{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1543 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/443 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/06/2024<br>NUMARASI\t: 2022/268 E.  -  2024/386 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/03/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket aleyhine, davalı şirket ...  Ltd. Şti. tarafından İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin, davacı şirketten hiçbir hak ve alacağı bulunmadığı gibi davalı şirket ile davacı şirketin hiçbir ticari ilgisi ve bağı da bulunmadığını, ilgili çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığını, söz konusu takibin hukuki bir dayanağın da olmadığını, davacı şirket yetkilisi ...'in, babasının 31/05/2021 tarihinde vefatından sonra şirketin idari işlerini yürütmeye başladığını, dava konusu çekin arka yüzünde cirosu bulunan ... ... Ltd. Şti.'nin yetkilisi ... isimli şahıs tarafından, davacıdan kendilerine çek bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, bahsi geçen çekin davacı tarafından incelendiğinde, şirket kaşesinin davacı şirkete ait olmadığı, kaşenin basılı olduğu yerde atılı imzanın da ne şirket yetkilisine ne de babasına ait olmadığının tespit edildiğini,  davacı şirketin, davalı şirket ile arasında hiçbir ticari ilişki olmadığını, borcun veya herhangi ile alacağın bulunmadığı sabit olup, işbu hususun mahkeme tarafından yapılacak taraflar arasındaki ticari ilişki ve ticari defterlerin incelemesi ve alanında uzman bilirkişilerce yapılacak imza incelemesi neticesinde tespit edileceğini belirterek, davalının iddia ettiği borcun asıl alacak ve tüm fer'ilerinden davacı şirketin borçlu olmadığının, davacı şirketin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, davaya konu çekin ve bu çekin konu edildiği İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasının iptaline, dava konusu icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına, bunun mümkün olmaması halinde devamı halinde, İİK'nun 72/3. maddesi gereğince icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönünde tensiple birlikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile dava konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin, ...... Bankası A.Ş.'ne ait 30.04.2021 keşide tarihli, 5400 seri numaralı, 98.000,00 TL. bedelli çeki ... ... Ltd. Şti. ile olan ticari ilişkisi sebebiyle ciro yoluyla elde etmiş yetkili hamil konumunda olduğunu, çekin karşılıksız olduğunun öğrenildiğini ve çek üzerindeki ilgililer/sorumlular hakkında İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bahsedildiği gibi ... ... şirketi yetkilisi tarafından harici olarak tahsil edilmeye çalışılmışsa, bu durumun ilgili şirketi de şüpheli konumuna getireceğinden davacı tarafça şikayet konusu edilen Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/1210 Soruşturma numaralı dosyasında keşideci şirket dışında ... ... şirketinin de şikayet edilmesi gerektiğini, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla; ilgili çekten dolayı müvekkiline yöneltilen bu davada, davalı şirket çekin iyi niyetli ve yetkili hamili konumunda olduğunu, keşideci ile lehdar ve cirantalar arasındaki ilişki taraflarınca bilinmediğinden sair beyan, iddia ve dava haklarının saklı olduğunu savunarak, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine, davanın ... ... . Ltd. Şti. ile ...  Ltd. Şti.'ne ihbar edilmesine, davalı şirketin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla açılmış bulunan işbu davanın reddine, İcra İflas Kanununun 72/4. maddesi uyarınca müvekkilinin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, huzurdaki davanın kötü niyetli olarak açılması sebebiyle uğrayacakları herhangi bir zararda her türlü dava açma haklarının saklı kaldığını belirtmek kaydıyla, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul  7. Asliye Ticaret Mahkemesi 25/06/2024 tarihli 2022/268E. - 2024/386 K.  sayılı kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, isticvap davetiyesine rağmen davacı şirket yetkilisinin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi hep birlikte değerlendirildiğinde ve yukarıda yer verilen Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 07/10/2020 tarih, 2017/(19)11-911 Esas, 2020/736 Karar sayılı içtihadı da dikkate alındığında; davacı şirket tarafından takibe konu çek üzerindeki imzalar inkâr edildiğinden davacı şirket yetkilisinin isticvap edilmesine karar verildiği, bu davete icabet edilmemesinin imzanın ikrar edilmiş sayılması sonucunu doğurduğu ve bilirkişi incelemesi yapılmasına ihtiyaç kalmadığı, kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlunun \"kambiyo taahhüdü\"nde bulunmuş olduğu, kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliğinin, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsız olduğu, kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kurallarının uygulanacağı, çekin sebepten mücerret olup, davacının ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğu, senet altındaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun ikrar edilmiş sayıldığı anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine...