{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1518 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/433 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/05/2024<br>NUMARASI\t: 2022/377 E.  -  2024/393 K.<br>ASIL ve BİRLEŞEN İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2022/447 E. SAYILI<br>DOSYASINDA  <br>DAVA TARİHİ: 20/05/2022<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/03/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>ASIL DAVA:  Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalı aleyhine İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile  icra takip işlemi başlatılmış olduğunu, davalı tarafından icra dosyasına 17/01/2022 tarihinde kısmi itiraz dilekçesi sunulduğunu, davalı yanın itiraz dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların tümüyle mesnetsiz, afaki ve gerçeklikten uzak beyanlar olduğunu, davalı tarafla anlaşma  sağlanamadığını, dava açma zarureti doğduğunu, davalı şirket ile davacı şirket arasında 27/05/... tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede müvekkilinin davalı şirket adına depoda depolama hizmetlerini yerine getireceği konusunda anlaşıldığını, sözleşmenin geçerliliğinin 27 Mayıs ... - 30 Ekim ... tarihleri arasında olduğunu, sözleşmenin 3.maddesinde sözleşmenin ilgili süresinin sonunda ayrıca herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmadan kendiliğinden sona ereceğinin kararlaştırıldığını, davacı tarafın sözleşmenin sona ereceğini hatırlatmak ve güncel tarifeleri bildirmek amacıyla 14/10/2022 de davalı tarafa mail gönderdiğini, davalı tarafın 15/10/2022 tarihli cevap mailinde davacı tarafın teklifini kabul etmediklerini ve çalışmaya devam etmeyeceklerini bildirdiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğunu, akdedilen sürenin sonucunda ayrıca bir ihbar ve ihtara gerek kalmadan sözleşmenin geçersiz olacağının taraflar arasında akdedilen sözleşmede belirtildiğini, davalı tarafın 30 Ekimde sözleşmenin bitmesine rağmen, Kasım ayı boyunca ilgili depoyu boşaltmadığını, müvekkilinin sözleşmenin sona ermesini takip eden aylarda yeni tarife üzerinden takip yapılabilecekken hoş görülü davranarak yeni tarife değil, yeni tarifenin %25 indirimli hali üzerinden bedel istediğini, bu bedelin dahi ödenmediğini, tarafların tacir olması ve serbest piyasa koşulları dikkate alındığında, her ne kadar müvekkilinin istediği teklifi sunma hakkı olsa da, bilirkişi inceleme yapılması durumunda teklifin piyasa şartları, ülkenin ve sektörün ekonomik gidişatına oranla makul olduğunun görüldüğünü, davalı tarafın eski tarifeye göre hesaplama yaparak 48.934,60 TL'lik kısmına itirazda bulunmasının hukuka aykırı olup, itirazın iptal edilerek asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ASIL DAVAYA CEVAP:  Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf firmalar arasında 27/05/... tarihli hizmet sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme ile davalı şirket adına Sırasöğütler Mah. ... cad. ... Gebze / Kocaeli adresindeki depoda depolama hizmetinin yerine getireceği konusunda anlaşma yapıldığını, sözleşmenin süresinin 30 Ekim ... tarihi itibari ile sona erdiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmede ücret konusunda depolama; 45,00 TL x Gün x Tır / Konteyner, giriş:170,00 TL x Tır / Konteyner, çıkış:170,00 TL x Tır / Konteyner şeklinde anlaşmaya varıldığını, sözleşmenin 5 ay süreli olduğunu, sürenin bitimi itibariyle sözleşmenin devam etmesi halinde ücrette artış yapılacağına dair taraflar arasında sözlü yahut yazılı herhangi bir anlaşma bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından aynı gün yine mail yolu ile bu fiyatı ödemelerinin mümkün olmadığının, sözleşmenin