaniyete uygun bir çözüm olacağını, belirterek kararın kaldırılmasını  talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>Dava, ayıplı makine iddasına dayalı olarak  makinenin bedelinin tahsili ya da aynen değiştirilmesi talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kabulü ile satış bedeli olarak davalıya ödenen 50.563,00 TL'nin makinenin iade tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Taraflar tacir olup, uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.<br>Satım sözleşmesi 6098 sayılı Türk  Borçlar Kanununun 207. maddesinde “satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Satıcının malın teslimi ve mülkiyetinin alıcıya geçirilmesi yükümlülüğü yanında satılanın ayıplardan ari olmasını sağlama yükümlülüğü de bulunmaktadır.<br>6102 sayılı  TTK.  23. maddesinde ise; “Ticari satış ve mal değişimi” düzenlenmiş, tacirler arasında yapılan ticari satışlarda esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra bu tür satışlar hakkında özel bazı hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümlerin uygulanabilmesi için somut olayda ticari satışın mevcut olması gerekir. Ticari satış, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan satıştır. Tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı madde  hükümlerine tâbi olup, ancak tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında 6102 sayılı TTK.  23/1-c  madde hükmünde düzenlenmiştir.<br>6098 sayılı TBK. ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine bakmak gerekir. Buna göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.”  düzenlemesi mevcuttur.<br>6098 sayılı TBK. 222. maddesinde ise; Satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir.<br>Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK. 23/1  maddesinde; Maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği,  açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı,  diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223. maddesinin ikinci fıkrasının  uygulanacağı düzenlenmiştir.<br>6098 sayılı TBK. 223/2 madde hükmüne göre; alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.<br>Ayıp durumunda alıcının seçimlik haklarını düzenleyen 227. maddesi incelendiğinde; Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme seçimlik haklarına sahiptir.<br>Yine madde hükmüne göre; satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.<br>Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.<br>Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. \" hükümleri  mevcuttur.<br>Yine 6098 Sayılı TBK. 231. maddesinde \"satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.\"<br>Satıcının alıcıya garanti vermiş olması hali hiçbir surette 6098 sayılı TBK. 223. maddesinde yer alan ayıp ihbar sürelerini asla ortadan kaldırmaz. TBK. 223. maddede belirtilen ihbar süreleri hak düşürücü süre niteliğindedir. İğfal (ağır kusur) halinde ise zamanaşımından söz edilemeyeceği 6098 sayılı TBK.231/son maddesinde hükme bağlanmıştır. TBK 231/son madde hükmüne dayanılabilmesi için alıcının, satıcının hilesi veya kandırması sebebiyle zamanında dava açmasının önlenmesi gerekir. Başka bir anlatımla malın sonradan ayıplı olduğunun saptanması ve bunun gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirlenmesi tek başına iğfal olarak değerlendirilemez.<br>Genel yasa hükümleri ve  açıklamalar karşısında somut olay bakımından;  tüm dosya kapsamına göre; Davacı ile davalı arasında 50 W Fiber Markalama makinesinin satışı konusunda anlaşma sağlandığı, bu yönde 20/06/2017 tarih ve ********** nolu faturanın düzenlendiği anlaşılmaktadır. Ancak davalı tarafça stokta yer almadığından bahisle ilk olarak 100 W makinenin teslim edildiği, bir süre sonra da 50 W makinenin teslim edildiği anlaşılmakta, davacı tarafça sunulan ********* tarihli belge tarafların bu iddiasını doğrulamaktadır.<br>Taraflarca  fatura ve ******** tarihli belge dışında herhangi bir sözleşme, garanti belgesi veya servis kaydı sunulmamıştır.<br>Somut olayda, mahkemece alınan *********** tarihli bilirkişi raporunda ve *******.Sulh Hukuk Mahkemesinin ********** D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda  üründe meydana gelen sorunların gizli ayıp mahiyetinde olduğu belirtilmiş, ******* tarihli bilirkişi heyet raporunda ise makinenin çalışır durumda olduğu ancak silik baskı yaptığı, 50W olması gereken lazer çıkış gücünün 15W olarak ölçüldüğü, ayna/mercek çapının çıkış gücüne göre küçük olduğu, bunun sık çatlamalara neden olabileceği, sorunun ana başlangıç noktasının, 100W'a göre dizayn edilerek davacıya teslim edilen makinenin sonradan sadece laser güç üretici ünite değiştirilerek 50W'a düşürülmesi olduğu, bundan sonra makine çalışma dengesinin bozulma ihtimalinin yüksek olduğu, makine ilk teslim edildiğinde 100W çıkış gücüne göre sorunsuz çalıştığı taraflarca kabul edildiğine göre ayıplı olarak nitelendirilemeyeceği, sorunların lazer üretici güç kaynağı 50W'a düşürüldükten sonra baş göstermeye başladığı, davalının satış anında makineyi bir müddet sonra 50W çıkış gücüne dönüştürmeyi taahhüt ettiği, ancak diğer ana ünitelerle birlikte/ uyumlu değişiklik yapılmayınca makinenin çalışma dengesinin bozulduğu, davalı (makine üreticisi) sorumluluğunda olmak üzere, 50W çıkış gücüne göre hesaplama yapılarak, tümü uyumlu parçalar temin edilmek suretiyle oluşturulacak yeni bir kasa ile değişim yapılmasının sorunu çözebileceğinin beyan ve mütalaa edildiği anlaşılmaktadır.<br>Taraflar arasında alım satıma dayalı ticari ilişki bulunmakta olup, davada çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya satılan ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıbın gizli ayıp niteliğinde bulunup bulunmadığı, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, üretim hatası ya da kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, arızanın makinadan beklenen faydaları azaltan/ortadan kaldıran nitelikte olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.<br>Davacıya öncelikle 100 W'lık makinenin verildiği, daha sonra ise 50 W'lık makinenin verildiği iddia edilmiş, bilirkişi tarafından dava konusu makinenin ünitelerinin 100 W'lık makine dizaynına uygun olduğu ancak güç kaynağının 50 W'lık olduğu, bu sebeple uyumsuz olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.<br>Buna göre, usulüne uygun ve süresinde yapılmış ihbarın varlığının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, ihbarın varlığı halinde , öncelikli taraflar isticvap edilerek davacıya geçici verilen 100 W'lık makine alınarak 50 W'lık makinanın tüm üniteleri ile birlikte mi verildiği, yoksa geri alınan makinenin sadece güç kaynağı değiştirilerek 50 W'lık olarak mı yapıldığı hususlarında beyanları açıklattırılarak ve yine bu hususta bilirkişi raporu alınarak, parça değişimi suretiyle makinenin düzenli ve uyumlu olup olmayacağı, masrafının ne kadar olacağı, tamirinin mümkün olup olmayacağı, bu bedelin satış bedeline yakın olup olmadığı belirlenerek TBK'nın 223 ve 227. maddesi ve TTK'nın 23. maddesi değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.<br><br>Açıklanan gerekçelerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK.353/1-a-6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; *********. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ********** tarih, ********** Esas ve************ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>2-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, <br>3-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istek halinde yatırana iadesine, <br>4-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek olan esas kararda dikkate alınmasına, <br>5-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 09/04/2025<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0199f43fdb458426","SID":"9bcf872dc7b332cf"}}