\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin yetkilisi ...'e gönderilen isticvap davetiyesinin kendisiyle aynı adreste ikamet ettiği belirtilerek ...'a tebliğ edildiğini, ...'ın davacı şirketin çalışanı olup, ... ile birlikte ikamet eden kişilerden olmadığını, usulüne uygun olmayan tebliğ evrakı nedeniyle, davacı şirket yetkilisinin isticvap davetine uymadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,<br>Ayrıca çekin keşide edildiği tarihte ... davacı şirketin yetkilisi olmadığı halde isticvap davetiyesinin ...'e gönderildiğini, ...'in 05/05/2021 tarihinde davacı şirketin yetkilisi olduğunu,Çekin keşide tarihi olan 30/04/2021 tarihinde şirket yetkilisinin ... olduğu, dosyaya da ...'in imza örneklerinin istenildiğini, <br>Küçükçekmece C. Başsavcılığının 2022/30174 Sor. Sayılı dosyasındaki şikayetçi ve şüphelilerden ...'nin ifadeleri incelendiğinde ...'in imzasının taklit edildiğinin anlaşılacağını,<br>Alınan bilirkişi raporu ile, müvekkili ile davalı şirket arasında davaya konu çekle ilgili bir ticari ilişki bulunmadığının tespit edildiğini, <br>Taklit edilen imzanın ...'e ait olduğunun da dosyada mevcut çek örneği ile ...'e ait imzaların incelenmesi ile de anlaşılacağını belirterek, açıklanan ve Mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerle, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/06/2024 tarihli, 2022/268 Esas, 2024/386 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, istinaf başvurularını -n kabulüne, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul 9. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ...Ltd. Şirketi, borçluların ... Nakliye İnşaat .... Ltd. Şirketi, ... ile ... .. Ltd. Şirketi oldukları, 95.300,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 110.334,11 TL alacak için 10/09/2021 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 30/04/2021 günlü, 5040 seri numaralı, 98.000,00 TL bedelli çek olarak gösterildiği tespit edilmiştir.<br>Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ... Çerkezköy Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 30/04/2021 tarihli, 98.000,00 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin  Deva .... Ltd. Şirketi, lehtarının ... olduğu, çekin arkasında sırasıyla lehtar ..., ... ...Ltd. Şirketi ve ...Ltd. Şirketi'nin cirolarının bulunduğu, 01/06/2021 tarihinde T. ... Bankası A.Ş. takas servisine  (Pendik) ibraz edildiği ve karşılıksız olduğunun arkasına yazıldığı tespit edilmiştir.<br>Küçükçekmece C. Başsavcılığının 2022/30174 sor. Sayılı dosyası incelendiğinde; şikayetçinin ..., şüphelilerin ..., ..., ..., ... ve ... oldukları, resmi belgede sahtecilik, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından davaya konu çekle ilgili imza ve kaşenin şikayetçi şirkete ve yetkilisine ait olmadığı iddiasıyla ilgili soruşturma yapıldığı, UYAP üzerinden yapılan incelemede, C. Başsavcılığınca bilirkişi Hamdi Kuzucuoğlu’ndan alınan 06/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda, çekteki keşideci imzasının şikayetçi şirket yetkilisi ...’e ait olmadığına dair görüş bildirildiği, soruşturma sonucunda 26/09/2025 tarihli, 20205/31082 Karar numaralı kararla taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğu gerekçesiyle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, karara yapılan itirazların reddedilmesi ile 27/11/2025 tarihinde kararın kesinleştiği tespit edilmiştir.<br>Davacı şirkete ait ticaret sicil kaydı incelendiğinde; yetkililerinin ... ve ... oldukları, her birinin münferiden şirketi temsil yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Dosyaya sunulan Kartal 11. NOterliğinin 06/05/2021 tarihli, ... Yevmiye numaralı imza sirküleri incelendiğinde; ...'in davacı şirket yetkilisi olmasına dair genel kurul kararının tarihinin 01/04/2021 olduğu tespit edilmiştir.<br>Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ölüm belgesi incelendiğinde; ...'in 31/05/2021 tarihinde öldüğü tespit edilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince mali müşavir ...'dan alınan 26/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Davacı ... . Ltd.