hemen sonlandırılamayacağının ve bu konuda görüşme yapabileceklerinin davacı tarafa bildirildiğini, davacı firma tarafından Kasım ... dönemi için %100 oranında fahiş bir fiyat teklif edildiğini, 135.310,00 + KDV= 159.665,80 TL bedelli olmak üzere fahiş tutarlı bir fatura düzenlendiğini, müvekkili şirketin davacının sözleşmeden kaynaklı hak etmiş olduğu ücreti kabul ederek, toplamda 126.735,37 TL'nin icra müdürlüğüne ödemiş olduğunu, itirazın kötü niyetli olarak yapıldığından söz edilemeyeceğini, bu anlamda ihtilafı oluşturan 48.934,60 TL lik kısmın da yargılamayı gerektirdiğinden, davacının icra ve inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini, davacı aleyhine dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2022/447 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVA:  Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile müvekkili arasında 27/05/... tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin, davalının Gebze adresinde bulunan deposunda, depolama hizmetlerini, mal kabul, sevkiyat ve güvenlik fonksiyonunu yerine getireceği konusunda anlaştıklarını, sözleşmenin 27/05/...-3010/... tarihleri arasında geçerli olduğunu, davacının, sözleşmenin sona ereceğini hatırlatmak ve yeni tarifelerinden davalı tarafı da haberdar etmek amacıyla 14/10/2022 tarihinde bilgilendirme maili attığını, davalının 15/10/2022 tarihli cevap mailinde, davacının yeni tarifelerinin kendilerine uygun olmadığının, 18/10/2022'den itibaren depoya yeni ürün girişinin olmadığı, tek yönlü çıkış olacağını ve Kasım ayı sonuna kadar depoyu boşaltacaklarını bildirdiklerini, Ekim ayı sonunda sözleşmenin sonlanması nedeniyle Kasım ayı dahil olmak üzere yeni tarife uygulaması gerekirken Kasım ayı için indirimli tarife uygulandığını, ancak davalının Aralık ayına kadar depoyu boşaltmadığını ve Kasım/Aralık ayları için müvekkilinin yeni tarifesine göre ödeme yapmadığını, bu alacak için İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/377 E. Sayılı dosyası ile dava açtıklarını, dosyanın halen derdest olduğunu, davalı tarafın ödenmeyen faiziyle birlikte 34.003,86 TL borcu bulunduğunu, bu alacak için İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının borca haksız şekilde itiraz ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP:  Davalı  vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, esasa ilişkin olarak da; taraflar arasındaki sözleşmenin 5 ay süreli olduğunu, sürenin bitiminde sözleşmenin devam etmesi halinde ücrette artış yapılacağına dair taraflar arasında sözlü yahut yazılı herhangi bir anlaşma bulunmadığını, davacının hak etmiş olduğu ücretin ödendiğini, ödemelerin müvekkili tarafından sözleşmeye uygun şekilde yapıldığını belirterek,  davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/05/2022 tarihli 2022/377E. - 2024/393 K.sayılı kararıyla;  \"...Toplanan deliller uyarınca tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporu ile, tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulması sebebiyle lehine delil niteliğini haiz olduğu, uyuşmazlığın temelinde taraflar arasındaki sözleşmenin süresinin sona ermesinden sonra deponun boşaltıldığı tarihe kadar uygulanıp uygulanmayacağı ve depo ücretinin talep edilip edilemeyeceği meselesinden ibaret olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin süresinin kesin tarihlerle belirlendiği, süre sonunda sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğinin düzenlendiği, sözleşmede düzenlenen ücretlerin sözleşme süresince geçerli olduğunun kabul edilmesi gerektiği, sözleşmede ekonomik olarak baskın tarafın davalı taraf olduğu, sözleşme ile öngörülen fiyat tarifesinin piyasa şartlarına uygun olması sebebiyle davacının yeni dönem