Şti.'nin incelenen 2019-2020-2021 yılları yasal ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK'nın ve 213 sayılı VUK'nun ticari defterlere ilişkin madde hükümlerine uygun ve usulünde tutuldukları, açılış kapanış tasdiklerinin kanuni sürelerinde yapılmış, onaylı oldukları, ticari defterlerin birbirini doğruladığı ve sahipleri lehine delil olma niteliklerinde olduklarının tespit edildiği, davacının incelenen yasal ticari defterleri hesap hareketleri arasında; uyuşmazlık konusu çekin keşidecisi ... firmasına ilişkin herhangi bir kayda rastlanılmadığı, davacının incelenen yasal ticari defterleri hesap hareketleri arasında; uyuşmazlık konusu çeke ilişkin davalı .. Ltd. Şti.'ne ilişkin herhangi bir kayda rastlanılmadığı, davacının incelenen yasal ticari defterleri hesap hareketleri arasında, dava dışı .. Ltd. Şti. arasında 31.07.2018 tarihinden itibaren başlayan işveren-taşeron şeklinde ticari ilişki kapsamında çok sayıda hesap hareketleri kayıtlarının bulunduğu, 31.10.2020 tarihine kadar süren ticari ilişkinin bu tarih itibariyle son bulduğu ve kalan bakiyenin 0,43 TL. olduğu, 2021 yıl açılış maddesinde 0.43 TL. bakiyenin bulunduğu, ancak 2021 yılında herhangi bir hesap hareketinin bulunmadığının tespit edildiği, keşidecisi ... firması olan, ...Bankası'na ait ... seri nolu, 30.04.2021 keşide tarihli, 98.000,00 TL. tutarlı çeke ilişkin olarak, davacı,.... Ltd. Şti.'nin 2021 ve önceki yıllar yasal ticari defterleri üzerinde yaptığı incelemeler sonucunda, söz konusu çekin herhangi bir giriş kaydına rastlanılmadığı, davacı ile davacı sonrası ciranta ... Ltd. Şti. arasında 31.07.2018 tarihinde başlayan ve 31.10.2020 tarihinde son bulan işveren-taşeron şeklinde bir ticari ilişki bulunduğu, 31.10.2020 tarihinden sonra ticari ilişkilerinin bulunmadığı, söz konusu uyuşmazlık konusu çeke ilişkin ... ... firmasına ciro edildiğine dair bir kayda rastlanılmadığı, esasen davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde söz konusu çekin girişine dair de bir kaydın bulunmadığına, söz konusu çeke davacı .. Ltd. Şti.'nin kayıtlarında rastlanılmadığı ve bir ilişkisinin bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığına dair görüş bildirildiği tespit edilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince aynı bilirkişiden alınan 10/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacı ...  Ltd. Şti.'nin yasal ticari defterlerinde 29.02.2020 tarihinde kayıt görmüş olduğu tespit edilen, ... Bankası'na ait ... seri nolu, 13.02.2020 düzenleme tarihli, 21.06.2020 vadeli, 98.000,00 TL. bedelli çekin, takip ve dava konusu, ...Bankası'na ait 0004050 seri nolu, 30.04.2021 vadeli, 98.000,00 TL. bedel çekten tamamen farklı bir çek olduğu, her iki çekteki 98.000,00 TL. örtüşen bedellerin bir tesadüften ibaret olduğu kanaatinin oluştuğuna dair görüş bildirildiği tespit edilmiştir.<br>G E R E K Ç E : Dava, icra takibinden sonra açılan ve imza inkarına dayalı borçsuzluğun tespiti davasıdır.<br>Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davaya konu çekin keşide tarihi olan 01/04/2021 tarihinde davacı şirket yetkilisinin ... olduğu, dava dilekçesinde çekteki imzanın davacı şirket yetkilisi ...’e ve babası ...’e ait olmadığının iddia edildiği, Mahkemece imza incelemesi yapılabilmesi için ...’e usulüne uygun şekilde isticvap davetiyesi tebliğ edilmesine rağmen duruşmada hazır olmadığı, ...’e yapılan tebligat usulüne uygun olduğu gibi, davacı vekilinin yargılama sırasında ...’e usulsüz tebligat yapıldığına, bu nedenle yeniden tebligat çıkartılmasına dair bir beyan ve talepte bulunmadığı, davaya konu çekin üzerindeki keşide tarihinden önce düzenlendiğinin de davacı tarafından ispatlanamadığı, bu durumda Mahkemece davacı şirket yetkilisi ...’in isticvap için duruşmada hazır bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde HMK’nın 211/1-a maddesi uyarınca hukuka aykırılık bulunmadığı, ceza soruşturmasında da takipsizlik kararı verildiği, kambiyo senetleri asıl ilişkiden mücerret olduğundan, davaya konu çekin davacının ticari kayıtlarında kayıtlı olmamasının sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:<br>1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Alınması gereken 732,00  TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL eksik harcın  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,<br>5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a0ce960d314cd1c8","SID":"8b57438327dee478"}}