için yeni bir fiyat tarifesi uygulayabileceği, davalı şirketin davacı şirket tarafından işletilen deponun tek müşterisi olması ve dava dosyasındaki sair veriler ve irsaliyelere göre 12-22 Aralık ... tarihleri arasında davalının depoyu yoğun şekilde tahliye ettiğinin tespit edilmesi karşısında, emtianın çokluğu nazara alınarak somut olaydaki makul tahliye süresinin 15 gün olduğu, ancak davacı tarafın 14/10/... tarihli mailinde 16 gün öncesinden yeni tarifeyi bildirmesi davalı yanın yeni tarifeyi kabul etmemesi halinde tahliyenin söz konusu olacağının hatırlatılması ve sözleşme süresinin kesin tarih olarak kararlaştırılması ile tarifenin sözleşme süresince geçerli olduğu hükmünün bulunmasına göre davalı yanın makul tahliye süresini 15-30 Ekim arasında kullanması gerektiği, sözleşme 30/10/... tarihinde kendiliğinden sona erdiğine göre davacının alışılmış ücreti talep hakkının bulunduğu, alışılmış ücretin de piyasa koşullarına göre fahiş olmaması koşuluyla münferit müşterilere uyguladığı tarife olduğu, somut olayın özellikleri içinde taraflar arasında ekonomik olarak baskın taraf olan davalı şirketin sözleşmeye göre tarifesinin münferit müşterilere göre uygun olduğu, aradan geçen zamanda fiyat artışlarının ve sektörel maliyetlerin hesaba katılması durumunda %100 artışın da fahiş sayılamayacağı kanaatinin bildirildiği tespit edilmiştir.<br> 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 574.maddesinde \"Ardiyeci, kararlaştırılmış veya alışılmış olan ardiye ücretini ve saklamadan doğmayan bakım, taşıma ve gümrük gibi bütün giderlerini isteyebilir.\" hükmünün yer aldığı, davacı tarafın fesih tarihinden evvel yeni tarifeyi davalı tarafa bildirdiği, davalı yanın yeni tarifeyi kabul etmemesi halinde tahliyenin söz konusu olacağının hatırlatıldığı, akdedilen sözleşmede sürenin kesin olarak kararlaştırıldığı, tarifenin sözleşme süresince geçerli olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 30/10/... tarihinde kendiliğinden sona erdiği, davacının alışılmış ücreti talep hakkının bulunduğu, bu itibarla bilirkişi kök ve ek raporları ile de talep edilen bedelin fahiş olmadığının belirlendiği görüldüğünden asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı talep konuları yönünden kabulüne, icra inkar tazminatı talepleri bulunması ve alacağın yargılama ile belirlenmesi sebebiyle bu istemin reddine karar vermek gerekmiş ve takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,<br>A)Asıl Dava Olan İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/377 Esas sayılı Dosya Yönünden;<br>Davanın KISMEN KABULÜ ile,1-Davacı ... Limited Şirketi tarafından davalı ... Anonim Şirketi aleyhine yürütülen İstanbul 12.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan kısmi itirazın İPTALİNE, takibin kısmen durdurulan toplam 48.421,70-TL üzerinden de aynı koşullar altında DEVAMINA,2-Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,B)Birleşen Dava Olan İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/447 Esas sayılı Dosya Yönünden;Davanın KISMEN KABULÜ ile,1-Davacı ... Limited Şirketi tarafından davalı ... Anonim Şirketi aleyhine yürütülen İstanbul 30.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 33.555,00-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA,2-Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine...\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçelerindeki beyanlarını tekrarla, 23/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ile, davacının müvekkilinden her iki davayla ilgili hiçbir alacağının bulunmadığına dair görüş bildirildiğini, davanın reddi gerektiğini,Davacıya ödenmesi gereken tüm ücretlerin ödendiğini, Mahkemece %100 artış oranının fahiş kabul edilemeyeceğine ilişkin tespitinin hatalı olduğunu, Taraflar arasında, sözleşmenin sona ermesinden sonra yeni tarifenin uygulanacağına ilişkin bir anlaşma bulunmadığını,Davacının müvekkiline ilettiği ücretin teklif niteliğinde olduğunu, müvekkilinin bu teklifi kabul etmediğini,Sözleşme süresinin 5 ay olduğunu, 5 aydan sonra %100 ücret artışı yapılmasının kabul edilemeyeceğini,Davacının defter ve kayıtlarının hatalı tutulduğunu, kendi lehine delil teşkil etmeyeceğini,<br>Bilirkişi tarafından; \" davalı tarafça düzenlenmiş olan 08.12.... tarihinde 159.665,80 TL'lik iade faturasının davalı kayıtlarında ve dosya içeriğinde görüldüğü, ancak davacı defterlerinde bu iadenin görülmediği,Davacı defterlerinde görülen 100.536,00 TL'li faturanın davalı defterlerinde görülmediği,takipte kesinleşen miktarın 110.731,20 TL'si olduğu, davacının sözleşmeden kaynaklı hak etmiş olduğu ücret kabul edilerek takip tarihinden sonra 18.01.2022 tarihinde takipte kesinleşen miktarla birlikte diğer masraflarla birlikte toplamda 126.715,37 TL'lik ödemenin davalı tarafça 12. İcra Dairesine yapılmış olduğunun görüldüğü, ancak yapılan bu ödemenin davacı defterlerinde görülmediği,<br>bununla birlikte yine taraf defterlerinde görülen 51.645,00 TL'lik davalı ödemesine ait dekontun da davalı tarafça dosyaya sunulmuş olduğu, tüm bunlar nazarında davalı tarafın ticari defterlerine göre davalı tarafça 162.376,20 TL tutarında fazla ödeme yapılmış olduğu\"  açıkça tespit edildiğini,Davacı firma tarafından düzenlenen 100.536,00 TL tutarlı faturanın, e arşiv sisteminden iptal edildiği, ancak defterlerine  iptal edilmemiş gibi yansıtıldığını,Yine Kasım ... dönemi için davacı tarafından düzenlenen 159.665,80 TL (KDV dahil) bedelli faturanın da müvekkili şirket tarafından iade edildiğini,Bu durumda ticari defter ve kayıtlarını doğru şekilde düzenlemeyen davacının defterlerine, HMK'nın 222. maddesi kapsamında itibar edilmesinin mümkün bulunmadığını,Müvekkilinin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığını, HMK'nın 222. maddesi uyarınca müvekkili lehine delil teşkil ettiğini, Bilirkişi raporu ile müvekkilinin davacıdan 162.376,20 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, takip tarihinde müvekkilinin davacıya ödeme yaptığını, herhangi bir borcu olmamasına rağmen hakkında icra takibi başlatıldığını,Bu nedenlerle, her iki davanın da reddi gerektiğini belirterek, arz ve izah edilen ve Mahkemece re'sen belirlenecek nedenlerle, usul ve yasaya aykırı olarak verilen yerel Mahkeme kararının asıl ve birleşen dava yönünden ortadan kaldırılmasına, açılan her iki davanın reddine, yargı gideri  ile vekalet ücretini karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklısının davacı, borçlusunun davalı şirket olduğu, 159.665,80 TL asıl alacak, 512,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 160.178,70 TL alacak için 27/12/... tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 11 Ocak 2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 17/01/2022  tarihli dilekçesi ile borcun 110.731,20 TL'yi aşan 48.934,60 TL'lik kısmına ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin bu kısım için durduğu, borçlunun itiraz dilekçesinin alacaklı vekiline 26/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği, itirazın iptali davasının yasal süresi içinde açıldığı tespit edilmiştir.İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde;  alacaklısının davacı, borçlusunun davalı şirket olduğu, 33.555,00 TL asıl alacak, 448,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.003,86 TL alacak için 28/02/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 18/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu davalının 25/03/2022 tarihli dilekçesi ile borcun tamamına itiraz etmesi üzerine takibin  durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, itirazın iptali davasının yasal süresi içinde açıldığı tespit edilmiştir.<br>Taraflar arasında imzalanan 27/05/... tarihli Hizmet Sözleşmesi incelendiğinde; davacının yüklenici olarak davalıya ait mallar için Sırasöğütler mah., ... cad. ... Gebze/KOCAELİ adresindeki depoda depolama hizmeti vereceği, sözleşmenin 27 Mayıs ...-30 Ekim ... tarihleri arasında geçerli olacağı, ödemenin faturanın düzenlendiği tarihten itibaren 15 gün sonraki Perşembe günü yapılacağı, davalının Sözleşme bitiminden 30 gün önce haber verilmek üzere yazılı bildirim yaparak sözleşmeyi feshedebileceği, depolama ücretinin 45,00 TL X Gün X TIR/Konteyner, Giriş (Boşaltma Palet-Kasa) 170,00 TL X TIR/Konteyner, Çıkış (Yükleme Palet-Kasa) 170,00 TL X TIR/Konteyner olarak belirtildiği tespit edilmiştir.İlk derece Mahkemesince Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/271 Talimat sayılı dosyası üzerinden mali bilirkişi ...’dan alınan 22/12/2022 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; \"…1- Davacı şirketin ...-2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış, kapanış tasdikleri yasal süresi içinde yapılmıştır. Ancak davacı firmanın ... yevmiye defter sayfaları 30.09.... tarihinde dolduğu ve ek tasdikin 10.12.... tarihinde yapıldığı görülmüştür.... -2022 yıllarına ait ticari defterler delil kudretine haiz olup olmadığı Takdiri Sayın Mahkeme'nin olduğu,-Tasdike tabi defterlerin dolması dolayısıyla veya sair sebeplerle yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olanlar bunları kullanmaya başlamadan önce hükmü altına alınmıştır. '' şeklinde olduğu,<br>2-Davacı ve davalı şirket arasında ticari bir ilişki olduğu görülmüştür.<br>3-Davacı şirketin davalı şirkete ... yılında 6 adet toplamda 1.097.441,30-TL KDV dahil fatura düzenlemiş olduğu, davalı şirket tarafından 937.775,50 TL ödeme yapılmıştır. Düzenlenen faturalar davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür.<br>4- Davacı şirket ; davalı şirkete 2022 yılında 1 adet toplamda 100.536,00-TL fatura düzenlemiş olduğu ,davalı tarafından 159.942,00-TL ödeme yapılmıştır. Düzenlenen faturalar davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür.<br>5- Dava konusu faturanın davacının ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu görülmüştür.<br>6- BA-BS Formu Bildiriminde Elektronik fatura olduğundan beyan edilecek belgenin olmadığı, ( elektronik belge olarak düzenlenen belgeler, ... yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmeyecektir.)<br>7- Davacı şirket ile davalı şirket arasında 27.05.... tarihinde sözleşme imzaladıkları sözleşme süresi 31.10.... dolduğundan yeni sözleşme düzenlenmediği görülmüştür. Dava konusu faturaların miktar ve tutarları açıklayıcı bir şekilde düzenlenmediğinden sözleşmede belirtilen tutarla faturada belirtilen tutarların tespiti yapılamamıştır.<br>8-Yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda; muavin ve ticari defter kayıtlarına göre davacının; davalıdan (1.197.977,30-TL-1.097.717,50 .-TL)—100.259,80-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir…\" yönünde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.<br>İlk derece Mahkemesince Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/29 Talimat sayılı dosyasından aynı bilirkişiden alınan 25/04/2023 tarihli ek rapor incelendiğinde; \"…1- Davalı şirketin ...-2022 yıllarına ait ticari defterlerin delil kudretine haiz olup, Takdiri Sayın Mahkeme'nin olduğu,<br>2-Davacı ve davalı şirket arasında ticari bir ilişki olduğu,<br>3-... Yılında davacı şirket tarafından dayalı şirkete 6 adet toplamda 1.097.441,30-TL KDV Dahil fatura düzenlemiş olduğu, davalı şirket tarafından 937.775,50 TL banka yoluyla ödeme yapıldığı görülmüştür. 1 adet 159,665,80 TL KDV dahil iade faturasının davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlendiği görülmüştür. Düzenlenen faturalar davalının ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı,<br>3-2022 yılında açılış borç bakiyesinin olmadığı, davalı tarafından 51.645,00 TL banka yolu ile havale yapıldığı, 110.731.20 TL tutarında İstanbul 12. İcra Dairesine ödendiği görülmüştür. Muavini defter ve kayıtlar incelendiğinde 2022 yılında davacıdan 162.376.20 TL fazla ödeme yapıldığı ve alacak bakiyesi olduğu,<br>4-Kök ve ek rapor bütünüyle değerlendirildiğinde; davalı ve davacının borç ve alacak bakiyelerinin uyuşmadığı görülmüştür. Bu uyuşmazlığım 30.11.... Tarihinde davacı tarafından düzenlenen ... numaralı 159.665,80 TL KDV dahil fatura ve 25.01.2022 tarihinde düzenlenen ... numaralı 100.536,00 TL KDV dahil faturalardan kaynaklı olduğu, 25.01 2022 tarihli 159.665,80-TL tutardaki faturanın, 08.12.... tarihinde iade faturasının davalı tarafından düzenlenmiş ve 25.01,2022 tarihli 100.536,00 TL faturanın davacı tarafından iptal edildiği beyan etmiş olup, defter ve kayıtlara almadığı, İstanbul 12.İcra Dairesine ödenen ödemenin davalı ve davacı tarafından farklı işlendiği ve bu farklardan dolayı borç-alacak bakiyelerinin uyuşmadığı tespit edilmiş olduğu,<br>7- BA-BS Formu Bildiriminde Elektronik fatura olduğundan beyan edilecek belgenin olmadığı,  (elektronik belge olarak düzenlenen belgeler. ... yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmeyecektir)<br>8- Kök-Ek rapor neticesinde; Davalının davacıya borç bakiyesinin olmadığı, 162.376,20 TL davacıdan alacaklı olduğu, Davacının 100.259,.80 TL davalıdan alacaklı olduğu defter ve belge kayıtlarına göre tespiti yapılmıştır…\" Şeklinde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.<br>İlk derece Mahkemesince mali müşavir ...’ndan alına 23/10/2023 tarihli Bilirkişi raporu incelendiğinde; \"…1.  Davalı tarafça ibraz edilen yasal  defterlerin (HMK md. 222) sahipleri lehine delil niteliklerinin bulunduğu,  <br>Davalı yasal defter kayıtlarına göre 08.12.... tarihinde iade edilmiş olan 159.665,80 TL’lik faturanın e fatura olması nazarında davacı tarafça iadenin kabulü gerekeceğinden 27.12.... takip tarihi itibari ile davacı tarafın davalı taraftan herhangi bir alacağının bulunmadığı gibi birleşen davanın dayanağı icra takip dosyasının tarihi 28.02.2022 itibari ile de davacının herhangi bir hak ve alacağının tespit edilemediği;  <br>2.  Taraflar arasında ki uyuşmazlığın hakkedişler ile ilgili olduğu, Davacının hakkediş hesaplamaları ile davalının kabulünü yaptığı tutarlar arasında farklı ığın olduğu, Taraflar arasındaki sözleşme ve deponun boşaltılma tarihi konusunda mutabakatsızlığın belirlenemediği,  <br>3.  Taraf arın ayrı ayrı hakkediş bedelleri ifade etmesine karşın tarafımızca ve sayın mahkeme tarafında denetimi yapılabilecek bir hesaplamanın dosya kapsamında tespit edilemediği,  <br>4.   Dosya kapsamında bulunan taraflara ait hesap ekstrelerine göre davacının Ekim ayı  sonunda tanzim ettiği faturanın davalı tarafça ödenmiş olduğu, Bu aşamada lojistik uzmanı tarafından yapılacak 01.11.... -23.12.... dönemleri arasında ki davacı hakkedişinden davalının icra  aşamasında kabulünü yapıp ödemiş olduğu 110.731,20 TL’lik ödeme  ile yine davacı tarafa göndermiş olduğu 18.01.2022 tarihli 51.645,00 TL’lik ödemeler dikkate alınmak sureti ile asıl ve birleşen dava dosyaları ile ilgili değerlendirme ve hesaplama yapılabileceği,  <br>5.  Davacı ve davalı tarafça %20 den az olmamak üzere İcra İnkâr Tazminatına  hükmedilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu…\" yönünde görüş bildirilmiştir. <br>İlk derece Mahkemesince lojistik ve taşıma uzmanı ...’den alınan 22/02/2024 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; \"…1) Hem asıl dava hem de birleşen dava bakımından taraflar arasındaki ihtilafın, davacı ... şirketinin Gebze'deki adresinde davalı ...şirketine depo hizmeti vermeyi üstlendiği 27.05....-30.10.... tarihleri arasında uyguladığı fiyat tarifesinin sözleşmenin sona ermesinden sonra 01.11.... tarihi ile deponun boşaltıldığı 23.12.... tarihi arasında da uygulanmasının gerekip gerekmediği ve davacının depo ücreti olarak talep edebileceği bir miktarın bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığının anlaşıldığı;<br>2) \"Taraflar arasındaki sözleşmenin süresinin kesin tarihlerle (27.05....-30.10....) belirlenmesi, süre sonunda sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğinin düzenlenmesi (m.3), sözleşmede düzenlenen ücretlerin sözleşme süresince geçerli olduğunun kabul edilmesi (m.5) ve sözleşmede ekonomik olarak baskın tarafın da davalı taraf olduğundan (özellikle m./ ve 9) dolayı sözleşme ile öngörülen fiyat tarifesinin piyasa şartlarına uygun olması sebebiyle davacının yeni dönem için yeni bir fiyat tarifesi uygulamaya hakkı olduğunun değerlendirildiği;<br>3)Davalı şirketin davacı şirket tarafından işletilen deponun tek müşterisi olması ve dava dosyasındaki sair veriler ve irsaliyelere göre 12-22 Aralık ... tarihleri arasında davalının depoyu yoğun şekilde tahliye ettiğinin tespit edilmesi karşısında, emtianın çokluğu nazara alınarak somut olaydaki makul tahliye süresinin 15 gün olduğu, ancak davacı yanın 14.10.... tarihli mailinde 16 gün öncesinden yeni tarifeyi bildirmesi davalı yanın yeni tarifeyi kabul etmemesi halinde tahliyenin söz konusu olacağının hatırlatılması ve sözleşme süresinin kesin tarih olarak kararlaştırılması ile tarifenin sözleşme süresince geçerli olduğu hükmünün bulunmasına göre davalı yanın makul tahliye süresini 15-30 Ekim arasında kullanması gerektiği şeklinde değerlendirildiği;<br>4)Taraflar arasındaki sözleşme 30.10.... tarihinde kendiliğinden sona erdiğine göre TBK m. 574/A gereği davacının alışılmış ücreti talep hakkının bulunduğu, alışılmış ücretin de piyasa koşullarına göre fahiş olmaması koşuluyla münferit müşterilere uyguladığı tarife olduğu, somut olayın özellikleri içinde taraflar arasında ekonomik olarak baskın taraf olan davalı şirketin sözleşmeye göre tarifesinin münferit müşterilere göre uygun olduğu, aradan geçen zamanda fiyat artışlarının ve sektörel maliyetlerin hesaba katılması durumunda %00 artışın da fahiş sayılamayacağının değerlendirildiği;<br>5) Davacı yanın ticari defterlerinde SMM bilirkişisi tarafından tespit edilen eksiklikler karşısında söz konusu defterlerin TTK ve HMK hükümlerine göre lehe delil olamayacağı değerlendirilmesine rağmen kişinin ticari defter kayıtlarının aksini ispatlamasına bir engel bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın ise sadece uygulanan tarifeye ilişkin olduğu ve tarifenin de sözleşmenin 14. Maddesine göre kesin delil kabul edilen mail yoluyla davalı yana bildirilmesine göre somut olayda ticari defterlerden neticeye gitmenin yerinde olmayacağının değerlendirildiği;<br>6) Dava konusu borcun ticari borçlardan olması (TTK m.19) nedeniyle davacı vekilinin takip talebinde asıl alacağı üzerinden avans faizi oranında faiz işletilmesi talebinin 3095 sayılı Kanuna (m.2) uygun olduğu; ancak diğer faiz adı altında talep ettiği işlemiş faiz talebinin davalıyı takip tarihinden önce temerrüde düşürmemesi nedeniyle yerinde olmadığının değerlendirildiği;<br>Nihai sonuç olarak Kasım ... için ücret talebini içeren asıl dava bakımından;<br>a. Davalının itirazının asıl borç olan 159.665,80 TL yönünden yerinde olmadığı;<br>b. Davalının itirazının diğer faiz borcu olan 512,90 TL. yönünden yerinde olduğu; <br>c. Dosyaya yapılan ödemelerin İcra Dairesi bakımından mahsubunun yerinde olacağı ve alacak üzerinde takip tarihinden itibaren avans faizi oranında faiz yürütülmesinin 3095 sayılı Kanuna (m.2) uygun olduğunun değerlendirildiği; Aralık ... için ücret talebini içeren birleşen dava bakımından;<br>a. Davalının itirazının asıl borç olan 33.555,00 TI. yönünden yerinde olmadığı,<br>b. Davalının itirazının diğer faiz borcu olan 448,86 TL yönünden yerinde olduğu;<br>c. Davacı şirketin alacağı üzerinden takip tarihinden itibaren avans faizi oranında faiz işletilmesinin 3095 sayılı Kanuna (m.2) uygun olduğunun değerlendirildiği…\" yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.<br>G E R E K Ç E : Asıl ve birleşen dava, taraflar arasında imzalanan saklama sözleşmesinin sona ermesinden sonra davalının depoyu boşaltmadığı süre için davacı tarafça talep edilen saklama bedeline ilişkin icra takiplerine yapılan itirazın iptali davasıdır.<br>Mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Taraflar arasındaki sözleşmenin 30/10/... tarihinde kendiliğinden sona erdiği, davacının sözleşmenin sona ermesinden 15 gün önce yeni tarifesini davalıya bildirdiği, davalının da bu tarife üzerinden ödeme yapmayı kabul etmediği ve sözleşme sona ermesine rağmen depodaki mallarının 23/12/... tarihinde boşalttığı taraflar arasında tartışma konusu değildir.<br>Davalının davacıya yaptığı ödemeler konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayıp, uyuşmazlık sözleşmenin sona erdiği 30/10/... tarihinden, davalının depoyu boşalttığı 23/12/... tarihine kadar davacıya ne kadar ücret ödemesi gerektiğine ilişkindir.<br>Bu nedenle, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı sonuca etkili değildir.<br>Dosya incelendiğinde; davalının davacının tek müşterisi olduğu, sözleşmenin sona ermesinden 15 gün önce bildirilen tarifenin davalı tarafça kabul edilmemesi halinde, sözleşmenin yenilenmeyeceği bildirildiği halde, davalı tarafça sözleşme bitmeden deponun boşaltılmaya başlanmadığı ve 23/12/... tarihine kadar kullanılması nedeniyle, davacının belirlediği yeni tarife üzerinden talepte bulunabileceği, lojistik konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, %100 artışın ekonomik koşullara ve somut olayın özelliklerine göre fahiş olmadığına dair görüş bildirildiği anlaşılmakla, bu durumda davacının talep ettiği ücretin TTK’nın 574. maddesi uyarınca alışılmış ücret olarak kabulü gerektiğinden, Mahkemece her iki davanın da kısmen kabulüne karar verilmesi yerindedir.<br>Tüm bu nedenlerle; asıl ve birleşen davada davalı vekilinin her iki dava için yaptığı istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M    : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:<br>1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Asıl dava yönünden alınması gereken 3.307,69  TL nispi harçtan, peşin alınan (427,60 + 400,00 TL)  harcın mahsubu ile bakiye 2.480,09 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>3-Birleşen dava yönünden alınması gereken 2.292,14 TL nispi harçtan, peşin alınan (574,00  TL)  harcın mahsubu ile bakiye 1.718,14 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yargılama giderleri olarak;<br>a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 20,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  <br>b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,<br>6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  12/03/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b74ab4faef34ef9a","SID":"d1364e53e1b30544"}}